12:17 16 Ekim 2018
Canlı Yayın
    Bi De Bunu Dinle

    Korucu: FETÖ'cü diye bilgilendirmeseydim, yine de ihraç edilmeyecek miydi?

    Bi De Bunu Dinle
    URL'yi kısaltın
    Yavuz Oğhan
    0 32

    Çukurova Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Serdar Korucu'nun akademisyen arkadaşlarını FETÖ'cü diye şikayet etmesi en çok konuşulan gündem maddelerinden biri oldu. Meslektaşlarını şikayet ettiği iddia edilen Korucu, RS FM'de Yavuz Oğhan'dan Bidebunudinle programında konuştu.

    Çukurova Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Serdar Korucu'nun Yrd. Doç. Dr. Hakan Mertcan'ı 'Alevi' ve 'Alevi ayrımcılığı yapıyor' diye, Yrd. Doç. Dr. Taylan Koç'u 'PKK'lı' diye ve Yrd. Doç. Dr. Günal Kurşun'u da 'FETÖ'cü' diye savcılığa şikayet ettiği iddia edildi. İddialara RS FM'de Yavuz Oğhan'dan Bidebunudinle programında cevap veren Serdar Korucu, "Hakan Mertcan ve Taylan Koç'u Alevi yada PKK'lı diye ihbar etmedim. 4 yıl önce fakültede kadro ataması sürecinde, beni hedef alan eylemleri yüzünden savcılığa 'görevi kötüye kullanma'yla ilgili verdiğim suç duyurusu var" şeklinde konuştu. Günal Kurşun'u 'FETÖ'cü' diye ihbar etmesi iddiasıyla ilgili ise Korucu, "Günal Kurşun'la ilgili savcılığı ben bilgilendirmeseydim, yine de ihraç edilmeyecek miydi?" dedi.

    'GELİNLER KAYINVALİDELERİNİ FETÖ'CÜ DİYE ŞİKAYET EDİYOR, GÜNAL KURŞUN'LA İLGİLİ SAVCILIĞI BİLGİLENDİRMEM Mİ ANORMAL?'

    Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Günal Kurşun'u FETÖ'cü diye şikayet etmesini iddiasını doğrular nitelikte konuşan Serdar Korucu şu ifadeleri kullandı: "Kendisi hem Gezi sürecinde, hem 17-25 Aralık döneminde hükümeti yıkmaya yönelik tüm faaliyetlerin içinde aktif bir şekilde yer aldı. Ayrıca Zaman Gazetesi'nde köşe yazarlığı gerçekleştirdi. Esas mesele şu 15 Temmuz'dan sonra Çukurova Üniversitesi'nde Hukuk Fakültesi Dekanı, Dekan Yardımcısı ve benim çok kıymet ve değer verdiğim FETÖ'yle hiç alakası olmayan isimler, sahte bir FETÖ Operasyonu'yla gözaltına alındılar. Çok yakından tanıdığım ve FETÖ'yle hiçbir alakasının olmadığını bildiğim bu hocalarımın bir FETÖ Operasyonu'yla gözaltına alındığı için, FETÖ soruşturmalarının sulandırıldığı kanaatiyle hocalarıma sahip çıkmak adına Cumhuriyet Savcılığı'na başvurup, bu operasyonun yanlış olduğu konusunda uyardım. Mesele bundan ibarettir, bunun dışında başka bir şey yok. Günal Kurşun'u FETÖ'cü diye benim söylememe gerek var mı ya da ben söyledim diye mi ihraç edildi bu arkadaş? Bu konuda savcılığı Günal Kuruşun'la ilgili bilgilendirdim. 15 Temmuz'dan sonra gelinler kayınvalidelerini, eşler kocalarını şikayet etti. Sizce bütün bu süreçte 15 Temmuz'da başlayan soruşturmanın, FETÖ'yle ilgisi olmayan kişilere yöneldiğini, bu şekilde hakikate ulaşılmayacağını söylemeyip Günal Kurşun'la ilgili savcılığı bilgilendirmem mi anormal?"

    Bidebunudinle'de 'Sizin atanmanıza engel olmasaydı, Günal Kurşun'la ilgili savcılığa suç duyusunda bulunur muydunuz?' sorusuna da yanıt veren Korucu, "Eğer benim fakültemde çok kıymet verdiğim hocalarım sahte bir FETÖ ihbarıyla gözaltına alınmış olmasalardı, ben savcılığa neden gideyim ki? Gitmezdim muhtemelen" değerlendirmesinde bulundu.

    'KANITLASINLAR MESLEĞİ BIRAKIP, ÜLKEYİ TERK ETMEYE HAZIRIM'

    Yrd. Doç. Dr. Hakan Mertcan'ı 'Alevi', 'Alevi ayrımcılığı yapıyor' ve PKK'lı diye savcılığa suç duyurusunda bulunduğu iddiasına yanıt veren Korucu, "Bu devirde bir akademisyenin başka bir akademisyeni hele hele 'Alevi' diye şikayet etmesi akla mantığa sığıyor mu, gerçekten böyle bir şey olabilir mi? Avukatımla gerekli yasal işlemleri başlattık. Alevi diye bir akademisyeni ihbar etmek, şikayet etmek söz konusu bile olamaz, bu mümkün değil. Bu yönde herhangi bir belge, kanıt sunsunlar mesleği bırakıp, ülkeyi terk etmeye hazırım, böyle bir şey katiyen söz konusu değil. Hakan Mertcan, Anayasa Hukukçusu olmadığı halde, Anayasa Hukuku kadrosuna atanmak istedi ve bu noktada maalesef benim üzerime örgütlü bir şekilde gelerek, hakkımda bir takım iddialar ortaya attılar. Bu iddialardan birisi de benim meslek ayrımcılığı yaptığıma dairdi. Fakat bu yönde konulan hiçbir belge ve hiçbir delil yok. Ben kendi öğrencilerine bile nereli olduğunu sormayan, bu tip şeyleri kişisel hayatı kesinlikle zerre önemsemeyen birisiyim. Böyle bir yafta yapıştırmaya çalıştılar. Hakan Mertcan'la ilgili ne Alevi olduğuna dair, ne PKK'lı olduğuna dair, ne de FETÖ'cü olduğuna dair böyle bir iddiam yok" açıklamasını kaydetti.

    'BENİ HEDEF ALAN YIPRATMA EĞİLİMLERİNDEN DOLAYI, SUÇ DUYURUM OLDU'

    Yrd. Doç. Dr. Taylan Koç'u da PKK'lı diye suç duyurusunda bulunduğu iddiasını da cevap veren Korucu: Taylan Koç, PKK Akademisyenleri bildirgesine imza atmış bir arkadaşımızdır. Kendisi zaten bundan dolayı YÖK ve Bakanlar Kurulu kararıyla ihraç edilmiştir. Hakan Mertcan ve Taylan Koç'la ilgili, 4 yıl önce yardımcı doçentlik atama sürecimde beni hedef alan bir takım psikolojik yıpratmaya eğilimlerinden dolayı, elbette ki suç duyurularım oldu" diye belirtti.

    'HAKAN MERTCAN VE TAYLAN KOÇ'U ŞİKAYET ETTİĞİM DOĞRUDUR'

    Hakan Mertcan ve Taylan Koç hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu ama bu suç duyurusunun kadroya atanma sürecinde, mesleği kötüye kullanma eğilimlerinden olduğunu söyleyen Korucu, şu ifadeleri kullandı: "Kendi fakültemde ve kendi alanımda ilan edilmiş bir kadroya başvurma kararı aldığım andan itibaren, bu ismi geçen arkadaşlar tarafından özel hayatımla ilgili ve konuyla hiç alakam olmayan bir takım konularla ilgili köşeye sıkıştırılmak istendim. Hakkımda asılsız itiraflarda bulundular. Bu konuyla rektör beyi ve dekanlığı etkilemeye çalıştılar. Benimle ilgili, Fakülte Yönetimi Kurulu'na gidilip bir takım iddialar ortaya atılmış. Bu iddialarla ilgili olarak, yapmış olduğum suç duyurularım ortada. Özellikle Hakan Mertcan ve Taylan Koç'u şikayet ettiğim doğrudur, fakat bu suç duyurularımın hiçbirisinde bu arkadaşları FETÖ'cü, Alevi, PKK'lı diye asla şikayet etmedim. Kimlikleri beni ilgilendirmez, yaptıkları eylemlerden dolayı şikayet ettim. Atanma sürecimde kadro açık olmasına rağmen keyfi bir şekilde, 'biz atama yapmaktan vazgeçtik' dediler, bu konuda da dava açıp kazandım. Beni hedef alan eylemlerle ilgili olarak tazminat davası açtım, onu da kazandım. Mesele benim, bu arkadaşların eylemleriyle ilgili görevi ihmal ve görevi kötüye kullanma şeklinde özetleyebileceğim konular hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunmamla başladı. Savcılık ve YÖK'ün, bu arkadaşların beni hedef alan asılsız iddiaları üzerine, inceleme başlatma kararı olmasına rağmen, aradan 3 ay geçti ve üniversite bu arkadaşlar hakkında hala herhangi bir soruşturma başlatmadı."

    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın