17:52 21 Ağustos 2019
Canlı Yayın
    Rusya bayrağı renklerinde bir Kırım haritası

    Kırım’ın Rusya’nın parçası olarak 5. yılı: Kırım neden bu kararı aldı?

    © AFP 2019 / Vasiliy Maksimov
    Analiz
    URL'yi kısaltın
    Burcu Okutan
    0 63

    Kırım’ın Rusya’yla birleşmesinin 5. yıldönümü yaklaşırken, Kırım’ın Rusya’ya katılım sürecini ve sonrasını konu alan ‘Kırım Rusya’ya Katıldı: 5 yıl oldu’ söyleşisi gerçekleştirildi. Söyleşide Rusya Federasyonu İstanbul Başkonsolosluğu Konsolos Müsteşarı Dmitriy Evdokimov ve Gazeteci Ceyda Karan konuşma yaptı.

    Kırım'ın Rusya Federasyonu ile birleşme sürecinin nasıl yaşandığı ve sonrasında ne gibi sosyal, ekonomik ve kültürel ne gibi değişimlerin olduğu konusuna açıklık getirmek için Ortak Yaşamı Geliştirme Vakfı 'Kırım Rusya'ya katıldı: 5 yıl oldu' isimli söyleşi gerçekleştirdi. Düzenlenen söyleşide moderatörlük yapan Ortak Yaşamı Geliştirme Vakfı Mütevelli Üyesi Okay Deprem "Kırım, Türkiye için hem önemli hem de bir açıdan malesef ki önemsiz. Türkiye'de benim bildiğim kadarıyla bir tarafı Kırımlı olan en az 6 milyon insan yaşıyor. Fakat buna rağmen Kırım bilinmiyor. Bu sebeple bu söyleşi ve bunun gibi etkinliklerin önemi büyüktür. Türkiye'de çok sayıda Kırım derneği var fakat özellikle 2014 ve sonrası süreçlerini ele alan, tartışan oldukça sınırlı" dedi. Okay Deprem'in moderatörlüğünde yapılan söyleşide Gazeteci Ceyda Karan ve Rusya Federasyonu İstanbul Başkonsolosluğu Konsolos Müsteşarı Dmitriy Evdokimov konuşmalarını gerçekleştirdiler.

    ‘KIRIM'IN RUSYA'YA BAĞLANMA SÜRECİ UKRAYNA'NIN BÜTÜNÜNDE GİZLİ'

    Karan, Kırım'ın Rusya'ya bağlanma sürecini anlamak etmek için Sovyetler Birliği'nin dağılma sürecini ve Sovyet coğrafyasını idrak etmiş olmak gerektiğine vurgu yaparak "Sovyetler Birliği, içerisinde çok farklı etnik kökenlerden halkın yaşadığı bir coğrafya olduğunu anlamak gerekiyor. Kırım'ın Rusya'ya bağlanmasını önceleyen çalkantı süreci, Kırım'ın Rusya Federasyonu ile tekrar birleşmesinin yolunu açan olayların hepsi, Ukrayna'nın bütününde gizli. Bunu söylemek gerçekleri yansıtmak olur, çünkü bu bir sonuç. 2. Dünya Savaşı Ukrayna'ya bir 'Banderist' miras bırakıyor. Yani Nazilerle iş birliği yapmış, Ukrayna'nın aşırı milliyetçi damarını tutan bir miras bırakıyor. Bu miras günümüzde hala canlı tutulmaya çalışılıyor. 2004'te çok görünür olmasa bile 2014'teki olaylarda kendilerini çok net olarak gördük" dedi.

    ‘RUSYA'NIN KIRIM'DA ANLAŞMA GEREĞİ ZATEN 25 BİN ASKERİ VARDI'

    Ukrayna'da yaşanan olayların ve Kırım'ın Rusya'ya bağlanmasının Batı medyası tarafından çarpıtıldığını dile getiren Karan "Özellikle Türkiye medyasında, ben çok yakından takip ettim, 'Rusya askerlerini gönderdi, Kırım'ı, Donbass'ı işgal etti' iddiaları havada uçuştu. Ben açıkçası bir kanıt görmedim. Bildiğim şey şu; Kırım'da zaten anlaşma icabı yaklaşık 25 bin Rus askeri olduğu, Donbass'ta da aynı şekilde gönüllüler bulunduğu ama resmi olarak sınırın geçilmediği ve geçilmesinin de zaten gerek olmadığı. Çünkü orası aslında aynı ülke, aynı ülkenin parçası. Kırım Özerk Cumhuriyeti ve Sivastopol kenti iki entite olarak 18 Mart 2014 tarihinde Rusya Federasyonu'yla referandum kararı doğrultusunda bir katılım anlaşması imzaladı. Rusya'nın her zaman söylediği tez, Kırım'a özel olarak bir askeri birlik gönderilmediği oldu ki, bunun aksi bir durumu, iddialar dışında, ben bilmiyorum" ifadelerini kullandı.

    ‘KIRIM, RUSÇA KONUŞULAN BİR COĞRAFYA'

    Kırım Cumhuriyeti'nin Rusça konuşulan bir coğrafya olduğuna işaret eden Karan "Kırım'ın 2.3 milyon nüfusu var. Bunun büyük bir çoğunluğu, yaklaşık 1.5 milyonu Rus asıllılardan oluşuyor. Çeşitli tarihsel sebeplerden ötürü yüzde 12-13 civarı Kırım Tatarları'ndan ve yüzde 13-15 civarı ise Ukraynalı nüfus olduğunu biliyoruz. Ama Kırım'ın, eriştiğim rakamlara göre Rusça konuşulan bir coğrafya haline gelmiş olduğunu net bir şekilde söyleyebiliriz. Yaklaşık yüzde 77'lik bir kısım Rusça konuşuyor. Ukrayna asıllıların da, anadil olarak belirtmeseler de kullandıkları dil Rusça. Neden, çünkü egemen kültür. Amerika'da Hispanikler, Almanlar, farklı milletlerden Amerika'ya göç etmiş insanlar nasıl İngilizce konuşuyorlarsa, nasıl ki Amerika coğrafyasında egemen kültür İngilizceyse; Rusya Federasyonu, Sovyetler Birliği'nde de egemen kültür, Rusça. Dünyada 1300 tane etnik grup var, her birinin devleti ve hegemonik, egemen kültürü yok. Fakat Sovyetler Birliği'nin farklı kökenlerden halkların bir arada yaşatılması bağlamında bir kültürel çoğulculuk sahibi olduğunu söylemek gerekir. Her halkın kendi dilini, kültürünü yaşatma özgürlüğünün bulunduğunu söylemek yanlış olmaz" dedi.

    ‘KIRIM'DA ÜÇ TANE ANADİL VARKEN, UKRAYNA RUSÇAYI RESMİ DİL OLMAKTAN ÇIKARDI'

    Karan "Kırım halkına soru sordular 'Rusya Federasyonu'yla yeniden birleşme' ister misiniz diye. Zamanında eski Sovyetler Birliği Hükümet Başkanı Nikita Krusçev'in Ukrayna Sovyetlerine hediye ettiği, nüfusunun ezici bir çoğunluğunu Rusça konuşan ve Rus asıllılarının oluşturduğu bir yer olan Kırım'da bu referandum yapıldı. İki tane entite, Kırım Özerk Cumhuriyeti ve Sivastopol özel şehri olarak katıldılar. Kırım'ın Rusça, Kırım Tatarcası ve Ukraynaca olmak üzere üç resmi dili var. Ama Ukrayna Kiev'de iktidara gelenlerin ilk yaptıkları şey Rusçayı resmi dil olmaktan çıkartmak oldu. Çok net bir şekilde iki ayrı tavır görüyoruz. Biri milliyetçi bir tavır öbürü ise Rus kültürünün egemenliğinin olduğu ama Sovyetler Birliği'nin mirasının bir şekilde yaşatıldığı, diğer halkların da kendi kimliklerini, dillerini konuşabildiği bir miras. Bu bana aradaki derin farkı açıkcası söylüyor" dedi.

    ‘YAPILAN REFERANDUMDA YABANCI GÖZLEMCİLER DE BULUNDU'

    Ukrayna'da 2013-2014 yıllarında yaşanan olayların Kırım halkının endişelerini artırdığını söyleyen Rusya İstanbul Başkonsolosluğu Konsolos Müsteşarı Dmitriy Evdokimov "2013'ün sonu, 2014'ün başında Ukrayna'da ciddi olaylar oldu. Önce sokak karışıklığı sonra ise silahlı çatışmalar başladı. Bu çatışmaları da Ukrayna'daki silahlı radikaller kışkırtıyorlardı ve aktif bir şekilde de katılıyorlardı. Batı dünyası ise bunu açık bir şekilde destekliyordu. Ukrayna'da hızlı bir şekilde yayılan radikal milliyetçilik ve hatta neo-faşist hareketler Kırım'daki nüfusun endişelerini artırdı. Yani, darbeyle iktidarı ele geçiren güçler Ukrayna'nın tüm halkını ve hele Kırım nüfusunu temsil etmiyorlardı. Bu ortamda, koşullarda Kırım halkı ve yetkilileri Kırım'ın statüsü hakkındaki referandumu düzenlediler. Bu referandumda oy kullananların yaklaşık yüzde 97'si Rusya Federasyonu'na katılmadan yana oylarını kullandılar. Referandumda yabancı gözlemciler de hazır bulundu. Kırım Cumhuriyeti Halkı, Ukrayna'da dışarıdan bir müdahale ile silahlı darbenin yapıldığı ortamda ‘kendi kaderini tayin etme' hakkını hayata geçirdi. Uluslararası hukuka uygun bir şekilde gerçekleştirdi" dedi.

    ‘KIRIM ANAYASASINDA ‘KIRIM CUMHURİYETİ'NİN ÇOK ULUSLU HALKI' TABİRİ SABİTLEŞTİRİLDİ'

    Kırım'ın Rusya'ya katılmasının ardından Kırım'da yaşayan halkların lehine önemli kararların alındığına işaret eden Evdokimov "2014'te, Kırım'ın Rusya Federasyonu'na katılmasının üzerinden çok geçmeden, Kırım'da yaşayan halkların yararına önemli bir sürü hukuki ve sosyo-ekonomik önlem alındı. Ayrıca sivil ve etno-kültürel statüleri garanti altına alındı. İlk adımlardan biri, yeni Kırım anayasasını kabul edilmesiydi. Anayasada, ‘Kırım Cumhuriyeti'nin çok uluslu halkı' tabiri sabitleştirildi. Kültürlerin çeşitliliği prensibi ile onların eşit bir şekilde gelişimi ve karşılıklı zenginleşmelerinin altı çizildi. Anayasanın 10. maddesinin 1. fıkrasına göre, Kırım Tatarcası, Rusça ve Ukraynaca ile birlikte devlet dili haline getirildi ki Ukrayna döneminde Kırım Tatarcasının özel bir statüsü yoktu. Bunun yanı sıra 21 Nisan 2014 önemli bir karar alındı ve devlet başkanı tarafından imzalandı. Bu karar, Kırım Tatarları dahil olmak üzere sürgün ve bir şekilde baskı gören Kırım halklarına itibarlarının iade edilmesine dair tedbirlerin alınmasını öngörüyordu. Bu karar çerçevesinde 2022'ye kadar sosyo-ekonomik gelişime dair program da kabul edildi. Bu programa göre Kırım Tatarları dahil olmak üzere baskı gören halkların milli, kültürel, manevi canlanmasına yönelik faaliyetlerle sosyal hayatın iyileştirilmesi için bir bütçe ayrılmaktadır. Bu bütçe başta Kırım Tatarları olmak üzere halka konutların dağıtılması, sosyal alandaki önemli yapıların, su, gaz boru hatlarının, karayollarının inşaatı için harcanmaktadır" dedi.

    ‘KIRIM TATARLARININ 1944'TEKİ ZORUNLU GÖÇÜNÜN ANISINA YAPILAN TESİSİN BU YIL AÇILMASI ÖNGÖRÜLMEKTEDİR'

    1944 yılında yaşanan Kırım Tatarlarının zorunlu göçü, sürgününün anılarının ebedileştirilmesine önem verildiğini söyleyen Evdokimov, "Her sene Kırım topluluklarının ve farklı cemaatlerin temsilcileri Kırım Tatarları ile birlikte Kırım'ın tamamında söz konusu trajik olayları anma faaliyetleri gerçekleştirmektedirler. Bunun yanı sıra gündemde çok önemli bir proje var hatta hayata geçiriliyor. 2015'te büyük bir anı kompleksi inşaatına başlandı. Sembolik olarak bu kompleks, trajik sürgünün başladığı Siren, eski adıyla Süren, tren istasyonunda yapılıyor. Bu sene sürgünün 75. yıldönümü, 18 Mayıs tarihinde tamamlanması ve açılması öngörülmektedir" dedi.

    Bu anıt ile ilgili Kırım'ın Bahçesaray ilçesinin Başkanı Refat Derdarov'un konuşmasına dikkat çeken Evdokimov "Refat Derdarov ‘Süren tren garında, küçük bir hatıra levhası, son zamanına kadar, 1944'te Kırım halkının sürgün edilmesinin başlangıcını andıran tek bir şeydi. Ukrayna döneminde insanları sürgüne gönderilen acı olayları andıran ama dikkat çekmeyen, belleğimizde sadece bu küçük hatıra levhası ile işaretlenmiş olması beni içten kahrediyordu. Kırım Cumhuriyeti Başkanı Sergey Aksyonov'un sayesinde karar hemen alındı. Ukrayna medyasında çıkan ilk yorumları hatırlıyorum: başarılı olamayacağımızı, inşaatı bitmeyecek olan bir efsane, diye yazıyorlardı' demişti. Ama dediğim gibi bu proje yapılıyor ve bu yıl bitmek üzeredir" dedi ve ekledi:

    "Bu komplekste aynı zamanda sobalı bir yük vagonu ve 1.5 metrelik beton harflerden istasyonun tarihi adı Süren yerleştirildi. Bir müze de kuruluyor ve müzenin çatısında bir Kırım silüeti olacaktır. Kompleksin arazisinde bir cami ve ortodoks kilisesi de inşaa ediliyor."

    ‘KIRIM TATARLARI DEVLETİN ÇEŞİTLİ ALANLARINDA TEMSİL EDİLİYOR'

    Kırım Tatarlarının, Kırım'da sosyal ve toplumsal alanda daha aktif olduğuna dikkat çeken Evdokimov "Kırım Tatarlarının Kırım'ın sosyal ve toplumsal hayatına doğrudan ya da temsilciler aracılığıyla gerek yerel ve bölgesel gerekse de federal seviyede Kırım'ın yönetiminde söz sahibi olma hakkını aktif bir şekilde kullanmaktadırlar. Rusya parlamentosunun alt kanadı olan Devlet Duması'nda bir Kırım Tatarı milletvekili ve 6 Kırımlı milletvekiliyle beraber Kırım Cumhuriyeti'nin temsil etmektedirler. Devletin çeşitli alanlarında da temsil edilmektedirler. Son birkaç yılda Kırım Tatarları 5 milli kültürel sivil toplum örgütü kurdu. Bu milli kültürel sivil toplumları, sivil toplum örgütlerinin özel bir kategorisini oluşturmakta, Rus mevzuatına göre. Milli azınlığın kimliğinin korunmasını, dil ve milli kültürlerinin geliştirilmesini, eğitim sorunlarının çözümünü öngörmektedir. Kırım'da 30'dan fazla dernek ve vakıf faaliyet göstermektedir. Bu kurum ve derneklere yaklaşık 30 bin kişi üye olmuştur. Kırım Müslümanları Müftü Yardımcısı da Kırım Cumhuriyeti Kamu Odası'nda Kırım Tatarlarını temsil etmektedir. Kırım Tatarlarına ayrıca dini ve manevi hayatlarında da destek verilmektedir. Her sene Hac ziyaretlerini serbestçe yerine getirmektedirler. Kırım Tatar Şurası'nın tavsiyesi üzerine geçen yıl Ramazan ve Kurban Bayramları resmi tatil günleri ilan edildi. Nevruz, Hıdırellez, Kırım Tatarlarının Bayrak Günü gibi geleneksel ve milli bayramlar da kutlanıyor. Kırım'da yaklaşık olarak 350 tane cami mevcuttur. 2016'da Simferopol'de, Akmescit'te Kırım'ın ‘Büyük Cuma Camisi' inşaatı başladı ve inşaatın bu yıl tamamlanması planlanmaktadır" dedi ve ekledi:

    "Kırım'da, Kırım Tatarcası ve Ukraynaca da dahil olmak üzere anadilde eğitim verilmektedir. 2017-2018 eğitim yılında Kırım Tatarca eğitim veren 15 okul ile 133 özel sınıf vardı. Kırım'daki 2 üniversitede Kırım Dili ve Edebiyatı, Ukrayna Dili ve Edebiyatı bölümleri mevcuttur. Kiev ve Ukrayna'da faaliyet gösteren bazı kurumların Rusya'yı hiçbir delil göstermeksizin Rus ve Kırım yetkililerini Kırım'da bulunan ‘Kırım Han Sarayı'nı tahrip etmekle suçlamaya çalışyorlar. Tam tersine restorasyonu yapılıyor."

    İlgili konular:

    Klimkin, Kırım'ın Rusya'ya bağlanışının 5. yıl dönümü kutlamalarına davet edildi
    Timoşenko, Kırım'ı geri alma sözü verdi
    ‘Türkiye, Rusya'ya ihracatını Kırım limanlarından yapabilir'
    Kırım'dan BM Genel Kurulu'nun Rusya karşıtı kararına yanıt
    Kırım Tatarları, Rusya ile birleşmeden sonraki değişimleri Türkiye’de anlattı
    Etiketler:
    Kırım Tatarcası, gelişme, Birleşme, Anadilde eğitim, Ukraynaca, anıt, uluslararası hukuk, kültür, sürgün, referandum, darbe, göç, Kırım Tatarları, Rusça, Ortak Yaşamı Geliştirme Vakfı, Rusya'nın İstanbul Başkonsolosluğu, Dmitriy Evdokimov, Okay Deprem, Ceyda Karan, Rusya Federasyonu, Amerika, Sivastopol, Sovyetler Birliği, Kırım, Ukrayna, Türkiye
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın