05:20 22 Eylül 2018
Canlı Yayın
    Bi De Bunu Dinle

    Sultan Uzeltürk: Yeni anayasayı kimlerin yaptığını bilmiyoruz

    Bi De Bunu Dinle
    URL'yi kısaltın
    Yavuz Oğhan
    0 33

    16 Nisan’da oylanacak yeni anayasa paketi için muhalefet ‘cumhurbaşkanı istediği takdirde meclisi feshedebilir’ diyor. İktidar yalanlıyor ve ‘seçimi yenileme’ yetkisi var diyor. Doğu Akdeniz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim üyesi Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. Sultan Uzeltürk bu durumu Yavuz Oğhan’dan 'Bidebunudinle' programında değerlendirdi.

    Fesih yetkisi ve seçimin yenilenmesi arasındaki farkın iyi kavranması gerektiğinin altını çizen Uzeltürk "Fesih müessesi şudur; devlet başkanı, kral ya da cumhurbaşkanı parlamentoyu fesih yetkisine sahip ise fesih kararı verildiği andan itibaren parlamento artık görevde değildir. Seçimlerin yenilenmesi kararında ise bu konuda yetkili olan kişi, bu kararı verdiği andan itibaren bir sonraki meclis oluşana kadar parlamento görevde kalır, yeni parlamento ile görevi sona erer. İkisi arasındaki teknik fark budur. Yani fesih yetkisi parlamentonun görevini anında sona erdirir. Seçimlerin yenilenme yetkisinde ise yeni parlamento oluşana kadar parlamento görevde kalır" diyerek iki kavram arasındaki teknik farka dikkat çekti.

    Fesih ve seçimin yenilenmesi kararlarında sonucun aslında aynı olduğunu belirten Uzeltürk "Her ikisinde de devlet başkanı ya da cumhurbaşkanı parlamentonun görevini sona erdirmektedir. Aralarındaki nüans sadece ne zaman bu kararın uygulanacağı ile ilgilidir. Fesihte o andan itibaren görev yetkisi sona erer, yenilenmede ise parlamentoda yeni parlamento oluşana kadar göreve devam eder" dedi.

    ‘YENİ PAKETTE SEÇİMLERİN YENİLENMESİ YETKİSİ KOŞULSUZDUR VE BU ÇOK TEHLİKELİDİR'

    Yeni anayasa paketinde koşulsuz fetih yetkisinin olduğunu vurgulayan Uzeltürk "Oysa şu andaki anayasamızda bu koşula bağlanmıştır. O yüzden her zaman bu yetki kullanılamaz. Anayasa'nın 116. maddesine göre, 45 gün içerisinde hükümet kurulamadığı ya da kurulduğu halde güvenoyu alamadığı gibi durumlarda ancak seçimleri yenileme yetkisini kullanılır. Yeni pakette seçimlerin yenilenmesi yetkisi koşulsuzdur ve bu çok tehlikelidir. Yasama, yürütme ve yargı arasındaki kuvvetler ayrılığı dengesini bozar. Cumhurbaşkanı eğer, meclisin üzerinde ve parlamenterlerin yeniden aday olma sürecinde de söz sahibiyse bu durum parlamento üzerinde çok ciddi bir dengesizlik yaratır" değerlendirmesini yaptı.

    ‘7 HAZİRAN SEÇİMLERİNDEN SONRA SEÇİMLERİN YENİLENMESİ YETKİSİ KULLANILDI'

    Uzeltürk, Osmanlı döneminde 1876 Kanunu Esasi ile fesih kararı verildiğini ancak 30 yıl boyunca parlamentonun toparlanamadığını bu nedenle de Cumhuriyet dönemindeki anayasalarda seçimlerin yenilenmesi maddesinin bulunduğunu da söyledi. Yakın tarihten örnek veren Uzeltürk "Cumhurbaşkanı 7 Haziran seçimlerinden sonra, seçimlerin yenilenmesi yetkisini kullandı yani parlamentoyu feshetti, eski parlamento bir sonraki parlamento oluşuna kadar görevde kaldı" dedi.

    'CUMHURBAŞKANI GÖREV SÜRESİNİ UZATABİLİR'

    Cumhurbaşkanı seçimlerine de değinen Prof. Dr. Sultan Uzeltürk "Kendisi de seçime gidecek ama kendisi için en iyi zamanı yine kendisini biliyor. Bir de şu olabilir. Birinci ve ikinci dönemi bitirdi. Cumhurbaşkanının etkili olduğu parlamento seçimleri de yenileyebilecek ve bir dönem daha yani üçüncü döneme sarkacaktır. Tabi eğer parlamento seçimi yenilerse. Ancak cumhurbaşkanı yenilerse üçüncü döneme gidemiyor" diyerek cumhurbaşkanlığı süresinin uzatılma ihtimaline değindi.

    ‘YENİ PAKETTE CUMHURBAŞKANININ KAÇ KİŞİYİ ATAYACAĞI KONUSUNDA AÇIKLAMA YAPILMIYOR'

    Yeni anayasanın cumhurbaşkanına ağır yetkiler verdiğini söyleyen Uzeltürk "Şu andaki anayasada cumhurbaşkanı kimleri, kaç kişiyi atar belli. Anayasa'nın 104. maddesinde sayılıyor. Gelecek düzenlemede cumhurbaşkanının kaç kişiyi atayacağı konusunda hiçbir açıklık öngörülmüyor. Kimi atayacağını bilmiyoruz, koşulları da cumhurbaşkanı kararnameyle belirliyor o yüzden koşullarını da bilmiyoruz" diyerek koşulların tam olarak açıklanmadığına dikkat çekti.

    ‘ABD'DE ADAYLAR BAŞKAN İSTİYOR DİYE ATANMAZ'

    Getirilmesi planlanan sistemi ABD'deki başkanlık sistemiyle karşılaştıran Uzeltürk "ABD'de de başkan binlerce kişiyi atar. Ama orada senatonun onayıyla olur. Aday gösterme süreci de ciddi şekilde işler. Senato komisyonlarında 35 saat sorguya çekilen yargıç vardır. Başkanın adaylarını kabul etmeme oranı yüzde 20'dir. Başkan aday gösterdi diye otomatik olarak atama süreci başlamaz. Ancak biz de öyle olmuyor. Anayasa Mahkemesi'nin üç üyesini çok hangi partinin adayı oy alıyorsa o geçiyor. Yani büyük siyasi partinin adayı seçiliyor. Ancak ABD'de öyle değil. Adayın her şeyi ayrı ayrı, tek tek incelenir, kamuoyu huzurunda bunlar yayınlanır ve sorguya çekilirler" değerlendirmesini yaparak iki sistem arasındaki farklılıklara dikkat çekti.

    ‘CUMHURBAŞKANININ CEZAİ, HUKUKİ VE SİYASİ SORUMLULUĞU YOK'

    Yeni sistemde denetim ve denge mekanizmalarının son derece zayıf olduğuna, cumhurbaşkanının siyasi, hukuki ve cezai sorumluluğu olmadığına dikkat çeken Uzeltürk "Cumhurbaşkanının suçlanması konusunda parlamentodan önce ‘bu konuda soruşturma başlatalım mı?' diye karar çıkması gerekiyor. Bunun içinde parlamentoda 600 üyenin 301 tanesinin olur vermesi gerekiyor. Bir ay içinde ‘komisyonlar oluşsun mu?'kararı çıkartılıyor. Onun için de üye tam sayısının beşte üç çoğunluğu lazım. 360 milletvekili, anayasa yapma çoğunluğudur. Hadi ‘Yüce Divan'a gönderelim' diyorsanız üçte iki yani referandumsuz anayasa yapma çoğunluğu gerekiyor. Bu yöntem ABD'de üç kez denenmiş ve işlememiştir" dedi ve Türkiye'de bu şartların işlemesinin mümkün olmadığına karar verdi.

    ‘KARARNAMEDE SADECE İKTİDAR VARDIR'

    Uzeltürk'e göre anayasa değişikliği konusundaki en önemli nokta ‘kararnameler çıkartma' kısmı. Cumhurbaşkanının kararnamelerle ülkeyi yönetebileceğini vurgulayan Uzeltürk "Kararname kapalı kapılar ardında yapılır, oysa parlamento aleni tartışma ortamıdır. Orada muhalefet vardır. Kararnamede sadece iktidar vardır. Kararname çıkarma yetkisi son derece önemlidir, kötüye kullanılma potansiyeli çok yüksektir" diyerek kararname çıkarma yetkisinin nelere yol açabileceğini vurguladı.

    ‘ANAYASA YAPILIRKEN BİZE SORU SORULMADI'

    Anayasa hukukçusu ve profesör olarak kendisine değişiklik konusunda soru sorulmadığını belirten Sultan Uzeltürk, anayasa metnini kimin hazırladığını bilmediklerini, zaman zaman adı geçen kişilerin yetkililer tarafından kesinleştirilmediğini dikkat çekti. Uzeltürk "Kanun-i Esasi'yi kimlerin hazırlandığını biliyoruz. Ama 2017 yılında Türkiye'de yapılan anayasayı kimler hazırlıyor bilmiyoruz. Çünkü kötü bir şey olsa yakasına yapışacağız" değerlendirmesini yaptı.

    ‘BAŞA BAŞ ORAN ÇIKARSA SEÇİM REDDEDİLMİŞ OLUR'

    Anket sonuçlarına da değinen Uzeltürk başa baş çıkması durumunda, Anayasa'nın 175. Maddesi gereğince oylamanın reddedilmiş sayılacağını, kabul edilmesi için seçeneklerden birinin mutlaka bir oy fazla çıkması gerektiğini belirtti.

     

     

    İlgili konular:

    AP Dış İlişkiler Komitesi Başkanı: 'Evet' çıkarsa Türkiye AB'ye üye olamaz
    Merkel'den Türkiye-AB ilişkileri yorumu: 16 Nisan referandumunu beklemeliyiz
    Etiketler:
    16 Nisan anayasa değişikliği referandumu, Recep Tayyip Erdoğan, Sultan Uzeltürk
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın