17:07 21 Ağustos 2017
Ankara+ 30°C
İstanbul+ 28°C
Canlı Yayın
    Burasi Türkiye

    Suçların en korkuncu: Pedofili

    Burası Türkiye
    URL'yi kısaltın
    Murat Erdin
    0 28120

    Karaman'da bir günde başlayıp biten ve sanık öğretmen Muharrem Büyüktürk'e toplam 508 yıl 3 ay hapis cezası verildiğinin açıklandığı taciz davası hala tartışılıyor. Davanın çocuklara yönelik tecavüz ve tacizi kapsıyor olması kamuoyunun yoğun ilgisine neden oldu.

    RS FM'de yayımlanan Burası Türkiye programında konu hem bilimsel hem de hukuki açıdan tartışıldı. Programa katılan Sabahattin Zaim Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mert Akcanbaş, Karaman'da tacize uğrayan çocukların büyük bir ruhsal yıkım içinde olduklarını belirterek, tacize uğrayan çocukların birdenbire sessizleştiğini, içine kapandığını, bu durumun tespit edilmesi için ailelere büyük iş düştüğünü söyledi.

    PEDOFİLİ NEDİR?

    Çocuklara düşkün olmanın yani ‘pedofili'nin bir hastalık olduğunu anlatan Akcanbaş, bunu yapan kişilerin özellikle çocuklara yakın olan meslekleri tercih ettiğini vurguladı ve şunları söyledi:

    "Pedofili bir hastalık. Türkçe karşılığı reşit yaşa gelmemiş çocuklarla cinsel temasa girmek ya da onlarla cinsel oyunlar oynamak. Sadece tecavüz yok bu hastalıkta. Fotoğrafını çekmek, öpmek, cinsel konular konuşmak olabilir ama pedofili hastaları sadece çocuklardan zevk alıyor. Pedofili sadece Türkiye'ye ait bir hastalık değil, evrensel bir hastalıktır. Pedofili hem bir hastalık hem de suçtur. İşin problemli kısmı bu. Kişiyi alıyorsunuz ceza veriyorsunuz ceza sürecince rehabilite etmiyorsunuz. Kişi cezasını çekiyor, dışarıya çıkıyor ve yine suç işliyor. Hukuk onu bir suç olarak görüyor ama biz bunu bir hastalık olarak görüyoruz."

    'ÇOK ÖNCEDEN ÇOCUKLARDAN ULAŞTIRILMASI GEREKİYORDU'

    Karaman'da yaşanan olayı hatırlatan Dr. Akcanbaş, taciz ve tecavüzle suçlanan öğretmenin başka vukuatları olabileceğini de söyledi:

    "Yaşanan olaydaki adamın yaşı da 50 civarında büyük olasılıkla ilk vukuatı değildir. Çok önceden çocuklardan uzaklaştırılması gerekiyordu. Bu tip insanlar çocuklara en yakın olabilecekleri mesleklere girerler. Servis şoförü, öğretmen ya da kantincilik gibi. Ben bu konuda iki tane hata görüyorum. Ailelerin başta olmak üzere çocuklardaki fizyolojik ve psikolojik değişikliği tespit etmeleri lazım. Çocuğunu periyodik olarak kontrol edilmeli. Çocuğun üzerinde fiziksel etkileri de olan bir davranış. Çocuklar ile uğraşan mesleklerdeki kişilerin yöneticileri bu tip insanları çok daha önceden tespit etmesi gerekiyor. İhlal yapan bir öğretmeni başka bir okula atama yapmak olayı örtmektir."

    ÇOCUKLAR NEDEN ANLATMIYOR?

    Cinsel saldırıya uğrayan çocukların sessizliğe gömüldüğünü söyleyen Dr. Mert Akcanbaş bunun nedenini şöyle anlattı: "Çocuğun anlatmak istemeyişinin nedeni ilk başta farklıdır sonra başka bir evreye geçer. İlk başta saldırgan çocuğu tehdit eder. Sevdiklerine zarar veririm gibi şantajlar yaparak korkutur. Belirli bir süre bu şantajla devam eder çocuğu kullanmaya ve çocuk utancından dolayı konuşamaz, hayatı boyunca da konuşamaz. 35 yaşında anlatmaya gelen var. Kişilik çözülmesi dediğimiz öyle acılar çekerler ki, tecavüz anında adeta o çocuğun ruhu bedenini terk eder. Hiçbir zaman iyi bir aile ortamı kuramazlar, uyuşturucuya yönelebilirler. Öyle bir utançtır ki o eşine dahi anlatamazlar, dışarıda çocukların bile yüzüne bakmaya çekinenler var. Öyle kişiler geliyor ki… Abisi tarafından tecavüz edileni gördüm, ‘kendi çocuklarımın yüzüne bakamıyorum' diyor. Suçların en korkuncu, günahların en büyüğü. Karaman'daki olayı 10 çocuk kabul etti. Toplamda 45 çocuk var. Diğerleri kabul etmedi çünkü korkuyorlar ve utanıyorlar. O çocuklar da utançlarıyla yaşayacaklar. ABD'de mesela bir pedofili hastası cezaevinden çıktıktan sonra taşındığı bölgedeki bütün evlere o kişinin çocuk istismarından dolayı ceza gördüğü bildiriliyor. Çocukların korunması isteniyor. Çünkü bu kişi potansiyel suçlu'

    AYLİN NAZLIAKA: KANIMIZ DONDU

    Karaman'daki davayı yerinde izleyen Bağımsız Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka da programa bağlandı ve dava süreciyle ilgili şunları anlattı:

    "Muharrem Büyüktürk'ün dava esnasında inanılmaz bir rahatlığı vardı. Bir takım çelişkili ifadeler verdiğini kabul etti. Enteresan bir şekilde çocuklar ve aileleriyle yüzleşmek istediğini söyledi. İddianame okunurken hepimizin kanı dondu. Bu çocukların durumunu düşünmek dahi istemiyorum, ama kendisi çok rahattı."

    ‘HAKİM KARARINI BAŞTAN VERMİŞ'

    Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka, duruşma hakimin çoktan kararını vermiş bir hava içinde olduğunu da belirterek, bunun "ihsas-ı rey" olduğunu ve hukuka uygun olmadığını kaydetti:

    "Davanın dün sonuçlanacağı belliydi. Sanık ilk başta telefon bağlantısı kurularak davaya katılacaktı fakat sonrasında mahkeme salonuna getirildiğini gördük. Karar okunurken sanığın yüzüne bakarak okunması gibi bir usul vardır. Bu yüzden sanık bir gün önceden Ereğli'den Karaman'a getirilmiş ve gizlilik içerisinde Karaman'da kalmış ondan sonra da mahkeme salonuna getirildi. Aslında davanın 1 gün içerisinde sonuçlanması doğru olanıdır, yanlış olanı Gezi davası gibi davaların hala devam ediyor olmasıdır."

    İlgili konular:

    Karaman'da cinsel istismarda bulunan öğretmen meslekten ihraç edildi
    Karaman'da cinsel istismar davası için yoğun güvenlik önlemi
    'Cinsel suçlar AK Parti hükümetiyle çığ gibi arttı'
    İmam hatip öğretmeni cinsel istismardan tutuklandı
    9 yaşındaki yeğenine cinsel istismardan suçüstü yakalandı
    Etiketler:
    Mert Akcanbaş, Aslı Aydıntaşbaş, Karaman
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın