03:34 28 Ekim 2020
Canlı Yayın
    Avrupa
    URL'yi kısaltın
    0 0 0
    Abone ol

    Fransa'nın İngiltere'ye geçiş noktası olarak bilinen liman kenti Calais kentinde bulunan ve yaklaşık 8 bin sığınmacının yaşadığı, 'Vahşi Orman' olarak bilinen kampın tümüyle boşaltılmasına başlandı.

    Uzun süredir devam eden elverişsiz yaşam koşulları ve son haftalarda yaşanan soygun ve tecavüz iddialarının ardından Fransa polisi tarafından kampın tamamıyla bolşaltılma işlemine bu sabah 08.00'de başlandı.Kampta kalanların, Fransa'daki diğer sığınmacı merkezlerine yerleştirilmesi planlanıyor. Kampa giren tahliye görevlilerinin çalışmaya başlamasının ardından kampın dışında kurulan ve sığınmacı merkezlerine nakledilecek sığınmacıların dağtım işlemini yapacak olan merkezin önünde yüzlerce sığınmacı bavulları ile beklemeye başladı.

    İLK OTOBÜSLER KALKMAYA BAŞLADI

    Operasyonun ilk gününde 2500 civarında sığınmacının tahliye edilmesi beklenirken bölgeden ilk otobüsler de kalkmaya başladı.

    YARIN ÇADIR VE BARINAKLAR TEMİZLENECEK

    Yarın da iş makinelerinin sığınmacıların kaldığı çadır ve barınakları temizlemesi bekleniyor. Ancak, bazı sığınmacılar, kamptan ayrılmaları halinde İngiltere'ye gitme şansını kaybedeceklerini düşünüyor ve bu nedenle de kamptan ayrılmak istemiyor. Kampta ağırlıklı olarak Afgan, Ortadoğulu ve Afrikalı sığınmacılardan oluşan 8 bin kişi barınıyor.

    GECE BOYU PROTESTO EYLEMİ DÜZENLENDİ

    Pazar gecesi bazı sığınmacılar kampın kapatılmasına protesto eylemi düzenledi. Eyleme saldıran polis ile sığınmacılar arasında kısa süreli çatışma yaşandı. Geceden bölgede güvenlik önlemi alan polislere taşlar fırlatan ve tuvalet kabinlerini ateşe veren eylemciler kampın bozulmaması için çaba sarfetti. AB sığınmacı anlaşması kapsamında göçmenler sadece ayak bastıkları topraklara sığınma talebinde bulunabiliyor. Calais'de kalan sığınmacıların önemli bir kısmı İngiltere'ye geçmek istiyor.

    'KEŞKE ÖNCEDEN HABER VERSELERDİ'

    ​AA muhabirine konuşan 65 yaşındaki emekli öğretmen Jean-Marie, sığınmacıların sayılarının artmasıyla şehirde çok dolaşmaya başladığını bunun da zaman zaman rahatsız edici olduğunu söyledi. Jean-Marie, tahliye kararının oldukça geç olduğunu dile getirerek "Sığınmacılardan rahatsız değilim diyemem ama burada halk olarak yapacağımız hiç birşey yok. Devletin bu soruna çok daha önce çözüm bulması gerekliydi" ifadelerini kullandı.

    Calais Belediyesi'nde memur olan François ise devletin belli bir süre sığınmacıları görmezden geldiğini ancak Jungle'daki insani krizin boyutunun artmasıyla adım atıldığını dile getirdi. Jungle'daki sığınmacıların Calais şehir merkezinde açık hedef olduğunu söyleyen François, "Keşke bu bu tahliye kararı daha önce alınmış olsaydı. Sığınmacılar, sehirdeki bazı aşırı grupların ve aşırı sağın daima hedefi oluyordu, birçoğunun dövüldüğünü, soyulduğunu ve tehdit edildiğini biliyoruz" yorumunda bulundu.

    EN BÜYÜK SIKINTI KİMSESİZ ÇOCUKLAR

    Kampla ilgili en büyük sıkıntıyı kimsesiz çocukların akıbeti oluşturuyor. İngiltere, sayısının yaklaşık 1300 olduğu tahmin edilen kimsesiz çocukların bir kısmını kabul etmeye başladı. En kırılgan nüfusa iltica etme hakkı tanıyan 'Dublin Anlaşması' kapsamında İngiltere'de aile bağları bulunmayan ilk grup sığınmacı ülkeye giriş yaptı. Yardım kuruluşları, kampta kalan reşit olmayan çocukların hangilerinin İngiltere'ye gönderileceğinin tespit edilmesi için yapılan mülakatlarda Fransız devletine yardım ediyor.

    Kamp boşaltılıp çadırlar toplanırken, çocukların akıbetlerine karar verilene kadar güvenli bir yerde tutulmaları için barınağa dönüştürülen konteynırlara yerleştirileceği açıklandı. Bu nedenle, şu anda bu konteynırlarda yaşayan sığınmacılar tahliye edilmeye başlandı.

    'VAHŞİ ORMANIN İNSANİ KOŞULLARLA TAŞINMASI NEREDEYSE İMKANSIZ'

    Avrupa'nın göçmen sorunundaki başarısızlığının sembolü haline gelen ve kötü yaşam koşullarıyla ünlenen kampla ilgili bu gelişmeler insan hakları aktivistlerini ciddi şekilde endişelendiriyor. Sputnik'e konuşan sivil toplum örgütü Auberge des Migrants'tan Göçmen Uzmanı Francois Guennoc, bu kadar büyük bir kampın bu kadar hızlı bir sürede düzgün insani koşullarla taşınmasının neredeyse imkânsız olduğunu söyledi.

    'RAHATSIZ OLANLAR ÇOK FAZLA'

    Guennoc, kamptaki göçmenler için bu taşınma sürecinin ‘stres' anlamına geldiğini söyledi. Guennoc "Kamptan ayrılmaya gönüllü olanlar olduğu gibi olmayanlar da var. Zira İtalya, Yunanistan ve Bulgaristan'da parmak izini bırakmış olup sınır dışı edilmekten korkanlar var. Kamptan gönüllü ayrılanların ayrıca tutuklanma riski var" ifadelerini kullandı.

    ‘KAMPIN TAŞINMASI HÜKÜMETLE STK'LAR ARASINDA ANLAŞMAZLIK KONUSU'

    Kampın taşınmasının hükümet ve sivil toplum kuruluşları arasında bir anlaşmazlık konusu olduğunu belirten Guennov, "Hükümet bunu ‘insani bir operasyon, savunmaya yönelik bir çözüm ve sığınma hakkı almak için bir yöntem' olarak tanımlıyor ancak bunlar, bu kadar kısa bir sürede böyle büyük bir kampın insani koşullar doğrultusunda taşınmasının imkânsız olduğunu savunan hayır kurumlarını ikna etmiyor" ifadelerini kullandı. Guennov, kamptaki kişi sayısını net olarak saymanın çok zor olduğunu, Auberge des Migrants'a göre Vahşi Orman'da 8100 kişinin yaşadığını ifade etti.

    İlgili konular:

    Fransız polisinden Calais'deki gösteriye müdahale
    Hollande Calais’de: Bu sorunu cumhuriyet değerlerine uygun olarak çözeceğiz
    Fransa, bu yıl 1346 sığınmacıyı Calais'den sınırdışı etti
    İngiltere Calais’te duvar inşa edecek
    'Vahşi Orman' kanunu: Calais sakinleri korku içinde yaşıyor
    Etiketler:
    Calais kampı, Calais, Fransa
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın