04:06 10 Aralık 2018
Canlı Yayın
    Eksen

    Suriye üzerinden ABD-Rusya gerilimi ve savaş senaryoları

    Eksen
    URL'yi kısaltın
    Ceyda Karan
    0 30

    Cumhuriyet yazarı Ergin Yıldızoğlu'na göre, Rusya ve Çin'in yükselişiyle hegemonyası sarsılan ABD, şiddetle sonuç alamaz halde. Tarihte tüm felaketlerden önce yönetici sınıfların hata yaptığını anımsatan Yıldızoğlu, "Hegemonyacı güç açısından adaptasyon mümkün değil. Bir noktada işin tadı iyice kaçabilir" ikazı yaptı.

    Suriye’de ABD ile Rusya işbirliğinin askıya alınmasının ardından, Halep’te ABD’nin ‘dokunmak istemediği’ Nusra Cephesi öncülüğündeki cihatçı grupların yenilmeye başlaması gerilimi tırmandırdı. Washington’da Suriye ordusunun vurulması senaryoları konuşulurken, Rusya Suriye’ye yerleştirdiği S-300 ve S-400 füzeleriyle sahanın hakimi olduğunu ve askeri hamleye yanıt vermekten çekinmeyeceğini ilan etti.

    Moskova-Suriye cephesi dışında Kaliningrad’a nükleer başlık taşıyabilen İskender füzelerinden yerleştirirken, ABD ile plütonyum anlaşmasını da askıya aldı. Amerika’da yaklaşan seçimlerde Rusya’yı malzeme yapan Hillary Clinton’ın seçilme olasılığı yüksek görünürken, ileride sıcak çatışma yaşanması yönünde ‘kabus senaryoları’ da eksik değil.

    Ortadoğu ve küresel düzeyde karşı karşıya gelme halini akademisyen ve Cumhuriyet gazetesi yazarı Ergin Yıldızoğlu ile konuştuk.

    '2008 KRİZİNDEN SONRA YENİ BİR GÜÇ DAĞILIMI YAŞANIYOR'

    Mali krizin 2008’de taşları yerinden oynatmasının ardından dünyada yeniden bir güç dağılımı yaşandığını anlatan Yıldızoğlu, tarihsel olarak güç dağılımı süreçlerinin risk ve tehlikeyi de beraberinde getirdiğini anımsattı. Ortadoğu’nun bu süreçte hızla dağıldığını ve büyük güçlerin hepsinin bu coğrafyada olduğuna dikkat çeken Yıldızoğlu şu saptamaları yaptı: "

    Bu sürecin çeşitli parametreleri, gerek enerji, gerek büyük güçler arası uzaktan dengeleme çabaları, gerekse stratejik olarak önemli coğrafyaların ve ticaret yollarının kontrol edilmesini uc uca eklemeye başladığımızda, hepsi Ortadoğu üzeinden geçiyor. Diğer taraftan büyük güçler arası savaş olasılıkları açısından baktığımızda ilginç bir durum var ki, savaş ve teknoloji arasındaki ilişkinin önemini düşündüğümüzde büyük güçlerin birbiriyle temas ettiğini söylemek de mümkün. Şimdi ilk anda hemen en yüzeyde Rusya, ABD Suriye S-300 ve S-400 füzeleri görünüyor. ABD’liler vururuz diyor, Ruslar geçerseniz hava sahasından biz sizi vururuz diyor. Bunun ötesinde temaslar internet üzerinden siber alanda birbirilerinin bilgi kaynaklarına, birbirilerinin teknoloji düğüm noktalarına karşılıklı nüfuz etmeye başlamış vaziyetteler. Bu anlamda gittikçe kötüleşen bir durum var.”

    'BÖLGESEL GÜÇLER DE ALARM VERİYOR'

    ABD ve Rusya’nın yanı sıra bölgede güç olduğunu iddia eden ülkelerin bunun altını dolduramadıklarını anlatan Yıldızoğlu, örnek olarak Suudi Arabistan’ı gösterdi. Suudi Arabistan’ın Afganistan’dan Yemen’e kadar İran’la rekabet edip vekalet savaşlarına giriştiğini anımsatan Yıldızoğlu, "Kendi ekonomisi çok ciddi bir problem içine girdi. Öbür taraftan çok ciddi bir stratejik hata yaptı enerji piyasalarında. Dolayısıyla ne tarafa gideceği çok belirli olmayan bir noktada. Böyle ilişkilerde ne ufacık bir hata, kaygı, örneğin ABD’nin güvenirliliğinin kaybolunca ne olacağı üzerinden yapılan güncel bir tartışma, çok hızla tırmanan savaş dinamiklerine yol açabiliyor. Gerçi biz ABD’nin güvenirliliği aşamasını geçtik” dedi.

    'YÜKSELEN GÜÇLER ABD’Yİ ZORLUYOR'

    ABD’nin küresel hegemonyasının sarsıldığını ve bu süreçte Rusya ve Çin’in yükselişinin ivme kazandığını belirten Yıldızoğlu, bunun küresel dengelerde önayak olacağı değişimi şöyle değerlendirdi:

    "ABD’nin dünyada düzen verdiği dönem, hegemonyasının 2. Dünya Savaşı sonrası hızla yükselmekte olduğu, ekonomik kaynaklarının herkese destek verebilecek güçte olduğu ve ideolojik olarak komünizme karşı özgür dünyayı koruma konumunda olduğu bir zamana gitmek lazım. Ama 70’lerden itibaren hegemonyası geriledi ve mali krizden sonra gördüğümüz şu ki, Çin çok ciddi mali bir güç olarak yükseliyor. Rusya hızla toparlandı. ABD bir noktada ‘Ben olmazsam herşey kaos olur’ zihniyetinde haklı. Bir hegemonyacı güç olmazsa devlet arası istikrar sağlamak mümkün değil. Ama ABD’nin hegemonyacı bir döneme dönme şansı yok. Dolayısıyla var olduğu konuma adapte olması gerekiyor. Ama bu hegemonyacı güç açısından böyle bir adaptasyon mümkün değil. Yükselen güçler gittikçe yükselmeye devam edecekler. ABD’yi itmeye devam edecekler ve bir noktada işin tadı iyice kaçacak."

    'ABD'NİN ŞİDDETE DAYALI STRATEJİSİ ELİNDE PATLADI'

    Hegemonyacı güçlerin güç kaybetmeye başladığında savaşa yönelmeye açık olduğu ikazında bulunan Yıldızoğlu, “Hegemonya liderliğini kabul ettirme noktasına hayata geçiyor. Bunu kaybetmeye başladığı zaman Amerikalılar, 11 Eylül’den sonra imparatorluk yani tek başına dayatma ve kendi iradesini kabul ettirme, şiddete dayanarak üstünlüğünü koruma stratejisine girdi ve elinde patladı. Hem Irak’ta hem Afganistan’da.. Dünya karşısında da ahlaki ve kültürel üstünlük iddiasını hızla kaybetti. Şimdi zaten iç politikasına baktığımız zaman bu yansıyor. İki tane başkan adayı var. Al birini vur ötekine. Maşayla dokunmazsın ikisine de. Avrupa’da da aynı şekilde Britanya’da Brexit ile birlikte durumu izlemek mümkün. Almanya’nın yükselmesi devam ediyor. Avrupa ordusunu istemesi de sürüyor” dedi.

    'DÜNYA KAPİTALİZME ARTIK DAR GELİYOR'

    Dünyada yükselen güçler açısından mevcut koşullarda bir geri dönüş olmadığını belirten Yıldızoğlu şu değerlendirmede bulundu:

    “Belki çok büyük laf edip şunu söylemek lazım ki, bu dünya kapitalizme dar geliyor artık. Büyük güçler o kadar büyük güç halindeler ki, ihtiyaç duyduğu alanları kontrol edebilmek için birbirilerine o alanlardan dışarı itmek durumundalar. Geçen yüzyılda yeniden paylaşım savaşı oldukça sınırlı bir bölgede kalmıştı. Şimdi ikinci paylaşım savaşı daha da büyüdü ve çok daha büyük güçlerin karşı karşıya gelebileceği bir yerdeyiz. Korkutucu olan şu ki, gündemde olan teknolojiler çok daha ileri teknolojiler. Ama soğukkanlı bir bakış ilk temasların başladığını gösteriyor. Karşılıklı silahlarla büyük güçler birbirini vurmaya başladı. Evet bunu kinetik silahlarla vurmuyorlar ama başka türlü silahlarla, enformasyon silahlarıyla, gizli servis operasyonlarıyla ve vekalet savaşlarıyla birbirlerini vurmaya başladılar gibi bir görüntü var. Bu çok kötümser bir görüntü olsa da bi müddet daha böyle bir görüntü ile karşı karşıya kalacağız.”

    'ORTADOĞU DİZAYNI TUTMADI'

    Tarihteki tüm felaketlerden önce yönetici sınıfların çok büyük hatalar yaptığını anımsatan Yıldızoğlu, bu hataların mevcut gerçeklikle yaşarken görülemediği ancak realite ile dağılırken objektif olarak değerlendirilebildiğini vurguludı. Yıldızoğlu, ABD’nin öncü olduğu Ortadoğu’yu yeniden dizayn politikalarının tutmadığının altını çizerek, şöyle konuştu:

    “Gerilemekte olan hegemonyacı bir gücün içinde, gerilemekte olduğu bölgelerde ne yapmak gerektiği konusunda birdenbire birden fazla fikir ortaya çıkmaya başlıyor. 2. Dünya Savaşı’ndan hemen sonra, Rusya’nın karşısında ne yapmak gerekir diye düşünürken meşhur George Kennan’ın mektubu ortaya çıktı. Durumu analiz eden bir telgraf dış işlerine geliyor ve bir tek politika üzerinde birleşmeye başlıyorlar. Çalıştığını gördüğü müddetçe de devam ettiriyorlar bu politikayı. Ama bizim bölgede böyle bir şey yok. Bizim bölgede önce liberalleri destekleyeceklerdi. Liberal diye seçtiklerinin liberal olmadığı ortaya çıktı. Ondan sonra molla, ordu ve medyayı denetleyelim dediler. Burada da her tuttukları ellerinde kalıyor. Molla başka bir şey. Çünkü burası bir siyasal islamın genişlemekte olduğu bir alan. Onun kendi derin ve tarihsel kökleri var, tarihi var ve projesi var. Uzaktan kontrol edilecek bir şey değil. Tahmin ediyorum ki, ırkçılık ve oryantalizm gibi zaaf da bu işte rol oynuyor. Uzun bir süredir bir politika burada çalışmıyor.”

    İlgili konular:

    'S-300'ler ABD'ye olduğu kadar Türkiye'ye de mesaj'
    'Türkiye El Bab'a girerse Ortadoğu cehenneminin kapıları açılır'
    ‘ABD ile Rusya arasında yumuşak Soğuk Savaş var’
    Rusya'nın artan siber savaş gücü, ABD'yi kaygılandırıyor
    Etiketler:
    Brexit, S-300, S-400, Nusra Cephesi, Kaliningrad, Halep, Yemen, Suudi Arabistan, Afganistan, Ortadoğu, Çin, Irak, Suriye, Türkiye, ABD, Rusya
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın