10:54 20 Ekim 2018
Canlı Yayın
    Eksen

    'Dış politika yine iç politika serenadına çevrildi, tribünlere oynandı'

    Eksen
    URL'yi kısaltın
    Ceyda Karan
    0 0 0

    Türkiye'nin dönem başkanlığını üstlendiği İslam İşbirliği Teşkilatı'nın İstanbul zirvesini yorumlayan siyaset bilimci Prof. Gökhan Bacık, zirvenin hiçbir soruna deva olmadığı görüşünde. Bacık'a göre, zirve Türkiye kamuoyunda yine 'iç politika serenadı' olarak kullanıldı.

    Türkiye'nin evsahipliğini yaptığı ve dönem başkanlığını üstlendiği İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) zirvesi hafta sonunda sona ererken, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın "İslam aleminde birlik" mesajları havada kaldı. Suudi Arabistan'ın İran'a karşı yeni bir cephe açmasına yarayan zirve, Türkiye ile Mısır arasındaki ayrılıkların giderilmesine de vesile olamadı.

    Siyaset Bilimci Prof. Gökhan Bacık'a göre, zaten Müslüman dünyasında kurum olarak herhangi bir etkisi bulunmayan İİT'nin bu zirvesi, Türkiye kamoyuna yine sadece "iç politika serenadı" olarak kullanıldı.

    İİT: TÜRDEŞ OLMAYANLARIN PLATFORMU

    Geçmişte İslam Konferansı teşkilatıyla ilgili projelerde yer almış olan Prof. Bacık'a göre, İİT'nin ‘birlik olmak' dahil hiçbir meseleyi çözme kapasitesi yok. Örgütün 57 üyesinin hiçbir kriter gözetilmeksizin üye yapıldığını ve ortak ajandaların bulunmadığına dikkat çeken Bacık,"Bu örgüt bir platformdur teknik olarak. Biz böyle BM gibiyiz, bir platform gibi herkesin üye olabileceği… Hal böyle olunca türdeş olmayan, üyelik sürecinden geçmeyenler üyeler bir şey meydana getiremezler. İİT'nin kurucu ortak değerleri muğlaktır. İslami ekonomidir, şudur budur. Mesela demokrasi mi, seçim ilkesi mi? Neredeyse hiçbir iktidar seçimle iktidara gelmiyor. Dolayısıyla böyle bir değer yok. İkincisi de şudur. Bu örgütün Avrupa Birliği gibi bir icra organı yani komisyonu, BM gibi bir güvenlik konseyi yoktur, icra organı yoktur. Yani bu örgüt bir karar aldığında yapamaz" dedi.

    ‘SUUDİLER SADECE FİNANSMAN KAYNAĞI'

    Tıpkı NATO'nun hamisinin ABD, AB'nin ise troyka ülkeleri olması gibi İİT'de de Suudi Arabistan endeksinin öne çıktığını anlatan Prof. Bacık, Balkanlar, Ortadoğu ve Orta Asya ile Pasifik olmak üzere üç alandan oluşan İslam alemindeki krize dikkat çekti. Bacık'a göre bu krizde Suudilerin rolü işin mali kısmını oluşturuyor:

    "Ortadoğu'daki Sünni dünya büyük bir kriz içinde. Bunun ahlaki bir boyutu, para boyutu ve dış politika boyutu var. Anladığım kadarıyla bu para boyutunu Suudi sermayesi üzerinden biraz rahatlatma eğilimi var. O kadar bariz ki bu Mısır'ın, Türkiye'nin yaklaşımları. Suudi Arabistan'a bir tür onur konuğu, siz önemlisiniz imajı verilmesi bu Sünni dünyanın finansal krizine biraz çare olabilme endişesi  olduğunu düşünüyorum."

    ‘İSLAM STRATEJİSİNİN SUUDİ ENSTRÜMANI'

    Bacık, diğer yandan İİT üzerinden değerlere dayalı bir model üretilmesinin imkansızlığına "Tüm Ortadoğu'yu gezen biri olarak çocuklarımın Mekke ve Medine'de yaşasın, orda eğitim alsın diyen bir İslamcı dahi görmedim" diyerek dikkat çekti: "Suudi Arabistan'ın sosyolojisti, siyaset bilimcisi, yumuşak gücü yok. Parasını ideoloji ihracı var. Suudi Arabistan'da camide vaaz verecekseniz, kadınların tek başına evden çıkmasını istemeyeceksiniz, onların oy vermesini istemeyeceksiniz. Bu kadar katı propaganda yaptığınız insanların IŞİD gibi olmamasını isteyeceksiniz. Suudi Arabistan'ın verdiği zararı kabul etmekle birlikte ben çok uzun vadeli bir model evriltebileceği kanaatinde değilim. Benim kanaatim şudur finansal sıkıntı içinde olan ve biraz daha İslami stratejisi olan insanların Suudi Arabistan'ı bir enstrüman olarak kullandığı kanaatindeyim."

    ‘SUUDİ MODELİ ÇIKMAZ AMA İSTİKRARSIZLIK MODELİ ÇIKAR'

    Suudi Arabistan'ın konjonktürün ürettiği pragmatizm sayesinde önplana çıktığını, onun dışında Türkiye ve Suriye gibi coğrafyalarda Vahhabiliğin ideolojik anlamda tutmasının imkanı olmadığını savunan Prof. Bacık, "Eğer devlet yapıları krize girerse özellikle devlet altı gruplarda Suudilerin etkisi artabilir. Buda bir risk doğurur, bu yapıların bölgeye ilham kaynağı olup olmayacağı konusunda çok ciddi kaygılarım var. Buradan bir Suudi modeli çıkmaz ama bir iktidarsızlık modeli çıkabilir" diye ekledi.

    ‘BATI İLGİLENMİYOR'

    President of Turkey Recep Tayyip Erdogan (R) and Saudi King Salman bin Abdul Aziz Al Saud (L)
    © AFP 2018 / TURKISH PRESIDENTIAL PRESS OFFICE/ KAYHAN OZER
    Prof. Bacık, İslam alemindeki sorunlara karşılık başta ABD olmak üzere Batı'nın İslam dünyasındaki demokrasi değerlerini önemsemediğini ekonomideki istikrarsa yahut istikrarsızlığa bakmakla yetindikleri görüşünde:

    "Bu işlere karışmayalım, içerde ekonomimiz iyi gitsin gibi. Batılı insanlar ve seçmenler Merkel'in ve Obama'nın önüne çıkıp Ortadoğu'da git değerleri, demokrasiyi takip et demiyorlar."

    ‘MESAJLAR POPÜLER İSLAMCILIĞA'

    Türkiye'de ise İslamcılığın teorik dünyasını bilen nitelikli İslamcıların İİT zirvesini dikkate bile almadıklarını "Filistin başkanı uyuya kaldı gibi tweetler attılar" örneğiyle aktaran Prof. Bacık, iktidarın zirveyi "popüler İslamcılık" için kullandığı görüşünde:

    "Aklı başında, İslamcı, Mısır'da biraz bulunmuş, Yemen'i görmüş, dünyanın ekonomik verilerini bilen, doktora yapmış aklı başında bir İslamcı bu konuşmaların Pakistan'da bir karşılığı olmadığını, Katar'ın böyle bir derdi olmadığını, Dubai'de insanların toplantıdan zaten haberi olmadığını bilir. Bu mesajlarla bir yere varılamayacağını bilir. Ama daha ayaktaki İslamcılık, sokaktaki İslamcılık, daha aşağıya giden İslamcılık için bu mesajın hedeflenildiği kanaatindeyim. Yani Türkiye'nin liderlik yaptığı, İslam dünyasının beklediği gün bugün gibi.."

    ‘DIŞ POLİTİKANIN TRİBÜNÜ DIŞ DÜNYA OLMALI'

    Prof. Bacık, Türk dış politikası açısından da zirveyi şu sözlerle yorumladı:

    "Türk dış politikasının son üç yıldır temel hedef kitlesi, tribünü iç politikadır. Halbuki dış politikanın tribünü asla iç politika olmamalıdır, dış dünya olmalıdır. Avrupa kamuoyu olmalıdır, dünya olmalıdır. Biz kendi kamuoyumuza bir dış politika serenadı yapıyoruz. Bu çok yanlış. Bu sizi zamanla etkiliyor, sınırlamaya başlyor. Dış politik gerçekliği buna göre kuruyor, buna inanmaya başlıyorsunuz. Sayın Erdoğan'ın bu iç politikanın popüler İslamcı kitlesini konsolide etmek için bunu yaptığının kanaatindeyim. Bunun en önemli delillerinden biri de başbakanın ortalıkta olmaması."

    İlgili konular:

    Erdoğan: Bizi birleştiren şey İslam
    İstanbul’daki İslam zirvesinde İran’a kınama
    13. İslam Zirvesi başlıyor
    Etiketler:
    BM, Mısır, Suudi Arabistan, Ortadoğu, Türkiye, ABD
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın