13:08 25 Şubat 2020
Canlı Yayın
    Analiz
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    13217
    Abone ol

    Libya sürecine ilk müdahale edenin Batı’nın olduğunu hatırlatan Rus uzman Çuprıgin, son sözü Rusya ve Türkiye’nin söyleyeceğini söyledi.

    Moskova’ya giden Türk heyetinin Rus mevkidaşları ile Suriye ve Libya’yı görüşmeyi planladığı bildirilmişti. Dün Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve Rus mevkidaşı Sergey Lavrov arasında gerçekleşen telefon görüşmesinde de Libya’nın ele alındığı duyuruldu.

    Türkiye ve Mısır ile BAE başta olmak üzere Hafter’i destekleyen ülkeler arasında tansiyonun artması nasıl bir risk taşıyor?Libya krizinin bölgesel çatışmaya dönüşme olasılığı yüksek mi? Rusya’nın Libya’daki çatışmaya müdahale ettiği yönündeki suçlamalar ne kadar gerçekçi? Rusya Ekonomi Yüksek Okulu’ndan Şarkiyatçı-Arabist Andrey Çuprıgin, Sputnik’e açıklamasında, bu ve diğer soruları yanıtlamaya çalıştı.

    Türkiye’nin Libya’daki çıkarlarının anlaşılır ve kesinlikle sadece ekonomi ile ilgili olduğunu belirten Çuprıgin, bu konuda şu değerlendirmede bulundu:

    "Türkiye tansiyonu artırmayı göze alabilir, çünkü Akdeniz’de güç dengesini oluşturmaya çalışıyor. Bunun sebebi, denizde doğalgaz bulunduktan sonra Yunanistan, Mısır ve İsrail’in Doğu Akdeniz’de ‘Enerji İttifakı’ örgütünü oluşturması ve Türkiye’yi davet etmemesi. Türkiye, doğal ve haklı olarak bunu çıkarlarına tehdit olarak algıladı ve gerek gördüğü gibi yanıt verdi."

    Rusya’yı Libya konusunda sadece ABD değil, genel olarak Batı medyasının suçladığına dikkat çeken uzman, "Ancak Libya sürecine ilk müdahale edenin ABD, ardından da Fransa ve İtalya olduğunu hatırlatmak makul olur. Katar ve BAE’nin de Libya’nın komşuları olmadığını hatırlatırım" ifadelerini kullandı.

    Libya’daki gerilimin tırmanma tehlikesini değerlendiren Çuprıgin, sözlerini şöyle sürdürdü:

    "Dün Mısır Dışişleri Bakan Yardımcısı, Türkiye’nin bu çatışmaya dahil olması durumunda Mısır’ın Libya’ya zırhlı birliklerini sokacağını ve Trablus’a tank saldırısını sağlayacaklarını açıkladı. Bu çok tehlikeli, muhtemelen büyük savaşın eşiğinde duruyoruz. Gerçi artık savaş var, ama gerilim doruk noktasına ulaşabilir. Libya, Akdeniz’de en uzun deniz sınırına sahip, ayrıca Sudan ve Çad’ı da kontrol ediyor. Şimdi Libya çatışmasında en önemli şey, Kuzey Afrika’da geniş kapsamlı bir çatışmayı önlemek."

    Türkiye’nin, gayri resmi olarak lider olduğu bölgedeki konumunu daha da güçlendirmeye çalıştığı için Libya’daki gelişmelere dahil olmamasının mümkün olmadığını dile getiren Rus uzman, "Türkiye’nin etkisini güçlendirmeye çalıştığı bölgeleri, eskiden Osmanlı İmparatorluğu’na dahil olan bölgeler ile arasında bağlantı kurulabilir. ABD’nin çıkarlarını göz ardı etmesi ve Avrupa Birliği’ne yönelik sert ifadeler kullanması, Ankara’nın şimdi Batılı partnerlerine bakmadan ulusal çıkarına odaklanmasının sonucudur. Şimdi Libya’da bu duruşun yansımasını görüyoruz, çünkü Türkiye’nin Libya kıtasında çalışmasını ve Akdeniz’de petrol kaynaklarını aramasını öngören bir anlaşma imzalandı" dedi.

    "Jeopolitik durum ve müzakere süreci göz önüne alındığında, Libya konusunda son sözü Rusya ve Türkiye söyleyecek" diyen Çuprıgin, şöyle konuştu:

    "Libya’da, sorunu içeriden çözmek mümkün değil. Bu yüzden Libya’daki durum doğrudan Moskova ve Ankara’nın kararlarına bağlı olacak. Avrupalıların, özellikle İtalya ve Fransa’nın Libya krizinin çözümüne katılma isteği ve takati yok artık."

    Etiketler:
    Mevlüt Çavuşoğlu, Sergey Lavrov, Görüşme, Heyet, Moskova, Türkiye, Rusya
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın