14:24 20 Ağustos 2017
Ankara+ 32°C
İstanbul+ 27°C
Canlı Yayın
    Eksen

    'Cihatçıların Halep’te sıkışması sonun başlangıcı'

    Eksen
    URL'yi kısaltın
    Ceyda Karan
    0 164071

    Suriye ordusunun ABD-Rusya işbirliği anlaşması somutlanmadan Halep'te cihatçı gruplara yönelik son kazanımlarını 'sonun başlangıcı' diye nitelendiren gazeteci Hasan Sivri, gidişatı El Nusra’nın El Kaide’den ayrılma hamlesine Batı’nın vereceği tavrın belirleyeceğini kaydetti.

    ABD ile Rusya'nın Suriye'de askeri ve istihbari işbirliği anlaşması eşliğinde Birleşmiş Milletler’in ağustos sonunda müzakereleri yeniden başlatması beklenirken, sahada durum hızla değişiyor. Kuzeyde ikmal hatları kesilmeye başlayan militan cihatçı gruplar, Türkiye’deki darbe girişimi sonrasında çözülmeye başladı.

    Suriye ordusu, silahlı grupların 2012’de girdiği ve yıllarca kuşatma altında kalan ülkenin başkent Şam’dan sonra en önemli kenti Halep’i kurtarmanın eşiğinde. Suriye yönetimi El Kaide’nin Suriye kolu Nusra Cephesi’nin başını çektiği grupların kontrolündeki bölgede kalan ve 30 bin olarak ifade edilen sivillerin kurtulması için açılan üç koridoru gösteren broşürler atarken, militanlara da ‘teslim olmazlarsa yok edilecekleri’ resti çekti. Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad da teslim olanlar için af vaat etti.

    Başta Halep olmak üzere sahada son gelişmeleri ve Türkiye’ye olası yansımalarını Arap medyasındaki yorumlarıyla tanınan gazeteci Hasan Sivri ile konuştuk.

    'SİYASİ MESAJLAR İÇEREN ASKERİ BİR KAZANIM'

    Militan cihatçı grupların geçmişte her ateşkesten faydalanarak silah ve lojistik hatlarını sağlamlaştırmasına dikkat çeken Hasan Sivri, bu kez Suriye ordusu ve müttefiklerinin ateşkes çağrılarına karşın operasyonları sürdürerek buna geçit vermediğine dikkat çekti ve bu durumun da Halep’te dengeleri değiştirdiğini vurguladı. Sivri, “Suriye ordusu ve müttefikleri cihatçıların en önemli ikmal rotalarından Kastillo yolunu aldı. Bu şekilde cihatçılar kuşatma altında kaldı. Artık ABD, ne Rusya'ya Halep üzerinden baskı yapabilecek ne de şartlarını dayatabilecek durumda. Suudi Arabistan ve darbe girişiminden sonra komuta krizi yaşayan ve dikkati dağılan Türkiye de etkili değil” değerlendirmesinde bulundu. 

    ​Diğer yandan ABD ile Rusya’nın terör listesindeki cihatçı grupları koordineli biçimde vurma anlaşmasının eşiğinde olduklarına dikkat çeken Sivri, “Halep'teki kazanımın da bu koordinasyon sağlanmadan ve ağustosta Cenevre müzakereleri başlamadan alınması da klasik tabirle siyasi mesajlar içeren bir askeri kazanım oldu. Şam'ın ve Rusya'nın elini güçlendiren anlamda" vurgusu yaptı.

    'ABD VE RUSYA NUSRA'YI VURURSA İDLİB'DE DURUM DEĞİŞİR'

    John Kirby
    © AP Photo/ Manuel Balce Ceneta
    Bütün bu gelişmelerin Nusra Cephesi’nin isim değişikliğiyle El Kaide'den ‘ayrılma’ kararına varmasında etkili olduğunu belirten Sivri, söyle devam etti:

    “Nusra’nın akıbeti bölgedeki dengeleri de değiştirecek. Çok ciddi bir kısmı Nusra kontrolünde olan İdlib'de Suriye ordusunun operasyonları durmuş durumda. Burada bence Nusra'nın durumu bekleniyor. Nusra’nın atacağı adımların Batı’da nasıl karşılanacağına bakılıyor. 'Sahiplenilecek mi' ya da 'ABD ve Rusya, Nusra'yı da terör listesinde görmeye devam edecek mi', bekleyip görmemiz gerekiyor” diye konuştu. Ancak Nusra’dan gelen açıklamalara da dikkat çekerek “Biz Kaide'den kopsak da ideolojilerimizi terk etmeyeceğiz” dediklerini anımsatan Hasan Sivri, “Kimseyle de ateşkes kurmayıp, kimseyle de görüşmeyeceklerini söylüyorlar. Dolayısıyla Nusra'nın bu atağının Batı tarafından sahiplenilmeme ihtimali var. Yani ABD ve Rusya Nusra'yı beraber vurabilir. O zaman İdlib'de değişim görebiliriz" yorumunu yaptı.

    'CİHATÇILAR 4 YIL ÖNCE SİVİLLERİ KUŞATTIĞINDA BATI SESSİZDİ'

    Suriye ordusunun Halep'in cihatçıların kontrolündeki bölgelerini kuşatmasıyla birlikte Batı’da ‘sivillerin akıbetine’ dair endişelerin yükseldiği anımsatıldığında Hasan Sivri, şu yanıtı verdi:

    “Halep'in işgali dört yıl öncesine dayanıyor. Silahlı gruplar özellikle 2013 yılında Suriye ordusunun kontrolündeki bölgeleri kuşatmıştı. Ancak Batı medyasının bugün yeni gördüğü siviller de orada yaşıyordu. Ama Batı medyası için önemli olan siviller değil, silahlı grupların kazanımıydı. Hiç sivillerden bahsetmemişlerdi. Halep kent merkezinde uzun süre kuşatma altında kalan, suları kesilen Halep halkından kimse bahsetmemişti."

    Sivri, Suriye ordusunun sivillere bildiriler dağıtarak açtığı koridorlara ulaşma yolunu gösterdiğini de işaret ederek, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ın 3 aylık süreyle silahını teslim edenlere yönelik ilan ettiği affa da dikkat çekti.

    'ANKARA İLE ŞAM'IN ANLAŞMASI ZOR'

    Peki Rus kaynaklar, tarihi 9 Ağustos olarak açıklanan Rusya Devlet Başkanı Putin ve Cumhurbaşkanı Erdoğan arasındaki görüşmede Suriye’de IŞİD ve Nusra’nın birlikte vurulması kararı alınabileceği iddiasını ortaya atmışken, bu durum bölgedeki denklemi nasıl etkiler? Hasan Sivri, “Ruslar fırsattan istifade etmek istiyor. Bence ellerinde böyle bir bilgi yok ama baskı yapmaya çalışacaklardır” vurgusu yaparken, bunun Ankara ile Şam arasında normalleşme getirmesine fazla ihtimal vermedi:

    “Ankara ile Şam arasındaki normalleşme adımının arkasında özellikle Rojava'ya ve bölgedeki Kürtlere karşı bir işbirliği önerisi var. Ben bu işbirliğinin mümkün olacağını sanmıyorum. Çünkü Ankara’nın terör anlayışının içinde Şam için YPG yok. Şu ana kadar hiçbir Suriyeli yetkili YPG için terör örgütü ya da terörist ifadesi kullanmadı. Sürekli olarak vatanı koruyan ulusal güçler olarak bahsediliyor. Devlet Başkanı Beşar Esad da BM’nin Suriye Daimi temsilcisi Beşşar Caferi de böyle dile getiriyor.”

    ​‘YPG’YE DEFALARCA ASKERİ YARDIM YAPILDI’

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da son El Cezire röportajında Esad’dan eskisi gibi söz ettiğine dikkat çeken Hasan Sivri, Şam'da bir Dışişleri Bakanlığı kaynağının kendisine ‘Türkiye ile kesinlikle işbirliği yapılmayacağını’ söylediğini de aktardı. BM’de Suriye’yi temsil eden daimi temsilci Beşar Caferi’nin son olarak Rusya’da PYD lideri Salih Müslim’in de bulunduğu toplantıda 'Biz YPG'ye defalarca askeri yardım yaptık' dediği ve Müslim'in de bunu yalanlamadığının söylendiğini aktaran Sivri, “Şeyh Maksud'daki kazanımlara da bakarsak YPG ve Suriye ordusunun aynı cihatçı noktaları vurduğunu ve biribirileriyle kesinlikle çatışmadıklarını görüyoruz. Bu da aralarında mutlak bir koordinasyon olduğunu gösteriyor" dedi.

    'ŞAM, KÜRTLERİ CENEVRE MASASINDA İSTİYOR'

    Şam'da Kürtlerin özerklik taleplerine yönelik değişik tutumların olduğuna dikkat çeken Sivri, bu durumu şöyle özetledi: "Hem Beşar Caferi hem de Dışişleri Bakanı, Kürtlerin mutlaka Cenevre'de yer alması gerektiğinin altını çizdi ve onlarsız olmayacağını defalarca dile getirdi. Kürtlerin Cenevre’de yer almasını sadece Ruslar değil Şam da istiyor. Bunlar Şam'ın ileride Kürtlere, Rojava'ya da nasıl bakacağını açıklıyor. Onları karşılarına almadıklarını ve tamamen bir ayrılık sürecine girmediklerini gösteriyor. Hem resmi binaları, hükümet binaları, hastaneler konusunda sıkıntı yaşanmaması bulunduğu bu tür bir ilişkilerin devamlılığını gösteriyor. Suriye'yi eğer, Suriye'deki medyadan takip ederseniz de, Kürtlere ve SDG'ye yönelik sürekli bir olumlama ve cihatçılara karşı vatanı koruyan güçler şeklinde ifadesinin olduğunu görürsünüz. Asla terörle ilişkilendirilmiyorlar.”

    İlgili konular:

    Rusya'dan Halep ve Türkiye açıklaması
    Suriye ordusu Halep’te birçok stratejik bölgeyi ele geçirdi
    Halep'te havadan bildiri bırakıldı: Silah bırakıp kenti terk edin
    Etiketler:
    Suriye ordusu, YPG, El Nusra, El Kaide, Hasan Sivri, Halep, Suriye, Türkiye
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın