05:29 23 Temmuz 2018
Canlı Yayın
    Pekin'de Çin bayrağı

    ‘ABD-Çin ilişkileri, geri dönüşü olmayan noktaya çok yakın’

    © Sputnik / Vladimir Vyatkin
    Asya & Pasifik
    URL'yi kısaltın
    0 20

    Amerikan National Interest dergisinde yayınlanan makaleye göre, dünyanın iki yükselen gücü ABD ile Çin arasında sıcak bir çatışma çıkması, bazı uzmanların iddia ettiğinin aksine ‘kaçınılmaz’ değil. Ancak iki ülke, geri dönüşü olmayan noktaya giderek yaklaşıyor.

    Ryan Pickrell tarafından kaleme alınan makalede,  Çin-ABD ilişkilerini etkileyen sorunların çözümünde geleneksel diplomatik çabaların yetersiz kaldığı vurgulanırken, iki ülkenin askeri kapasitelerini artırmaya ve güç taktiklerine giderek daha çok yöneldiği belirtildi.

    ÇİN’DEN ‘YENİ İLİŞKİ MODELİ’ ÖNERİSİ

    Makalede şu yorumlara yer verildi:

    “Çin’in ABD ile istikrarlı ilişkilere sahip olmak için sunduğu çözüm, ‘büyük ülkeler arasında yeni ilişki modeli’ adını taşıyor. Bu yaklaşım, iki ülkeyi karşı karşıya getirecek ve çatıştıracak durumlardan kaçınılmasını, diğer tarafın siyasi sistemine ve ulusal çıkarlarına saygı duyulmasını öngörüyor. Bu modelin kabul edilmesi, Çin Komünist Partisi’nin meşruiyet kazanmasına ve Çin’in uluslararası arenada yükselmesine yardımcı olabilir. Çin bu sayede Asya’da büyük güçler arasında çatışma yaşanmadan egemen bir güç haline gelebilir.

    ABD İÇİN ‘KENDİ NÜFUZUNU FEDA ETMEK’

    ABD ise, Çin’in sunduğu ‘yeni modelin’ kendi ulusal çıkarlarına uygun olmadığını belirtiyor. ABD’nin stratejik rakibinin sunduğu bu modeli kabul etmesi, kendi etki alanı ve gücünün bir kısmını feda etmesi anlamına geliyor.”

    Yazar Ryan Pickrell’e göre ABD’nin Çin ile ilişkilerde istikrar sağlanması yaklaşımı, ‘ötekine zarar vermeme’ prensibine dayanıyor. Ancak yazar, bu stratejinin uzun vadede etkisiz kalacağı görüşünde:

    ‘ER YA DA GEÇ CİN ŞİŞEDEN ÇIKACAK’

    “Er ya da geç cin şişeden çıkacak ve çözüme kavuşturulmamış problemler, Çin-ABD ilişkilerini sınır noktasına götürecek kadar zora sokacak.”

    Güney Çin Denizi’ne ilişkin egemenlik hakkı konusunun, Çin ile ABD arasındaki en büyük anlaşmazlık noktalarından biri olduğunu ifade eden Pickrell, iki tarafın da büyük bir çatışmayı önlemek gerektiğini kabul etmesine rağmen uzlaşma yanlısı olmadığına ve ‘daha kötüsü için hazırlık yaptığına’ dikkat çekti.

    Yazara göre Çin bu tarz toprak anlaşmazlıklarını, ABD tarafından kendi egemenliğini hedef alan saldırganlık girişimleri olarak değerlendiriyor. ABD ise Çin’in eylemlerini müttefiklerine karşı saldırganlık ve yayılmacılık olarak görüyor. Hatta Washington’ın gözünde Çin, ABD’nin küresel hegemonyasının korunması için kilit prensip olarak gördüğü liberal düzeni tehdit ediyor.

    ‘HER ŞEY GÜNEY ÇİN DENİZİ’NDE BELİRLENECEK’

    Pickrell, makalesinin sonunda şu ifadeleri kullandı:

    “İki ülkenin de kararlılık seviyesi dikkate alınınca, durum belki de çoktan geri dönüşü olmayan noktayı geçmiş olabilir. Çin ve ABD arasında jeopolitik güç çatışması çıkma ihtimali, Güney Çin Denizi’nde belirlenecek. Bazıları, Güney Çin Denizi’nin bir Çin-ABD sorunu olmadığını varsayabilir. Ancak bilakis, bu duurm iki ülke ilişkilerindeki en zorlu ve acil sorun. Bir taraf ya geri adım atmayı seçecek ya da geri adım atmaya zorlanacak. Güney Çin Denizi sorunu nasıl tamamlanırsa tamamlansın, Asya Pasifik bölgesindeki durum bir daha asla eskisi gibi olmayacak.”

    İlgili konular:

    Çin'den ABD'ye siber saldırı iddiası
    Obama: Standartları biz belirlemezsek Çin belirleyecek
    Putin'den Çin'in Yeni İpek Yolu'na destek
    AB ve Çin arasında 5G işbirliği
    Şi, Çin lideri olarak ilk kez ABD'de
    Etiketler:
    The National Interest, Çin, ABD
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın