10:22 21 Ekim 2018
Canlı Yayın
    Eksen

    'Rusya-ABD ilişkilerindeki balayı kalıcı olmayabilir'

    Eksen
    URL'yi kısaltın
    Ceyda Karan
    0 32

    Emekli Büyükelçi Loğoğlu'na göre Ankara'daki iyimser havaya rağmen, Trump ABD'siyle olumlu ilişkiler için temel yok. ABD-Türkiye ilişkilerinde sorunlu başlıkları İslami terör algısı, Suriye-YPG, Filistin-İsrail yaklaşımı, Gülen'in iadesi, Ermeni iddiaları ve İran olarak sıralayan Loğoğlu, "Obama döneminde var olan sorunlar devam edecek" dedi.

    ABD ile Barack Obama yönetiminin özellikle son iki senesinde ciddi sorunlar yaşayan Ankara, Donald Trump’ın başkanlığından umutlu görünüyor. Trump’ın yemin töreni vesilesiyle Washington’a giden Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, yeni ABD yönetimi ile ilk temaslarını gerçekleştirdi, Ankara’nın mesajlarını da iletti.

    Peki Obama yönetimi ile pek çok başlıkta katlanan sorunlar Trump yönetimi ile çözülebilecek mi? Ankara’da ABD ile gerginliklerin sona erdirilmesi beklentisi yerinde mi? Emekli büyükelçi Faruk Loğoğlu ile konuştuk.

    'ABD İLE SORUNLAR ARTARAK DEVAM EDECEK'

    Ankara’nın ABD ile ilişkilerde Trump dönemi ile birlikte daha olumlu bir hava olacağı beklentisinin temelini olmadığını dile getiren Loğoğlu, "Elbette Trump’ın dünyaya bakış açısı itibariyle belki Türkiye’deki iktidar kendisini daha yakın ve daha olumlu görebilir. Ama daha ciddi bir şekilde baktığımızda Obama döneminde var olan sorunlar bana göre artarak devam edecek. Türkiye’nin çıkarları bakımından Türkiye’nin özellikle Çavuşoğlu’nun temasları ışığında vermeye çalıştığı olumlu havanın geçerli olmasını dilerim. Ama korkarım ki ABD ilişkileri önümüzdeki dönemde birçok konuda çok ciddi sıkıntılar yaşayacaktır" dedi.

    'TRUMP'LA TÜM OTORİTER LİDERLER RAHAT NEFES ALDI AMA…'

    ABD’nin demokrasi, hukukun üstünlüğü gibi klasik söylemlerine geri dönmesinin Trump zamanında biraz zaman alacağını öngören Loğoğlu, Türkiye’nin hissettiği rahatlılığın doğru olmasa da ‘geçerli’ sayılabilecek bir rahatlık olduğunu söyledi: "Bu sadece Türkiye bakımından değil, daha otoriter hatta dikta rejimlerinin liderlerinin bile rahat nefes aldığı bir hava getirdi Trump dünyaya. Bütün ABD başkanları özellikle göreve başladıklarında yaptıkları konuşmalarda, evrensel değerlerden bahsederlerdi. Bunlardan eser yok. Dış dünyaya verdiği iki mesaj oldu. Bir tanesi radikal islamı dünya üzerinden silme vaadi oldu. Diğeri de kimseye birşey empoze etmeyeceğiz dedi. Bir iş adamı gözünden bakıyor dünyaya, bu pazarı da kendi yapacağı pazarlıklarla ABD lehine değiştireceğini düşünüyor. Attığı ilk adımlara dikkat ederseniz, bu içerikte. Önce Meksika ile Kanada ile yapılan ticaret anlaşmasını tekrar müzakere edeceğini söyledi. Arkasından Trans-Pasifik ortaklığından çıkıyorum dedi."

    'ABD İLE İLİŞKİLERİ SARSABİLECEK ÇOK SAYIDA BAŞLIK VAR'

    Ankara ile Washington arasındaki ilişkilerin ekonomik ve ticari boyutunun iki ülke bakımından da o kadar önemli olmamasının Türkiye açısından bir kazanım olduğu yorumunu yapan Loğluoğlu, “Bu bağlamda Türkiye’ye dokunma şansı zor. Ama öyle konular var ki, mesela terörle mücadele. Bu en ciddi sıkıntıları yaşatacak. Suriye konusu, Trump’ın Filistin-İsrail bağlamındaki yaklaşımı, Fethullah Gülen’in iadesi konusu, Ermeni iddiaları ve ABD-İran ile oluşacak sorunların bölgeye ve Türkiye’ye yansıması, bunlar hemen aklıma gelen ilk başlıklar" dedi.

    'TRUMP'IN RADİKAL İSLAM TANIMINDAN KAYNAKLANAN SORUNLAR ÇIKABİLİR'

    Loğloğlu, terörle mücadele Türkiye’nin Trump’ın ‘Radikal İslam tanımı’, ‘PKK ile mücadele’ gibi konularda sıkıntı yaşayacağını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: “Trump’ın ‘radikal İslam’ tabirinden anladığı, bunun altına sıralayarak koyduğu terör örgüleri ile AKP iktidarının terörden anladığı zihniyet arasında herhalde çok ciddi farklılıklar olacak. Örneğin Trump, Müslüman Kardeşler için ‘terörist örgüttür’ dedi. AKP ise yıllardır Müslüman Kardeşlerin bulunduğu bütün ülkelerde, başta Mısır olmak üzere iyi ilişkiler içerisinde. Bu olası ideolojik çatışmalardan bir tanesi olacak. Yani radikal İslam’ın tarifi üzerindeki anlaşmazlıklar, AKP’yi zorlayan konulardan bir tanesi olacak. Radikal İslamla mücadele edeceğim diyen Trump’ın çok fazla dikkatli davranmayacağı için, sanki İslam’a karşı bir mücadeleye de kolaylıkla dönüşecek. O zaman İslam dünyasının sesi hatta hamisi olmaya soyunan AKP, zor tercihler yapma durumunda kalacak.”

    'ABD'NİN PKK İLE MÜCADELE KONUSUNDA TAVRI DEĞİŞMEYECEKTİR'

    PKK ile mücadele konusunda Trump’ın Obama’dan daha istekli davranacağına dair bir işaret görmediğini belirten Loğoğlu, "Yanılıyor olabilirim ama, Obama döneminde PKK ile mücadele konusunda yetersiz kalan işbirliğinin, Trump döneminde pek değişeceğini sanmıyorum. Ama daha somut üçüncü bir nokta var, Trump Obama yönetimi gibi Suriye’de PYD ve YPG’ye terörist demiyor. Kürtlere sempatik duyduğunu açıkladı. PYD ve YPG’ye silah yardımı yapmaya devam edeceğini vaat etti. Ayrıca Obama döneminde, Suriye’deki Kürtler için tayin edilen özel temsilci Brett McGurk diye bir kişi var. Trump yönetimi McGurk’ın göreve devam etmesi teklifinde bulundu. Yani bizim hükümetimiz PYD’ye YPG’ye PKK’nin uzantısı derken, onlara verilecek silahların PKK’nın eline geçeceğini söylerken, Trump’ın bu duruşu sorun yaratacaktır” değerlendirmesi yaptı.

    'TÜRKİYE, ESAD SAPLANTISINDAN KOPMAYA BAŞLADI'

    Suriye konusunda ise, Devlet Başkanı Beşar Esad’ın geleceği meselesinin ABD yönetimi ve Trump için de ciddi bir sorun olduğuna dikkat çeken Loğoğlu, “Türkiye de Esad saplantısından kopmaya başladı. Ama Suriye’nin bugünü ve yarını üzerinde pürüzler çıkmaya devam edecektir diye düşünmemiz lazım. Astana’daki Suriye toplantısında IŞİD ve El Nusra ile birlikte YPG de ateşkes kapsamı dışında bırakıldı benim anladığım kadarıyla. AKP’nin bugüne kadar desteklediği cihatçı örgütlerin Suriye’deki ateşkesi bozmaya çalışmaları halinde de Türkiye ABD ilişkilerinde sıkıntı oluşabilir” tespitini yaptı.

    'İSRAİL-FİLİSTİN MESELESİ ANKARA-WASHİNGTON HATTINI GEREBİLİR'

    İsrail-Filistin konusunda Trump’ın yaklaşımının da Türkiye-ABD ilişkilerini gerecek bir nitelik taşıdığının altını çizen Loğoğlu, "Trump ABD büyükelçiliğini Tel Aviv’den taşıyacağım dedi. İki devlet formülü bitmiştir dedi. Filistin davasını hep ön planda tutmuş, Kudüs’ü bağımsız Filistin’in başkenti olarak savunmuş olan Türkiye, Trump’ın bu politikası karşısında nasıl bir yol izleyecektir? Bu da ciddi bir sorun olarak gündeme gelecek" diye konuştu.

    'TRUMP, GÜLEN'İN İADESİ İÇİN YARGIYA MÜDAHALE EDEMEZ'

    Fethullah Gülen’in iadesi ve FETÖ ile mücadele konusundan Türkiye’nin beklentini ve talepleri haklı bulan Loğoğlu, “Ancak ABD’de yargıya müdahale mümkün değildir. Trump’ın böyle bir yetkisi yoktur. Olsa olsa siyasi nedenlerde bu adalet sürecini biraz çabuklaştırabilirler. Ama ne kadar çabuklaştırılarsa çabuklaştırsınlar en azından 1-2 yıllık bir zaman diliminden bahsediyoruz. O aradaki 1-2 yıllık zaman döneminde bu konuyu taraflar ABD ve Türkiye nasıl yönetecektir o da bir soru” değerlendirmelerinde bulundu.

    'ERMENİ MESELESİ KONUSUNDA TÜRKİYE'NİN UYANIK OLMASI GEREK'

    Türkiye ile ABD arasında oluşabilecek gerginliklerden birinin de 'Ermeni iddiaları' olduğunu söyleyen Loğoğlu, “Bu konuda Obama’nın aksine Trump’ın peşin bir aleyhtar ya da bağlayıcı bir açıklaması yok. Fakat Ermeniler hala umutlu ve umutlarını Trump’ın kişiliğine bağlıyorlar. Öngörülmeyen, ne yapacağı belli olmayan kişiliğine. Türkiye-ABD ortak gündemi çok yoğun, bir sürü sıkıntılı konu var, tepesi atar ve bir kriz esnasında Ermenilerin de dürtüsüyle ‘soykırım olmuştur’ deyiverir beklentisi içindeler. Bu olmayacak bir şey değil. Türkiye’nin bu konuda çok uyanık olması lazım” tespitini yaptı.

    'ABD-İRAN İLİŞKİLERİNİN TÜRKİYE'YE YANSIMALARI OLACAKTIR'

    Trump’ın İran ile nükleer anlaşmaya karşı çıktığına dikkat çeken Loğoğlu, “Bu karşı çıkışı sürdürür bunu politikaya dönüştürür ise, ABD-İran ilişkileri yeniden gerginleşir. O da Ortadoğu’daki dengeleri yeniden sarsar. İran’ın vereceği tepkiler bölgede yeni rahatsızlıklara yol açabilir. Bu bağlamdaki gerginlikler hem bölgesel planda hem Türkiye-İran ikili ilişkileri planında yansımaları olacaktır” öngörüsünü paylaştı.

    'DİPLOMASİDE ÜSLUPTAN KAYNAKLANAN SORUNLAR ÇIKABİLİR'

    Ankara-Washington hattında tüm bu meselelerin yanında, Kıbrıs, Irak, bölgesel planlı Kürt meselesi gibi daha başka konularda da sıkıntılar çıkabileceğine dikkat çeken Loğoğlu, Trump’ın sergilediği kişiliğin burada en ciddi sıkıntıyı oluşturduğuna dikkat çekerek diplomaside üslubun sorunlar yaratabileceğine işaret etti: “Cumhurbaşkanımız sayın Erdoğan, ABD’ye her seslendiğinde ‘Ey Amerika’ diye başlıyor. Çok sert çıkışlarda bulunuyor. Bu tabii mevcut olan sorunların üstünü biraz tuz biber ekmiş gibi bir etki yapıyor. Ama Obama yönetimi bunları genelde alttan aldı. Ön plana çıkarmadı. Bütün bu sorunlara rağmen Türkiye-ABD ilişkileri kopmadan devam etti. Bundan sonra de edecek, ama Türkiye’nin özellikle liderlerimizin üslupları, Obama’ya kıyasla Trump’dan çok farklı tepkiler alabilir. Trump ne Obama, ne de Putin. Başka türlü bir tepki verir. Bu tepkiyi verirse, ilişkiler hakikatten onarılması çok güç bir darbe almış olur. Trump maalesef, sözünün ölçüsünü ölçme ihtiyacı duymayan bir kişiliğe sahip.”

    'TÜRKİYE'NİN SAVUNMA HARCAMALARIYLA İLGİLİ BİR SORUNU YOK'

    Trump’ın Transatlantik ittifakı ile verdiği mesajlar konusunda ‘en rahat olabilecek ülkenin Türkiye’ olduğunu savunan Loğoğlu, "Çünkü savunma harcamaları bakımından, silahlı kuvvetlerinin duruşu bakımında Trump’ın bakış açısından sorunlu ülkelerden biri değil. Çünkü Trump diğer NATO müttefiklerinin ABD parasını kullanarak kendi savunmalarını yaptıklarını düşünüyor. Ve herkesin elini cebine daha fazla atmasını istiyor. Evet, ağır ifadeler kullandı. Ama arkasından Savunma Bakanı adayı olan kişi NATO’ya sahip çıkan ifadeler kullandı. Dolayısıyla NATO devam edecek. Ama Obama yönetiminin de hep söylediği, Avrupalı müttefiklerin savunma harcamalarını arttırmaları beklentisi Trump tarafından daha köşeli, daha keskin bir biçimde ifade edilecek. Bu NATO’nun sonu demek değil. Türkiye’nin bu konuda fazla bir sıkıntısı yok” değerlendirmesini yaptı.

    'TÜRKİYE-RUSYA İLİŞKİLERİNİN İYİ OLMASI NATO İÇİN BİLE İYİDİR'

    Türkiye ile Rusya arasında ilişkilerin tarih boyunca önemli olduğuna ve geçmişe oranla bugün daha da ‘boyutlu’ bir ilişki kurulduğuna dikkat çeken Loğoğlu, önümüzdeki dönemde Moskova-Ankara-Washington hattına dair öngörülerini şu sözlerle paylaştı: “Türkiye-Rusya ilişkilerinin iyi olması hem iki taraf için hem de NATO için bile iyidir. Siyasiler sanki Türkiye iki kutup arasında bir oyun oynamak istiyormuş gibi yorumlar yapılıyor. Ama sonuçta Türkiye’nin başarması gereken husus Rusya ile ilişkileri olumlu bir şekilde tutmak, aynı şekide Batı ve ABD ile ilişkilerini sağlam tutmak. Bu mümkün. Bunun olmamasını gerektiren bir ortam da yok.

    'PUTİN SAĞLAM YAPIYA SAHİP, TRUMP ÖYLE DEĞİL'

    Loğoğlu'na göre, ABD ve Rusya liderleri arasındaki balayı havası da uzun sürmeyebilir. "Trump-Putin arasındaki karşılıklı şu anda varolduğu hissettirilen sevdanın çok da uzun süreceğini de sanmıyorum. Zamanında ABD başkanları ilk göreve başladıklarında Rusya ile ilişkiler kurarlar ama arkasından hemen gerginleşirdi" diyen Loğoğlu, şu izahatı getirdi: "Putin sağlam bir yapıya sahip, öyle her şeye tepki vermiyor. Ama Trump öyle değil. Şahsiyetleri hiç uyuşmuyor bana göre. Bu bakımdan Rusya-ABD ilişkilerindeki bu balayı ortamı çok kalıcı olmayabilir şeklinde bir kaygım var. Keşke bu balayı havası Suriye’deki işbirliklerini önlemese de Suriye’ye bir barış getirecek yol açılabilse…"

    İlgili konular:

    ABD'li senatör: Rusya, Suriye'deki savaşın çözümünde bize yardım edebilir
    ABD koordinatları verdi, Rusya ile koalisyon El Bab’da IŞİD’i vurdu
    Medvedev: Obama döneminde Rusya-ABD ilişkileri tamamen bozuldu
    Etiketler:
    YPG, El Nusra, PYD, PKK, IŞİD, AK Parti, NATO, Brett McGurk, Donald Trump, Faruk Loğoğlu, Beşar Esad, Mevlüt Çavuşoğlu, Fethullah Gülen, Vladimir Putin, Barack Obama, Tel Aviv, Meksika, Kanada, Astana, Filistin, İran, İsrail, Suriye, Türkiye, ABD, Rusya
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın