01:43 23 Ağustos 2017
Ankara+ 15°C
İstanbul+ 19°C
Canlı Yayın
    Eksen

    'Merkel, soykırım tasarısını engelleyebilirdi'

    Eksen
    URL'yi kısaltın
    Ceyda Karan
    0 30020

    Gazeteci Dilek Zaptçıoğlu, Almanya Federal Parlamentosu'ndaki 'Ermeni soykırımı' tasarısının Başbakan Angela Merkel'in engellememesi nedeniyle onaylandığını söyledi. Zaptçıoğlu'na göre, asıl soru Türkiye'nin karşılığında sığınmacı anlaşması konusunda ne yapacağı.

    Almanya Federal Parlamentosu 1915-1916 yıllarında Osmanlı İmparatorluğu döneminde Ermeniler ve diğer Hıristiyan azınlıklara uygulananların 'soykırım' olduğu görüşünü kabul eden tasarıyı onayladı. Oylamada sadece bir milletvekili çekimser kalırken, bir milletvekili de ‘hayır’ oyu kullanırken, tasarı parlamentodaki dört partinin oybirliğiyle onaylandı.

    Oylamaya kamusal programı nedeniyle katılmamayı tercih eden Almanya Başbakanı Angela Merkel, "Almanya’nın Türkiye ile ilişkileri güçlüdür" açıklaması yaparken, Başbakan Yardımcısı Sigmar Gabriel, Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier ile parlamentonun yarısının oturumda yer almaması dikkat çekti.

    TASARI NEDEN ŞİMDİ GÜNDEME GELDİ?

    Alman İmparatorluğu’nun tarihi sorumluluğuna da sınırlı biçimde değinilen tasarının Türkiye-Almanya ilişkileri açısından ne anlama geldiğini uzun yıllar Almanya’da görev yapan gazeteci Dilek Zaptçıoğlu, RS FM'de Ceyda Karan'ın hazırlayıp sunduğu 'Eksen' programında değerlendirdi.

    Almanya’da böyle bir tasarının neden bugün gündeme getirildiğini sorgulayan Zaptçıoğlu, “Bunca yıldır gündeme gelmemesinin tek bir nedeni var. Başbakan Merkel’in Türk-Alman ilişkilerine zarar vermesin diye bu tasarıyı sürekli engelliyor olmasıydı. Bunun gündeme gelmesini istemeseydi engellerdi. Merkel bu tasarıyı engellemedi. Çünkü Hristiyan Demokratlar’ın ortak olduğu karar tasarısı bu. Onlar imzalarını çekebilirdi, her zaman yaptıkları gibi böylece bu tasarı düşerdi” dedi.

    'MERKEL OYLAMAYA KATILMAYARAK MESAJ VERDİ'

    Merkel'in Türk-Alman ilişkilerinin de özellikle sığınmacıları geri kabul anlaşmasının çok önemli olduğunu belirten Zaptçıoğlu, kadın siyasetçinin bu konuda aldığı eleştirilere dikkat çekti: "Merkel mülteci politikası konusunda köşeye sıkışmış durumda ve Türkiye ile ilişkileri riske etmek istemiyor. Kendisi bu oylamaya katılmayarak ve katılmayacağını da belirtmeyerek tavrını ortaya koydu. Engellemedi ama bunun üzerine spekülasyon yapabiliriz.”

    'MERKEL KIZARLAR GEÇER DİYE ENGELLEMEDİ'

    Zaptçıoğlu, Türkiye’nin ikazlarda ve keskin konuşmalarda bulunmasına rağmen ambargo, ticari ilişkilerin kesilmesi gibi yöntemlere başvurmadığını da anımsatarak, “Dolayısıyla Türkiye ne yapacak? Almanya’yı can damarından vurarak mültecilerin Ege'den Yunanistan’a geçişini engellemeyi bırakacak mı? Asıl bizim için en önemli soru bu” vurgusu yaptı. 

    Sığınmacı anlaşması kaldıkça Almanya’nın Türkiye’den bir ticari yaptırım beklemediğini de belirten Zaptçıoğlu, “Merkel ‘biz bunu çıkarırız, amiyane tabirle Türkler de kızarlar, büyükelçilerini geri çekerler, bizim büyükelçi de yaz geldi zaten tatil yapar, sonra eski tas eski hamam devam eder’ kanısıyla olduysa, bunu engellememiştir, öyle görünüyor” tespitinde bulundu.

    'ASLINDA DİKKATLİ DİL KULLANILDI…'

    Olayın Türkiye’ye yönelik bir yaptırım niteliği taşımadığı, somut bir sonucu olmayacağı ve konunun mecliste tartışılıp partilerin ortak açıklaması anlamına geldiğini söyleyen Zaptçıoğlu, görüşmelerde öne çıkan tartışmalara da dikkat çekti:

    "Aslında parlamentodaki konuşmalara baktığımız zaman çok dikkatli bir dil kullandıklarını da gördük. Kabul ettikleri açıklamada da çok dikkatli bir dille yazılmıştı. Kendi sorumluluklarının, Yahudi soykırımıyla kesinlikle kıyaslanamayacağının altı çiziliyordu. Konuşmalarda hep barışa vurgu vardı, ‘biz kendi tarihimizle yüzleşen ülkelerden biriyiz, bunun ne kadar zor olduğunu biliyoruz, Türkiye’de de bizim gibi düşünen bir sürü insan var, sivil toplum örgütleri var, tartışılıyor, bunu da biliyoruz’ dediler. Bir konuşmacı o zamanlar Ermenilere yardım etmiş isimleri saydı, çok insani bir konu bu. Bu konunun politik alanda, mecliste, tarihi çok az şey bilen ve anlayan insanların ağzında dile gelmesi çok rahatsızlık verici aslında. İnsan istiyor ki tarihiyle bambaşka şekilde konuşulsun. Oraya bir Türk parlamenter de davetli olabilirdi, konuşma yapabilirdi. Bir tek Cem Özdemir vardı. O da Alman milletvekili olarak konuştu, her ne kadar Türk kökenine işaret etse de bütün bunlar insanda rahatsızlık yaratıyor.”

    'ALMANLARIN HERRERO KAVMİ KIRIMI ANIMSATILDI'

    Zaptçıoğlu, tasarı vesilesiyle Almanya’nın daha önceki kırımlarına da dikkat çekildiğini şu sözlerle anlattı: “Bir nokta da şu; Sol Partili milletvekili dile getirdi. ‘20. yüzyılın ilk soykırımı’ nitelemesi var. Almanların Afrika’da (Namibya) Herrero kavmine yaptıkları büyük kırımı dile getirdi. Alman parlamentosunun henüz kendi içinde tartışmadığını da söyledi. Aslında bir sürü şey konuşuldu, bunun Ermenistan’ın politikalarına açık çek olmadığı vurgulandı.”

    'TASARIYI SESSİZ SEDASIZ ÇIKARDILAR'

    Tartışma sırasında Alman Federal Meclisi’nin yarısının salonda bulunmadığını, Merkel’in dışında dışişleri bakanı yahut koalisyon ortağı Sosyal Demokratlar’ın liderinin de yer almadığını söylerken, bunun ‘tesadüf olmadığını’ da dile getiren Zaptçıoğlu, şöyle konuştu:

    “Dolayısıyla sessiz sedasız geçti bu karar tasarısı. Almanların bunun ağır sonucu olmamasını ümit ettiğini biliyoruz. Türk tarafının yaptırımına bağlı, anlaşmaları bozar mıyız ya da vize pazarlığımız var, Almanya ile ya da genel olarak AB ile. Bizim için çok daha önemli. O da yine insani problem, mülteciler üzerinden bir pazarlık, o da insanın içini acıtıyor, fakat kazanım olur mülteci anlaşmasına karşı elde edilirse. O konuda da büyük pürüzler var. Eğer onu da beceremezsek, Türk dış politikasının epeyce bozuk olduğunu söyleyebiliriz.”

    'KOMPLO ARAMAMAK LAZIM'

    Almanya’da bu kararın zamanlamasının Türkiye yönetimi ve özellikle Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan duyulan rahatsızlığın da tezahürü olduğu iddiaları anımsatılınca Dilek Zaptçıoğlu, şu yorumu yaptı:

    “Bu o kadar da doğru değil. Bir komplonun parçası, niye yaptı, arkasında ne var… Aslında mantıklı olan Almanya için bunu yapmamasıydı, dolayısıyla aslında bunu bu kadar ciddiye almayalım diye düşünüyorum ben. Sonuçta bir nokta daha var, insan olarak, gazeteci olarak baktığımızda ilkelere uymayan şeylerden konuşuyoruz ama şu sıralar dünyada o kadar ironik, insanın ahlaki düşüncelerine ters şeyler oluyor ki bunun için ardında komplo aramamak lazım. Ama çok da kendini suçlamamak lazım.”

    'TEHCİR PLANINDA ALMAN GENERALLERİN ROLÜ BÜYÜK'

    Bunun Almanlarla Türklerin ortak tarihi olduğunu anımsatırken, “Aslında onların da suçu konuşuldu mecliste, çok az dile geldi tabii. Baktık, gördük ama bir şey yapmadık düzeyinde” diyen Zaptçıoğlu, “Oysa tehcir planının hazırlanmasında Alman generallerin büyük rolü olduğu da konuşuluyor. Daha araştırılacak çok şey var” diye konuştu.

    Zaptçıoğlu, “Bizim Ermenistan ile ilişkilerimiz, Türkiye’de yaşayan Ermeniler ile ilişkilerimiz çok daha önemli. Kimin ne dediği, bu aşamada o kadar da önemli değil artık” vurgusu yaptı.

    İlgili konular:

    Avrupa Birliği’nden Türkiye ve Ermenistan’a uzlaşı çağrısı
    'Soykırım' tasarısına ret oyu veren milletvekilinden ilk açıklama
    Cem Özdemir'in 'soykırım' oturumundaki rozeti dikkat çekti
    AK Parti, CHP ve MHP'den ortak 'soykırım' bildirisi
    Etiketler:
    Ermeni Soykırımı, Angela Merkel, Almanya, Ermenistan, Türkiye
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın