06:32 16 Eylül 2019
Canlı Yayın
    Eksen

    ‘Türkiye ile AB, artık birbirilerinin gündeminde yok’

    Eksen
    URL'yi kısaltın
    Yazarı Ceyda Karan
    0 20
    Abone ol

    Darbe girişiminin ardından ilişkilerinin gerildiği Avrupa’dan Türkiye'ye gelen en üst düzey konuk olan AP Başkanı Martin Schultz’un mesajlarını ‘pişmanlığın ifadesi’ olarak nitelendiren Hürriyet Gazetesi Ankara temsilcisi Deniz Zeyrek, tarafların artık sığınmacı anlaşması dışında birbirlerinin gündeminde olmadığını söyledi.

    15 Temmuz’daki başarısız darbe girişiminin ardından Avrupa Birliği’ne (AB) sert mesajlarla yüklenen Türk hükümeti, perşembe günü Avrupa Parlementosu Başkanı Martin Schulz’u ağırladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım ile görüşen Schulz, “15 Temmuz'da gerekli tepkiyi zamanında veremediklerini” söylerken, basın ve ifade özgürlüğü gibi konularda sert eleştirilerini ihmal etmedi. Başbakan Yıldırım ile ortak düzenlenen basın toplantısı, adeta karşılıklı farklılıkların altının çizildiği bir atışmaya dönüştü.

    Türkiye ile AB ilişkilerinin geldiği noktayı Hürriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Deniz Zeyrek ile konuştuk.

    ‘BASIN TOPLANTISI POLEMİK HAVASINDAYDI’

    Avrupa Birliği’nin darbe girişiminin ardından verdiği mesajlarda, ‘gerekli hassasiyeti sergilemediğinden ötürü’ pişman olduğu yorumunu yapan Deniz Zeyrek, AB’nin Ankara’nın gönlünü almaya çalıştığı izlenimi verdiğini söyledi. Schulz’un Ankara’da Binali Yıldırım’la düzenlediği basın toplantısındaki ‘geç kaldık’ ifadelerini anımsatan Zeyrek, “Bu basın toplantısı aslında bizim geçmişte tanık olduğumuz basın toplantılarına benziyordu. Adeta Binali Yıldırım ile AB karşılıklı basın önünde polemiğe girdi. Terörle mücadele yasası konusunda, darbe sonrası gösterilen tepkiler konusunda tartışılan bir basın toplantısı izledik. Orada çok net bir tablo ortaya çıktı” saptamasında bulundu.

    'AVRUPALILAR TÜRKİYE KONUSUNDA İKİYE BÖLÜNDÜ'

    Avrupalıların Türkiye konusunda ikiye bölündüğünü söyleyen Zeyrek, “Bir kısmı darbecilerin yaptıklarına yoğunlaştı. Ancak maalesef Türkiye açısından kötü olan Avrupalıların çoğunun darbe girişiminden sonra Türkiye’de olup bitenlere yoğunlaşmasıydı. Avrupalılar Türkiye’nin darbecilere yaptıklarına konsantre olup, darbecilerin yaptıklarını göremediklerini itiraf ediyorlar. Schulz da çok net bir şekilde ifade etti, ‘Biz birdenbire bu kadar insanı, sanki hazırlıklıymış gibi tutuklamalarını garip karşıladık. Bunu buradaki temaslarımızda da anlattık. Onlar da bize yanıtlarını verdiler’ dedi. Başbakan Binali Yıldırım da basın toplantısı sırasında o yanıtı tekrarladı ve iki üç yıldır çalışmalar yürüttüklerini, darbe girişiminin başarısız olmasından itibaren daha önceki çalışmalar üzerinden harekete geçtiklerini dile getirdi” diye konuştu.

    ‘BASIN VE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNE BAKIŞLAR ÇOK FARKLI’

    Türkiye’nin AB’de yerinin olmadığına dair Avusturya ve Almanya’daki siyasetçilerin söylemlerine değinen Zeyrek şöyle devam etti: “Bu işin bir boyutu elbette. Ama Schulz’un ifade ettiği ve altını çizdiği bir nokta vardı: Bizim Türkiye ile AB arasında basın özgürlüğü, düşünce özgürlüğü konusunda bakış açımız çok farklı. Bu haliyle terörle mücadele yasasına da yansıyor. Türkiye, PKK-IŞİD-FETÖ gibi terör örgütleriyle boğuştuğu için terörle mücadele yasasını savunurken, Avrupalılar da diyor ki terörle mücadele yasanızda terörün ve teröristin tanımı konusunda ciddi sıkıntılar var. Avrupa’da basın özgürlüğü ile terör ayrı şeylerdir. AİHM içtihatları çok açıktır ve ne terör ne ifade özgürlüğüdür ayırır. Yani 70 yaşındaki bir kadının bir gazetenin yayın kurulunda yer aldığı için terör örgütü üyesi sayılmaması lazım.

    ‘PİŞMANLIK DUYUYORLAR’

    Avrupa ile Türkiye’nin terör tanımına yönelik bakışları burada ayrılıyor. Burada o kadar derin bir görüş ayrılığı var ki. Bu ayrılığın ortadan kaldırılması zor görünüyor. Avrupalılar 15 Temmuz gecesi Türkiye’nin yaşadıklarını, bu canilerin Türkiye’ye yaşattıklarını yeterince  göremedikleri için bir pişmanlık duyuyorlar ama bunun Türkiye’de her şeyin muhteşem gittiği anlamına gelmediğini de peşi sıra söylüyorlar.”

    ‘TÜRKİYE İÇİN AB İLK 5’E BİLE GİRMEZ’

    Türkiye’nin öncelikler sıralamasında AB üyeliğinin ilk 5’e bile giremeyeceğini söyleyen Zeyrek, bunun AB için de geçerli olduğunu belirterek “Mülteci meselesini ayrı değerlendirmek gerek. Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliğini getirip sıkıştırdıkları nokta mülteci meselesidir. Onun dışında Türkiye üye olsun, müzakereleri tamamlatsın gibi bir gündemleri yok. Daha kötüsü, Avrupa tanımı artık sorgulanır halde. Türkiye’nin ihracat rakamlarını inceledik. Almanya ile ticarette düşüş, İngiltere ile ticarette artış görülüyor. İngiltere ile ticaretin artış göstermesi, Brexit’in hemen ardından oluyor. Yani Avrupa siyasetinde de yeni bir kaos ortamı var. O ortamdan nasıl çıkılacak bilmiyoruz” dedi.

    ‘AVRUPA’DAKİ SORUNLARIN BÜYÜK KISMI ORTADOĞU KAYNAKLI’

    Türkiye’nin demokratikleşmesinde ‘önemli bir adım’ olarak görülen Avrupa Birliği'nde bile demokrasiye dair soru işaretleri olduğunu dile getiren Zeyrek, “Avrupa’da şu anda demokrasi tablosu yok. Fransa şu anda OHAL’le yönetiliyor. Evet IŞİD’i kapsıyor ama Nice plajlarında başörtülü kadınlara yapılanlar normal mi? Benim gördüğüm Avrupa’daki sorunların büyük kısmı da Ortadoğu kaynaklı sorunlardan. Göç bunun başında. Onun tetiklediği güvenlik, istihdam ve ekonomik sorunlar var. Irak’a Suriye’ye ihracatı duran Almanya yoksullaşıyor. Bununla da yetmiyor. Ürün satamadığı ülkelerden ‘Bize iş ve yemek verin’ diyen insanlar oraya gidiyor. Böylesine kaotik bir ortam var. Yani Ortadoğu durulmadan, Suriye normalleşmeden, Avrupa’nın ve Türkiye’nin gündeminin de normale dönmesini beklemiyorum” değerlendirmesi yaptı.

    İlgili konular:

    AP Başkanı Schulz: Salih Müslim'in burada olduğunu yeni öğrendim
    Erdoğan, AP Başkanı Schulz'u kabul etti
    AP Başkanı Schulz, Ankara'da özeleştiri yaptı: Gerekli tepkiyi zamanında veremedik
    Etiketler:
    Avrupa Parlamentosu, Deniz Zeyrek, Martin Schulz, Avrupa, Türkiye
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın