08:08 19 Şubat 2020
Canlı Yayın
    Avrupa
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    0 154
    Abone ol

    Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi'nin Türkiye'yi siyasi denetime alma kararını Sputnik'e yorumlayan uzmanlar, AB-Türkiye ilişkilerindeki krizlerin tarihselliğine değiniyor ve ekliyor: Türkiye için çıkış yolu AB veya ABD değil Rusya ve Çin.

    Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi / AKPM
    © REUTERS / Vincent Kessler
    Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi'nin (AKPM), Türkiye'yi siyasi denetime alma kararı, Türkiye'yi AB üyelik sürecinde 17 Aralık 2004 öncesine geriletti. Peki, Türkiye'nin üyelik müzakereleri görüşmelerinin ardından tekrar denetim sürecine alınan ilk ülke olması "Avrupa'nın Türkiye düşmanlığının" ürünü mü yoksa kararın haklı gerekçeleri var mı? AKPM kararı, Türkiye gündeminin merkezinde yer almalı mı yoksa ülke yönünü Rusya ve Çin'e mi çevirmeli mi?

    Gazeteci-Yazar Mehmet Ali Güller'e göre AKPM kararı Türkiye'nin gündemini meşgul etmemeli ve ülke yüzünü Avrasya'ya çevirmeli. Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) üyelik sürecini kategorik olarak reddettiğini ifade eden ve AKPM kararını "tam bağımsızlığa aykırı" şeklinde değerlendiren Güller, AKPM'nin kararına karşı çıkmasının haklılığını göz ardı etmek anlamına gelmemesi gerektiğini söyledi.

    Güller "Türkiye adım adım bir hukuk devleti olmaktan çıktı. Parlamentonun iradesinin Saray'a geçti, çıktı. Saray ise hukuka uymadığı, beğenmediği kararları nedeniyle mahkemeleri tanımıyor. Ne Cumhurbaşkanı anayasa ya uyuyor ne de Sayıştay, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni (TBMM) denetleyebiliyor. Ama bütün bunlar AKPM'nin değil Türkiye'nin denetlemesi gereken hususlar" dedi.

    ‘AVRUPA'DAN DEMOKRASİ BEKLEMEK GERÇEKÇİ DEĞİL'

    AB'nin 2004 yılında ‘denetim' sürecini sonlandırıp Türkiye ile tam üyelik müzakerelerinin başlatılmasına karar verdiğini hatırlatan Güller "AKPM denetlemesi işe yaramış olsa ve Türkiye'ye demokrasi getirmiş olsa, AB Türkiye'yi bugün tekrar denetleme ihtiyacı duymalarına gerek kalmazdı. O yüzden Avrupa'dan demokrasi beklemek gerçekçi değil" ifadelerini kullandı. AB ile ilişkilerin iç politika malzemesi olarak kullandığına işaret eden Güller "AKP hükümeti AKPM kararını Türkiye düşmanlığı olarak sunmakta öte yandan da açık açık Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırı olduğunu bile bile idamı gündemde tutmakta" diye ekledi.

    ‘ÇARE AB VEYA ABD DEĞİL; RUSYA VE ÇİN'

    Türkiye'nin AB üyeliği yerine yönünü Asya'ya çevirmesi gerektiğine vurgu yapan Güller "Türkiye elbette bir takım uluslararası örgütler içinde olabilir ama Türkiye'nin yeri bu anlamda Avrasya, Asya ve Türkiye'nin komşularıyla belli projelere imza atacağı birlik anlaşmalarıdır. Türkiye, Çin, Rusya ve Ortadoğu'daki komşularıyla ittifak içinde olmalıdır" dedi.

    Türkiye ve Rusya'yla normalleşmesinin ve yakınlaşmasının önemine vurgu yapan Güller "AKP hükümetinin yapması gerek Suriye'de ABD ile birlikte hareket etmekten kaçınmak olacaktır" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve ABD Başkanı Donald Trump'la Mayıs ayı içerisinde gerçekleştireceği görüşmelerin önemine vurgu yapan Güller "Bir ay içinde dananın kuyruğunun kopacak. Türkiye ya Trump'ın Suriye politikasına ‘evet' diyecek ya da Rusya'yla daha çok normalleşeceği bir sürece girecek. Hayırlı olan Rusya'yla normalleştiği ve Esad yönetimiyle anlaştığı bir süreç. Hem AB'ye hem de Amerikan emperyalizmine karşı çıkan biri olarak bunu destekliyorum. Ancak AKP‘nin politikalarındaki ikirciklilik Türkiye'nin her halükarda ilişki içinde olduğu güçlerle de sorunlar yaşamasına sebep olacaktır" ifadelerini kullandı.

    ‘AB-TÜRKİYE KRİZİ TARİHSEL'

    Sputnik'e konuşan TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Prof. Dr. Birgül Demirtaş, AKPM'nin Türkiye kararının, Ankara'nın özellikle 15 Temmuz darbe girişimi sonrası Avrupa'yla farklı düzeylerde yaşadığı anlaşmazlıkların bir yansımasını olduğunu ifade etti.

    Türkiye-AB ilişkilerinin hem ekonomik hem yerel yönetimsel hem de Avrupa'daki Türk diasporasının varlığı sebebiyle önemli olduğunu ifade eden Demirtaş "Avrupa ülkeleri ve kurumları ile Türkiye, son dönemde güvenliğin tanımı, aktörleri ve güvenlik sorunlarının nasıl çözüleceği ile insan hakları normları konusunda farklı politikalar benimsedi" diye konuştu.

    Krizin çözüme ulaşmasının olası olduğuna değinen Demirtaş "Tarihsel sürece bakıldığında Türkiye'nin zaman zaman Avrupa'daki kuruluşlarla sorunlar yaşadığı görülmektedir. Ancak her kriz dönemini yakınlaşma dönemi takip etmiştir. Bu açıdan, günümüzde konjonktürel olarak yaşanan bu sorunların, orta vadede düzelmesi oldukça muhtemeldir" dedi.

    İlgili konular:

    AKPM kararını değerlendiren MHP lideri Bahçeli: Haksız, temelsiz ve yok hükmündedir
    AKPM’nin kararını değerlendiren CHP’li Salıcı: Türkiye için tatsız, kötü bir karar
    Dışişleri Bakanlığı'ndan AKPM'nin kararına tepki
    Avrupa Konseyi Başkanı: Rusya'nın AKPM çalışmalarına yeniden katılmasını umuyorum
    Etiketler:
    Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM), Meclis, AKP, Avrupa Birliği, TOBB, AKPM, TBMM, AB, AK Parti, Birgül Demirtaş, Mehmet Ali Güller, Donald Trump, Recep Tayyip Erdoğan, Vladimir Putin, Çin, Avrasya, Avrupa, Türkiye, ABD, Rusya
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın