05:33 16 Aralık 2018
Canlı Yayın
    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Afrika ziyaretinin ilk durağı olan Uganda'da

    ‘Türkiye ve Rusya arasında Afrika’da çıkar çatışması yok’

    © AA / Kayhan Özer
    Analiz
    URL'yi kısaltın
    0 20

    Türkiye’nin son yıllarda Afrika’da etkili dış aktör olmaya başladığını belirten Kafkassam Afrika Uzmanı Huriye Yıldırım Çınar ve ASAM Başkanı Mustafa Efe, bu kıtadaki varlığını artırmaya çalışan Rusya’yla önümüzdeki yıllarda çıkar çatışmasının öngörülmediği görüşünde.

    Türkiye’nin uzun yıllar boyunca etkin olarak var olamadığı Afrika'da son dönemde büyük girişimler yaparak, kıtadaki önemli dış aktörlerden biri olmayı amaçladığını dile getiren Huriye Yıldırım Çınar, Sputnik’e açıklamasında, konuyla ilgili şu değerlendirmede bulundu:

    — AK Parti Hükümeti döneminde sayısı 41’e kadar yükseltilen büyükelçiliklerin haricinde, Afrika ülkeleriyle ilişkileri geliştirmek adına birçok askeri, siyasi, toplumsal ve ekonomik girişim de mevcuttur. Örneğin 2008 yılında Sahra Altı Afrika'da sadece dört şehre uçuşu olan Türk Hava Yolları bugün bölgede 28 ülke ve 42 farklı noktaya sefer düzenlemektedir.

    'TÜRKİYE’NİN AFRİKA ÜLKELERİYLE TİCARETİ 4 KAT ARTTI'

    — Türkiye’nin 2000’li yılların başından beri gerçekleştirmeye çalıştığı Afrika Açılımı neticesinde, kıtaya yönelik ticaret hacmimiz 2003-2018 yılları arasında yaklaşık 4 kat artarak 20.6 milyar dolara yükselmiştir. Bu yıllar da Afrika ülkeleriyle ihracat 2.1 milyar dolardan 11,7 milyar dolara, ithalat ise 3,3 milyar dolardan 8,9 milyar dolara ulaşmıştır. Şu anda kıtadaki toplam Türk yatırım hacmi se 6,2 milyar dolar civarındadır.

    'TÜRKİYE, SOMALİ'YE EN ÇOK İKİLİ YARDIMI GERÇEKLEŞTİREN ÜLKE'

    Etiyopya ve Somali’nin Türkiye’nin Afrika’da en çok varlık gösterdiği ülkelerden olduğunu belirten Çınar, sözlerini şöyle sürdürdü: “2003 yılında Etiyopya’da sadece 1 Türk firması varken bugün 150 civarında Türk firması yaklaşık 30.000 Afrikalıyı istihdam etmektedir. Böylece ülkemiz Etiyopya’daki en büyük özel sektör işvereni sıfatına haizdir. Türkiye-Etiyopya arasındaki ikili ticaret hacmi 2016 yılında yaklaşık 440 milyon dolar civarında gerçekleşmiştir. Somali’de altyapı ve inşaat sektörleri başta olmak üzere çok sayıda Türk firması faaliyet göstermektedir. Ayrıca Türkiye, Somali’ye en çok ikili yardımı gerçekleştiren ülkedir. 2011 yılından itibaren ülkeye insani ve kalkınma amaçlı kullanılmak üzre yarım milyar dolar tutarında kaynak aktarılmıştır”.

    FETÖ İLE MÜCADELE

    Türkiye’nin Afrika kıtasına ilgisinin önemli bir yönünün de FETÖ ile mücadeleyle ilgili olduğunu dile getiren Çınar, bu konuyla ilgili şu yorumda bulundu: “Bilindiği gibi 15 Temmuz 2016’da Türkiye’de kanlı bir darbe girişiminde bulunan terör örgütü FETÖ, çok uzun yıllardır Afrika kıtasında açtığı okulları ve sempatizanlarının yatırımlarıyla varlığını sürdürmektedir. Bu okulların yüksek kayıt ücretleri vardır. Ancak kısıtlı sayıda burs imkanları da vermektedirler. Tabi ki bu burs imkanları genellikle işadamı, bürokrat ve bakan gibi yüksek mevkilerdeki ailelerin çocuklarına tanınarak cemaatin söz konusu ülkedeki varlığı korunmaya çalışılmaktadır. Çoğu Afrika ülkelerindeki siyasetçiler durumun farkına varmasına karşın, hala bazı ülkelerdekiler ise FETÖ okul ve yatırımcılarından memnuniyet duyularak konunun kendi içişleri olduğunu ve Türk mevkidaşlarını ilgilendirmediği açıklamalarını yapmaktadır."

    Önemli sayıda FETÖ okulu ve yatırımı bulunan Afrika ülkelerine Türk liderler tarafından gerçekleştirilen seyahatlerin, FETÖ terör örgütü ile mücadele kapsamında önemli bir yer teşkil ettiğini kaydeden Çınar, “Ancak burada önemli olan nokta Türkiye’nin söz konusu ülkelerden bu kurumları kapatmasını talep ederken bunların yerine koyacakları daha cezbedici alternatifler ortaya koyabilmesi Türkiye-Afrika ilişkileri açısından son derece hayatidir” diye kaydetti.

    'TÜRKİYE VE RUSYA ORTA VE UZUN VADEDE RAKİP OLABİLİR'

    Afrika üzerindeki etkilerini son dönemde kaybeden Batılı ülkelerin Çin ve Türkiye gibi yeni aktörlerin kıtadaki varlığından oldukça rahatsız olduğunu kaydeden Çınar, “Bu nedenle hem kendi ülkelerinde hem de çok uzun yıllar önce kurdukları ve halen çalışmakta olan Afrika ülkelerindeki medya oluşumları vasıtasıyla Türkiye aleyhine yayınlar yapmaktadırlar” dedi.

    Dünyanın yükselen güçlerinden Türkiye ve Rusya’nın orta ve uzun vadede Afrika’da önemli birer rakip olabileceğini söylemenin mümkün olduğunu dile getiren Çınar, “Ancak bu iki ülkenin birbiriyle rekabetinden daha önemli olan ise, günümüzdeki Çin, ABD, Fransa ve İngiltere gibi Afrika’da söz sahibi olan küresel aktörlere karşı konumlarıdır. Örneğin 2017 yılında Afrika’ya yönelik 170 milyar dolarlık ticaret gerçekleştiren ve kıtada 3.100 firması bulunan Çin karşısında, hem Türkiye hem de Rusya oldukça dezavantajlı konumdadır” diye konuştu.

    'AFRİKALILAR TÜRKİYE’Yİ KENDİLERİNE YAKIN ÜLKE OLARAK GÖRÜYOR'

    Afrikalıların Türkiye’yi küresel emperyalizmin aktörlerinden biri olmadığı için kendilerine yakın gördüğünü vurgulayan Mustafa Efe de Sputnik’e açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Batılılar, sömürgecilik sistemini sadece Afrika’nın kaynaklarını Avrupa’ya taşımak ve bu yolla zenginleşmek için değil Afrika’nın kalkınmamasını sağlamak için de kullanmışlardır. Bütün toplumlarda sosyal yapının korunması ve sürekliliği için en temel hak olan eğitim unsurunu bile kalkınmamayı sağlamak için kullanmışlardır. Afrikalıların Türkiye’den beklentileri bu acı tecrübenin izlerinin silinmesi için sürdürülebilir bir kalkınmayı gerçekleştirecek tecrübesini paylaşması, sahip olduğu teknolojisinin transferi ve kendilerine rehberlik edilmesidir”.

    'RUSYA VE TÜRKİYE ARASINDA AFRİKA’DA ÇIKAR ÇATIŞMASI YOK'

    Türkiye ve Rusya’nın Afrika kıtasındaki menfaatlerinin çatışacağını ve karşı karşıya geleceklerini düşünmediğini kaydeden Efe, değerlendirmesini şu ifadelerle sürdürdü: “Bunun birkaç sebebi var diyebiliriz. Birincisi; Türkiye ve Rusya'nın küresel sistemdeki ortak rakiplerinin Afrika'da çok daha etkin olmalarıdır. Bu durum Türkiye ve Rusya'yı Aslında Afrika'da ortak politika izlemeye zorlamaktadır. Türkiye ve Rusya'nın şu anda takip etmiş oldukları politik yaklaşımları her iki ülkenin çıkarlarını karşılıklı şekilde koruma üzerinedir. İkincisi; Türkiye ve Rusya, Afrika ülkelerinin özellikle teknoloji transferi, sağlık, eğitim gibi konularda ihtiyaçlarına cevap vermek için çalışmaktadırlar. Bu durum çıkar çatışmasından öte Afrika kıtasının kalkınmasında katkı verilen noktaların aynı olduğuna da işaret eder. Üçüncüsü; Türkiye'nin Afrika ile ekonomik ilişkilerini geliştirmede önemli bir nokta Afrika kıtasından hammadde temin etme konusudur. Rusya'nın büyük şirketleri Afrika kıtasının doğal kaynaklarının çıkarılması konusunda sahada çalışmalar yapsalar da Rusya'nın hammadde temini konusunda Afrika kıtasına ihtiyacı yoktur.”

    İlgili konular:

    Merkel: Sığınmacı sorununu çözmek için Afrika ve Türkiye’yle işbirliği yapmamız lazım
    Türkiye'nin dolar karşısındaki kaybı neden Güney Afrika’dakinden daha fazla?
    Türkiye'de bir ilk: 'Güney Afrika'nın Nobeli', Avukat Arif Ali Cangı'nın
    Etiketler:
    ASAM, Kafkasya Stratejik Araştırmalar Merkezi (KAFKASSAM), Mustafa Efe, Huriye Yıldırım Çınar, Afrika, Rusya, Türkiye
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın