13:20 22 Ocak 2018
Ankara+ 8°C
İstanbul+ 7°C
Canlı Yayın
    Bi De Bunu Dinle

    'Harem ne bir okul, ne de bir fuhuş yuvasıydı'

    Bi De Bunu Dinle
    URL'yi kısaltın
    Yavuz Oğhan
    0 0 0

    Emine Erdoğan, "Harem Osmanlı hanedan üyeleri için daha çok bir okuldur" diyerek yeni bir tartışma başlattı. Erdoğan'ın sözlerine sosyal medyada tepkiler yükselirken, RS FM'e konuşan Tarihçi Ayşe Hür, Emine Erdoğan'ın sözleri için "Romantize edilecek hiçbir şey olduğunu düşünmüyorum. Edenlerin de kötüleyenlerin de hiçbir kaynağı yok" dedi.

    Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın düzenlediği ‘Tarihimize İz Bırakan Valide Sultanlar' programında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın "Harem Osmanlı hanedan üyeleri için daha çok bir okuldur" şeklindeki sözleri gündemin ilk sıralarına yerleşti. Erdoğan'ı onaylayan da vardı, Osmanlı'daki ‘cariyelik' sistemini meşrulaştırdığı için eleştiren de.

    RS FM'de yayımlanan ‘Yavuz Oğhan'dan Bi de Bunu Dinle' programına katılan Tarihçi Ayşe Hür ise, haremle ilgili çok fazla bir bilgi olmadığını söyledi. Hür, haremin ne bir eğitim yuvası ne de bazı kesimler tarafından dile getirildiği gibi bir fuhuş yuvası olduğunu belirtti. Harem'in cariyelik kavramıyla ilintili olduğunu söyleyen Hür, şu bilgileri verdi:

    "Tarihle ilgili olmayan biri iddiada bulunuyor. Sonra biz tarihçiler ona cevap yetiştirmeye çalışıyoruz. Bu kişiler, etki alanları geniş kişiler olduğu için söyledikleri gerçekmiş gibi algılanıyor. Haremle ilgili olumlu ya da olumsuz bir şeyler söylemek için kaynaklara hâkim olmak lazım. Harem tabu olan bir alan. 15, 16, 17. yüzyıllara dair hiçbir bilgi yok hareme ait. Padişah dâhi belli aşamaları geçmeden doğrudan harem giremiyordu."

    ‘ABARTILACAK BİR EĞİTİM YOKTU'

    Hareme dair kaynakların yetersiz olduğunu da söyleyen Hür, haremdeki kadınların okur-yazar olmadığı bilgisini de verdi:

    "Kadınlar okur-yazar olmadığı için hatıralarını yazan olmamış. Yani bugün haremle ilgili yapılan konuşmalar doğrudan gözleme değil, seyyahlara, hatıralara dayanıyor. Bunların çoğu da erkek. Kadın bazı seyyahlar var; ama içeri girdim diyenden bile emin değiliz. Sonuç olarak ‘eğitim yuvasıdır' diyen bir görüş istese bulanık tarihten hatıratlardan net olmayan bilgilerden kendine bir şeyler çıkarabilir. ‘Hayır, burası kadınların kapatıldığı sosyal hayattan dışlandığı alan ve sonuçta padişahın cinsel isteklerine hizmet eden kadın ordusudur' da diyebilir. Bence bunun ikisinin arasında bir yerde. Harem ne bir okul, ne de bir fuhuş yuvasıydı. Abartılacak kadar önemli bir eğitim etkinliği olmadığını haremden çıkan şair ya da önemli insan olmadığı için rahatlıkla söyleyebiliyoruz."

    ‘CARİYELİĞİ UNUTUP ROMANTİK YANINA YOĞUNLAŞILAMAZ'

    Ayşe Hür, haremdeki eğitimin abartılmaması gerektiğinin de altını çizdi: "Olsa olsa padişahla karşılaştığında nasıl davranacağını çocukların nasıl yetiştireceğini bilen bir iki cümle kuran, kendileri eğlenirken ud çalan insanlar olabilir. Elbette bunlar taşradaki çok yoksul çok olanaksızlıklar içinde olanlar için ileridir. Ama romantize edilecek hiçbir şey olduğunu düşünmüyorum. Edenlerinde kötüleyenlerin de hiçbir kayağı yok. Harem zaten cariyelikle, kölelikle ilintili bir kavram. Arka planında çok büyük dramlar ve acılar var. Cariyelik kavramını unutarak onun romantik yanına yoğunlaşırsınız insana en büyük haksızlığı yapmış olursunu."

    İlgili konular:

    Emine Erdoğan'ın '90 yıllık enkaz' sözlerine suç duyurusu
    Emine Erdoğan: Türkiye'nin 90 yıllık enkazını kaldırdık
    Emine Erdoğan: Kararlı dış politikayla Türkiye bilinen bir ülke oldu
    Etiketler:
    harem, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Ayşe HÜr, Emine Erdoğan, Recep Tayyip Erdoğan
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın