12:10 22 Ekim 2018
Canlı Yayın
    Eksen

    Moody’s Türkiye'nin kredi notunu düşürdü: Daha az kredi, daha az büyüme, daha çok işsizlik

    Eksen
    URL'yi kısaltın
    Ceyda Karan
    0 42

    Ekonomist Uğur Gürses'e göre, Moody's'in Türkiye'nin kredi notunu düşürmesinde ülkedeki siyasetin gidişatı etkili oldu. Türkiye'nin 'dışarıdan para almadan da yaşarım' diyebilecek bir ekonomisinin olmadığını anımsatan Gürses, "Eğer küresel kapitalizme kafa tutucağım diyorsanız bahçenizde bir şey yapmanız lazım" diyerek reform ikazında bulundu.

    Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s’in Türkiye'nin kredi notunu bir kademe düşürerek ‘yatırım yapılabilir’ seviyesinin altına indirmesi hem piyasaları hem de siyaseti telaşlandırmış gözüküyor. Açıklamanın hemen ardından Türk lirası ABD doları karşısında değer kaybederken, hükümet kanadından zamanlamayı 'manidar' bulan, Moody’s tarafından verilen kararı bir 'üst aklın' projesi olarak yorumlayan açıklamalar peşi sıra geldi. Kimilerine göre not düşürme ‘beklenen bir karar’ olsa da, halihazırda Türkiye’nin üyesi olduğu Fitch derecelendirme kuruluşunun da darbe girişiminden sonra Türkiye’nin notunu ‘negatif izlemeye’ alması sebebiyle Moody’s’in kararının etkisini daha sert gösterdiği yorumları yapılıyor.

    Peki Moody’s tarafından verilen kararın anlamı ne? Türkiye’ye etkileri ne olacak? Hürriyet gazetesi ekonomi yazarı Uğur Gürses ile konuştuk.

    KREDİ DERECELENDİRME KURULUŞLARININ KRİTERLERİ NELER?

    Moody’s gibi kuruluşların hükümetler ya da hane halkı için değil yatırımcılar için değerlendirme yaptığına dikkat çeken Gürses, temel olarak bir kredi derecelendirme kuruluşunun not verme sürecini şöyle açıkladı:

    "Aslında bir yere para yatırdığınızda o paranın geri ödenileceği ya da ödenilmeyeceği ölçülüyor. Yani ödeme kapasitesi var mı yok mu? Parayı geri ödeyebilir mi ödeyemez mi? Buna yanıt arıyorlar. Bunun için bir takım skalalar yapıyorlar. AAA’dan CD’ye kadar bir skalası var. Her birinin anlamı farklı. İki grup var. Ortadan ikiye bölsek üstte kalanlar yatırım sınıfı, altta kalanlar spekülatif grup kalıyor. Türkiye’nin notunun düşmesinin anlamı ise daha önce yatırım sınıfında olan notunun spekülatif gruba düşmüş olması. Yani Fitch,Tamam ödeyebilir ama spekülatif bu grup, sen bilirsin diyor yatırımcıya. Bu yatırım yapılamaz demek değil. Daha yüksek bir faize tabi olacaksanız, akbaba fonlarla iş yapıcaksınız. Bazı çalkalanma dalgalanma ortaya çıkacaktır elbette."

    'TÜRKİYE’DEKİ SİYASETİN GİDİŞATI KARARDA ETKİLİ'

    Bunun için ekonomik figürlerden hareket ettiklerini belirten Gürses, siyasetin gidişatının da belirleme sürecinde önemli bir rol oynadığını söyledi. Kredi derecelendirme kuruluşlarının siyasetten etkilendiğinin altını çizen Gürses, ancak hiçbir şey olmamış da sanki sadece siyasi davranıyorlarmış gibi bir değerlendirme yapmanın yanlış olduğunu ifade ederek, "Ülkeyi nasıl yönettiğinize elbette bakılıyor. Bir taraftan Suriye’ye mi giriyorsunuz. Öbür tarafta vatandaşlarınızla sorunlarınız mı var. Her şeye bakılıyor. Kibarca ‘kurumsal yapılardaki zayıflama’ diye bahsettikleri şey aslında bu. Bizim hukukun üstünlüğünün çöktüğü eleştirilerimizin karşılığı. Çünkü ekonomik bir sorun olduğunda hükümet nasıl çözer, buna bakılıyor. Çünkü kurumsal yapı ölçeği gerekliliği var. Eğer böyle bir yapıya sahip değilseniz bu sorunu çözemezsiniz” dedi.

    'REYTİNG KURULUŞLARI 2008 KRİZİNDEN SONRA DAHA DİKKATLİ'

    Yunanistan, İtalya ve İspanya’da karşılaşılan sıkıntıların önemli bir kısmının siyasetçilerin yeterince sorunlara neşter vuramamış olmasından kaynakladığı yorumunu yapan Gürses, "Reyting kuruluşları da olaylar bittikten sonra harekete geçiyorlar. 2008-2009 küresel krizinden sonra ABD bir yasa çıkardı. Ve dedi ki eğer yatırımcılar saçma sapan bir reytingle yatırım yapar da zarar ederse ben hesabını kredi derecelendirme kuruluşlarından sorarım. Aslında bizim gibi ülkelerin başı daha fazla belaya giriyor. Reyting kuruluşları da daha kötü davranmaya başladılar. Biz kızıyoruz ya, ‘Bize gelince mi böyle davranıyorsunuz’ diye, temeli buna dayanıyor” değerlendirmesi yaptı.

    'AZ KREDİ, AZ HARCAMA, AZ BÜYÜME, ÇOK İŞSİZLİK'

    Moody’s tarafından verilen kararı, ‘kuruluş için küçük ancak bizim için büyük bir adım’ olarak yorumlayan Gürses, “Türkiye’nin yatırım sınıfı grubundaki tek notu kaldı. O da Fitch. O da negatif izlemeye aldı. Onu da kaybedersek işimiz daha zor. Birçok bakımdan. Dışarıdan gelen fonlar açısından, dışarıdan sermayeler açısından, Türkiye’deki bankaların riskli varlık grupları açısından etkileri olacak. Ancak bunun hane halkına etkisi daha az kredi, daha az harcama, daha az büyüme ve daha çok işsizlik" diye konuştu.

    ‘KIZMAK YERİNE KAYBEDİLENLERİN KAZANILMASI İÇİN PLAN YAPMALI’

    Siyasetçilerin ona buna kızmak yerine elde kalan Fitch notunu kurtarmanın peşine düşmesi ve kaybettiklerini geri alma planları yapması gerektiğini söyleyen Gürses, bunun için bazı reformlar yapılması gerektiğini dile getirdi. Gürses, Türkiye’deki yaşanan süreçte bu yapılması gereken reformların arka plana atıldığı eleştirisini yaparak, “Hukukun üstünlüğünü tekrar tesis etmek gerekiyor ki sonra oturup ticari davaların ne kadar sürede sonuçlanacağını örneğin, yeniden konuşabilelim. Yoksa bunlar çok minör kalıyor. Biz oraya oturan hakimin nasıl atanacağını önce bi belirleyelim. Cemaate sadakat mı, siyasete sadakat mı yoksa hakikaten liyakata dayalı atama mı yapılacak buna bilelim. Örneğin hükümet anayasada HSYK atamalarıyla ilgili bütün partilerin belirleyeceği nitelikli çoğunlukla bir atama yaparsa bu ülkenin adalet ve hukuk sistemine olan güveni artırır. Ama birkaç yıldır politik krizdeyiz ve bu krizi çözmeden reform yapılamaz” dedi.

    ‘SİSTEME KAFA TUTMAK İÇİN BAHÇENİZDE BİRŞEY YAPMANIZ GEREK’

    Türkiye’nin ‘dışarıdan para almadan da yaşarım’ diyebilecek bir ekonomisinin olmadığını söyleyen Gürses, “Türkiye cari açık vermeden ekonomisini büyütemeyen bir ülke. Biz bu sene yüzde 2 ile 2.5 arası büyüyeceğiz. Ama yüzde 4 ile 4.5 cari açık veriyoruz. Bu şu demek Türkiye dışardan para almadan işsizliği azaltacak bir şey yapamaz. Küreselleşme sonucunda giderek büyüyorsunuz daha fazla borç alıyorsunuz, daha fazla borç aldığınız için sizin çarkı daha hızlı çevirmeniz gerekiyor. Reyting kuruluşlarının da bize söylediği buydu. ‘Sizin reel sektörünüz çok fazla borçlandı, ekonomik büyümeniz yavaşlarsa bu borcu çevirmekte zorlanır şirketler batar. Onun için sizin borçla değil daha fazla yatırımla dışardan sermaye alarak uzun vadeli fabrika açmanız lazım. Böyle sıcak paraya dayalı bir şeyle yaşamak zorunda kalmayın’ diyorlardı. Eğer küresel Kapitalizme kafa tutucam diyorsanız içerde bahçenizde birşey yapmanız lazım” uyarısında bulundu.

    'BAŞKA İKTİDAR GELSE O DA AYNI SORUNLARLA KARŞILAŞACAK'

    Türkiye’nin 1994 ve 2001 krizi gibi bir krizle karşılaşmasının pek olası olmadığını söyleyen Gürses, o dönemde uygulanan merkez bankasının sabit kur rejiminin şimdi uygulanmadığına dikkat çekti. Bunun bazı ‘yan sonuçları’ olduğuna dikkat çeken Gürses, hane halkı açısından enflasyon ve zam olarak geri döndüğünü, şirketler içinse zarar anlamına geldiğini savundu. Gürses şöyle devam etti:

    “Şirketler borçlu ve şirketlerin kendini çevirebilmesi için yüksek bir büyüme sağlaması gerek. Ama reformla, ama sıcak parayla. Sıcak parayla çevirdiğinizde bu sefer para miktarı azaldığında bu borcu çeviremiyorsunuz. Hasılatınız azalıyor ve ödeyemiyorsunuz. Bu tabi şirketlere büyük zarar yaratacak. Şirketler bu uzun süre sürerse eleman çıkarmaya başlayacaklar. Bu çok açık. Bu da ekonomide küçülme demek. Bu oyunda siz üzerine düşeni yapmadığınızda, ‘Beni yıkmaya çalışıyorlar’ demek saçma kalıyor. Bugün başka iktidar gelse o da bu sorunlarla karşılaşacak.”

    'RAKİBİNE EKONOMİK ZARAR VERMEK, KENDİ AYAĞINA SIKMAKTIR'

    Küresel sistemde ülkelerin artık iç içe geçmekten neredeyse bütünleşik bir yapıya kavuştuğunu ifade eden Gürses, “Ne ABD ne de Çin bu küreselleşme zincirinin bozulmasını istemez. ABD ne Çin’in devrilmesini ister, ne de Çin ABD’nin… Artık rakibini yıkmak için ekonomik zarar vereyim düşüncesi kendi ayağına sıkmak gibi oluyor. O noktada değiliz artık. Savaşlar ve vekalet savaşlarının yürütüldüğünü görüyoruz” değerlendirmesi yaptı.

    İlgili konular:

    'Türkiye'nin ekonomik potansiyeli ile performansı uyumlu değil'
    Türk Hackerlar, Türkiye'nin kredi notunu düşüren Moody's'i hedef aldı
    Moody's'ten Türkiye açıklaması
    Moody’s: Türkiye küresel riskler karşısında en hassas ekonomi
    Etiketler:
    kredi notu, işsizlik, Moody’s, Fitch Ratings, HSYK, Uğur Gürses, Çin, Türkiye, ABD
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın