11:04 23 Ağustos 2019
Canlı Yayın
    Eksen

    'Avrupa Birliği süreç içinde çözülecek'

    Eksen
    URL'yi kısaltın
    Ceyda Karan
    0 10

    İngiltere'de 23 Haziran'da AB'de kalıp kalmamayı belirleyecek referandum öncesi 'çıkalım' cephesi sürpriz yapabilecek görünümde. Ekonomist ve yazar Uğur Gürses, AB'nin ekonomik krizi çözememesinin gidişatı belirlediğini belirterek, "Muhtemelen AB ekonomik olarak da çözülecek. Belki önümüzdeki 10 yıl bunun sürecini yaşayacağız" dedi.

    Bu ay dünyada en kritik meselelerinden birisi Brexit. Yani İngiltere'nin AB üyeliğinden çıkma veya AB üyesi olarak kalmak arasında seçim yapacağı 23 Haziran referandumu. İngilizler eğer Brexit'i yani ayrılmayı seçerlerse belki de AB’nin çözülmesini tetikleyecekler. Almanya başta olmak üzere AB’nin önde gelen ülkelerinde İngilizlere 'bizimle kalın’ çağrıları yapılıyor. ABD yönetimi de stratejik açısıdan Anglo-Sakson müttefiklerinin birlikle kalmasını istiyor.

    Ancak anketler, Brüksel’deki AB idaresini 'diktatörlük' gören, ulusal egemenliğin seçilmesini isteyen kampın 'sürpriz' yapabileceğine işaret ediyor. Dolayısıyla Batı aleminde alarm zilleri çalmakta.

    Brexit olasılığını ve AB'yi nelerin beklediğini ekonomist ve Hürriyet Gazetesi yazarı Uğur Gürses ile konuştuk.

    'MALİ PİYASALAR BREXIT’İ SATIN ALIYOR’

    Gürses, en çarpıcı olanın bir ara yüzde 15-16’ları bulan kararsız seçmen oranının yüzde 8’lere düşerken bunların 'çıkalım' cephesine kayması olduğunu kaydetti. "Dolayısıyla uzunca bir süredir ilk defa ara kapanınca bu iş ciddiye bindi düşüncesi oluştu" diyen Gürses, son günlerde mali piyasaların da Brexit’i satın almaya başlamasına işaret etti:

    “Malum ekonomide mali piyasalar her şeyin kokusunu önceden alıp daha böyle paraya tahvil etmeye ya da zarardan kaçınmaya çalışır. İlk defa mali piyasalar buna sert bir şekilde buna karşılık verdi. Hatta şunu söyleyeyim son beş altı günde Londra borsası kabaca yüzde 10 düştü, pound yüzde 10’a yakın değer kaydetti. Son 15-20 yılın en düşük seviyesine gerilemiş durumda. Bu işin ciddiye bindiğini gösteriyor, mali piyasalar bunu herhalde Brexit bu kez ciddi bir olasılık diyerek satın almaya başlıyorlar.”

    'NORVEÇ GİBİ POZİSYONU MÜZAKERE EDEBİLİRLER’

    Peki İngilizler 24 Haziran sabahı uyandıklarında AB’den çıkarlarsa ne olur? Gürses, "Allahaısmarladık deyip çıkmayacaklar, çıkış müzakeresine başlayacaklar" derken, iki yıl kadar sürecek ve 2018 Haziran’ını bulacak bir çıkış süreci geçirileceğini anlattı. Diğer yandan Gürses’e göre İngilizler AB içinde kalıp Norveç gibi bir pozisyonu da müzakere edebilirler.

    İşin ekonomik tarafında ise Britanya hazinesinin geçen nisanda yayınladığı senaryolara dikkat çeken Gürses, ayrılığın ekonomiyi sarsacağını belirtti: “Merkezdeki ana senaryo İngiltere’nin 10-15 yıl içindeki milli geliri bugüne göre yüzde 4-4.5 düşük olacak. Bu hane halkı açısından kişi başına 1800 pound daha düşük gelir demek, 4500-4600 pound daha düşük gelir demek. Bu İngiltere’yi vuracak tabi.”

    İngiltere'nin AB ekonomisinin kabaca yüzde 15’ini oluşturduğunu, ihracatının yüzde 45’ini AB’ye yaptığını anımsatan Gürses, ayrılarak bunların zaman içinde yitirileceğini vurguladı.

    'SERBEST DOLAŞIM VE YABANCILAR ÜRKÜTÜYOR’

    Uğur Gürses’e göre, diğer yandan da İngilizler en çok da sığınmacı akınından korkuyorlar. “Teknik terimle söylersek içeride AB içindeki serbest dolaşım hakkı. İspanyol işsizlerinin İngiltere’ye gelip çalışması. Özellikle Akdeniz çanağındaki İspanya, İtalya, Portekiz, Yunanistan buradaki krizleri ve ülkelerin işsizlik oranlarının yüzde 25’lere, genç işsizlerin yüzde 50’lere vurduğunu hesaba katarsak, hakikaten İngiltere için zor” diyen Gürses, ekledi: “İngiltere’de yaşayıp yabancı uyruklu olan yabancıların oranı yüzde 7’lerden yüzde 13-14’e çıkmış. 1991’den 2011’e. 2011 sonrası rakamları bilmiyoruz ama muhtemelen 3-4 puan eklenmiş olmalı. Bu İngiltere’de küresel kriz sonrasında yabancı düşmanlığı, milliyetçi akımları yükseltti. O açıdan bu ayrılmacı görüşe destek bulmasının bir sebebi de bu.”

    'ÇİN VE HİNDİSTAN FAKTÖRÜ’

    İngiltere -  AB
    © AFP 2019 / PHILIPPE HUGUEN
    AB’den ayrılarak yeniden tam egemenlik isteyenlerin bir argümanının da ‘Çin ve Hindistan’ı kaybetmek’ olduğunu vurgulayan Gürses, “AB’nin çünkü ticari kuralları var, kotaları var, o konuda haklılar. 2035’e doğru Çin ve Hindistan’ın küresel ekonominin yüzde 45’ini yapacağını hesaba katarsanız oradan da uzak duruyoruz görüşü haklı. Ama bu bir terazi meselesi. AB içinde de mal satma, gelir sağlama ve istihdam yaratıyorsunuz” anımsatması yaptı. Gürses, diğer yandan da “Ama şu olabilir AB sadece 28-29 ülkenin içinde yer almanın da ötesinde genişleyen çemberler var, Norveç gibi olmanın pazarlığını yapıp oraya da geçebilirler. AB neyin tavizini verir bilemem ama bu uzunca bir süreç alacak” diye ekledi.

    'AVRUPA İSKANDİNAV MODELİNİ DE YAPAMAZ’

    Brexit yüzüden AB içinde başka ülkelerde de ayrılma referandumu gündeme taşınmakta. Uğur Gürses ise bu konuda son olarak Avrupa Konseyi Başkanı Donald Tusk’ın “Sadece AB değil Batı siyasi medeniyetinin çökecek” ikazında bulunmasına atıf yaptı ve “Bunu söylemiş olması ürpertici” dedi. AB’ye yönelik eğilimin bu hale gelmesinde ise ekonomik krizin etkilerine dikkat çeken Gürses, durumu şöyle özetledi: “AB düşüncesi nihai olarak siyasi birliğe giden yoldu, hala da onu koruyorlar. Ama şunu söyleyebilirim ki son beş yıl içinde ekonomik sorunlar maalesef çözülemiyor. Bunun arkasında da şu var. Bankalar çökmüş durumda, bunlara sermaye konması lazım. Bir parti geçildi, büyük bankalar kurtarıldı ama orta ve küçük bankalarda sorunlar var. Onu çözmenin yolu bir şekilde radikal, İsveç’in Danimarka’nın 90’larda yaptığı gibi ben devletim bunlara el koyuyorum diyerek sermaye koyup ayağa kaldırmak. İskandinav modeli başarılı oldu. Sonra bankaları özelleştirdiler hatta kar bile elde ettiler ama Avrupa’da bunu gerçekleştirmek zor. Devasa kemer sıkma önlemleri getirdiler, insanlar işlerini kaybetti, gelirini kaybetti, şirketler battı, dolayısıyla devlet parasını bankalara koyamazlar, yetmez de zaten.”

    'AVRUPA SORUNU ÇÜRÜTMEYE BIRAKTI’

    Bu durumun arkasında kapitalizmin krizinin mi yattığı sorulduğunda da Gürses ABD’nin bankalarına sermaye koyup daha sonra o paraları da alarak sorununu çözdüğünü ancak AB’nin bunu yapamadığını söyledi. Bunda Avrupa’nın ‘çözüm yerine sorunu çürütelim’ tercihinin etkili olduğunu savunan Gürses, euro bölgesinde 15-16 ülkenin yer alması ve siyasi birlik olmamasının da etkisine dikkat çekti. Gürses, “Onun için ben AB’nin çok fazla mesafe alamayacağını düşünüyorum, böyle çözülmeler göreceğiz. Hatta belki ileride bu en çok bu Almanya’nın lehine olan bir durumdu, AB’nin korunması. Muhtemelen AB ekonomik olarak da çözülecek ama zaman alacak. Belki önümüzdeki 10 yıl bunun sürecini yaşayacağız” değerlendirmesini yaptı.

    İlgili konular:

    ‘İngiltere’nin AB’den çıkması 7 yıl sürebilir’
    İngiltere 'öncü' oldu: Avrupalıların yarısı AB referandumu istiyor
    Obama'nın AB çıkışı İngiltere'yi ikiye böldü
    ‘İngiltere’nin AB’den ayrılmasının maliyeti 100 milyar sterlin’
    İngiltere, 23 Haziran'da AB üyeliğini oylayacak
    Etiketler:
    AB, Uğur Gürses, İngiltere
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın