12:36 28 Ekim 2020
Canlı Yayın
    Avrupa
    URL'yi kısaltın
    0 194
    Abone ol

    Britanya Başbakanı Johnson'ın İskoç bağımsızlık referandumu talebini reddetmesi üzerine İskoçya Bölgesel Başbakanı Sturgeon, "Westminster birliği (Birleşik Krallık) rıza olmadan sürdürülemez. Demokrasi galip gelecek" dedi.

    İngiltere, İskoçya, Galler, Kuzey İrlanda bölgelerinden oluşan Britanya'nın birlik-beraberliği, Avrupa Birliği'nden (AB) çıkış (Brexit) nedeniyle sarsılırken, Londra ile Edinburgh arasındaki gerilim adım adım yükseliyor. 

    İskoçya Bölgesel Başbakanı Nicola Sturgeon, ikinci kez bağımsızlık referandumu düzenlemek için resmi talepte bulunduğu Britanya Başbakanı Boris Johnson'ın (BoJo) ret yanıtı karşısında direnişi tırmandırdı.

    İskoçya'da iktidardaki İskoç Ulusal Partisi'nin (SNP) lideri Sturgeon, Johnson'ın yeni bir bağımsızlık referandumu gerçekleştirebilmesi için gereken yetki devri talebine olumsuz yanıt vermesinin ardından resmi açıklama yayımladı.

    İskoç parlamentosu oylamaya gidecek

    'İskoçya'nın kendi geleceğine karar verme hakkını elde edeceğini' söyleyen Sturgeon, şu vurguyu yaptı:

    "İskoçya halkının kendi geleceğine karar verme hakkının yolunu kesmek hiçbir Westminster hükümeti için sürdürülebilir değildir. Birleşik Krallık hükümetinin sorunu, referandumu ne kadar uzun zaman engellerse Westminster birliğinin eşitler ortaklığı olmadığını o kadar çok göstermesi ve bağımsızlık için desteğin artması."

    Johnson'ın resmi yanıtının ardından atılacak adımları ocak ayının sonundan önce belirleyeceklerini, İskoç parlamentosundan 'İskoçya'nın tercih yapma hakkını' oylamasını isteyeceklerini belirten kadın lider, "Westminster birliği (Birleşik Krallık) rıza olmadan sürdürülemez. Demokrasi galip gelecek" dedi.

    Sturgeon, şu aşamada tek sorunun merkezi yönetimin bu 'kaçınılmaz' durumu kabul etmesinin ne kadar süreceğinden kaynaklandığını dile getirdi.

    İlk İskoç bağımsızlık referandumu ve Brexit referandumunda neler oldu?

    İskoçya'da 2014'te yapılan bağımsızlık referandumunda Birleşik Krallık içinde kalma seçeneğine yüzde 55 oranında oy çıkmıştı.

    Dönemin Britanya hükümeti, referandum kampanyasında, İskoçya'nın bağımsızlığı seçmesi halinde AB üyeliğini de kaybedeceği tehdidini öne çıkarmıştı.

    Ama artık Brexit'le durumun değiştiğine dikkat çeken İskoçya Bölgesel Başbakanı, geçen ay Londra'daki merkezi hükümetten ikinci bağımsızlık referandumu için bölgesel parlamentoya yetki devretmesini talep etmişti.

    Sturgeon, 12 Aralık'ta yapılan Britanya erken seçiminde İskoçya'daki oyların yüzde 45'ini SNP'nin almasının da bağımsızlık talebi yönünde güçlü bir işaret olduğunu belirtmişti.

    Johnson ise bugün Sturgeon'a yazdığı mektupla talebi reddetti.

    Haziran 2016'daki Brexit referandumunda Britanya genelinde yüzde 48'e karşı yüzde 52 ile AB'den çıkma kararı alınmıştı, ancak İskoçya'da yüzde 62'lik çoğunluk AB'den kalma yönünde oy kullanmıştı.

    Birleşik Krallık'ın siyasi temeli

    İskoçya Krallığı erken Ortaçağ'da bağımsız egemen devlet olarak kurulmuş ve  1707'ye dek varlığını sürdürmüştü. 

    1603'te İskoçya Kralı 6. James kalıtım yoluyla İngiltere ve İrlanda Kralı olmuş, böylece üç krallık arasında kişisel birlik hasıl etmişti. 

    İskoçya, 1 Mayıs 1707'de İngiltere ile siyasi birlik içine girdi ve böylece Büyük Britanya Krallığı kuruldu. Bu birlik, hem İskoçya Parlamentosu hem de İngiltere Parlamentosu'nun yerine geçen Büyük Britanya Parlamentosu'nu oluşturdu.

    İskoçya Bölgesel Başbakanı Nicola Sturgeon, "Westminster birliği (Birleşik Krallık) rıza olmadan sürdürülemez" sözüyle bu tarihi anlaşmalara atıf yaptı.

    Etiketler:
    rıza, birlik, Boris Johnson, İskoçya bağımsızlık referandumu, Bağımsızlık referandumu, Nicola Sturgeon, İskoç Ulusal Partisi (SNP), İskoçya, İngiltere, Britanya, Birleşik Krallık
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın