00:10 21 Ağustos 2017
Ankara+ 18°C
İstanbul+ 27°C
Canlı Yayın
    Bi De Bunu Dinle

    Yargıçlar Sendikası Başkanı Karadağ: Gülmen ve Özakça'nın tutuklama kararını tekrar tekrar okuyorum anlamıyorum

    Bi De Bunu Dinle
    URL'yi kısaltın
    Yavuz Oğhan
    0 215027

    Kanun Hükmünde Kararname ile ihraç edildikleri işlerine geri dönmek için 78 gündür açlık grevinde olan eğitmenler Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'nın tutuklanmalarını, Yargıçlar Sendikası Başkanı Mustafa Karadağ, RS FM'de Yavuz Oğhan'dan Bidebunudinle'de değerlendirdi.

    OHAL kapsamında Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihraç edilen eğitmenler Nuriye Gülmen ve Semih Özakça işlerini geri istedikleri için yaptıkları açlık grevi gerekçesiyle tutuklandı. Nuriye Gülmen ve Semih Özakça için hazırlanan iddianamede 20 yıla kadar hapis cezası isteniyor.

    Gülmen ve Özakça'nın tutuklanma gerekçesini ve savcılık sorgusunda sorulan soruları değerlendiren Yargıçlar Sendikası Başkanı Mustafa Karadağ, "Yaklaşık 30 yıldır yargıcım böyle bir şey bilmiyorum. Sanıyorum ki bunlar Yeni Türkiye'nin yeni yargısının icadı olan müesseseler. Haklarında 18 günlük terör örgütü üyeliği var. Örgüt üyeliğinden haklarında bir dava açılıyor, bu üyeliği sürdürdükleri için bir dava açılacak deniliyor. Böyle bir örnek olabilir mi? Bu akılla açıklanabilir mi? O zaman sonu gelmez. İyimser olarak söylüyorum, burada soruşturma yapanların gerçekten deneyimsizlikleri var. Diğer türlü söylersek de ortada bir soruşturma değil, kötü niyet var" diyerek tutuklama kararına tepki gösterdi.

    'KARAR HUKUKEN DEĞERLENDİRİLEMEZ, ÇÜNKÜ HUKUKİ DEĞİL'

    Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'ya sorulan, "Ölüm orucu yapmanız durumunda size ne türlü menfaatler sunulmaktadır?" sorusuna dikkat çeken Mustafa Karadağ, "Gerçekten abesle iştigal sorular. Böyle bir şey olamaz, hukuken böyle bir karar verilemez, böyle bir soruşturma ve tutuklama yapılamaz. Bu insanlar her gün Yüksel Caddesi'nde anıtın önünde oturuyorlar, hiçbir yere gittikleri yok, delil de yaratmıyorlar, delil de karartmıyorlar. Tutuklanma kararlarındaki 'tutuklanmazlarsa adalet yerini bulmaz' gibi bir gerekçe olamaz. Böyle bir durum hukuken değerlendirilemez, çünkü karar hukuki değil" şeklinde konuştu.

    'TUTUKLAMANIN GEREKÇESİ KORKU, ÇÜNKÜ İKTİDAR DA HUKUKİ İHLAL ETTİĞİNİN FARKINDA'

    Gülmen ve Özakça'ya savcılık ifadesinde yöneltilen "Gezi türü eylemler mi başlatmak istiyorsunuz?" sorusuna ilişkin Karadağ, "Yine sorular içerisinde en doğrusu bu. Çünkü gerçekten de bu soruşturmalar ve tutuklamalar tamamen böyle bir korkuyu yenme faaliyeti. Burada ileriye dönük bir niyet okuma var. Türkiye'de işlerin kötü gittiğinin siyasi irade de farkında. Bu insanlar 78 gündür açlık grevindeler ve bu insanlara şimdiye dek suçunuz şu denilmemiş. Nuriye Gülmen'in sözleşmesini, Berkin Elvan eylemine katıldığı ve Ali İsmail Korkmaz Davası'na gittiği için sona erdiriyorlar, dava açılıyor ve kazanılıyor. Sonrasında Nuriye Gülmen aynı gerekçeyle KHK'la işten atılıyor. Bu insanlara 'Örgüt üyeliği nedeniyle şu eylemleri yapmışsın bu yüzden seni işten attık' denilmiyor, yargı hakkı verilmiyor, çaresiz bırakılıyor. Bu soruşturmalarda kararlar, siyasi iktidarın iradesine uygun kararlar. Sadece işimizi istedikleri için açlık grevi yapan insanların, 'Yarın bir gün Gezi türü eylemlere yol açabilirsiniz' diyerek tutuklamalarının sebebi siyasi, iktidar da bundan korkuyor, onlar da yanlış bir şey yaptıklarının farkında, hukuku ihlal ettiğinin, hukuki ve demokratik bütün ilkelerin rafa kaldırıldığının, artık Türkiye'de ciddi bir baskıcı rejim uyguladıklarının iktidar da farkında" dedi.

    'GÜLMEN VE ÖZAKÇA'YI TUTUKLAMALARININ AMACI AÇLIK GREVLERİNE SON VERDİRMEK OLABİLİR'

    Hukukçu Kerem Altıparmak'ın, Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'nın tutuklanmasıyla ilgili paylaştığı, "İlk defa Türkiye böyle bir şey görüyor. Zorla besleme için tutuklama hiç rastlanılmamış bir şey. Muhtemelen de bu tutuklama bu sebeple yapıldı. Bunun için yapıldığı ortaya çıkacaktır" yazısını değerlendiren Karadağ, şunları söyledi: "Gerçekten bu ilk. Daha önceden cezaevindeki açlık grevleri vardı, ilk kez dışarıda açlık grevi yapanlar tutuklanıp cezaevine konuldu. Evet bu risk her zaman var. Tutuklamalarının amaçlarından biri zorla açlık grevine son verdirmek de olabilir. Burada bizim söyleyebileceğimiz tek şey, yapılanların hepsi hukuka aykırıdır. Yapılanların içinde bir tek bile hukuka uygun bir iş yoktur. İhraçlar oldu, komisyon kuruldu. Komisyon bağımsız bir kurum olması gerekirken, hükümetin bürokratlarından oluşuyor. Şimdiye dek hükümetin ve bakanın talimatında dışarı çıkmamış bir müsteşar yardımcısı nasıl bağımsız komisyon görevi yapacak, bunu bilmek çok mümkün değil. Bu komisyon hükümetin verdiği bütün KHK'ları doğrulayacaktır, başka bir sonuca gitmez. Tabii ki komisyondan sonuç alınamayacağını herkes biliyor. İhraçlarla insanlar ölüme terk ediliyor. İnsanların onurlarıyla oynanıp, aç bırakılıyor. Bunun üzerine 2 kişi çıkıp 'Onurumuzu ve işimizi istediğimiz için açlık grevine başlıyoruz' diyorlar, başkada hiçbir şey istemiyorlar. İlla yapacaksan işini ver, yargıla, yine mahkum et."

    'CUMHURİYET GAZETESİNİN YAZAR VE YÖNETİCİLERİNE YAPILAN SUÇLAMALAR, SİYASİ YARGININ UYRDURDUĞU ŞEYLER'

    Cumhuriyet Gazetesi'nin tutuklu yazar ve yöneticileri hakkındaki en dikkat çeken suçlamalardan olan, 'ByLock kullananlarla iletişim halinde olunması', 'ByLock kullanıcılarının Cumhuriyet Gazetesi'ndeki gazetecileri araması' ve verilen örnekte 'Soruşturma yapan savcı da FETÖ'den yargılanıyor o zaman o savcının aradığı insanlar potansiyel FETÖ'cü' suçlamaları hakkında da konuşan Karadağ, "Hiç kabul edilir bir şey değil. Ama hukuki bir şey de değil. 2007 sonrasında ve özellikle 2010 sonrasındaki Türkiye yargısının getirildiği durumdur bu. Yargı hükümetin elinde bu açıkça söylemek lazım. Türkiye yargısı 2010 sonrasında çok ciddi zararlar gördü. Bütün kadro değişti, tasfiye edildiler, liyakattan ve kıdemden uzaklaşıldı. Bugün bu soruşturmaları yapan yargıç ve savcılar, kıdemli değiller. Çok yeni ve genç savcı ve yargıçlar, yani deneyimsizler. Bunlar Türkiye'de siyasi yargının uydurduğu şeyler" ifadelerini kullandı.

    'YARGIÇ VE SAVCILARA YAPILAN CİDDİ BİR BASKI VAR, KORKUTULMUŞ VAZİYETTELER'

    Bidebunudinle'de 'Yargıçlar arasında Türkiye'de yaşanan işleyişten ve gidişten rahatsız olanlar var mı?' sorusuna cevap veren Yargıçlar Sendikası Başkanı Karadağ, "Yargıç ve savcılar şuan da ciddi şekilde korkutulmuş vaziyetteler. Yarın kimin FETÖ'cü, terör örgütü üyesi yada darbeci olacağı hiç belli değil. Yargıçlar ve savcılar mesleklerinden olma korkusu taşıyorlar. Zaten görevlendirme yapılmıyor, görevlendirme HSYK eliyle özel yapılıp bir kadro oluşturuluyor. Adliyede odalarda bunlar konuşuluyor ve kınanıyor. Ama bunu ciddi şekilde seslendirip, dışarı yansıtamıyorlar. Çünkü ciddi bir baskı var, yoksa yargıçlar ve savcılar bunu benimsemiyorlar. Burada normal akıl ile hukuku değerlendirip, söylenecek bir söz yok. Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'nın tutuklama kararını tekrar tekrar okuyorum anlamıyorum, zaten karar gülme sebebi trajikomik, bir kara mizah. Bu insanların hiçbir delil yaratmaya da, delil karartmaya da niyetleri yok. Yani ne delil yaratıyorlar, ne delil karartıyorlar" dedi.

    'ADLİYELER ANAYASAL SUÇLAR BÜROSU HALİNE GELDİ'

    Karadağ, sözlerini şöyle sonlandırdı: "Tutuklanmasalar ne zarar görür bu adalet? Gerçekten biz de çaresiz kalıyoruz. Bir yargıç kararını bu şekilde değerlendirmek ve bunların olması zoruma gidiyor. Adliyeler anayasal suçlar bürosu haline geldi. Ankara Adliye'si yakın zamanda sadece anayasal suçların soruşturulacağı ve yargılanacağı bir adliye haline gelecek, başka mahkeme kalmayacak. Bir ülkenin başkentindeki şehrin ortasındaki adliyenin önünde bariyerlerin olmasın, polislerin nöbet beklemesi, yargıçların, savcıların ve çalışanların kimlik göstererek adliyeye girmesi ne demek biliyor musunuz? Çalışanların koridorlarında gezemediği, serbestçe bir yerden bir yere gidemediği bir adliye ne demek biliyor musunuz? Bu adliyelerle demokrasiye ve hukuka gidilir mi? Gidilmez."

    İlgili konular:

    Soylu'dan Gülmen ve Özakça açıklaması: Eylemciler DHKP-C mensubu, yiyorlar, içiyorlar
    TBMM'de Gülmen ve Özakça tartışması
    'Canikli'den Gülmen ve Özakça’nın ailesine: İşe iade edilmeliler'
    CHP milletvekilleri, Nuriye Gülmen ve Semih Özakça için oturma eylemi başlattı
    Etiketler:
    KHK, Yargıçlar Sendikası, Semih Özakça, Nuriye Gülmen, Mustafa Karadağ, Yavuz Oğhan, Türkiye
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın