10:34 21 Ekim 2020
Canlı Yayın

    Muhammed Ali'nin cenazesi ve Türkiye'deki yankıları

    Eksen
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    0 10
    Abone ol

    Boksun efsane ismi Muhammed Ali'nin ölümü ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın cenaze törenine katılma girişiminin yarattığı tartışmaları spor ve sinema yazarı Uğur Vardan, RS FM'de değerlendirdi. Vardan, Türkiye’de bir kuşağa damgasını vuran ünlü boksör için "O herkesin Ali’siydi" dedi.

    Türkiye iç ve dış siyasette dünyaya bir hayli malzeme verirken, bunlara son olarak üç kez ağır sıklet dünya şampiyonu olmuş efsanevi Amerikalı boksör Muhammed Ali eklendi. Muhammed Ali geçen cuma 74 yaşında hayata gözlerini yumarken, Müslüman inancına mensup olmasından hareket eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Louisville’deki cenaze törenine katılma girişimi ‘skandala’ dönüştü.

    Erdoğan’ın cenazede konuşması ile tarafından kibarca engellenirken, Kabe’den bir parçayı tabuta koyma ve Diyanet İşleri Bakanı Mehmet Görmez’e Kuran okutma girişimi de ters tepti. Erdoğan’ın heyetinin cenazenin asıl kaldırılacağı günkü katılımı iptal edip geri dönmesi gürültü koparttı. Olay Türkiye’de Erdoğan’ın dini siyasete alet etme girişi olarak yorumlandı.

    uzun yıllar spor şefliği yapmış gazeteci Uğur Vardan, Muhammed Ali’yi, spor ve siyaset ilişkisi ile son gelişmeleri RS FM'de Ceyda Karan'ın hazırlayıp sunduğu 'Eksen' programında değerlendirdi.

    'BİR KUŞAĞA DAMGASINI VURDU'

    Muhammed Ali’nin siyasi kimliğini Amerika’daki ırkçılık yıllarında ‘siyah’ olmasının belirlemesi, Vietnam’daki savaş karşıtlığı ve vicdani retci karakterinin belirlemesine karşılık, muhafazakarlar tarafından sadece inancı, yani Müslüman kimliği üzerinden sahiplenmesinden hareketle kendisini hakikaten tanıyıp tanımadıkları sorulduğunda Vardan, "Bilmediklerini sanmıyorum ama onun hayattaki duruşuyla belki aynı çizgide değiller artık" değerlendirmesini yaptı.

    Vardan, ünlü boksörün Türkiye’de belli bir kuşağın çocukluk ve gençlik yıllarına damgasını vurmasını şu anekdotlarla anımsattı: "Siyasetten öte benim için çocukluk kahramanıydı. Onu tanıdığımız dönemlerde Türkiye televizyonla yeni tanışıyordu. Bunun ilk büyük buluşması ilk dünya kupası 1974’teydi. Televizyon o zamanlar saat 18.00-19-00’da başlayıp 24.00’te biten bir süreçti. Muhammed Ali’nin maçlarıyla birlikte o süreç birden sabaha karşılara taşındı. O zamanlar mahallelerde çok az televizyon vardı, zengilerde bulunurdu ve bütün o evler buluşma noktalarına dönüşürdü. Bizim apartman dört katlıydı ve rahmetli Hacı Muhittin amcanın evinde vardı. Onun oğlu Alaattin abi bana derdi ki sen hazırlan ışıkları yakacağım, gördüğün an inersin. Mahallenin gençleriyle onun evinde buluşurduk. Dolayısıyla biz başka tanıdık Muhammed Ali’yi.”

    'ALİ'NİN DÖNÜŞÜMÜ'

    Vardan, Muhammed Ali’nin yıllar içinde bir spor figüründen Amerika’daki ıkçılık sorununun tezahürü olan insanlık tarihinin önemli figürlerinden birisine dönüştüğünün altını çizdi.

    İstanbul’da dönemin İslamcı lideri Necmettin Erbakan’ın misafiri olduğunu, parkinson hastalığını, ilk Körfez savaşında 15 Amerikalı işçiyi kurtarmasını ve barış elçisi olarak devreye girmesini anılarında Muhammed Ali’ye dair unsurlar olarak aktarırken, “Bugünden bakıldığında savaşa karşı bir figür. Fakat günümüz Türkiye’sinde savaşa karşı olmak, barıştan yana olmak bir problem gibi algılanıyor. Muhafazakarların kafasındaki Muhammed Ali ile gerçek Muhammed Ali mi, bu mu, değil mi çakışıyor” vurgusu yaptı.

    'AMERİKA’DA IRKÇILIK VE JESSE OWENS ÖRNEĞİ'

    Barack Obama
    © REUTERS / Carlos Barria
    Vardan, Muhammed Ali’nin Amerika’da ırkçılık sorunuyla hesaplaşan tek şahsiyet olmadığını birkaç hafta önce vizyona giren ‘Rüzgarın Oğlu’ (Race) filminden hareketle anlattı: “Atletizm tarihinin en önemli figürlerinden biri Jesse Owens'ı anlatıyor, aynı problemlere maruz kalmış bir karakter, siyah. Üstelik bu kadar yoğun ırkçılığın olduğu bir coğrafyadan bir başka cenderenin içine 1936 Berlin Olimpiyatları’na gidiyor. Yarışları kazanmasından sonra stadı terk ettiği söylenir. O ise yazdığı otobiyografisinde ‘Bana asıl kötülüğü Amerikan Başkanı yaptı, şampiyonluktan sonra beni bir kez aramadı, tebrik etmedi’ der. Hatta filmde de var bu sahne. Ülkesine döndükten sonra yine beyazların girdiği kapıdan onu almıyorlar.”

    Owens’ın bu tür sorunları kendi içinde yaşamayı yeğleyen spor insanlarından olduğunu belirten Vardan, “Muhammed Ali açık açık ortaya koymuş, bu meseleyi bütün dünyanın gündemine taşımış  bir karakter” dedi.

    'MİLLİYETÇİLER, İSLAMCILAR, SOLCULAR SAHİPLENDİ'

    Vardan, Türkye’de ölümünden sonra özellikle sosyal medyada milliyetçiler, İslamcılar ve solcuların, yani herkesin onu sahiplendiğine dikkat çekerek, “Bizim kuşağa ait bir figürdü. Hem de bütün bu siyasal kimliğini parçası olarak herkes ondan bir parça buldu kendinde. Bir anlamda o herkesin Ali'siydi. Hala ilgi görmesinin nedeni de bu” değerlendirmesinde bulundu.

    Vardan’a göre bir başka faktör de Türkiye’nin 1960-1970’li yıllarda milli maçlarda yenilen, klüp takımları ilk turda elenen bir ülke olması: "Dünyada övüneceğimiz şeyler ararken, bir tanesi de Muhammed Ali’ydi açıkçası. Orhan Ayhan da onun maçlarını anlattığı için ayrı bir unvana sahip, Halit Kıvanç dünya kupalarının neredeyse resmi sesi gibiyse o da Muhammed Ali maçlarının resmi sesiydi. O da hep anlatır, etraftaki apartmanların ışıkları yanmaya başlayınca benim de gitmem gerektiğini anlardım diyor Orhan abi.”

    2016 AVRUPA ŞAMPİYONASI

    Uğur Vardan'a 10 Haziran’da grevler ve terör tehditleri altında Fransa’da başlayan 2016 Avrupa Şampiyonası’nı da sorduk.

    Şampiyonanın tarihine uzanarak anekdotlar anlatan Vardan’a göre bu seferkinin geçmişten en büyük fark 24 takımın müsabakası olması: "Avrupa şampiyonları kuşak refleksi olarak bizim için ön planda olan dünya kupalarıdır. İlk TV yayını dünya kupası 1974 Batı Almanya’yı izlemekten kaynaklanır, biz öyle tanıştık futbolla. Avrupa şampiyonları o zamanlar hatırladığım kadarıyla dört takımla oynanırdı. Ondan sonra sekize çıktı sonra 1996’da 16’ya. Ve ilk kez 24’e çıkıyor. Dünya kupasından da format değişiyor ama belki Avrupa şampiyonalarının kendine ait özel şeyleri oluyor. Mesela 1976’da Panenka penaltısını armağan etti. 1984’te Yugoslavya’nın kalecisi çok kötü goller yedi Almanya kaybetti ve onların iki temsilcisi Derwall Türkiye’ye gelip, futbolumuzun kaderini bir anlamda değiştirdi. Mesela 1988’de Van Basten’in attığı gol finalde Sovyetler Birliği’nde bütün zamanların en güzel golü kabul ediliyor. 1992’de Yugoslavya dağıldı, turnuvadan çıkartıldı. Danimarka plajdan toplanıp geldiler ve şampiyon oldular ayrı bir hikaye. 1996’da Türkiye ilk kez katıldı. 2000’de daha önce dünya kupasını kazanan Fransa Avrupa şampiyonasını da kazanan takım oldu. 2004’te Yunanistan kötü futboluyla şampiyon oldu. 2008’de Türkiye ‘biz bitti demeden bitmez’ denilen mottonun yaratıcısı olarak iz bıraktı turnuvaya. 2012’de İspanya Franco diktatörlüğünden yıllar sonra kazandı.”

    'TÜRKİYE VE HIRVATLAR SÜRPRİZ YAPABİLİR'

    Fransa-Romanya
    © REUTERS / John Sibley Livepic
    Vardan bu turnuvanın ilginç detaylarını ise şöyle özetledi: "Mesela yarın oynanacak İsviçre’de Granit Xhaka oynuyor, abisi ise Arnavutluk’ta oynuyor. İki kardeş ilk kez Avrupa’da karşılaşacak. Daha önce Boateng kardeşler biri Gana biri Almanya’da oynamıştı. 2010 Dünya Kupası’nda böyle bir olay yaşamıştık. Avusturya-Macaristan aynı grupta bana esprili geliyor, Avusturya-Macaristan imparatorluğundan…”

    Türkiye’den de beklentinin büyük olduğunu belirten Vardan, Türkiye’nin ‘ilerleyebileceğini de ilk turda elenebileceğini’ de belirtirken, aynı ruh haline Hırvatların da sahip olduğunun altını çizdi: “Hırvatları, Harlem gibi görüyorum. Sokak basketbolunun futboldaki yansımaları gibi. Çok yetenekli oyuncuları var.” Vardan, turnuva ilerledikçe bir sürü öykü olacağını anımsatarak, “Futbolun zaten güzelliği bu” dedi.

    'FRANSIZLARIN BU BELAYLA YAŞAMAYI ÖĞRENMESİ GEREK'

    Fransa’daki grevlerin ve güvenliğin ise etkisini kestiremediğini belirten Vardan, Fransa’a 2006 Dünya Kupası için gttiğini ve taraftar bölgelerinin çok renkli olduğunu söyleyip, “Paris emniyet müdürlüğü bu sefer olmasın gibi şeyler söylemiş. Bir yandan da belayla beraber yaşamayı öğrenmeleri gerekiyor Fransızların” diye ekledi.

    Vardan, turnuva yüzünden Türkiye’de anlamsız tartışmalar yapılmaması ve oyunun güzelliğine odaklanılmasını da temenni etti.

    İlgili konular:

    Muhammed Ali'nin cenazesi toprağa verildi
    CHP'li Özel: Muhammed Ali son yumruğu Erdoğan'a attı
    Cumhurbaşkanı’ndan ‘Muhammed Ali’ mektubu
    Muhammed Ali'ye son veda
    Etiketler:
    Euro 2016, Muhammed Ali, Recep Tayyip Erdoğan
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın