08:20 11 Ağustos 2020
Canlı Yayın
    Analiz
    URL'yi kısaltın
    0 62
    Abone ol

    Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton'un basın toplantısı sırasında elinde tuttuğu defterdeki “5000 asker Kolombiya’ya” yazılı notu hararetli tartışmalara neden oldu. RIA Novosti köşe yazarı İrina Alksnis, “Washington’un Venezüella’daki krize askeri müdahale planının Bolton tarafından sızdırılması ne kadar tesadüf olabilir?” diye sordu.

    Durumun gerçekten de kasıtlı göründüğünü kaydeden Rus gazeteci, Bolton'un defterini özellikle içindeki ifadelerinin gazeteciler tarafından fark edilmesi için o şekilde tuttuğu vurguladı.

    Alksnis, RIA Novosti için kaleme aldığı köşe yazısında, bu konuyla ilgili şu değerlendirmede bulundu:

    ''Venezüella'daki mevcut durumda, hükümet karşıtı güçlere desteğin sağlanması konusunda kilit ülkenin Kolombiya olduğu dikkate alındığında, oraya Amerikan askerlerinin gönderilmesi, ABD'nin alışık olduğu istenmeyen rejimleri değiştirme metotlarına başvurmaya hazır olduğunun açık bir ipucu olarak görünüyor. Söz konusunun, yarım asırdır ABD'nin malikanesi ve ‘arka bahçe' muamelesi yaptığı ve amaçlar veya yöntemler anlamında kurallara göre oynamamaya alıştığı Latin Amerika olduğu dikkate alındığında ise bu tahmin çok gerçekçi görünüyor.

    'ABD, VENEZÜELLA'DA İKTİDAR DEĞİŞİMİ İÇİN ASKERİ SEÇENEK ÜZERİNDE ÇALIŞIYOR'

    Washington'un, Caracas'a yönelik "tüm seçeneklerin masada olduğu" yönündeki resmi açıklamaları da bariz şekilde iki anlamlı, daha doğrusu, Amerikan yönetiminin aktif olarak Venezüella'da iktidar değişimi için askeri güç kullanılması seçeneği üzerinde çalıştığını şeffaf bir şekilde ortaya koyuyor.

    Bu tür mesajların hedefinde kimlerin olduğu ise ayrı bir konu. Muhtemelen, öncelikle ABD içindeki kamuoyu yoklanıyor. Diğer ülkelere demokrasi dersi vermeme ve her tarakta bezi olmama vaadinin, Donald Trump'ın seçim kampanyasının anahtar maddelerinden biri olduğu hesaba katılırsa bu ihtimal güçleniyor.

    Amerikalıların bu notla, Venezüella'da meşru yönetime sadık ordunun moralini bozmaya çalıştığı ihtimali de dışlanmamalı. ABD'nin askeri gücüyle karşı karşıya kalma ihtimali, birçok ordunun dengesini bozabilir.

    'ABD, VENEZÜELLA'NIN PARTNERLERİNE BASKI YAPIYOR'

    Belki de ABD, bu tür mesajlarla Venezüella'nın partnerlerine baskı yapıyor ve onları Maduro'nun devrilmesinin kaçınılmazlığı ile korkutmaya çalışıyor.

    Büyük olasılıkla söz konusu olan bu üç faktörün kombinasyonu ve Washington'un tek taşla birçok kuş vurma çabasıdır.

    Ancak bu durumun, uzmanların gözünden kaçan bir başka yönü de var: Venezüella'ya askeri müdahale çabası, beraberinde ABD için büyük riskler taşıyor.

    'ABD'NİN TEHDİTLERİ ÖLÜMCÜL OLMAKTAN ÇIKTI'

    Sorun şu ki, 1999 veya 2009'da değiliz. ABD'nin askeri müdahale tehdidi ölümcül olmaktan çıktı.

    Mesele sadece işgal ettiği bir yığın ülkede batan Amerikalılar, 20 yıl öncekinden çok daha az etkileyici ve yenilmez görünmesi değil. Dünyanın son yıllarda, Amerikalılara ve genel olarak Batı'ya karşı nasıl direnip zafer elde edilebileceğinin bariz bir örneğini görmesi daha önemli. Elbette söz konusu olan Suriye'dir. Moskova, Şam'a destek çıktı ve sadece bu ülkede değil tüm Ortadoğu bölgesindeki durumu önemli ölçüde değiştirerek istediğini elde etti.

    Oysa dünya genelinde bu zaman içinde birkaç bölgesel ve küresel aktör daha güçlenerek kendini bu rolde denemekten hiç ama hiç çekinmiyor. Eğer Devlet Başkanı Maduro, Kolombiya veya Amerikan olsun dış müdahaleyi püskürmek için yardım isterse bunu yapmak isteyecek ülkelerin ortaya çıkacağı ihtimali göz ardı edilmemeli.

    ABD'nin Venezüella'ya karşı askeri güç kullanmasını engelleyen en büyük sorun da bu. ABD, direnilmesi yararsız ve anlamsız olan yenilmez güç statüsünü kaybetti. Aksine son zamanların birkaç örneği (Suriye, Kuzey Kore veya İran) şunu gösterdi ki, ilk bakışta Batı'nın sert ekonomik, politik ve askeri baskısı karşısında ayakta duramayacak gibi görünen bir ülke ne kadar sert ve uzlaşmaz konum alırsa bunu başarma şansı o kadar yüksek olur.

    Bu tür örnekler, ABD'nin "her zaman ve her yerden zaferle ayrılan" gezegenin en büyük askeri gücü imajı için tehlikeli şekilde çoğalıyor.

    'ABD, YENİLGİYİ DE HESAPLAMAK ZORUNDA'

    Yani Washington, Venezüella'nın iç işlerine askeri müdahale seçeneği üzerinde çalışırken Maduro'nun ayakta kalma, Amerikan ve yandaş güçlerin ise askeri yenilgi alma ihtimalini de ciddi bir şekilde hesaplamak zorunda. Söz konusunun Latin Amerika olduğu dikkate alındığında ise böyle bir sonuç, dünya lideri imajına darbe çok ağır olacak ve ABD'nin süper güç statüsünü kaybetme sürecine büyük katkıda bulunacak.

    Böylelikle Bolton'un bu ‘sızdırması' ve Washington'un, Venezüella'ya askeri operasyon hazırlığı yapıldığı yönünde açık ipuçları sadece blöf olduğu ve ABD'nin bu blöfü, Venezüella'da iktidar değişimi için yeterli gördüğü ihtimali çok yüksek.

    Sorun şu ki bu ipuçları, mevcut durumu hiç de iyileştirmiyor, çünkü ABD'nin mevcut idaresi, gerçek adımlar atmadan yanakları şişirmeye eğilimli olduğunu defalarca sergiledi. Kuzey Kore ve Suriye'ye yönelik benzer çabalar halâ hafızalarda taze kalıyor. Bu ülkelere yönelik dile getirilen sayısız tehdit ve uyarı gerçekten hiçbir eyleme yol açmamıştı. Venezüella'nın ismi de ABD'nin bu ‘siciline' dahil edilebilir''.

    Etiketler:
    Askeri müdahale, Juan Guaido, Venezüella Devlet Başkanı Nicolas Maduro, John Bolton, Kolombiya, Latin Amerika, Suriye, Rusya, Venezüella, ABD
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın