19:23 22 Şubat 2018
Ankara+ 3°C
İstanbul+ 13°C
Canlı Yayın
    Eksen

    Trump sonrası Ankara'da ‘stratejik sessizlik’

    Eksen
    URL'yi kısaltın
    Ceyda Karan
    0 43

    Gazeteci ve akademisyen Bora Bayraktar’a göre ABD’nin Obama’dan kalma Rakka planı devam ediyor görünse de özellikle Kürtlerin konumuna dair Trump’la birlikte belirsizlik hakim oldu. Türkiye’nin ilk günden Trump’la kavgaya tutuşmak istemediğini belirten Bayraktar, durumu ‘stratejik sessizlik’ olarak adlandırdı.

    ABD'de Barack Obama dönemine kıyasla, dış politikada oldukça radikal söylemlerle başkanlık koltuğuna oturan yeni başkan Donald Trump'ın Suriye politikası belirsizliğini koruyor. Washington'un yeni dönemde Moskova ve Şam ile geliştireceği ilişkiler, Türkiye'nin bölgedeki rolü ve Kürtlerin akıbeti üzerine farklı senaryolar mevcut. Sahada ise PYD öncülüğündeki Rakka operasyonunda yeni bir aşamaya geçilirken hem TSK hem de Suriye ordusu El Bab'da IŞİD'a karşı kıskacı daraltıyor.
    Trump yönetiminin ortaya koyacağı muhtemel Suriye politikasını ve Türkiye ile ilişkiler ve bölgeye etkilerini gazeteci ve akademisyen Bora Bayraktar ile konuştuk.

    ‘SURİYE'DEKİ SİSİ DAĞITACAK OLAN TRUMP'IN POLİTİKALARINI BELİRLEMESİ'

    Yeni ABD yönetiminin izleyeceği Suriye politikasının, Suriye'deki yeni sürecin belirginleşmesine de yardımcı olacağının söyleyen Bayraktar, "Herşeyden önce Suriye'de Rusya'nın kurgulamış olduğu rejimi ayakta tutan diğer taraftan İran'ın alanını daraltan, bunları yapmak için Türkiye ile dirsek temasında olan bir politika var. Bence iş biraz buna uygun yürüyor. Diğer taraftan ABD'nin Obama döneminde ortaya koyduğu ve daha çok CENTCOM ve Pentagon'un projesi olan Rakka operasyonu devam ediyor görünse de, burada da bir belirsizlik ortaya çıktı. Öyle bir ortam var ki sanki çok yoğun bir sis var ve görüş mesafesi düşük. Bu sisi dağıtacak olan Trump'ın Suriye politikası olacak. Onun için de herhalde bir ay daha bekleyeceğiz. Çünkü hem Pentagon'a hem de dışişleri bakanlığına emir verdi, ‘Bana Suriye projenizi getirin' dedi. O proje gelene kadar da şu anda bu Rakka'daki Obama planına da plan yaptırdı, geçen hafta Washington Post'ta çıkan habere göre.

    ‘TÜRKİYE PYD ISRARINI SÜRDÜRECEKSE DOĞRU ZAMAN ŞİMDİ'

    ABD'nin Obama döneminde Suriye'de yaptığı yatırımlardan, özellikle de Rakka'dan beklentisi olduğunu ve bunlardan bir kalemde vazgeçemeceğini söyleyen Bayraktar, "Fakat ben biraz daha İran odaklı bir Ortadoğu politikası uygulayacağını görüyorum, Trump'ın açıklamalarına da bakarsak. İran'ı kuşatmak ve baskılamak isteyen ABD, bunu burada tek başına yapamayacaktır. O yüzden müttefiklerle çalışması lazım. Türkiye ile çalışmasının yolu da bu PYD meselesini ya Türkiye'ye kabul ettirmek ya da farklı bir yola sokmaktan geçiyor. Yani ABD Suriye'de ne yapacağını belirledikten sonra Türkiye ile temasa geçecek. Burada Türkiye eğer PYD konusundaki ısrarını sürdürecek ise, bence onunla ilgili müdahalede bulunacağı zaman şu an. Çünkü eğer bu karar mekanizmasının içinde yer almaz, o zaman istemediği bir tablo ile de karşılaşabilir" dedi.

    ‘TÜRKİYE STRATEJİK SESSİZLİK POLİTİKASI UYGULUYOR'

    Türkiye'nin Trump ile ilk günden kavgaya girmek istemediğini savunan Bayraktar, Ankara'nın tedirgin bir bekleyiş içerisinde olduğuna dikkat çekerek "Ben buna ‘stratejik sessizlik' dedim. Çünkü buna açık perdeden Türkiye itiraz etmeye başlarsa, Trump'ın tavrı da ortadayken, daha başlamadan ilişkiler çok zor bir döneme girebilir. Belki Obama dönemini bile aratacak noktaya gelebilir. Bunun olmaması için Türkiye şu anda beklemede. Herhalde bir takım kanallardan da bu endişeler dile getiriliyor. Türkiye'nin burada en önemli şansı Ulusal Güvenlik Danışmanı veya Savunma Bakanı'nın asker kökenli olması ve cumhuriyetçilerin jeo-politik düşünmesi. Bu da Türkiye'nin bu anlamında önemine değer vermeleri ve kaybetmek istememeleri anlamına geliyor. Bunu bozmak istemiyor şimdiden diye düşünüyorum" değerlendirmesini yaptı.

    ‘TÜRKİYE AÇISINDAN ABD'NİN ALACAĞI KARAR KRİTİK'

    ABD'de askeri kanadın sadece Suriye Kürtleri ile değil Irak Kürtleri ile de aralarının iyi olduğuna dikkat çeken Bayraktar, "Burada da ‘Hangi Kürtler ile ABD yürüyecek' sorusu var. Bir tarafta Peşmerge-Barzani, diğer tarafta PYD-PKK çizgisi, orada da bence bir ayrışma söz konusu. Öte yandan ‘Suriye'nin kuzeyinde ayrı bir Kürt yapılanması olacak mı' sorusu çok önemli. Burada ABD bunu destekleyecektir. Çünkü ayak bastıkları nokta orası. Rusya'nın da olmadığı bir yer. Fakat buna Suriye'deki rejim ne diyecek? Rejim de Arap dünyası da burada bir Kürt devletine karşı çıkma potansiyeline sahip. Bölgede bence çok farklı fay hatları var. Bunlardan birisi Kürt-Arap birliği diğeri Türkiye-PYD arasında, ABD-Türkiye, Rusya-Türkiye, Rusya-ABD arasında. Bir yere dokunduğunuz zaman diğer yerden dönüş ne olacak bilemiyoruz. Çok sıkıntılı bir dönem herkes için. Özellikle Türkiye açısından da çok kritik şu andaki ABD yönetiminin alacağı karar" analizini yaptı.

    ‘RUSYA İÇİN İRAN: NE OLSUN NE OLMASIN'

    Trump'ın baş stratejisti Steve Bannon'un '5-10 yıl içinde Çin ile savaş yaşanacağına' dair yorumlarını hatırlatan Bayraktar, Washington yönetiminin kafasının gerçekten de karışık olduğu görüşünde. ABD için Basra Körfezi'ndeki enerji akışını kontrol etmenin hayati önemde olduğuna dikkat çeken Bayraktar, "Şimdi ABD için bu kadar hayati önemdeyken Rusya için de eşdeğer önemde. Yani ABD burayı askeri güçle kontrol etmeye ve ittifaklarla bu işi yapmaya çalışacak. Rusya bence şöyle düşüncede gibi geliyor bana: İran çok güçlü olmasın, Suriye ve Lübnan'da ya da başka yerlerde benim ayağıma bağ olmasın ama diğer taraftan da tamamen de yok olup ABD'ye burayı açmasın. Burada Rusya için İran ‘Ne olsun, ne de olmasın' noktasında. Ben Rusya'nın burada İran'ın arkasında gerektiği kadar duracağını, ABD'ye teslim etmeyeceğini düşünüyorum. İran'a karşı bunu bir koz olarak da ABD ile zaman zaman temasları olacaktır" tespitini yaptı.

    ‘DIŞ POLİTİKADA VİZYONLU VE PRAGMATİK ADIMLARIN ATILMASI GEREK'

    İran'ın Ortadoğu'da giderek büyüyen hakimiyetine dikkat çeken Bayraktar, ABD'lilerin bölgedeki İran etkisine karşı ‘işbirliğine hazır' halde olduğunu ifade etti. Rusya'nın hem Körfez'i hem ABD'yi bir yanda tutma, öte yandan da İran'ı bunlara ezdirmeme politikası güttüğünü belirten Bayraktar şu yorumu yaptı:

    "Bu ‘güvenli bölge' meselesi de bu sebeple. Bir anda, ‘Hayır olmaz, biz İran ile aynı eksene girmektense bunu bir pazarlık konusu olarak elinde tutup, Astana'da ya da başka bir yerde, ya da ikili ilişkilerde İran'a karşı bir koz olarak kullanıyor. İran'ın Doğu Akdeniz'e uzanan bu stratejik illüzyonunu bir yanda Rusya tehdit olarak görüyor, kendi çıkarları açısından. Ama diğer taraftan da Basra Körfezi'ne ABD'yi sokmamak için İran, elinde tutması gereken önemli bir ülke. Bence biz önümüzdeki dönemde bu çizgideki politikalar göreceğiz. Türkiye için de aynı şey geçerli. ABD bir taraftan İran'ı kuşatmak için Türkiye ile dirsek temasına geçecek ama, diğer taraftan da Türkiye'yi hizada tutmak için belki PYD ile çalışacak, ya da İran'a belli noktalarda göz yumacak. Böyle bir döneme giriyoruz. O yüzden de dış politikada çok geniş vizyonlu ve pragmatik adımların önem kazanacağı bir döneme giriyoruz. Türkiye açısından da böyle bir yaklaşım geliştirmek en önemlisi. Büyük resmi okumak lazım."

    ‘TRUMP'TAN ÇOK TÜRKİYE'NİN TAVRI ÖNEMLİ'

    Trump yönetiminin siyasal İslam konusunda bölgede ‘ideolojik yaklaşım sergilemeyeceğini' söyleyen Bayraktar, "ABD'nin siyasal İslam ile flörtü 11 Eylül 2012'de Bingazi saldırısı ile son buldu. Kritik dönüm noktası oydu. Donald Trump ise bir adım öteye gitti ve kökten dinci terörü, radikal İslam diye adlandırdı. Bu, çok ciddi bir problem olacak İslam dünyasıyla belki ama ben özellikle Körfez'de ideolojiyi bir kenara bırakıp orada çok pragmatik davranacağını düşünüyorum. İçeriye de bunu o şekilde satacaklardır. Türkiye de bunu bir mesele olarak önüne koyarsa, orada sıkıntı başlar. Türkiye İslam dünyası içinde hareket edip öne çıkmazsa, meseleyi genel kaygılar çerçevesine koyarsa, çok ciddi bir sorun olmayabilir. Bence burada Trump'ın tavrından çok Türkiye'nin nasıl davranacağı önemli. Ben de merakla bekliyorum" değerlendirmesini yaptı.

    Etiketler:
    dış politika, Donald Trump, Bora Bayraktar, Rusya, ABD, Suriye
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın