20:39 22 Ekim 2019
Canlı Yayın
    Bi De Bunu Dinle

    Tarhan Erdem: Türkiye yönetilemez noktada

    Bi De Bunu Dinle
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    0 31
    Abone ol

    Tespit Konda araştırma şirketinin yönetim kurulu başkanı Tarhan Erdem'e göre 'Türkiye kritik bir eşikte'. RS FM'de Yavuz Oğhan'dan bidebunudinle programına katılan Erdem, "Seçim sonuçları ne olursa olsun, isterse bir parti 400 milletvekili çıkarsın, Cumhurbaşkanı parti liderlerini toplayıp Türkiye'nin yönetimiyle ilgili prensipleri konuşmalı" dedi.

    Tarhan Erdem endişeli. Türkiye'nin yönetilemez duruma geldiğini düşünen Erdem, RS FM'de Yavuz Oğhan'ın sorularını yanıtladı, "Süreç kritik, zor ama Cumhurbaşkanı 1 Kasım'da devreye girmeli" dedi.

    "Türkiye yönetilemez bir noktaya geldi. Bunda herkesin sorumluluğu var. Geldiğimiz noktada 1 Kasım akşamı ne yapılmalı onu tartışmamız lazım. Bir parti 400 milletvekili çıkarsa bile Türkiye'yi tek başına yönetemez, 20 milletvekili çıkartan bir partinin yardımına muhtaçtır bunu idrak etmek lazım. Bu çerçevede Cumhurbaşkanı'nın 1 Kasım gecesi siyasi parti liderlerini çağırarak yönetim felsefesi konusunda bir uzlaşma araması şart."

    'UZLAŞMA OLMAZSA KAOS ÇIKAR'

    Peki o uzlaşma olmazsa. Bugünü felaket olarak nitelendiren Tarhan Erdem, 'eğer siyasetçiler yönetim felsefesi konusunda bir araya gelmezse, anlaşmazsa bir felaket bitmeden daha büyük bir felaketle karşı karşıya kalırız' diyor.

    "Eğer parti liderleri ‘bu memleketi nasıl yöneteceğiz' diye konuşmaktan kaçınıp hükümet kurmaya yönelirlerse bunun soncunu düşünemiyorum. Oradan kaos çıkar, felaket çıkar. Bu fevkalade önemli. Bir büyük uzlaşmadan bahsediyorum. O uzlaşma yoksa nasıl yönetileceğini kimse bilemez. Türkiye gerçekten çok önemli, kritik bir noktadadır. Neler olabilir derseniz benim aklımdaki bir maddeyi bile sayamam, utanırım, ‘yahu bu adam bu memleket için bunları nasıl söylüyor derler' ama benim söyleyeceğim bile azdır."

    'KUTUPLAŞMANIN DERİNLEŞMESİNDEN YÖNETENLER SORUMLU'

    Tarhan Erdem'e göre Ankara'daki patlamanın seçim sonuçlarına kayda değer bir etkisi olmayacak, ancak o patlama toplumdaki yarılmanın en önemli göstergesi. Erdem patlamanın kutuplaşmayı derinleştirmesinde Başbakan'ı da sorumlu tutuyor.

    "Maşallah Başbakan konuşuyor, esip savuruyor, bence söylenmemesi gereken şeyler de söylüyor. Bir memleketin Başbakanı kendi yurttaşlarını ne kadar çok öldürdüğünü halkına ilan eder mi. Ne kadar ayıp bir şey bu. Üç senedir bu memlekette bir asker ölmedi. Şimdi niye ölüyor? Bugün şu kadar terörist öldürülmüştür diye açıklama yapıyorlar. O kadar terörist etkisiz hale getirilirken bir tane de asker şehit oluyor. O etkisiz hale getirilen insan ile şehit edilen askerin defnedildikleri yer arasında 100 kilometre mesafe yok. Aynı ülkenin insanları. Bu hiç düşünülmüyor mu?"

    'DÜŞMAN YARATMAKTAN VAZGEÇİLMELİ'

    Tarhan Erdem, Türkiye'nin yönetilebilmesi için 'Normalleşme'yi zorunlu görüyor. Erdem, bunun için yönetenlerin bilerek düşman yaratmaktan vazgeçmeleri gerektiğini söylüyor.

    Örneği ise Cumhurbaşkanı'nın Almanya Başbakanı Angela Merkel'e mektup yazan akademisyenleri 'güruh' diye nitelendirmesinden veriyor.

    Erdem, "Biz o akademisyenlere gençlerimizi emanet ediyoruz" diyerek sitemini dile getiriyor.

    İlgili konular:

    ANAR Başkanı Uslu: Ankara’da patlayan bomba HDP’ye avantaj sağladı
    Seçmen iktidardan mı PKK'dan mı hesap soracak?
    Sırrı Süreyya Önder: Erdoğan bize değil seçmene saygısızlık etti
    Murat Gezici: Kanalların Digitürk'ten çıkarılması kararı sandığa AK Parti'nin aleyhine yansır
    Etiketler:
    Ahmet Davutoğlu, Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye, Ankara
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın