00:09 26 Eylül 2020
Canlı Yayın

    Metin Gürcan: Marmaris'teki toplama ekip, emir komuta zinciri olmadığının ispatı

    Bi De Bunu Dinle
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    0 44
    Abone ol

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik suikast girişimi olarak bilinen Marmaris davasına ve Ömer Halisdemir’le simgeleşen Özel Kuvvetler davasına, sanıkların ifadeleri damgasını vuruyor. Emekli asker ve güvenlik uzmanı Metin Gürcan RS FM’de 'Yavuz Oğhan'dan Bidebunudinle' programına ifadeleri bir asker gözüyle değerlendirdi.

    Metin Gürcan, "15 Temmuz darbe girişiminin mahkemeleri başladı. Daha önce açık kaynaklara, basına tutuklanan kişilerin, şüphelilerin ifadeleri sızmıştı ama şimdi daha açıklar, daha şeffaf bir şekilde ilk ağızdan ulaşabileceğiz. 2017'nin sonuna kadar belki en önemli gündem maddemiz hala üzerinde, '15 Temmuz gecesi ne oldu?', ‘Yapanlar kimlerdi?', ‘Temel motivasyonları nelerdi?' ve ‘Bu işi yapmaktaki stratejik amaçları neydi?' gibi soru işaretleri olan olayla ilgili daha çok bilgi sahibi olacağız" dedi.

    'EN ÖNEMLİ DAVA MARMARİS DAVASI'

    Gürcan, darbe girişimi davalarının 'Marmaris Davası'yla başlamasının önemine değinirken başlayacak davaları da önem sırasına göre saydı:

    "Şimdi ilk verilerden baktığımız zaman, Marmaris davası önemli. Özel kuvvetlerde görev yapmış hatta bu davada tutuklu kişileri de tanıyan birisi olarak söylüyorum, Marmaris'teki olay, TSK'nın 15 Temmuz gecesi emir komuta içerisinde kesinlikle olmadığı, TSK içerisinde benim cunta olarak nitelendirdiğim küçük bir kliğin bu işe tevessül ettiğini gösteren en önemli dava. Bence dava süreçlerinin Marmaris davasıyla başlatılması da isabet olmuş. Çünkü kördüğüm olmuş ip yumağına dönüşen sürecin çözümündeki en önemli dava. Davaları önem sırasına göre şöyle sıralaya biliriz; Birincisi, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik derdest etme ya da suikast iddiasıyla ilgili gelişen Marmaris davası süreci, ikincisi Semih Terzi'nin vurulduğu, Ömer Halis Demir'in şehit edildiği Özel Kuvvetlerin içerisinde neler olduğu. Üçüncüsü, Genelkurmay Karargahı içerisinde neler olduğu. dördüncüsü ise bütün bunlardan elde ettiğimiz bilgiler ışığında Akıncı Üssü'nde neler olduğu. Bu mahkeme süreçlerinde biz doğrudan tutukluların hakim önündeki ifadelerinden yaşananları daha şeffaf bir şekilde öğrenip anlamlandırmaya çalışacağız."

    Normal şartlarda bir operasyona gidecek ekiplerin ve emir alacakları kişinin belli olduğunu söyleyen Gürcan, Marmaris'teki ekibin TSK'nın emir komuta zincirinin dışında oluşturulmuş bir ekip olduğuna dikkat çekiyor. Bu ayrıntının 'ekibin operasyon hakkında bilisi yoktu' tezini çökerttiğini belirten Gürcan, bütün bunların ışığında, Marmaris davasında yargılanan Gökhan Şahin Sönmezateş'in, "Emri, Semih Terzi'den aldım" ifadesinin de bir yalan olduğunu söylüyor:

    "Marmaris'teki ekip toplama bir ekip. Bunlar, ‘Terör kapsamında bir emir aldık', IŞİD ile mücadele ve ya PKK'ya yönelik üst düzey bir kişinin İzmir'de ele geçirilmesiyle alakalı emir aldık' gibi iddiaları var. Bütün bu savları çökerten net bir gerçeklik var ortada. TSK'da kuracağınız özel görev grubunda aynı anda hem Özel Kuvvetlerden hem havacıların SAR ekibinden hem de deniz kuvvetlerinin SAT'ından bir ekip kuramazsınız. Bu müştereklik bu toplama ekip ve ekibin toplanış şekli TSK'nın emir komuta dışında olduğunu gösteriyor. Burada kafalarda ilk belirmesi gereken şüphe, askeri hiyerarşi içerisinde hiç alışık olmadığımız ve olmaması gereken bir toplama ekiple bir süreçle karşı karşıyasınız. İlk rasyonel tepki ‘Ne oluyor ve ne yapmaya çalışıyoruz?' tarzında bir soru işaretinin oluşması gerekiyordu. Özel Kuvvetlerden bir personel, ‘niçin benim bir denizciyle, bir havacıyla işim var, neden bu havacı general bana emir verebiliyor?' gibi soruları sorabilmesi lazımdı. Bu soruların biz sorulmadığını görüyoruz."

    'SADECE FARKINA VARMAK VE PİŞMAN OLMAK YETMEZ'

    Özel kuvvetlerdeki ekibin Marmaris ekibinden farklı olduğunu söyleyen Gürcan, Özel kuvvetlerdeki Uzman ve astsubayların, emir komuta zincirinin içinde olduğunu söylüyor. Ancak askerlerin darbe girişimini sonradan fark etmeleri sonucu değiştirecek bir etken de değil. Gürcan bu noktanın önemine dikkat çekiyor:

    "Özel Kuvvetler'deki tabur komple emir komuta zinciri içerisinde. Ankara'ya intikal ettiği için bir dereceye kadar astsubayımızın ifadesini geçerli sayabiliriz ama o gece yaşananlardan, astsubay arkadaşımızın, bu işin bir darbe girişimi olduğu ve yanlış safta olduklarını anladıklarını anlamamız lazım. Ayrıca anladıkta sonra darbe girişiminin boşa çıkarılması için hayatını tehlikeye atarak bir girişimde bulundu mu bulunmadı mı? Buna bakmak lazım.

    Verilen ifadelerden karşımıza üç farklı ifade tipi çıkıyor. Birincisi Gökhan Sönmezateş'inki gibi yansıtıcı ifadeler, yani suçu ölen bir kişinin üzerine atma çabası. İleride bu tarz ifadeler görebiliriz. İkinci tip, doğrudan meydan okuma. ‘Yaptığımın farkındayım, bu bir darbe girişimidir' biçiminde. Onun da niçin yaptığına yönelik açıklamalarını ileride göreceğiz. Üçüncü tip ise, içinde biraz pişmanlık kırıntıları olan, işi karmaşıklaştırmaya çalışan, pişmanlık, özür dileme tarzında ifade tipi."

     

     

    İlgili konular:

    Semih Terzi'nin emir astsubayı Kara: Halisdemir'in bildiği her şeyi bilseydim ben de onun yaptığını yapardım
    Halisdemir'i vuran darbeciler hakim karşısında
    Etiketler:
    Marmaris Davası, 15 Temmuz darbe girişimi, TSK, Semih Terzi, Metin Gürcan, Ömer Halisdemir, Ankara
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın