13:53 15 Ağustos 2020
Canlı Yayın
    Asya & Pasifik
    URL'yi kısaltın
    0 120
    Abone ol

    Keşmir'in özerkliğini kaldıran anayasa değişikliği ve Müslüman olmayan yasadışı göçmenlere vatandaşlık veren yasa yüzünden gerilimin tavan yaptığı Hindistan, buna rağmen ABD Başkanı Donald Trump'ın ziyaretini şova çevirmesinin ardından, başkentteki Hindu-Müslüman çatışmasıyla yüzleşmek zorunda kaldı.  

    ABD Başkanı Donald Trump Hindistan'daki dini özgürlükleri ve Başbakan Narendra Modi'nin liderliğini övgülere boğarken, pazar günü Yeni Delhi'de 'Müslüman karşıtı' diye nitelenen yeni vatandaşlık yasasını protesto edenlerle savunanlar arasında çatışmalar yaşanıyordu.

    Dün çatışmaların üçüncü gecesinin yaşanması ve Müslümanların evleriyle işyerlerinin saldırıya uğramasının ardından, BBC, 23 kişinin öldüğü, en az 189 kişinin yaralandığı haberini geçti.  

    Sosyal medyada paylaşılan tanıklıklar, fotoğraflar ve videolara göre demir sopalı, taşlı, silahlı Hindu çetelerin aralarında gazetecilerin de olduğu silahsız kişilere saldırdığını duyuran BBC, diğer yandan isimlere bakarak ölenlerle yaralananlar arasında hem Hinduların hem de Müslümanların bulunduğu sonucunu çıkardı.

    Dünden beri şiddetin en yoğun olduğu bölgelere girişe çok sıkı kısıtlama getirilip sokaklarda polis ve milis güçler devriye gezerken, pek çok Müslüman ailenin çatışma bölgelerini terk ettiği gözlendi.

    Delhi Yüksek Mahkemesi 'yeni bir 1984'ün yaşanmasına izin vermeyeceklerine' dair açıklama yaptı. 

    1984'te Delhi'deki Sihlere saldırıldığını ve içlerinden 3 binden fazlasının öldürüldüğünü hatırlatan BBC, son vakanın da başkentte on yıllardır görülen en öldürücü şiddet olayı olduğunu kaydetti. 

    Hindu milliyetçisi Narendra Modi ise şiddetin patlamasından üç gün sonra sükunet çağrısı yaptı. 

    Bugün Twitter'dan açıklama yapan Hindistan Başbakanı, "Ulusal karakterimizin temelinde barış ve uyum yatar. Delhi'deki kardeşlerimi, barış ve kardeşliği her daim korumaya çağırıyorum" dedi. 

    Modi, durumu yakından takip ettiğini ve polisin hayatı normale döndürmek için çalıştığını söyledi. 

    Muhalefet, güvenlik güçlerinin müdahalesinin çatışmaların kontrol altına alınmasına yetmemesiyle ilgili hükümeti suçladı.

    Muhalefetteki Kongre partisinin lideri Sonia Gandhi, İçişleri Bakanı Amit Şah'ın istifasını istedi. 

    Çatışmaların sebebi olan Vatandaşlık Değişiklik Yasası, nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan komşu ülkelerin Müslüman olmayan vatandaşlarının Hindistan'da göçmenken vatandaşlığa geçmelerini kolaylaştırıyor. Müslümanlara vatandaşlık yolunu kapadığı için Müslüman karşıtı bulunan yasa, Hindistan'ın laik anayasasına aykırı olmakla da eleştiriliyor. 

    Modi'nin Bharatiya Janata Partisi (BJP) ise Hindistan'ın nüfusu 180 milyonu geçen Müslümanlarına karşı politikalar yürüttüğü suçlamalarını reddediyor. Ancak Delhi'de Müslüman protestoculara saldırılması için Hinduları sosyal medyada örgütleyen Kapil Mişra, BJP'nin yerel bir lideri. 

    Bu manzaraya rağmen Trump, eyalet başbakanlığı sicilinde Müslüman katliamı bulunan Modi'yi dinsel özgürlükler şampiyonu ilan etti. Oysa ABD Uluslararası Dinsel Özgürlükler Komisyonu, Hindistan hükümetine, çetelere dur demesi ve dini azınlıklarla diğer hedef alınanları koruması çağrısı yaptı.

    Etiketler:
    Milliyetçi, Bharatiya Janata Partisi (BJP), ABD, Donald Trump, Narendra Modi, Çatışma, Hindu, Müslüman, Yeni Delhi, Hindistan
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın