06:42 17 Ağustos 2017
Ankara+ 31°C
İstanbul+ 25°C
Canlı Yayın
    Sığınmacılar Edirne'ye akın etti

    Bakan yardımcısından sığınmacı yorumu: İnsanlara 'gidemezsiniz' diyecek halimiz yok

    © AA/ Hakan Mehmet Şahin
    Avrupa
    URL'yi kısaltın
    0 30560

    Siyasi bir sonuç bulunamadığı ve insanlar tek çözümün bu olduğunu düşündüğü sürece göçün engellenemeyeceğini belirten Dışişleri Bakan Yardımcısı Ahmet Yıldız, “Gitmek isteyen insanları tutup da 'gidemezseniz' diyecek halimiz yok" dedi.

    İtalya’nın başkenti Roma’da bu yıl 2.’si düzenlenen ‘MED-2016 Akdeniz Diyalogları Forumu kapsamında değerlendirmelerde bulunan Yıldız, Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) ile geçen mart ayında varılan anlaşmayı göçmenler üzerinden vize serbestisi için bir pazarlık aracı olarak kullanıp kullanmadığı sorusunu şöyle yanıtladı:

    "Bu yanlış bir ifade. Türkiye ile AB arasında varılan uzlaşma, Suriye kriziyle bağlantılı bir şey değil. Vizelerin serbest bırakılması, bu göç meselesinden de önce gelen bir konuydu. Suriye krizinden sonra bunu Avrupa bize önerdi. Dedik ki biz bunu katalizör olarak kullanalım. Şimdi bu sorumluluklarını yerine getirmiyorlarsa bu göç anlaşması çökerse biz bu sınırları korumakla yegane mesul aktör değiliz."

    Sığınmacı meselesinin uluslararası bir konu olduğunu vurgulayan Yıldız, "Siyasi sonuç olmadığı sürece, insanlara tek seçenek Avrupa'ya gitmek olduğu sürece gitmek isteyen insanları tutup da 'gidemezseniz' diyecek halimiz yok" dedi.

    TRUMP’A NATO’YLA GÜÇLÜ BERABERLİK TAVSİYESİ

    ‘Ortadoğu’ konusunun ele alındığı oturumda ise panelistlere yöneltilen "ABD'nin seçilmiş başkanı Donald Trump'a ne tavsiye verirsiniz?" sorusuna cevabında ‘beraber çalışma’ vurgusu yapan Yıldız, Trump'a NATO'yu daha birleşik ve güçlü tutması tavsiyesinde bulunabileceğini, NATO'nun Afganistan'da kolektif uyumun iyi bir örneğini verdiğini dile getirdi.

    Türk askerlerinin de eğitim verdiği Irak'ın Musul kentine bağlı Başika'daki Zelikan Kampı
    © REUTERS/ Thaier Al-Sudani
    ARAP BİRLİĞİ GENEL SEKRETERİ’NE CEVAP

    Arap Birliği Genel Sekreteri Ahmed Ebu Gayt'ın, ‘Türkiye’nin binlerce Batılı gencin Suriye ve Irak’a geçmelerine izin verdiği ve IŞİD’in sınırdan petrol satışı ile gelirlerini artırmasını sağladığı’ yönündeki açıklamalarına ve Irak’taki Türk askerinin varlığına dair eleştirilerine cevap veren bakan yardımcısı, şunları söyledi:

    ”Burası benim yanı başım. Burada bir sorun varsa mezhep savaşları sebeptir. Çarpıtarak, bizi Araplara düşmanmışız gibi anlatıyorsunuz. Arada düşünce farklılıklarımız var mı? Elbette var. Kardeş gördüğümüz bir ülkede yapılan darbeyi eleştirmek farklılıksa bu farklılığımız ya da eline kan bulaşmış bir rejime eleştirmek farklılıksa bu da farklılığımız.

    ‘IRAK’TA BULUNMAMIZ BİR SEBEP DEĞİL, ORADA UYGULANAN YANLIŞ POLİTİKALARIN SONUCUDUR’

    Bir Arap Birliği Genel Sekreteri olarak Suriye'ye hiç değinmediniz bile. Bizim yaptığımız eleştiriler dostça, hakkaniyet çerçevesinde yapılan eleştiriler, başka ülkelerin işlerine müdahale etmek değil. Biz Irak’ta neden varız. Oradaki bazı etnik yapıların, özellikle Sünni unsurların kendilerini savunma hakkı olduğunu düşünüyoruz ve orada onları eğitiyoruz. Ortadoğu'daki sorunun temeli Türkiye'nin oradaki 600 askeri değil, biraz önce bahsettiğim şeylerdir. Ortadoğu'nun barış ve istikrarı için ne gerekiyorsa Türkiye olarak bunu hep yapacağız. Irak'ta bulunmamız bir sebep değil, Irak'ta uygulanan yanlış politikaların sonucudur. Uluslararası hukukun temel normlarını, içişlerine müdahale etmenin ne demek olduğunu biliyoruz ve buna hep saygı duyuyoruz fakat komşularımızda uygulanan yanlış politikaların da sonuçlarını çekiyoruz."

    İlgili konular:

    Sırp bakandan AB ve Türkiye’ye ‘sığınmacı akını’ uyarısı
    Mete Yarar: Suriye'de Türk askerlerine saldırının arkasında İran aranmalı
    Etiketler:
    MED-2016 Akdeniz Diyalogları Forumu, Arap Birliği, Ahmed Ebu Gayt, Donald Trump, Ahmet Yıldız, Suriye, Irak, Roma, İtalya, ABD, Avrupa, Türkiye
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın