03:50 14 Kasım 2019
Canlı Yayın
    Eksen

    'Türkiye Körfezleşiyor'

    Eksen
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    0 42
    Abone ol

    Türkiye, İslam İşbirliği Teşkilatı'nın dönem başkanlığını devralmaya hazırlanırken, iç ve dış siyasette siyasal İslamcı ideolojik görünüm artıyor. Marmara Üniversitesi'nden Yrd. Doç. Behlül Özkan, Türkiye'nin İhvan kuşağı projesiyle İslam aleminin liderliğine oynadığını ancak Körfez monarşilerine yenildiğini belirtti.

    İslam İşbirliği Teşkilatı'nın (İİT) dönem başkanlığını devralmaya hazırlanan Türkiye'de iç ve dış politikada siyasal İslamcılığın söylemleri giderek hakim oluyor. Suudi Arabistan Kralı Selman'ın İİT zirvesi öncesi resmi ziyareti, Türk dış politikasının Körfez monarşilerinin Sünni Bloğu'nun çizgisindeki duruşunun son tezahürü olurken, Batı dünyasında da Türkiye'nin nereye gittiği sorusu daha fazla sorulur oldu.

    Türkiye'nin siyasal İslamcı yönelimine dair son dönemde Batı ve Türkiye medyasındaki araştırma ve makaleleriyle tanınan Marmara Üniversitesi'nden Yardımcı Doç. Behlül Özkan, 2011 Arap isyanları sürecinin Türkiye'yi İslam aleminde geri plana düşürdüğüne, bunda bugün Ankara'nın en sıkı müttefik olarak gördüğü Körfez monarşilerinin etkisine dikkat çekti. Özkan, Türkiye'nin çizdiği resmin ‘ılımlı İslam' ile ‘demokrasinin' yanyana olabileceği konusunda da soru işaretleri yarattığına vurgu yaptı.

    KRALIN ZİYARETİNİN GÖZLER ÖNÜNE SERDİKLERİ…

    Özkan, Türkiye'nin İslam alemine liderlik yapmak üzere çıktığı ancak hüsranlı sonuçlanan süreci şöyle özetledi: "Ortadoğu'ya liderlik edeceğiz, sahibi olacağız hayallerinin başladığı tarih 2011 yılı. 2011'de Arap isyanlarıyla beraber Ahmet Davutoğlu'nun yaptığı, pratiğe geçirmeye çalışanın da Cumhurbaşkanı Erdoğan olduğu bu dış politikanın temel amacı aslında Tunus'tan Türkiye'ye kadar uzanan kuşakta İhvan iktidarlarıydı. Tunus'ta Müslüman kardeşler, Filistin de Hamas, Suriye'de Müslüman Kardeşler'in iktidara geleceği bir İhvan kuşağının oluşacağı ve bunun gündemi de Türkiye olacağı gibi bir vizyonla çıkıldı. 2016'da varılan nokta Suudi Arabistan kralının Türkiye ziyareti. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ilk defa bir siyasi lideri havaalanında karşılaması İslam aleminde kimin lider olduğunu, İhvan hayallerinin nasıl çöktüğünü gözler önüne seriyor."

    Türkiye'nin liderlik edece İhvan projesini en başta Suudi Arabistan ve Körfez ülkelerinin tehdit olarak algıladığını anımsatan Özkan, şöyle konuştu: "İhvan her ne kadar demokrasiyle ilgili sorunlu bir akım olsa da, seçimlerle iş başına gelmek gibi bir düsturu benimsiyor. Suudi Arabistan seçimlerle iş başına gelen İslamcıları daha teokratik ortaçağ zihniyetiyle bu siyasal yapıyı tehdit algıladı. Önce darbeyi destekledi Mısır'da, arkasından da Suriye'de Türkiye'nin desteklediği ılımlı İslamcıları hızla radikal çizgiye doğru yöneltti. Bu kuşakta lider olacağı bu İhvan projesi en başta Birleşik Arap Emirlikleri'nin ve Suuid Arabistan'ın teşebbüsüyle adeta ortadan kaldırıldı. Türkiye bunun hayal kırıklığını yaşıyor."

    ‘TÜRKİYE MODELİ ÇÖKTÜ'

    Özkan, bu süreçte Türkiye'deki siyasal İslamcılardaki demokrasiyi ‘sandıkçılıktan ibaret' olarak algılayan bir yönelimin öne çıktığını vurguladı: "Türkiye'de ki seçimlerinde son dönemlerde giderek serbest bırakılmaması, adil seçimler olmadığı, muhalefet partilerinin adeta miting yapmasının yasaklandığı, 1946 öncesine döndüğümüz bir süreçten bahsediyoruz. Demokrasinin sorunları var, hukukun üstünlüğü ortadan kalkmış durumlardan bahsediliyor."

    İhvan'ın sadece dinin belirlediği Suudi ideolojisinden farklı olmasının Batı tarafından da uzunca süre desteklenmesini sağladığını belirten Özkan, "Türkiye modeli olarak adlandırdılar ama Türkiye'nin geldiği noktada Batı basını eleştirilere yol açtı. Türkiye'de bir yandan da çöktüğünü gözler önüne seriyor. Son dönemlerde yaşanan otorileşme, basın özgürlüğünün ayaklar altına alınması, yasaklar bağlamında" dedi.

    ŞARK FORUMU

    Ancak bu gelişmeler Türkiye'deki hükümetin yönelimini de fazla etkilemişe benzemiyor. Son olarak İstanbul'da bölge çapında İhvancılar başkanlığını Katar'ın el Cezire televizyonunun eski yöneticilerinden Waddah Kafer'in yaptığı Şark Forumu'nu topladılar. Forum'un açılışını da Cumhurbaşkanı başdanışmanı İbrahim Kalın gerçekleştirdi. Toplantıda Kafer'in ulus devletler yerine ümmet sistemi ve Kuran'ın temel alınmasına dair konuşması dikkat çekiciydi.

    Behlül Özkan, Kafer'in Libya'daki cihatçıları ‘demokrasi savaşçıları' olarak adlandırabilecek ‘dahiyane buluşları' olan bir kişi olarak nitelendirdi. "İslamcı camia içinde, tüm Ortadoğu'da ve Türkiye'de sivrilen isimler ideolojik anlamda bunu Batı'ya nasıl satabilecekleri hakında çok güzel reklam yapıyorlar. Batı'ya dönük farklı konuşuyorlar, Ortadoğu'nun diğer şehirlerinde farklı" diyen Özkan, daha geçenlerde bazıları Suriye'deki El Kaide ile de ilişkileri bilinen 106 cihatçı örgütün birleştirilmesi için Ankara'da bir toplantı yapıldığını anımsattı. Özkan, durumun artık Batı'da da dikkat çekici bulunduğunu belirtti.

    KÖRFEZ SERMAYESİNİN ETKİSİ

    Özkan, Türkiye'deki Körfez sermayesinin 1980'lere uzanan varlığına da şu sözlerle dikkat çekti:

    "Körfez sermayesinin Türkiye'deki rolü çok önemli. Turgut Özal, Körfez sermayesinin Türkiye'ye serbestçe girmesini sağlamıştı. Bugün AKP'yi destekleyen Topbaş ailesinin bu sermayeyle çok yakın ilişkiler kurduğunu görüyoruz. Son olarak Murat Çetinkaya Merkez Bankası'na atandı, kendisi Kuveyt Türk'te üst düzel yöneticilik yapmış. Merkez Bankası'na atanacak çok kilit ismin bile Körfez sermayesiyle iyi ilişkiler içinde olması ve onların organik bağları olmasına demek ki bu iktidar özen gösteriyor. Suudi Yasin el Kadı BM kara listesinde. Başbakanken Tayyip Erdoğan kendisi için ‘güveniyorum param kadar da kefilim' dediğini biliyoruz. Çok yakın sermaye ilişkilerinden bahsediyoruz. Bu sermaye ilişkileridir, Tayyip Erdoğan'ı uçağın kapısına kadar götüren."

    ‘TÜRKİYE YENİDEN CEPHE ÜLKESİ'

    Peki Batı'dan Türkiye'ye bakışta neler değişti? Özkan, Türkiye'nin hala bir NATO üyesi ülke olduğunu anımsatırken, Batı'dan da masa altından sopa gösterildiğini ancak son sığınmacı krizinde de görüldüğü gibi Türkiye'nin ‘tampon bölge' olarak görülmesi yüzünden gelişmelere gözyumulduğunu anlattı:

    "Otoriter rejim mi olur, demokratik rejim mi olur onunla ilgilenmiyorlar. Sadece yangın yerine dönmüş Ortadoğu ile aralarında bir bölge olarak görülüyor. Bu aslında NATO'nun Soğuk Savaş döneminde Türkiye'yi cephe ülkesi olarak tanımlamasından çok farklı değil."

    Özkan, Batı'nın Avrupa'daki sistemi tehdit eder hale gelen 25 milyonluk Suriye'deki iç savaşa baktığında Türkiye'nin de bu duruma dönmesinden korktuğuna dikkat çekerken, şu ifadeleri kullandı: "Türkiye'nin Suriyelileşmesi Batı'nın çöküşü anlamına gelir. Türkiye'nin stabil bir iktidara ihtiyacı var diye görüyorlar. Ak Parti'nin şimdilik rakibi yok. B şu soruyu sorduruyor: Bugünkü iktidar ülkeye barış getirir mi?"

    ‘BATI SİVRİSİNEKLERLE UĞRAŞIYOR'

    Türkiye'deki Suudi etkisinin Anadolu'daki hoşgörülü İslamı ve kadim kültürü yansıtan anlayışı da bozduğunu anlatan Özkan, Batı'nın hatalı analizlerinin de gelinen noktada etkilerine şu sözlerle dikkat çekti:

    "Ortadoğu'daki çatışmalar Şii-Sünni çatışması değil, Vahhabiliğin yol açtığı… Suriye de savaşan taraflara baktığımızda, Tunus'ta çok ciddi sorunlar yaratan radikal dinci gruplar var. Bu ideolojinin liderliğini Suudi Arabistan yapıyor ve Batı'nın bu konuda yanlış düşünceyi benimsediğini düşünüyorum. Suudi Arabistan'ı bir bataklık olarak düşünebiliriz. Batı sivrisineklerle savaşıyor. Ortadoğu'da ancak esas sorunun kökeni Suudi Arabistan ve orası maalesef Batı'nın Soğuk Savaş'ın başlangıcından beri en önemli müttefiklerinden biri. Batı dünyasının düşünce kuruluşları ılımlı İslam pazarlaması içinde. Ancak bu kuruluşların arkasında Körfez sermayesi var. Suudi Arabistan ve Katar gibi ülkeler Batı medyasında milyonlarca dolar para yatırarak kendi reklamlarını yapıyorlar."

    İlgili konular:

    Türkiye'ye gelen Suudi Kral otel kapattı
    Türkiye ve Suudi Arabistan arasında stratejik işbirliği
    Etiketler:
    Selman bin Abdülaziz el Suud, Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan, Ortadoğu, Türkiye
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın