08:22 16 Eylül 2019
Canlı Yayın
    Eksen

    ‘Türkiye, Rakka'da denklemin dışında kalabilir'

    Eksen
    URL'yi kısaltın
    Yazarı Ceyda Karan
    0 75
    Abone ol

    Kerim Has, El Bab’da Türk askerlerinin vurulmasına karşın Türkiye ile Rusya arasında askeri ve istihbarat işbirliğinin artarak süreceğini düşünüyor. Ancak TSK ve ÖSO’nun El Bab’ın ardından Rakka’ya da gitmesine hem Rusya’nın hem de ABD’nin ‘gönülsüz’ olduğunu belirten Has’a göre ‘Alternatif Rakka formülü: Rusya, ABD, PYD ve Suriye ordusu’.

    Suriye'nin kuzeyinde el Bab yarışı sürerken, geçen hafta Rusya Hava ve Uzay Kuvvetleri'nin Türk askerlerini ‘yanlışlıkla' vurmasının gerginliği atlatılmış görünüyor. Kamuoylarındaki tartışmalara rağmen iki taraf da koordinasyon eksikliğine vurgu yaparken, Suriye sahasındaki işbirliği de devam ediyor. Türk tarafı El Bab'ın ele geçirilmesinin ardından TSK'nın ÖSO ile birlikte Rakka'ya da uzanmasından söz ediyor.

    El Bab olayı üzerinden Türkiye-Rusya ilişkileri, ABD'nin planları ve gelişmelerin Suriye sahasındaki yansımalarını Moskova Üniversitesi'nden Rusya uzmanı Doç. Dr. Kerim Has ile konuştuk.

    ‘MESELENİN İÇYÜZÜ BİRAZ FARKLI'

    Türkiye ile Rusya arasında Suriye'deki işbirliğinin artarak devam edeceğini söyleyen Has, "Askeri istihbarat alanında işbirliği artacaktır. Ekonomik olarak bazı yaptırımlar hala yürürlükte ve ikili ilişkilerde bazı pürüzler var. Ama Suriye'deki işbirliğininin bir süre daha devam edeceğini düşünüyorum. El Bab'daki Türkiye askerlerinin vurulması sonrasında yapılan görüşmelerde de vurgulanan şey de buydu. Hem Erdoğan hem de Putin'in de yaptığı görüşmeler sonrasında askeri istihbaratın geliştirilmesi yönünde karar aldılar. Meselenin iç yüzü biraz farklı" dedi.

    ‘GÜVEN ÜZERİNDEN DEĞİL ÇIKAR ÜZERİNDEN BAKMAK LAZIM'

    Suriye'de hiçbir aktörün diğerine tamamen güvenmediğini ifade eden Has, "Arka kapılarda başka müzakereler de yürütülüyor. Sadece Türkiye ile Rusya değil, ABD, İsrail gibi ülkeler de yapıyor. Türkiye Rusya ile ABD gibi iki küresel askeri güç arasında kalmış bir durumda. Hangisinin politikasına daha fazla kendi pozisyonunu yaklaştıracak, bunlar ilerleyen süreçte gözlemleyeceğiz. Dolayısıyla Suriye'de güven üzerine odaklanmamak lazım. Çıkar üzerine odaklanmak lazım. İki büyük küresel güç de sahada Suriye'de devlet dışı aktörlerle iş tutabilen aktörler bunlar. Devlet dışı aktörlerden kastım en çok PYD. Bu aktör, Türkiye tarafından terörist örgüt olarak kabul ediliyor. Yani burada güven üzerine değil çıkar üzerine bakmak lazım" değerlendirmesi yaptı.

    ‘TÜRK ORDUSU EL GUS KASABASINA HAREKAT GERÇEKLEŞTİRİNCE..'

    El Bab'daki saldırıya ilişkin Rusya'daki askeri uzmanların yaptığı açıklamalara dikkat çeken Has, "El Bab'da 10 gündür hem Suriye ordusu hem de Türk ordusu ve ÖSO bir yakınlaşma içindeydi ve bir çatışma riski hep vardı. 9 Şubat sabahı, öncesinde şöyle bir gelişme yaşanmış deniyor Rusya'da. El Gus kasabası var ve orada Rakka'ya giden A4 karayolu var. Rus Savunma Bakanlığı da sınır hattına ulaşıldığını açıklamıştı. 9 Şubat sabahı önce ÖSO El Gus kasabasına doğru bir harekat gerçekleştiriyor ve burada Suriye ordusu ile karşı karşıya kalıyor. Hatta Suriye ordusundan birkaç asker esir alıp bazılarını öldürüp zırhlı bir araç da alınıyor. Suriye ordusu bu ÖSO savaşçılarını Rusya'ya belki ‘bunlar IŞİD'li' diye iletmiş olabilir. Belki de ÖSO demiştir. Ama muhtemelen bunları da IŞİD diye ilettiler Rusya'ya" dedi.

    ‘KÜÇÜK BİR TEDBİRSİZLİK BİLE DİĞER AKTÖRLER TARAFINDAN KULLANILABİLİR'

    Rusya'dan ve ÖSO içindeki kimi gruplardan Halep savaşından bu yana bir karşılıklı bilenme olduğuna vurgu yapan Has, "Yani o istihbaratın nasıl gittiğini biz bilemiyoruz. Kalkan uçaklar o bölgeye gidene kadar ki süre içinde, Türk ordusu da ÖSO'nun arkasından geliyor. Ancak bu geliş sırasında Rusya ile Türkiye arasında daha önceden anlaşılan o sınır hattı geçildiği için ve bu gelen Suriye ordusundan aldığı istihbaratı da Rusya, DEAŞ Suriye ordusuna saldırıyor diye düşündüğü ya da düşünmek istediği için, bir saldırı gerçekleşiyor. Neticede Türk ordusu şehitler veriyor. Saha çok dinamik bir saha. Küçük de olsa bir tedbirsizlik veya bir önlem almama/alamama, sadece Rusya değil diğer tüm aktörler tarafından kendi çıkarlarını maksimize edici bir şekilde kullanılabilir. Benim anladığım kadarıyla da öyle bir durum söz konusu" tespitini yaptı.

    ‘OPERASYON BAŞLAMADAN BİR SINIR HATTI ÇİZİLMİŞ'

    El Bab operasyonu gerçekleşmeden önce Türkiye ile Rusya genelkurmay başkanları arasında karşılıklı ziyaretlerin olduğuna işaret eden Has, "Bu operasyon gerçekleşmeden önce bu sınır hattı çizilmiş, bu belli. Önceden kim nereye kadar gidecek, Suriye ordusu nereye kadar gidecek. Rusya ile anlaşmada bu var. Benim Rus uzmanlardan duyduğum da bu şekilde. Böyle bir anlaşmaya varılmış. Ama sahada durumlar farklı ve değişebiliyor. Ama Rusya Suriye'de Türkiye'nin nüfuz alanlarını daha anlayışla karşılıyor. Bu bir gerçek. Normalleşme süreci başladıktan sonra, Türkiye'nin Suriye'de bir nüfuz alanı var ve anlayışla karşılıyor önceki sürece göre" dedi.

    ‘MOSKOVA, RAKKA OPERASYONUNDA TSK İLE BİRLİKTE HAREKET ETMEK İSTEMEZ'

    Bu durumun, Rusya'nın Türkiye'nin çıkarlarını tamamen koruyacağı veya onaylayacağı anlamına gelmediğine vurgu yapan Has, "Nüfuz alanları ile sorumluluk alanları da birbiriyle örtüşmeyebilir. Türkiye'nin bir nüfuz alanı vardır ve bu El Bab'a kadar genişliyor, Rakka'ya kadar uzanıyor şeklinde bir kanaat olabilir Ankara'da. Ancak bu Rusya açısından Türkiye'nin bu sorumluluk alanını, IŞİD'le mücadele bağlamında ya da ulusal güvenliğini koruma bağlamında olsun, Rusya bu sorumluluk alanının Rakka'ya kadar uzanacağına yönelik bir kanaate sahip değil. Şu aşamada Rusya muhtemelen Rakka meselesinde Türk ordusu ile birlikte hareket etmek istemeyecektir" diye konuştu.

    ‘RUSYA TÜRKİYE'YE ALAN AÇMAYACAKTIR'

    Rusya'nın Türkiye'ye Suriye'nin yeniden inşasında 'hegemonyaya ulaşacak bir siyasi kazanım' sağlayacak bir askeri mevcudiyet vermek istemeyeceğini söyleyen Has, "Rakka biliyorsunuz en fazla petrolün çıktığı yer Suriye'de. Bunlar önemli. Enerji ve jeo politik hegemonya meselesinde Rusya'nın Türkiye'ye alan açacağını ben zannetmiyorum. Ama her halükarda Trump ABD'si ve Rusya ile yürütülecek ilişki biçimleri de değişebilir" değerlendirmesinde bulundu.

    ‘TÜRKİYE DENKLEM DIŞINDA KALABİLİR'

    Rusya'nın El Bab'dan sonra muhtemelen Rusya Suriye ordusu ile Rakka operasyonunu yönlendirmek istediğini belirten Has, El Bab'ın güvenliğinin de Rusya açısından çok önemli olduğuna vurgu yaparak şu tespitleri yaptı:

    "El Bab'da da Türkiye'nin tam anlamıyla bir kontrol, bir hakimiyet sağlaması Rusya açısından çok istenmeyen bir durum gibi geliyor bana. El Bab'ın Türkiye'ye bırakılma meselesinde Rusya'nın çekinceleri var. Çünkü Halep'in güvenliğinin sağlanması için El Bab önemli bir noktada. İkincisi, Rakka'ya operasyonu Rusya ABD ile işbirliğinin sonucu olarak görüyor ve bildiğim kadarıyla şu anda müzakereler yürütülüyor. Moskova Washington arasında arka kapıda bir birlikte yapabilme iradesine yönelik görüşmelere başlanmış. Eğer burada bir konsensusa varırlarsa eğer, Rusya ve ABD, ki biliyorsunuz Trump Esad yönetimine çok fazla karşı çıkmıyor. Bu dörtlü bir işbirliğini doğurabilir Rakka'da. Yani Rusya, ABD, PYD ve Esad yönetimi. Çünkü bildiğim kadarıyla PYD Rakka'ya birkaç kilometre uzaklıkta. Türkiye burada denklemin dışında kalabilir. Türkiye YPG ile aynı operasyona katılmak istemeyecektir diye düşünüyorum. Nitekim ABD ile yürütülen müzakerelerde de biliyorsunuz, sayın Erdoğan da demişti, YPG'ye askeri desteğinizi bırakın, biz birlikte yürütelim operasyonu diye. Ancak ABD YPG'yi kullanmak istiyor. Bu konuda bir ısrara sahip."

    ‘TÜRKİYE'NİN KÜRESEL AKTÖRLERLE ÇIKAR YAKINSAMASINA GİTMESİ LAZIM'

    Has, Türkiye'nin sahada iki büyük askeri güç arasındaki dengeyi çok iyi tutması gerektiğine vurgu yaparak şu değerlendirmeyi yaptı:

    "Burada askeri olarak yıpranmamak çok önemli. Bu dengeyi Rusya-ABD arasındaki hassas dengenin sağlanması önemli. İkincisi, çok realist bir perspektiften bakmak lazım. Geçen birkaç gün önce Rusya Hmeymim Üssü'nde PYD'lilerle Şam rejimini masaya oturttu. Bildiğim kadarıyla 4 defa en az basına yansıdı bu. Devlet dışı aktörler bu küresel güçlerle işbirliğine gitme kabiliyetleri ve imkanları var. Kesinlikle bu son El Bab saldırısında olduğu gibi, küçük bir tedbirsizlik ve ihmalin çok acı sonuçları olabiliyor. İlişkileri tekrardan krize sokmamak için yola daha temkinli gitmeniz gerekiyor. İlişkileri krize sokmamanız için daha alttan almanız gerekiyor. Türkiye tarafı alttan aldı bu son saldırıda. Özür gelmedi biliyorsunuz, tazminat zaten gündeme de gelmedi. Ama yapacak birşey de yok. Bunlar önemli ancak tedbir ve önlemleri aldıktan sonra bir uyum söz konusu olabilir ki Rusya ile uyum da ABD ile uyum da bunlar birlikte değerlendirildiğinde ve sahaya bu kapasiteyle çıkıldığında daha rahat edebilir. Bunların haricinde çok ciddi bir diplomatik maharet gerekiyor. Zira yeni Suriye'nin inşaasında Türkiye'nin bir rol alabilmesi için, büyük küresel aktörlerle bir şekilde çıkar yakınsamasına gitmesi lazım. Ancak o şekilde kazanımları sürekli ve daimi olabilsin."

     

    Etiketler:
    ÖSO, PYD, Kerim Has, Rakka, Suriye, Moskova
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın