19:29 19 Ekim 2017
Ankara+ 5°C
İstanbul+ 20°C
Canlı Yayın
    Nikos Anastasiadis

    Nikos Anastasiadis çözüm formülünü açıkladı

    © AA/ Arşiv
    Avrupa
    URL'yi kısaltın
    0 94 0 0

    Güney Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Nikos Anastasiadis, Kıbrıs'ta çözümün tek egemenliğin, tek vatandaşlığın, tek uluslararası kimliğin olduğu bir federasyonla, Avrupa müktesebatıyla uyumlu ve iki toplumun hassasiyetlerini dikkate alan bir anlayışla mümkün olacağını söyledi.

    Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) lideri Nikos Anastasiadis'in daveti üzerine, Rum Başkanlık Sarayı'nda Türk gazetecilere yönelik basın toplantısı düzenlendi.

    Kıbrıslı Türk yurttaşlara seslenen Anastasiadis, "Bu yılın kabul edilemez statükonun ve küçük vatanımızın bölünmüşlüğünün sona ereceği yıl olmasını diliyorum. Bu yılın, bu statükoya son verip, Kıbrıs'ı yeniden birleşmeye, barış içinde bir arada yaşamaya, sosyo ekonomik işbirliğine ve Kıbrıslı Rum ve Türklerin, halkımızın tümünü birlikte yaratmaya ve ilerlemeye götürmesini istiyorum. İnandığım vizyon bu" dedi.

    Devletin iflas tehlikesiyle karşı karşıya olduğu bir anda ülkenin yönetimini üstlendiğini hatırlatan Anastasiadis, "Ekonomik krize karşı koyabilmek için Kıbrıs sorunuyla ilgili olarak kısa bir zamanın verilmesini istedim. Bu süre 4 aydan fazla olmadı. 2013 Temmuz döneminde Andreas Mavroyannis'i müzakereci olarak atadım. Devamında Kıbrıs Türk liderliği de müzakereci atadı" diye konuştu.

    İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜM

    Anastasiadis, müzakerecilerin atanmasıyla Eylül 2013'te bir diyaloğun başladığını dile getirerek, "Hedef, arzulanan çözümün net bir şekilde yeniden belirlenmesidir. Çünkü bu arada Kıbrıs Türk toplum liderliği iki devletli çözümü seçenek olarak öne sürdü" değerlendirmesinde bulundu.

    Yoğun ve zorlu çabalardan sonra 11 Şubat 2014'te ortak bir açıklamaya vardıklarını kaydeden Anastasiadis, genel kanaatin bu açıklamanın iki toplumun da endişelerini göz önüne aldığı, çözüm zeminini netlikle belirlediği, aynı zamanda uluslararası ve Avrupa ilkeleri ile değerlerini temel aldığı yönünde olduğunu kaydetti.
    Bunlara paralel olarak taraflar arasında güvensizliğin ortadan kalkması veya azalması, diyalogda yeni bir dinamizm verilmesi için bir dizi dengeli güven artırıcı önlem önerisinde bulunduğunu ifade eden Anastasiadis, ''Bunlar sadece iki toplumun değil, aynı zamanda Türkiye'nin de yararınaydı. Maalesef, önerim Kıbrıs Türk liderliğince toplu olarak reddedildi'' dedi.

    Rum lider, şunları kaydetti: ''Özlü görüşmelerin başladığı 3 Ekim 2014'ten 6 gün önce Türkiye'nin tamamen sebepsiz bir şekilde ve Kıbrıslı Türklerin çıkarlarını güya savunma bahanesiyle Kıbrıs Cumhuriyetinin münhasır ekonomik bölgesindeki araştırmalar hakkında bilinen NAVTEX'i yayınladı. Böylece Kıbrıs devletinin egemenlik haklarının uluslararası hukuku ve 1982 deniz hukuku sözleşmesini ihlal etmiş oldu. Bu kararını uygulamaya geçirerek Barbaros araştırma gemisini savaş gemileri refakatinde Avrupa ve çok uluslu şirketlerin araştırma izni almış oldukları parsellere gönderdi. Kıbrıs Cumhuriyeti'nin egemen devlet olarak uluslararası hukuk, Avrupa hukuku ve deniz hukuku sözleşmelerine uygun olarak Mısır, Lübnan ve İsrail ile münhasır ekonomik bölgelerin belirlenmesi yönünde ilerledi."

    "ÇÖZÜME ULAŞILMASI BÖLGENİN YARARINA"

    Kıbrıslı Rumların endişelerinin görülmezden gelindiğini savunan Anastasiadis, şöyle devam etti: ''Ben, üzerinde anlaşmaya varılmış olanlar çerçevesinde bir çözüme varılması arzusundayım. Kıbrıs ve yurttaşları, bölünmüş durumdaki ülkeden çok daha iyi şeylere layıklar. 40 yıl çok uzun bir süredir. Bugün Kıbrıs sorunuyla ilgili olan herkes açısından adada mevcut olan kabul edilemez durumun hiç kimsenin yararına olmadığı kabul edilmelidir. Tüm Kıbrıslıların, Kıbrıslı Rumların ve Kıbrıslı Türklerin, Türkiye'nin ve hatta komşu bölgenin ve hiç şüphesiz uluslararası toplumun yararına bir çözüme ulaşılmalıdır. Bunu ben yüksek bir vizyon olarak görüyorum ve borcum olarak görüyorum. Kıbrıslıların ve özellikle ülkemizin geleceğini teşkil eden genç nesillerin bölünmüş bir vatanda yaşamak zorunda kalmaktan kurtarmalarını istiyorum.''

    KIBRIS'IN YENİDEN BİRLEŞMESİ

    Anastasiadis, herkesin, tüm Avrupalı yurttaşlar gibi temel özgürlüklere sahip olmalarını dileyerek, şöyle devam etti: ''Bunun için tek bir plan var. Kıbrıs sorununun çözümü ve üzerinde anlaşmaya varılmış olanlar temelinde Kıbrıs'ın yeniden birleşmesi. Kıbrıs Cumhuriyeti'nin iki bölgeli, iki toplumlu bir federasyona, siyasi eşitliğin BMGK kararlarında, doruk anlaşmalarında ve 11 Şubat ortak açıklamasında belirtildiği şekilde iki toplumun siyasi eşitliğinin olacağı, iki bölgeli, iki toplumlu bir federasyona Kıbrıs Cumhuriyeti'nin dönüşümüyle bu mümkün olabilecektir. Kıbrıs'ta çözüm, tek egemenliğin, tek vatandaşlığın, tek uluslararası kimliğin olduğu bir federasyona, Avrupa müktesebatıyla uyumlu ve iki toplumun da endişelerini ve hassasiyetlerini dikkate alan bir anlayışla mümkündür.''

    "SORUMLULUKLARIMDAN KAÇINMAYACAĞIM"

    Tarihi sorumluluklarından kaçınmayacağını dile getiren Anastasiadis, ''Kıbrıs ortak evimizdir, ortak geleceğimizdir. Bu nedenle hem Kıbrıs Türk toplumu liderliğine hem de Türkiye liderliğine çağrıda bulunuyorum. Birlikte bu vizyonu paylaşalım. Kıbrıs'ı gerçekten layık olduğu konuma, çağdaş bir Avrupa devleti haline getirmek için çalışalım'' dedi.

    Türkiye'nin birinci ve ikinci NAVTEX'leri arasındaki bir haftalık dönemde, daha önceki müzakereleri askıya alma kararını bırakıp masaya dönme olanağı olup olmadığı sorulan Anastasiadis, şunları söyledi: "Mesele NAVTEX süresinin bitip bitmemesi değildi, Barbaros Hayrettin Paşa gemisi oradaydı ve her an araştırmalarına yeniden başlayabilirdi. Aradaki bir haftalık sürede BM Genel Sekreteri'nin özel danışmanı ile istişare ettikten sonra yaptığım açıklamalarda, Eroğlu ile Hristofyas'ın görüş birliğinde ve açıkta kalmış olabilecek detayları tek devlete doğru gittiğimiz belirginleştiğinde, görüşmek niyetinde olduğumu söyledim. Açıklamama rağmen NAVTEX yayımlandı. Sorumluluk bana ait değil."

    "ÖNCELİĞİM KIBRIS SORUNU"

    Müzakerelere geri dönme şartının ne olduğu sorusuna Anastasiadis, "Birinci önceliğim Kıbrıs sorununun çözümüdür. Hangi siyasi lider savaş gemilerinin tehdidi altında ve hakları tanınmadan müzakereye oturur ki? Bu şartlar altında diyaloğa oturmam halinde müdahale hakkını tanımış olurum. Karşılıklı saygı çerçevesinde çözüm yönünde çalışma kararlılığındayım" yanıtını verdi.

    İlgili konular:

    SYRIZA ve AK Parti, Kıbrıs'ta ‘orta yol'u bulabilir mi?
    Eroğlu: Çipras Kıbrıs politikalarını değiştirmeli
    Lefkoşa: Putin’in Kuzey Kıbrıs açıklaması olumlu
    Kıbrıs sorununun Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerindeki rolü
    Etiketler:
    Nikos Anastasiadis, Güney Kıbrıs
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın