21:10 23 Şubat 2018
Ankara+ 2°C
İstanbul+ 9°C
Canlı Yayın
    Eksen

    'Rusya olmasa Türkiye Cerablus'a giremezdi'

    Eksen
    URL'yi kısaltın
    Ceyda Karan
    115

    Türkiye'nin Cerablus operasyonunu değerlendiren Hürriyet Daily News yazarı Serkan Demirtaş, Türkiye'nin Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ın akıbetine ilişkin yumuşama sinyalleri vermesiyle dış politikada manevra alanı kazandığını söyledi. Demirtaş, "Türkiye, Cerablus operasyonunu yapabiliyorsa, bu Rusya ile normalleşmenin sonucudur" dedi.

    Ankara'nın meclisten 2012'de aldığı Suriye’ye sınır ötesi operasyon tezkeresi, dört yıldan sonra Rusya ile ilişkilerin normalleştiği, İran’la yumuşama sinyallerinin verildiği bir dönemde fiiliyata geçti. Türkiye bu sabah Karkamış’ın karşısındaki Cerablus’a, Özgür Suriye Ordusu şemsiyesindeki ‘muhaliflerle’ birlikte ‘IŞİD’e yönelik’ askeri operasyon başlattı. ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden’ın ‘Ankara’ya destek’ temalı ziyaretine denk geldiği göze çarpan operasyonun hedefinde, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun açıklamasına göre ABD’nin bölgedeki müttefiki PYD ve silahlı kanadı YPG de var.

    Suriye politikası fiyaskoyla sonuçlanan Ankara’nın Rusya ile ilişkileri normalleştirmesinin ardından gelen bu manevranın Ankara kulislerinde nasıl yankılandığını Hürriyet Daily News’un Ankara muhabiri Serkan Demirtaş ile konuştuk.

    'OPERASYONUN SİNYALLERİ ÖNCEDEN VERİLMİŞTİ'

    Demirtaş, Cerablus’a yönelik operasyonu ‘geç gelen bir gelişme’ olarak yorumlayarak ABD’nin geçen temmuz ayında İncirlik Üssü’ne koalisyon uçaklarının alınması karşılığında Ankara’yla Mare-Cerablus hattının IŞİD’den temizlenip bir ‘arındırılmış bölge’ konusunda uzlaştığını söyledi.

    Geçen yıl Antalya’daki G20 liderleri zirvesinin hemen ardından Cerablus operasyonun başlayacağına yönelik Türk ve ABD’li yetkililerin açıklamaları olduğunu anımsatan Demirtaş, “Ancak 24 Kasım’da Türkiye’nin Rus savaş uçağını düşürmesiyle birlikte bu süreç akamete uğradı. Bu anlamıyla geç kalmış bir gelişme de diyebiliriz. Çünkü Türkiye özellikle 22 Temmuz’daki Suruç katliamı ve onu izleyen saldırılarda IŞİD tehdidinin Türkiye sınırından uzaklaşması gerektiği noktasına gelmişti” dedi.

    'FIRAT KALKANI İSMİNİN VERİLMESİ SEMBOLİK'

    ABD’nin operasyonda Türkiye’nin yanında yer aldığına yönelik açıklamalarının yanında, Ankara’nın ABD’nin bölgedeki önemli müttefiki PYD’yi de operasyon kapsamına aldığına ilişkin açıklamalarına değinen Demirtaş, “Burada konuşulan çerçeve IŞİD’le mücadele. Belki o hat üzerindeki başka noktalara, Batı’ya doğru kayması mümkün olabilir. Sonuçta hep konuşulan Ankara’nın bölgede fiili güvenli bölge yaratması isteğiydi. Ama Cumhurbaşkanı ve Dışişleri Bakanı’nın IŞİD’in yanında PYD’yi de sayması Türkiye’deki politik hedefin sadece IŞİD’le sınırlı olmadığını, hatta bu bölgede Kürtlerin Afrin-Kobani arasındaki bölgeyi de ele geçirip oraya bir koridor yaratmak, daha sonra otonom bölgeler ilan etmek gibi planlarını engellemek üzerine bir planının devreye girdiğini görüyoruz. Operasyonun adının Fırat Kalkanı diye konmasının da böyle bir mesaj içerdiğini düşünüyorum” saptaması yaptı.

    'TÜRKİYE ESAD KONUSUNDA POZİSYONUNU YUMUŞATTI'

    AKP iktidarının Suriye savaşının başından beri dillendirdiği ‘Esad’ın gitmesi’ formülüne ters, Ankara’nın Suriye politikasında dönüşümler yaşadığı sinyallerine paralel olarak Numan Kurtulmuş'un “Esad’ın geleceğine Suriye halkı karar verecek, biz ya da bir başkası değil” açıklamasını yorumlayan Demirtaş, “Hem Başbakan Yıldırım’ın hem de diğer yetkililerin bir aydır bu açıklamarını görüyoruz arka arkaya. Sadece İran ve Rusya değil, ABD tarafından bakıldığında da ‘Esad gitsin’ diyen bir Batı bloku ile karşılaşmıyoruz. Türkiye bunu önde tutuyordu epeyce bir süre. Cumhurbaşkanı’nın Putin’le görülmesi ve Türkiye’nin ‘Dostlarımızı arttıracağız, Suriye politikamızı gözden geçireceğiz’ ifadelerinin ardından gelen gelişmeyi, Esad gerçeğini kabullenmek gibi görüyorum. Türkiye 180 derece döndürdü diyemesek de pozisyonunu yumuşattı. Hiç olmazsa artık ‘Esad gitsin ve ondan sonrasına bakalım’ pozisyonunu bıraktı. Bu da Türkiye’ye manevra alanı veriyor” değerlendirmesinde bulundu.

    ‘BİDEN TÜRKİYE'DEN İYİ DOST BULAMAZSINIZ’

    Demirtaş, Cerablus operasyonunun, ABD Başkanı Joe Biden’ın Ankara ziyaretine denk gelmesinin ise önemli olduğuna dikkat çekerek şu saptamayı yaptı: “Biden kuvvetli mesajlar verdi. ABD Başkan Yardımcısı’nın Türkiye’ye gelmesinin nedeni 15 Temmuz idi. Biden’ın ifadesiyle bu, ABD yönetiminin Türkiye’ye, Türk demokrasisine, halkına gösterdiği desteği yerinde göstermek için Başkan Obama’nın verdiği bir talimat üzerine yapıldı. Biden ‘Kusura bakmayın ama bu dünyada ABD’den daha iyi bir dost bulamazsınız’ diye konuştu. Türkiye ile ABD arasında güven ilişkisinin zedelendiği noktada Biden tam da bunları tamir etmek ve kuvvetli mesajlar vermek üzere buraya gelmiş gibi görünüyor. Operasyonun bu tarihe denk gelmesi işleri başka bir noktaya da taşıyor. Zira Biden, 15 Temmuz’a rağmen Türkiye’nin IŞİD’le mücadeleye devam etmesini tebrik ettiğini söylüyor. Dolayısıyla Cerablus’taki operasyona herhangi bir tepkilerinin ilk etapta olmadığını anlıyorum. Ama mutlaka içerde daha başka görüşmeler yapılmıştır. Özellikle PYD’nin statüsü ve PYD’nin bu mücadeledeki rolü kapsamında bir takım görüşlerin karşılıklı olarak verildiği kanaatindeyim.”

    'ERBİL-ANKARA'NIN İLİŞKİLERİNİ, PYD’YE KONULAN MESAFE GÜÇLENDİRDİ'

    Temaslarda bulunduğu Ankara’da bir basın toplantısı düzenleyerek “bölgede büyük değişimlerin yaşanacağının” sinyalini veren Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başkanı Mesut Barzani’nin açıklamasına da değinen Demirtaş, Kuzey Irak yönetimi ile Türkiye’nin özellikle çözüm sürecinde iyi ilişkiler geliştirdiğine vurgu yaptı. Demirtaş “Her iki tarafın da Bağdat’la arasının kötü olması, Kuzey Irak tarafının finansal sıkıntılarını giderilebilmesi için petrol satmak zorunda olması ve Türkiye’nin o petrolü alıp ücretini ödemesinin gerekliliği, IŞİD faktörü iki ülkeyi yakınlaştıran gelişmeler. IŞİD Peşmerge ile çok yoğun çatışmalar yaşamadı ama Barzani’nin hedefleri açısından bir tehlike teşkil ediyor. Öte yandan PYD ile ilişkileri ortada. Her iki tarafın da mesafeleri olduğu gruplar aynı olunca bu yakınlaşma biraz daha kendini gösterir hale geldi. Aslına bakılırsa Türkiye’nin bugün yaptığı hamle son derece önemli ve bölgede dengeleri değiştirebilecek nitelikte bir olay. Bu kapsamda bir gelişmeden bahsediyor olabilir Barzani” değerlendirmesini yaptı.

    ‘RUSYA İLE NORMALLEŞME TÜRKİYE’YE MANEVRA ALANI YARATTI’

    Türkiye’nin Rusya ile ilişkilerini normalleştirmesiyle Suriye’de manevra alanı kazandığı yorumunda bulunan çeken Demirtaş, Rusya ile ilişkilerin çok süratli bir biçimde normalleştiğine dikkat çekti. Suriye merkezli askerlerin diplomatların ve istihbaratçıların oluşturduğu mekanizmalar kurulduğunu söyleyen Demirtaş, gelecek günlerde dışişleri bakanlığı düzeyinde de bazı görüşmelerin yapılacağını ifade etti. Demirtaş şöyle devam etti:

    "Rusya ile normalleşme Türkiye’nin elini özellikle suriye kapsamında çok rahatlatan bir gelişme oldu Eğer bugün Türkiye Cerablus operasyonunu yapabiliyorsa, bu normalleşmenin sonucudur. Rusya olmadan bu olamazdı. Bu noktayı belki yapardı ama çok daha farklı olurdu. Belki uçaklarını kaldıramazdı veya başka türlü yöntemler uygulardı ama bu operasyonu yapabilmesinin en önemli nedeni Rusya ile gelinen noktadır. IŞİD’le mücadele herkesin üzerinde uzlaştığı bir nokta. Türkiye de bur çerçeve ile bu operasyonu açıkladı. Rusya açısından olayın şöyle bir boyutu var. PYD ile ABD ilişkilerinin son dönemde giderek yakınlaşması, PYD’nin rejime Haseke civarında bir müdahaleye girişmesi Rusya tarafından yakından gözleniyordu. Operasyonunun bundan sonraki safaları nasıl gelişecek önemli. Buna göre ülkeler kendi pozisyonlarını ortaya koyacak. Bu operasyonun alacağı şekil, hedefler, ilerleme noktaları, örneği Suriye’de ne kadar derine gidileceği önemli. Bunlar hep gündemde olup ülkelerin pozisyonlarını belirleyecek diye tahmin ediyorum."

    İlgili konular:

    Yıldırım: Cerablus dahil bütün alan YPG ve PYD'den temizlenmeli
    HDP'den Cerablus operasyonuna tepki: Kürt karşıtı bir girişimdir
    'Cerablus operasyonu boşluğun, kimin tarafından doldurulacağına ilişkin bir cevap niteliğinde'
    Der Spiegel'den Cerablus yorumu: Hedef Kürtler ve uzun süreli işgal
    Etiketler:
    IKBY, Peşmerge, PYD, IŞİD, Binali Yıldırım, Joe Biden, Beşar Esad, Mevlüt Çavuşoğlu, Vladimir Putin, İncirlik Üssü, Cerablus, Irak, Suriye, Türkiye, ABD, Rusya
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın