22:32 18 Ekim 2018
Canlı Yayın
    Eksen

    'Mezhep vurgusuyla Musul'a girmek Türkmenlerin aleyhine işleyebilir'

    Eksen
    URL'yi kısaltın
    Ceyda Karan
    0 32

    Musul operasyonu nedeniyle Irak-Türkiye krizi sürerken, Telaferli akademisyen Ziya Abbas, hem Irak meclisindeki Sünni vekiller, hem de Şii-Sünni Türkmenler arasında Türkiye'nin rolüne dair fikir ayrılıkları olduğunu anlattı. Abbas, "Türkiye'nin Musul'a mezhep vurgusuyla girmesi Türkmenlerin aleyhine işleyebilir" dedi.

    Musul operasyonu için gün sayılırken Ankara ile Bağdat arasındaki kriz dorukta. Her iki taraftan da karşılıklı diplomasi üslubunun ötesinde açıklamalar ardı ardına gelirken en son Irak Dişişleri Bakanlığı Sözcüsü Ahmed Cemal, Türkiye'nin Bağdat Büyükelçisi Faruk Kaymakcı'yı dışişlerine çağırarak nota verdi. ABD ise konunun Bağdat ile Ankara arasında çözülmesi gerektiğinin altını çizerek, Irak Başbakanı Haydar el İbadi'yi operasyon konusunda yetkili isim olarak işaret ediyor.

    Irak sahasında yaşanan son gelişmeleri, Şii ve Sünni cephelerindeki nabzı ve Türkmenlerin durumunu Telaferli akademisyen Ziya Abbas ile konuştuk.

    'SÜNNİ VEKİLLER MUSUL KONUSUNDA BÖLÜNDÜ'

    Konunun hem merkezi hükümet ekseninde hem de Musul-Kuzey Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi ekseninde ele alınması gerektiğini belirten Abbas, Bağdat’ın pozisyonunu şöyle anlattı:

    "Bağdat'ta meclisten bir karar çıkarıldı. BM'ye başvurulacak, Türkiye'ye nota verildi. Türk kuvvetlerinin Başika'da bulundurulmasına dair işgalci kuvvet olarak nitelendirildi. Şimdi Irak'ın yüzde 65'i Şii olduğu için mecliste de Şiiler ağırlıklı. Yüzde 55 civarında bir Şii nüfus var mecliste. Bir kısım Sünni milletvekili de özellikle El Vataniyye'ye mensup Musul milletvekilleri, bu kararda aktif olarak yer aldı. Hatta bu kararları kendileri doğrudan basına açıklayan El Vataniyye'den vekiller var. Sünni kesimde bir bölünme var tabii ki. Zafur el Ani gibi, Sünni Arapların oluşturduğu siyasi oluşumun liderleri tamamen Türkiye'nin açıkladığı tutuma göre bir söylemde bulunuyor. Bunlara göre bir sorun yok, Türkiye burada Irak'ın toprak bütünlüğünü savunmak için böyle bir hamle yapabilir. Burada eğittiği askerler var. Türk yetkililerin açıklamalarında da herhangi bir art niyet yok. Yani Sünni Arapların ikiye bölündüğünü net olarak görebiliyorsunuz.”

    'TÜRKİYE İLE TÜRKMENLER KARŞI KARŞIYA GELİRSE…'

    Merkezi hükümette Şiilerin tamamen Türkiye aleyhinde bir tutum sergilediklerini belirten Abbas, Türkmenlerin de Şii ve Sünni olarak farklı tutumlar benimsediğinin altını çizdi:

    "Türkmenlere de baktığımız zaman Şii Türkmenler merkezi hükümetin tarafında yer alıyor. Sosyal medyada da bunu net olarak görebilirsiniz. Türkmen kurum kuruluşları ve kanaat önderlerinin de böyle bir tavrı var. Türkiye'nin mezhep vurgusu dile getirilerek buraya girmesi Türkmenlerin aleyhine işleyebilir. Türkmenlerle-Türkiye'nin karşı karşıya getirilmesinden ben şahsen korkuyorum. Biliyorsunuz Türkmenler en az rakamlarla 12 bin civarında bir askeri gücü var. Hem merkezi hükümette hem de Haşdi Şabi birlikleri arasında. Bu az bir rakam değil. Bunlar da sahada aktif çatışan, özellikle terörle mücadele alanında tecrübe edinmiş, 2003'den beri aktif çatışan çoğu bölgede, şuan Musul'un yakın çevresinde konuşlandırılmış durumda. Oradan aldığım duyumlara göre. Türkmenler bu bağlamda ikiye bölünmüş durumda. Sünni Türkmenlerden açıkçası çok net bir şey yok. Ama Türkiye'deki Sünni Türkmenler operasyona katılımı destekliyor. Öte yandan Şebaklar, Hıristiyanlar, Ezidiler hiçbir şekilde Türkiye'nin müdahil olmasını istemiyor" diye devam etti.

    'MİLLİ BİR IRAKLI KİMLİĞİ ÖTEDEN BERİ YOK'

    Irak'ın Batılı emperyalist devletler tarafından bir asır önce oluşturulmuş bir yapı olduğunu ve o günden beri etnik dini ya da toplumsal olarak milli bir barışın sağlanamadığını belirten Abbas, şu anda mezhepler arasındaki çatışmanın geri dönülemeyecek bir noktaya eriştiği görüşünde. Bunun en büyük nedeninin Sünni eksenin, Şiileri hep İran uzantısı olarak görme eğiliminden kaynaklandığını belirten Abbas, "Yani 'İran, ideolojik bölme gerçekleştiriyor ve bu ideolojik bölüşün temel hedefi Pers İmparatorluğu'nun yeniden canlandırılması' deniyor. Dolayısıyla Arapların ilk düşmanı Farslar olarak gösteriliyor, Arapların deyimiyle Siyonistlerden daha tehlikeli. Bu hakim görüş son yıllarda Türkiye'ye de yansıdı. Yazar ve akademisyenlerde de bu görüşü takip edebilirsiniz. Bu kanaat ortadan kalmadığı sürece, bu böyle devam eder. Bu sadece Iraklı Şiileri değil dünya genelindeki Şiileri etkiliyor. Ama bölgedeki gerilimi yükseltip en çok Iraklı Şiileri etkiliyor. Irak toplumunun kimliğine, genlerine yerleşmiş bir düşünce bu. Bunu sökmek kolay olmayacak. Bu bağlamda bir Iraklılık ruhu pek görülmüyor" diye konuştu.

    'BARZANİ-BAĞDAT UZLAŞMASININ ARDINDA EKONOMİK SEBEPLER VAR'

    Musul operasyonuna giden süreçte, 3 yıl aradan sonra Bağdat'ı ziyaret eden ve merkezi hükümet ile uzlaşı sağlayan Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başkanı Mesud Barzani'nin, buna yanaşmasındaki en büyük etkenin ekonomik sebepler olduğunu belirten Abbas, Kuzey Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi eksenindeki durumu ise şöyle özetledi:

    "Barzani zor durumda. Biliyorsunuz başkanlık süresi bitti. Uzatmak istedi ancak Talabani ve Goran hareketi kabul etmedi. Kendi içinde bir kriz yaşıyor. Bunun yanı süre ülke Irak genelindeki ekonomik krizden etkilenmiş durumda. Tamamen petrol ihracatına bağlı olan ülkede, petrol fiyatları düştükten sonra, yolsuzluk da üzerine eklenince Irak zor günler geçiniyor. Barzani memurların maaşlarını veremiyor. Son günlerde Irak kulislerinde 'Ekonomik kriz bizi biraz daha birbirimize yakınlaştırdı' sözlerini duyabiliyorsunuz. Zira Barzani hiçbir şekilde merkeze bağlı askeri güçlerin, kendi bölgesinde bulunmasını kabul etmiyordu. Musul operasyonu gerekçesiyle ekonomik zaaflar bağlamında bugün Irak ordusuna bağlı birliklerin Barzani'nin kontrol ettiği bölgelerden geçerek Musul operasyonu için yığınak yaptıklarını görülebilir. Barzani'nin güvendiği tek taraf Türkiye. Bu bağlamda Türkiye'nin de Musul operasyonuna dahil olması gerekiyor. Ayrıca PKK ve PYD de Sincar ve bazı bölgelerde etkin. Dolayısıyla onlarla da bir güç mücadelesi yaşanıyor" değerlendirmesi yaptı.

    'ŞENGAL-KANDİL HATTININ OLUŞTURULMASI FİİLİ OLARAK MÜMKÜN DEĞİL'

    Son günlerde ortaya atılan 'Şengal'den Kandil'e uzanan bir hattın oluşturulması' ve 'PKK çizgisinin Bağdat ile işbirliğine gitmesi' iddialarının bir zemini olmadığını ve fiili olarak bunların mümkün olamayacağını dile getiren Abbas, şu saptamalarda bulundu:

    "Şu an Kuzey Irak Yönetimi Rabiyya'dan Sincar'a uzanıyor. Burada Sünni Araplar var. Onlarla işbirliği yapılarak Sincar'a yol uzanabildi. Bu bağlamda Kandil'den bir yol uzanacaksa orası Dahok'tan geçmeli. Dahok Barzani'nin memleketi. En etkili olduğu bölge. Barzani'den habersiz orada kuş uçmaz. Orada Barzani ile bir işbirliğinden bahsedilebilir ancak. Benim Irak kulislerinden edindiğim bilgiye göre Irak merkezi hükümetinin böyle bir niyeti yok. Bağdat'ın katkısı şöyle olabilir. Haşdi Şabi birlikleri kapsamında Ezidiler var. Ezidilerin de can kaybı verdiklerini yakından biliyorum. Haşdi Şabi içinde Şii Araplar ve Hıristiyanlar Ezidiler gibi azınlıkların oluşturduğu ayrı birlikler var. O bağlamda bu kesimlere destek sunuluyor diye biliyorum. Ama Şengal'deki YBŞ'ye doğrudan bir şey verildiğini sanmıyorum. Bu yönde herhangi bir bilgi görmedim. Ama orada da Kürt yönetiminin istediği Ezidileri Kürt olarak göstermek ve bu bölgede nüfus genişliğini gösterebilmek. Şebakların üzerinde de bir egemenlik sağlamaya çalıştıklarını da söyleyebiliriz."

    İlgili konular:

    'ABD, Türkiye'ye emir komuta zincirine uyma şartı koşuyor'
    'Türkiye için Musul Suriye'den farklı, devlet refleksi çalışır'
    'Türkiye, Musul'da Sünni entitenin alternatifini yaratma peşinde'
    Etiketler:
    Şiiler, Müslümanlar, Türkmenler, Ezidiler, Sünni Arap, Hristiyanlar, Haşdi Şabi, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY), PYD, PKK, BM, Ahmet Cemal, Haydar El İbadi, Mesud Barzani, Kandil, Sincar, Musul, Irak, Türkiye
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın