05:53 24 Nisan 2019
Canlı Yayın
    Eksen

    'Kuzey Suriye'de Kafkasya modeli denge kurulabilir'

    Eksen
    URL'yi kısaltın
    Ceyda Karan
    0 0 0

    Kadir Has Üniversitesi'nden Doç. Ahmet Kasım Han'a göre, Suriye'nin kuzeyinde bir Kürt oluşumu bölünme senaryosu içindeki ülkeleri korkutuyor. Böyle bir oluşumun ne Türk, ne Arap ne de Farslar için kabul edilebilir olacağını söyleyen Han, "Bölgede nüfuzu giderek artan Rusya Kafkasya modeli üzerinden denge kurmaya çalışabilir" dedi.

    Kürtlerin öncülüğündeki ABD destekli Demokratik Suriye Güçleri, Suriye’nin kuzeyinde kazanımları artarken, gelişmeler bölge ülkelerinin algılarını belirler oluyor. YPG’nin son olarak nüfusun çoğunluğunu Arapların oluşturduğu Haseke’den Suriye yönetimi birliklerini çıkartması dikkatlerin bölgeye çevrilmesine yol açtı. Bir diğer odak noktası Türkiye sınırında Demokratik Suriye Güçleri'nin IŞİD’den kurtardığı Menbiç sonrasında oluşmakta olan Kürt koridoru ile Türkiye’nin cihatçı gruplar dolayımıyla müdahaleye hazırlanır göründüğü Cerablus hattı.

    Peki bu gelişmeler darbe girişimi sonrası pozisyonu Rusya-İran çizgisine yaklaşır gibi görünen Türkiye’yi nasıl etkileyecek? Sahadaki gelişmelerin ittifaklara etkisi ne olacak? Bu sorulara Kadir Has Üniversitesi’nden Doç. Dr. Ahmet Kasım Han ile yanıt aradık.

    'RUSYA HASSASİYETLERİ GÖZETİR AMA…'

    Ahmet Kasım Han, Suriye’nin tek parça halinde kalmasının pek mümkün görünmediğine dikkat çekerken, Rusya’nın giderek artan nüfuzunu ‘Kafkasya modeli’ olarak ortaya çıkabileceği görüşünde. Bunun Suriye’nin bölünmesine de geçit verilmeyecek bir orta formül olduğunun altını çizen Kasım Han, şu tespitlerde bulundu:

    "Bunu bir kesinlik olarak değil, sahanın bize işaret ettiği bir yön olarak okumak daha doğru. Rusya’nın dış politikasının yüzyıllar içinde gelişmiş genel yaklaşımına dair kimi çerçeveler var. Bu çerçevelerden baktığımızda Rusya ve Türkiye’nin önceliklerini ve özellikle de Kuzey Suriye’de bir Kürt koridoru oluşumuna karşı hassasiyetlerini göz önüne alarak, nasıl bir oyun oynayabileceğini, nasıl bir strateji geliştirebileceğini ve bunda İran ile bölgedeki diğer grupların nasıl tavır alabileceğini önceki davranışlarından görerek ortaya koyduğumuz bir vizyon. Rusya açısından baktığımızda, kolay yönetilebilir ve ’böl ve yönet’ üzerinden tanımlandığı için kendi etkisini kalıcı kılacak, onu bir hakem statüsüne yükseltecek bir parçalanmanın işine geleceğini söylemek mümkün. Zaten Suriye’deki savaşın gelişimine baktığımızda da ortaya çıkacak bir federal yapının çok da sağlıklı bir federal yapı olarak işlemeyeceğine, bir merkezi hükümetin bu federal yapıyı kontrol etmekte ciddi şekilde zorlanabileceğine dair öngörülerimiz var.”

    ‘İRAN, ABD PLANINA RİAYET ETMEZ’

    Sahada açıkça fiili bir durumun ortaya çıktığı ve devletlerin de stratejisini bunun üzerinden belirlediğine dikkat çeken Han “Rusya bölge ülkelerinin hassasiyetlerine uygun davranır bir pozisyon alsa da böyle bir bölünmenin karşısında yer almaz. ABD’ninse gelişmeleri izleyerek ve tarafların Rusya ile koydukları mesafe ile onların ilişkisini geliştirmeye çalışarak, bu arada KDP’ye adeta bir ‘tacın incisi’ muamelesi yaparak, en önemli merkeze onu oturtarak bir tavır çizeceğini düşünüyorum” öngörüsünde bulundu. Kasım Han, İran’ın ise oluşacak yeni dengenin ABD ve Suudi Arabistan’ın öncelikleri uyarınca olmasına göz yummayacağı kanaatini dile getirdi.

    ‘KUZEY IRAK İLE SURİYE’NİN FARKI’

    Etnik bölünme senaryolarını, ‘senaryoların hedefinde olan ve coğrafyanın hakim güçleri açısından bir kabus olduğunu’ belirten Han şu değerlendirmede bulundu: “Artık bu teori değil bizatihi yaşanan bir durum. Ancak Kuzey Suriye ile Kuzey Irak arasında bir farkı var. Kuzey Irak, Körfez Savaşı’ndan bu yana siyasi olarak bütünlüğünü uluslararası koruma altında gerçekleştirebilmiş ve kendisini bir aktöre çevirebilmiş, belirli bir siyasal olgunlaşmayı bu anlamda otonom bir siyasal olgunlaşmayı tamamlamış bir arazi. Ancak Suriye’nin kuzeyinde aynı gelişmenin olması ve bunun giderek güçlenecek bir Kürt varlığına dönüşmesi senaryosu bölgedeki ne Türk ne Arap ne Fars tarafları açısından kabul edilebilir değil. Yani Türkiye de bunu kabul etmeyecektir. İran’ın da yüzde yüz kontrol edemediği müddetçe —ki buna çok imkan yok — evet demesine imkan yok. Araplar da kendi nedenleriyle bundan hoşlanmayacaklardır.”

    ‘ABD VE RUSYA ZAYIF YAPILAR PEŞİNDE’

    Yerel aktörlerin aksine dışardan müdahale eden aktörlerin bu parçalanmadan hoşlanacağını savunan Han, “Büyük güçler için coğrafyalar ne kadar parçalanırsa ve ne kadar zaaflı, birbirleriyle sorunlu aktörlerle bezenirse o kadar iyidir. Çünkü bu sürekli olarak onların varlığını çağıran bir denge unsuru olarak, onlarla yakın olmayı gözleyen, bunun için çabalayan, onların fikirini önemseyen ve muhataplarına da önemsetmeye çalışan küçük aktörlerin bezediği bir coğrafya demektir” anımsatması yapan Kasım Han, Rusya için Kafkasya’nın da bu şekilde dizayn edildiğini söyledi.

    'KDP FAKTÖRÜ GÜÇLÜ AMA SİLAHLI DEĞİL'

    Peki ya PYD öncülüğünde Kuzey Suriye’de inşa edilen yapı bütün bu dengelerin arasında nerede duruyor? Bölge devletleri bu yapının yaşamasına izin verir mi? Han’a göre bu sorunun yanıtı “Hayır.” Türkiye’nin bölgenin önemli bir aktörü olduğunu ve Rusya ile ilişkilerini 24 Kasım öncesine döndürme girişiminin bile bölge dengelerinde büyük değişikliklere yol açabileceğinin bir kanıtı olduğunu dile getiren Han şu değerlendirmeyi yaptı: “Gerçekçi bakıldığında’ Kuzey Suriye’de PKK güdümünde PYD adı altında bir yapının az evvel bahsettiğimiz ideolojik eklektisizm içinde kurulması bana çok olası gözükmüyor. Zira PKK böyle bir örgüt değil. Bunu da kanıtladı. PKK ile KDP arasındaki uyumun olmadığını görmeyi de reddetmek bu umuda fazlaca bel bağlamak demek. Kürtlerin geneliyle ilgili olarak burada bir hayal kuruluyorsa, o hayal de çok geçerli diye nitelenemez. Kuzey Suriye’de KDP tabanı hala çok güçlü. PYD’nin konuya hakim olmasının nedeni silahlı olması. Bu silahlarıyla elde ettiği kazanımların ABD’nin işine geliyor olması” dedi.

    ‘ARKASINDAKİ DESTEK KESİLİRSE…’

    Rusya Siyasi Araştırmalar Enstitüsü Müdürü Sergey Markov
    © Sputnik / Vladimir Trefilov
    “PYD’nin rasyonelitesi ortadan kalktığı zaman” ABD’nin takınacağı tavra ilişkin somut bir veri olmadığını belirten Han, “Eğer tarihi bir çıkış noktası olarak kabul edeceksek var. O da ABD’lilerin pek de Kürtlerin ne düşündüğüne aldırarak karar almayacaklarını gösteriyor. Daha ağır ifadeler kullanmayalım. Çoğulculuğu içselleştirmekte sıkıntı yaşayan, kendi içinde ve kendi etnik kökenini paylaştığı gruplarla sıkıntıları olan, Kuzey Irak’tan bakıldığı zaman da pek de sevimli gözükmeyen bir yapının Kuzey Suriye’de nasıl alanını genişleterek kalıcı olabileceği, bütün bir Kuzey Suriye’yi bir koridor haline getirecek bir alanda nasıl hakimiyet kuracağını bekleyip görmek lazım. Ben bunun çok olası olduğunu çok düşünmüyorum” dedi. 

    ‘PYD YAYILARAK KENDİNİ ZAYIFLATIYOR’

    PYD için “Varlığını inceltiyor. Kuvvetli olduğu alanlardan, demokratik olarak bazının bulunduğu alanlardan, öyle olmayan alanlara doğru yayılırken kendini zayıflatıyor” diyen Kasım Han, “Arkasındaki destek kesilirse bölge güçlerinin bu konuda alacağı inisiyatifin ne olacağını beklemek ve bunun kurbanı olmak dışında çok fazla opsiyonu olmayabilir” yorumunda bulundu.

    ‘RUSYA KÜRT KEMERİNE NE KADAR DESTEK VERİR TARTIŞILIR’

    Rusya’nın PYD konusunda fikir değiştirmesinin ABD’den daha kolay olduğu söyleyen Han şu vurguyu yaptı: “Hele hele büyük güçlerle daha büyük bir pazarlık sonuca ulaşırsa bunu yapacaktır. Bu demek değildir ki Kuzey Suriye’deki Kürt varlığının toptan yok olmasını isteyecektir Rusya. Hayır, o Kafkasyalaşma siyaseti çerçevesinde burada bir Kürt varlığının, ‘Ne kadar zayıf olursa belki o kadar iyi’ biçiminde devam etmesini de isteyebilir. Ama bu varlığın, bütün bir Kuzey Suriye’yi kapsayan ve Türkiye’nin kabus senaryosu olan (Arap) Ortadoğu’sunu yalıtan bir Kürt kemerine dönüşmesine ne kadar destek verir, o tartışmalı.” 

    ‘NE YAPACAĞI EN ÖNEMLİ OLAN TÜRKİYE’

    Oluşan aksları, “Rusya, İran, Şiiler, Esad yönetimi bir tarafta. Diğer tarafta ise ABD’liler ile arası oldukça bozuk, ne yapacağı çok belli olmayan bir Suudi Arabistan ve diğerleri” diye sıralayan Ahmet Kasım Han, “Suudi Arabistan açıkça bu işin kaybeden tarafında olmaya doğru itiliyor. Ama şimdi ne yapacağı en çok önemli olan ülke Türkiye. Bunu hem Washington hem Moskova çok dikkatle izliyor ve yönlendirmeye çalışıyor” diye ekledi.

    İlgili konular:

    'Ankara hızlı davranmazsa Türkiye darmadağın olur'
    Rusya-Türkiye normalleşme süreci ve Suriye: Cihatçılara karşı Kürt kartı
    'Türkiye ile Rusya anlaşmadan bölgeye ekonomik ve siyasi huzur gelmez'
    Etiketler:
    Demokratik Suriye Güçleri, YPG, Kürdistan Demokrat Partisi, PYD, PKK, IŞİD, Ahmet Kasım Han, Beşar Esad, Menbiç, Haseke, Suudi Arabistan, İran, Irak, Kafkasya, Suriye, Türkiye, ABD, Rusya
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın