02:56 24 Ekim 2018
Canlı Yayın
    İl-20 uçağı

    'İl-20 vakasından sonra İsrail, Rus askerlerin hayatına önem verdiğini kanıtlamak zorunda'

    © Sputnik /
    Analiz
    URL'yi kısaltın
    0 103

    Rus askeri uzman Murahovskiy, İsrail’in, Suriye füze savunma sistemlerinin hedefi haline gelmesi sonucu düşürülen İl-20 uçağı vakasında, benzer olayların bir daha yaşanmaması için sorumluluk alması gerektiğini vurguladı.

    Sputnik'e konuşan Rus askeri uzman Viktor Murahovskiy'nin, 18 Eylül'de İl-20 uçağının İsrail uçaklarının Suriye füze savunma sistemlerinin hedefi haline getirmesi sonucu düşürülmesi konusunda değerlendirmelerde bulundu:

    "Suriye’de İl-20 uçağının vurulması ile ilgili incelemeler sürüyor. Rusya’nın olaya yönelik tutumu, Rus lider Vladimir Putin tarafından dile getirildi. Putin, kazaya bir dizi trajik tesadüfün neden olduğunu söyledi.

    Ancak, bunun 'Ne yapmalı? Bu tür şeyler olabiliyor, şikayetçi değiliz' anlamına geldiğini düşünmek büyük hata. Aksine, bu vaka (Sovyetler Birliği dönemindeki Komünist Parti yöneticilerinden) L.M. Kaganoviç’in 'Her kazanın adı, soyadı ve unvanı vardır' ifadesinin son derece geçerli olduğu bir durum. Zira birincisi, burada hayatını kaybeden 15 askerimiz söz konusu. İkincisi, tesadüfler zinciri hangi şartlarda ve niçin gerçekleşti? Üçüncüsü de, bu tür kaza olasılıklarının ileriye dönük olarak sonsuza dek önlenmesi söz konusu.

    Tam da bu nedenle İsrail'in 'Suriyeliler rastgele ateş etti ve hava savunma sistemleriyle nasıl çalışılması gerektiğini bilmiyorlar, tüm suçlamalar onlara yöneltilsin' tezini savunması, sadece Rusya için değil İsrail için de kabul edilemeyecek bir açıklama.

    Burada mesele şu ki Suriye savaşında gezegenimizin en güçlü askeri makinelerinden birkaçı doğrudan yer alıyor ve bunların her biri tamamen zıt hedefler peşinde. Bununla birlikte bu askeri güçlerde hayatını kaybeden asker sayısı düşük. Bu duruma nasıl gelindiğini herkes bilir. Rusya'nın moderatörü olduğu titiz ve acımasız bir koordinasyon ve karşılıklı anlaşmalar sistemi sayesinde. Suriye savaşı aslında yeni tarihin en kurallara göre yürütülen savaşı.

    Ayrıca Rusya, sadece Suriye devletinin kendi topraklarını Moskova’nın yardımıyla çetelerin elinden kurtarmaya devam ettiği için 'savaş moderatörü' olmadı. Hakemlik yapmak için büyük çaba sarf eden ABD’den farklı olarak Rusya, tarafların egemenliğini ve çıkarlarını göz önünde bulunduruyor.

    İsrail'in çıkarları da buna dâhil. Rusya'nın İsrail’in yanında olduğu durumların listesi son günlerde defalarca ortaya koyuldu, bunların arasında İran yanlısı güçlerin (İsrail’de 'militanlar' diye anılıyor) İsrail sınırına yakın bölgelerden çekilmesi için yaptığı arabuluculuk, Suriye’yle yapılan S-300 anlaşmasından, sistemin tüm İsrail topraklarını menziline aldığı için vazgeçmiş olması gibi yardımlar var. Liste uzun. Rusya uygulamada sonuna kadar İsrail’le olan ilişkilere önem verdiğini ve içinde bulunduğu durumu anlayışla karşıladığını gösterdi.

    Fakat bu saygı ve çıkarlara gösterilen anlayış prensipte tek taraflı olamaz. Tek taraflı olmasınıni bunu ihlal eden tarafa zarar vermesi sadece biraz zaman alır.

    Bu noktada şunu belirtmek gerekir: Rusya’nın küresel rakibi ve resmi düşmanı olan ABD Silahlı Kuvvetleri, Suriye’deki savaşın kurallarına oldukça katı bir şekilde uyuyor ve eylemlerini Rusya ile koordineli şekilde yürütüyor. Rusya’ya düşman olmayan ve onunla iyi ve yapıcı ilişkiler içerisinde olan İsrail’in ordusu ise gizemli bazı nedenlerle şimdiye kadar nükleer bir süper gücün dahi yapmaya kalkışmadığı şeyleri yaptı: Suriye topraklarında düzenlenen her 10 operasyondan yalnızca biri hakkında Rus tarafına bilgi vermek ya da Lazkiye'ye yapılan talihsiz saldırı olayında olduğu gibi, operasyonun başlamasına 1 dakika kala bilgi vermek gibi. Sonuç, Rus askerlerinin öldüğü trajik olaylar zinciri oldu.

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin- Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad
    © Sputnik / Mikhail Klimentyev
    Burada 'doğru ateş etmeyen Suriyelilerin her şeyin suçlusu olduğunu' kanıtlamak da uygun bir hareket değil. Çünkü askeri diplomasinin amacı, baştan beri bölgede varlık gösteren ülkelere ait askerlerin güvenliklerinin sağlanmasıydı, söz konusu güvenliği diplomasiye katılan tüm ülkelerin sağlayacağı varsayılıyordu.

    İsrail fiilen iki sade alternatifin arasından bir seçim yapmalı: Ya ileride düzenleyeceği operasyonlarda Rus uçaklarının trajik tesadüflerin kurbanı olmaması için yükümlülük ve sorumluluklarını üstlenir ya da sorumluluk üstlenmeyi reddeder ve ortada bir anlaşma olmaksızın askerlerinin güvenliğini sağlama yükümlülüğünü Rusya’ya aktarmış olur.

    Rusya’da  S-300 füze sistemleriyle  hava savunma  tatbikatı
    © Sputnik / Ministry of Defence of the Russian Federation
    Rusya'nın bunu hangi yöntemlerle yapacağı kısmen ortada: Örneğin Suriyeli müttefiklerimizin elindeki hava savunma sistemlerinin yeterince gelişmemiş olması hakkında birçok şey okuduk. Peki. Bu, Rusya'nın kesinlikle yardım edebileceği bir durum.

    Böyle bir gelişmenin İsrail için pek de hoş olmayacağı yönünde bir görüş mevcut. Bu nedenle İsrail için, kendi askerlerine Rusların hayatlarının korunması ve kendilerine tehdit oluşturabilecek kombinasyonlardan —sosyal ağlarda çok sayıda beğeni toplayacak olsa da- kaçınması gerektiğini izah etmek kritik bir önem taşıyor."

    İlgili konular:

    Rusya: İl-20 uçağının vurulma nedeni, dost-düşman tanıma sistemindeki arıza değil
    Akdeniz'de düşen İl-20 uçağını aramaya giden Rus kurtarma gemisi, Çanakkale Boğazı'ndan geçti
    Peskov: Putin, İl-20 vakasında Savunma Bakanlığı'nın verilerini esas alıyor
    Rusya, İl-20 uçağının düşmesiyle ilgili soruşturma başlattı
    Rusya: İl-20 uçağı Suriye'nin S-200'ü tarafından düşürüldü, İsrail kalkan olarak kullandı
    Rusya Savunma Bakanlığı: İsrail, Rus İl-20 uçağını kalkan olarak kullandı
    Etiketler:
    İl-20, S-300, Viktor Murahovskiy, Vladimir Putin, İsrail, Suriye, ABD, Rusya
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın