10:42 19 Nisan 2021
Canlı Yayın

    Mehmet Altan: Bir cinayet aydınlatılmamışsa ayak izleri devletin içinde kaybolmuştur

    Bi De Bunu Dinle
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    0 0 0
    Abone ol

    İsmail Akkol ile Fadik Adıyaman'ın tutuklanması Sabancı suikastı ve Mustafa Duyar'ın öldürülmesini bir kez daha gündeme getirdi. Yakalanan ikinci tetikçi cinayetleri aydınlatabilecek mi? O dönemi gazeteci olarak takip eden Mehmet Altan, sorunun yanıtını RS FM'de Yavuz Oğhan'ın hazırlayıp sunduğu ‘Bidebunudinle' programında değerlendirdi.

    1996 yılında Sabancı Center'ın 25. katında DHKP-C militanları Mustafa Duyar ve İsmail Akkol tarafından gerçekleştirilen suikasttan üç yıl sonra Duyar nakledildiği Afyon cezaevinde öldürüldü. İsmail Akkol ise 20 yıl sonra Aydın'da yakandı.  O günden bu yana gerek Özdemir Sabancı cinayetindeki karanlık noktalar, gerekse Mustafa Duyar'ın tam da 'konuşmak istiyorum' diyerek savcılara dilekçeler gönderdiği bir ortamda nakledildiği cezaevinde infaz edilmesinin perde arkası tam aydınlanamadı.

    ‘DUYAR NEDEN SORGULANMADI? KİM ENGELLEDİ?'

    Dönemi gazeteci olarak takip eden Mehmet Altan, Duyar cinayetinin devlet içinde organize edildiğini söyledi.

    ​Altan, "Cinayeti işleyen kişi, öldürülmek için oraya nakledildi. Aynı cezaevinde değillerdi. Cinayetin işlenmesi için gerekli organizasyonun devlet içinde bir odaktan organize edilmesi lazım. Birini başka cezaevine nakledilip öldürtmek kolay bir şey değil. Bunlar bilindiği halde bulunamayan, çözülemeyen karanlık işlerden biridir. Burada mesele niye bu nakle izin verildi, kim izin verdi, nasıl izin verdi? Sistemin yargılama, sorgulama süreci işlemiyor. Duyar neden sorgulanmadı, kim engelledi soruları olduğunda adres devletin içindedir. Aslında her şey ortada" diye konuştu.

    Sabancı suikastıyla ilgili ortaya çıkan bir MİT belgesinde, DHKP-C'nin cinayeti para karşılığı üslendiği, organizasyonun ise Abdullah Çatlı, Hüseyin Kocadağ ve o dönemde ‘kıdemli piyade yüzbaşı' rütbesindeki Hüseyin Pepekal tarafından yapıldığı saptandı. MİT belgesinde ayrıca cinayeti işleyen Mustafa Duyar, Fehriye Erdal ve İsmail Akkol'un devlet tarafından kullanıldığı; olay sırasında Piyade Yüzbaşı Hüseyin Pepekal'ın da cinayet mahalli olan 25. katta bulunduğu da belirtildi. Susurluk kazasının ardından da bir rapor hazırlayan MİT'in, dönemin Başbakanı Necmettin Erbakan'a "Kazayla Birlikte Gündeme Gelen Şahısların Listesi" adı altında 58 kişiden oluşan bir belge verdiği, aralarında Pepekal'ın da isminin geçtiği gündeme gelmişti. 

    ‘ÇÖZEMİYORUZ ÇÜNKÜ DEVLET İSTEMİYOR'

    Gazeteci Altan, "Bunların hepsi aydınlatılmamış hikaye. Çünkü devlet çözmeyi istemiyor" dedi ve şöyle devam etti:

    "Sabancı suikastını konuşuyoruz; ama bunun önünde ve arkasında Susurluk cinayeti var. Aynı zamanda bu cinayetle ilgili ben öldürttüm diyen kişi başka isimler de zikretmişti. Bunlar aslında hepsi aydınlatılmış hikâye. Ama nedeni ne? Hangi mekanizma ile bu cinayetler işlendi?  Devlet içi unsurların olmadan bu cinayetin işlenmesi de kolay değil.  Bu kadar sıkı korunan bir gökdelenin en tepesine gideceksiniz çaycı kız vs. oraya herhangi birinin ziyarete girmesi zor. Türkiye'de bir cinayet aydınlatılmamışsa bunun ayak izleri her zaman devletin içinde kaybolmuştur.  Çözemiyoruz çünkü devlet istemiyor, tıpkı Hrant gibi. Bu, Türkiye devletinin hiçbir zaman değişmediğini ama değişmiş gibi yaparak herkesi kandırmaya devam etmesinin vahim reflekslerinden biridir. Tek bir olay konunun özünü, müktesebatını, refleksini ortaya koyar. Onu yakaladık ne çıkacak, Mustafa Duyar'ı nasıl öldürdüler? Devlet içinde bunu olanaklı kılan unsurlar ne? Buna ait ne yaptınız?"

    İlgili konular:

    Sabancı suikastı faili Akkol tutuklandı
    Etiketler:
    DHKP-C, MİT, Fadik Adıyaman, İsmail Akkol, Özdemir Sabancı
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın