09:04 30 Ekim 2020
Canlı Yayın
    Çevre
    URL'yi kısaltın
    0 28
    Abone ol

    Okyanus ve denizlerin gittikçe yüzen plastik çöplüğüne dönüşme sorunu bilim insanları meşgul etmeye devam ediyor. Yapılan yeni bir araştırmaya göre çapı 5 mm'den daha küçük olan en az 14 milyon ton plastik parçası okyanusların dibinde yatıyor.

    Okyanusların plastik çöplüğüne dönmesi sonucu doğal hayatın can çekiştiğini gözler önüne seren yeni bir araştırma yapıldı. Buna göre 3 kilometrelik derinliklerden alınan okyanus çökeltileri üzerine yapılan analizler, diplerde bulunan plastik miktarının okyanusların yüzeyinde bulunandan en az 30 kat daha fazla olabileceğini gösteriyor.

    Avustralya bilim ajansı olan Milletler Topluluğu Bilimsel ve Endüstriyel Araştırma Örgütü (CSIRO), ülkenin güneyinde bulunan Büyük Avustralya Körfezi’nin sahillerinden 300 km uzaklıktaki 6 bölgede okyanus dibinden numuneler alıp analiz etti.

    Numuneler Mart- Nisan 2017 arasında, kıyıdan 288 ile 349 km uzaklıkta ve 1655 ile 3 bin 16 km derinlikten elde edildi.

    Araştırmacılar, kendi numuneleri ve diğer örgütlerin yaptığı araştırmalardan yola çıkarak küresel olarak okyanus diplerinde 14.4 milyon ton mikroplastik olduğu sonucuna vardı.

    51 numuneyi analiz eden araştırmacılar, her gram çökeltide -suyun kendi ağırlığının haricinde- ortalama 1.26 plastik parçacığın olduğunu buldu.

    Çapı 5 mm'den küçük bu mikroplastik parçacıklar, genel olarak daha büyük plastik maddelerin parçalanıp ayrılmasının sonucu olarak ortaya çıkardı

    'Plastiğin okyanusun her yerinde olabileceğini gösteriyor'

    Kurumun baş araştırmacılarından ve Frontiers in Marine Science dergisinde yayımlanan araştırmanın yazarlarından biri olan Dr. Denise Hardesty, bu kadar uzaklıkta ve derinlikte mikroplastiklerin bulunmasının aslında plastiğin her yerde olabileceğini işaret ettiğini anlattı: 

    "Demek ki plastikler tüm su sütununda bulunuyor. Bu durum, yaşadığımız dünya ve tüketici alışkanlıklarımızın, saflığını en çok korumuş olduğu kabul edilen okyanusların üzerindeki etkisiyle ilgili düşünmemize yol açıyor. Bu büyük maviliğin büyük bir çöp çukuru haline gelmediğinden emin olmalıyız."

    Su sütunu, deniz, nehir ya da göllerin yüzeyinden alt çökeltiye kadar bulunan suyu anlatan bir terim. 

    Elde edilen plastiklerin ne kadar eski olduğunu ya da neyin parçası olduğunu bilmenin mümkün olmadığını belirten Hardesty, ancak mikroskop altında görülen şekillerde bakıldığına bunların bir zamanlar tüketici ürünleri olduğunu gösterdiğini söyledi.

    ‘Günlük olarak giren plastiğe göre küçük bir rakam’

    Okyanus dibinde bulunan plastik miktarı çok fazla görünse de Hardesty, günlük olarak okyanusa giren plastikle karşılaştırıldığında bu rakamın küçük kaldığı görüşünde.

    Eylülde yayımlanan bir araştırma 2016 yılında deniz ve nehirlerde 19 ila 23 milyon ton plastiğin olduğunu tahmininde bulunmuştu.

    Science dergisinde yayımlanan önceki araştırmaya göre ise yıllık olarak 8.5 milyon ton plastik okyanuslara giriyor. Diğer bir araştırmaya göre de 250 bin ton plastiğin okyanus yüzeylerinde olduğu tahmin ediliyor.

    Plastiğin okyanus yaşamına olan etkisini anlamak için birden fazla bilimsel metoda ihtiyaç var. Büyük plastikler öylece dolaşabiliyorken, mikroplastik ya da küçücük plastikler planktonlardan balinaya kadar geniş hayvan türleri tarafından tüketilebiliyor.

     

    İlgili konular:

    Arktik Okyanusu'ndaki buz alanı yıllık minimuma ulaştı
    Avustralya’da timsahlarla dolu nehre giren balina okyanusa döndü
    Etiketler:
    Araştırma, biyoçeşitlilik, Plastik, Deniz, Okyanus, Avustralya
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın