06:16 05 Aralık 2020
Canlı Yayın

    İran, Türkiye’ye karşı hamle yaptı: Türkmen iç savaşı riski var

    Eksen
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    0 23
    Abone ol

    Güvenlik uzmanı Abdullah Ağar’a göre, Irak’la gerilimin arkasında İran ve Şii milislere etkisi yatıyor. “İran Türkiye’ye karşı bir hamle yaptı. Bu yakın zamanda Türkiye’nin ortaya koyduğu ittifaklarla ilgili” diyen Ağar, krizin Şii ve Sünni Türkmenlere etkisine dikkat çekti. Ağar, “Türkmen iç savaşı çıkabilir diye korkuyorum” diye konuştu.

    Irak ve Türkiye arasında Musul operasyonu ile başlayan gerilim teskin edilemiyor. Bağdat'a gönderilen Türk heyetinin temaslarından henüz somut bir uzlaşma çıkmazken, Şii lider Mukteda el Sadr'ın çağırısıyla, ‘Osmanlı işgali' vurgusuyla Salı günü Türkiye Büyükelçiliği önünde Türkiye'nin Irak'taki askeri varlığı protesto edildi, Başika'daki Türk askerlerinin de ‘kuşatma altına alındığı' iddiaları ortaya atıldı.

    Türkiye ise hem operasyona katılacağını hem de Musul'un IŞİD'den temizlenmesinin ardından Sünni bir yapının kurulması yönündeki arzusunu açıkça dile getiriyor. Irak'ta yaşanan son gelişmeleri, Terör ve Güvenlik Uzmanı Abdullah Ağar ile konuştuk.

    ‘IRAK'TAKİ HÜKÜMET ÖZGÜR İRADESİYLE HAREKET ETMİYOR'

    Ağar'a göre, bugünkü gelişmelerin arkasında, Irak'ta hükümetin uzun süredir özgür ve hür irade ile kurulamaması ve siyasilerin verdiği kararlarda ABD, Britanya ve İran'ın etkisinin bulunması yatıyor. Son altı yılda Türkiye'nin mezhepçi ayrımları aşmaya çalışan politikalar izlediğini savunan Ağar, yaşananları şöyle anlattı:

    "2010 Irak seçimlerinde, ülkede demokrasi tarihinin en uzun 'hükümet kurulamama dönemi' yaşandı. Tam 9 ay 15 gün boyunca hükümet kurulamadı. O dönemde belki de Türkiye, tarihinin en büyük etkisini üretmeye çalıştı Bağdat'a. Yani o hükümetin dizaynı konusunda çok uğraştı. Türkiye'nin oradaki gayreti, radikal Şii ve radikal Sünni unsurların dışarıda kalması, laik Şii ve Sünniler ile Kürtler-Türkmenlerin oluşturğu bir siyasi yapının oluşması idi. Ama Maliki, ABD ve İran'ın kerhen de olsa, ittifaklarıyla birlikte bir şekilde iktidara geldi. Normalde çoğunluğu yakalayamamıştı. Allavi'ye verilmesi gerekiyor iken, başbakanlık verilmedi. Bu kez de 2014 seçimlerinde, bu sefer de Maliki kazanmış olmasına rağmen, bu kez de Maliki'ye hükümet kurma görevi verilmedi ve Abadi ortaya çıktı. Bu bize bir gerçeği ispat ediyor: Oradaki hükümetler özgür ve hür irade ile kurulamıyor. Şimdi Irak'taki dizayn edilmiş hükümete ve parlamentoya baktığımızda 3 temel ülkenin etkisini görüyoruz: ABD, İngiltere, İran."

    ‘IRAK'IN ANKARA'YA TAVRININ ARKASINDA İRAN'IN ETKİSİ VAR'

    ABD ve İran gibi ülkelerin Irak'taki nüfuzu dolayısıyla, Ankara-Bağdat geriliminin arkasında 'Irak'ın özgür iradesinin yatmadığını' belirten Ağar, şöyle devam etti:

    "Şii milislerin ortaya koymuş olduğu o refleks, yapılan sert açıklamalar, bunun bir Şii etkisi ile yapılmış olduğunu bize ispat ediyor. Bu örgütlerin de karakterine baktığımızda büyük çoğunluğunun İran'a angaje olduğunu görüyoruz. Yani burada İran bir hamle yaptı Türkiye'ye karşı. Bu hamlesinin, yakın zamanda Türkiye'nin ortaya koymuş olduğu ittifaklarla ilgili olduğunu düşünüyorum. Özellikle Rusya ile bir pozisyon üretiyor olması ve İsrail ile İran'ın en başından beri yaşamış olduğu o görüntüdeki gerginlik ve Türkiye'nin İsrail ile angajman içerisine girmesi, Cerablus operasyonu, bir anda İran'ı bir şekilde rahatsız etti. İran kendince bir payda ile birlikte böyle bir karar verdi."

    'TÜRKMENLER ŞİİLEŞTİRİLDİLER'

    Türkiye'nin Irak politikası özelinde, Şii ve Sünni Türkmenleri kutuplaştırıcı, Sünni bir söylemin peşinden gittiğini söylemenin doğru olmadığını savunan Ağar, buna karşın İran'ın iddialı bir Şii refleksi olduğunu belirtti. Tahran'ın buradaki yapılar üzerindeki nüfuzunu kullandığını ve bölgeye etkisinin göz ardı edilemeyeceğini dile getiren Ağar, şöyle devam etti:

    "Şii Türkmen ifadesi çok doğru değil. Şiileştirilmiş Türkmen demek daha doğru. Çünkü Irak'ta yaşayan Türkmenler, aslında Alevi-Bektaşi kökenli Türkmenler. Ama oradaki, özellikle Caferi Türklerin İran tarafından kullanılmasıyla, Türkmenler Şiileştirildiler. Bu önemli. Bir diğer önemli detay da şu: Ben Cumhurbaşkanı'nın ‘Sünnilik bir yorum, Alevilik bir yorum, Şiilik bir yorum, ben Müslüman'ım' cümlesini çok daha önemsiyorum. Yani bunu birkaç farklı platformda da ifade etti. Aslında ‘Biz Müslümanız' ortak paydasını bulmayı başarabilsek sorunları çözeceğiz de, her ne hikmetse bir türlü bu ortak payda devreye girmiyor ve etki üretmiyor. Evet yüzyıllardır süren bir Şii-Sünni gerginliği var ama bu gerginliğin bugün yaşanıyor olması büyük bir girdaba sebebiyet vermektir. Yani IŞİD denilen bir ucube ortaya çıktı, bütün coğrafyada bir vakum oluşturdu. Türkiye ile İran'ın mezhebi olarak bir çatışma üretmesinin, bütün dünyayı içine çekebileceğini düşünüyorum. Bundan da çok kaygılıyım."

    ‘LAİKLİK VURGUSU ÇOK ÖNEMLİ, ORTAK AKIL ÜRETİLMELİ'

    Türkiye'nin, Irak, İran ve Suriye ile bir araya gelerek, ortak bir dil, akıl ve strateji üretmesi gerektiğini belirten Ağar, böylelikte sorunların üstesinden gelinebileceğini savundu. Ağar, Şii ve Sünni vurgusundan öte, ‘laiklik' vurgusunun coğrafya üzerinde önemli olduğunun altını çizdi:

    "Laiklik, sadece din ve devlet işlerini birbirinden ayırmıyor. Dini ve dindarı da koruyor laiklik. Buradaki sorun, dini ve dindarı istismar edenlerin ortaya koymuş olduğu etki, insanlığın temel problemi. Sadece İslam için değil, diğer taraflarda da aynı etki var. Bununla ilgi toplumda bir bilgi, bilinç üretilse, buna itibar etmeyeceğiz. Ama biz bunu Bağdadi'de görüyoruz, FETÖ'de görüyoruz, görmediğimiz daha nicesi var. Kendilerine yakın olmayanları da kabul etmiyor bu yapılar. Bizim siyasilerimiz bilmeden bu hataya düşüyorlar. Çok iddialı cümleleri biz kuramayız. Bununla ilgili bir hüküm cümlesi kurabilecek olan varsa, o da ilahilerdir. Şimdi burada sorun var. İnsanların Tanrı yetkilerini kullanmaya soyunması, coğrafyayı etkisi altına alıyor. Laiklik vurgusu burada önemli. Irak'ın yanında İran ve Suriye'nin de bu mahallenin komşuları olarak bir araya gelip ortak bil dil ve akıl, strateji ve eylem üretmesi gerekiyor. Üretirse oradan bütün problemler çözülür. Ama çok uzağız bundan."

    ‘TÜRKİYE-İRAN ARASINDAKİ TEMEL GERİLİMLERDEN BİRİ PKK'

    Tahran-Ankara hattında yaşanan gerilimde, hükümetin dini terminolojisinden ziyade jeo-politik sebeplerin yattığını belirten Ağar, geçmişte biriken gerginlikliklerin de şimdiki krizin büyümesine yardımcı olduğunu ifade etti. Özellikle PKK konusunun İran ile Türkiye arasında ciddi bir probleme sebebiyet verdiğini anımsatan Ağar, "Çünkü İran'ın PKK'yı kullanmak konusunda ortaya koymuş olduğu etki, Türkiye'yi çok kasıyor. Özellikle Sincar'daki (Şengal) PKK varlığı ile merkezi hükümetin ilişkisi, hatta bunun doğrusal bir ilişkisi de var, hepsi bir araya gelince kriz büyütüyor. Türkiye'nin PKK teröründen canı çok yandı. Suriye'nin kuzeyinde durum belli. Adı çok konmadı ama Türkiye ile İran arasındaki gerilimin temen noktalarından birisi de PKK" dedi.

    ‘HEM SİYASETİN DİLİ HEM MEZHEBİ DİL AYRIŞTIRICI'

    Irak'ta Türkiye'ye karşı bir sevgi ve sempati olduğunu ve Irak insanının Türkiye'yi sevdiğini savunan Ağar, "Hem siyasetin dili hem de mezhebi dil ayrıştırıcı. Birileri bundan menfaat temin ediyorlar, bu bir gerçek. Haşdi Şabi milislerine baktığımızda Türkmenler de içlerinde var. Benim en çok korktuğum noktalardan biri de bu Şii milislerin içindeki Türkmenlerle, Sünni Türkmenlerin karşı karşıya gelme olasılığı. Bir Türkmen iç savaşı çıkarır karşımıza. Geçmişte böyle yorumlar da vardı, olası bir Irak parçalanması meydana gelecekse, bu fay hattının Şii ve Sünni Türkmenler arasında olması gibi" diye konuştu.

    İlgili konular:

    'Türkiye Irak'a mutabakat metni sundu: Başika diğer gruplara da açılabilir'
    Türkiye, Irak sınırında güvenlik önlemlerini artırdı
    Eski Irak Başbakanı Allavi: Türkiye ile Irak arasında yapıcı diyalog olmalı
    Irak Dışişleri Bakanı'ndan Türkiye yorumu: Bütün seçenekler önümüzde
    Şii milislerden Türkiye'ye 'Irak' uyarısı
    Irak'ın Ankara Büyükelçisi: Türkiye Başika konusunda geri adım atmazsa...
    Irak'tan Türkiye'ye yanıt: Bağdat Büyükelçisi Kaymakcı Dışişleri'ne çağırıldı
    Irak Meclisi: Türkiye'nin Musul'daki askeri varlığını kabul etmiyoruz
    Musul operasyonunda 3. güne girildi: Irak ordusu ve Peşmerge dört koldan ilerliyor
    Haşdi Şabi, Musul operasyonunda doğu ve batıdan ilerleyen Irak ordusuna destek olacak
    Etiketler:
    Caferi, Sünni, Şii, Türkmen, Alevi, Haşdi Şabi, PKK, IŞİD, Abdullah Ağar, Mukteda el Sadr, Nuri el Maliki, İyad Allavi, Haydar el Abadi, Bağdat, İran, Irak, Türkiye, ABD
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın