00:00 17 Ekim 2019
Canlı Yayın
    Eksen

    'Rakka'ya ABD ile giren uzun vadede kaybeder'

    Eksen
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    0 42
    Abone ol

    Doç. Serhat Erkmen'e göre Rusya, hem TSK ile ÖSO'nun El Bab'da kontrol sağlamasına havadan destek verdi hem de Tabka'da Suriye ordusunun Kürt bölgesiyle birleşmesinin yolunu açtı. Böylece Türkiye'nin Rakka’ya yöneliminin yolu kesildi. Erkmen, El Bab'ın Türkiye'nin elinde kalabileceğini söylerken, "Rakka'ya ABD ile giren uzun vadede kaybeder" dedi.

    Türkiye, Suriye'nin kuzeyindeki Fırat Kalkanı operasyonunda El Bab’ı ele geçirirken, bundan sonraki yönelimi tartışma konusu. TSK ve desteklenen ÖSO gruplarının güneydoğu hattında ilerlemesinin önünde büyük sıkıntılar varken, Rakka operasyonu da uluslararası cephede büyük sıkıntılar yaratacak potansiyeller taşıyor.

    Peki bu resimde Türkiye'nin hedefi ne, hangilerine ulaşabilir? 21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü’nden Doç. Serhat Erkmen’le konşutuk.

    'SURİYE ORDUSU-YPG MEVZİLENMESİNİN FARKLI ANLAMLARI OLABİLİR'

    Serhat Erkmen’e göre, Türkiye’nin El Bab’daki operasyon açısından hedefine aşağı-yukarı ulaşıldı. Bunda Rusya’nın da verdiği desteğe atıf yapan Erkmen, bunun sınırlarının bulunduğuna da şu sözlerle dikkat çekti:

    "Türkiye ve Rusya arasındaki işbirliği, sıkılaşmaya ve Suriye’nin belli alanlarında çok belirgin hale gelmeye başladıktan sonra Bab’dan Güneydoğu’ya doğru bir ilerleme olmayacağı zaten anlaşılabiliyordu. Türkiye, Bab’ı almakla uğraşırken Rus uçakları özellikle Tabka Havaalanına ve baraja doğru inen bölgelerdeki yerleşim birimlerini bombalayarak Suriye ordusunun önünü açıyordu. Yani o tarafa doğru bir ilerleme vardı. Şimdi o ilerlemeyi okuyan Suriye ordusunun nihai hedefinin gelmesi ve o hattın daha güneye doğru inmesinin önünü kesmek olduğunu görüyordu. O anlamda bakıldığında, bugün YPG ile Suriye ordusunun tekrar o hatta sınır olmasının farklı anlamları olabilir ama en birinci anlamı, Türkiye’nin Rakka’ya doğru gidişinin önünü kesmek. O, kesilmiş oldu” tespitini yaptı.

    'RAKKA'YI ÇOK HAFİFE ALMAMAK GEREKİYOR'

    Diğer yandan Türkiye’nin Rakka konusundaki önerilerini ABD’nin de elinin tersiyle itmediğini belirten Erkmen, “Çünkü onların da sahada operasyonun gidişatına göre Türkiye’ye ihtiyacı olduğu durumlar ortaya çıkabilir” vurgusu yaptı. 

    ABD'liler için "Trump iktidarıyla beraber bir anda her şeyi kesip atmalarını gerektirecek bir politik durumun ortada bulunmadığını” söyleyen Erkmen, “Saha şartlarında bazı bölgelere ilerleyebiliyor ama bazı kritik noktalara gelindiğinde çok da kolay olmadığı hatta çok da mümkün olmadığı görülüyor. Musul’a bakın, kaç değişik ülkenin kaç bin askerle ne kadar ağır bir hava bombardımanıyla ilerlediğine ve orada kullanılan insan sayısına bir bakın. Bir de Rakka’ya bakın, bu yönleriyle bakıldığında Rakka’yı çok da hafife almamak gerekiyor” diye konuştu. TSK’nın Rakka rotası için ABD’nin Türkiye ile Suriyeli Kürtleri uzlaştırma çabaları sorulduğunda “Tel Abyad üzerinden baktığınızda da, bu politik uzlaşıyla alakalı” diyen Erkmen, “ABD’nin bu konuda alacağı inisiyatifle tamamen ilişkili bir şey. Aksi takdirde, Rakka’yı bırakın yolun yarısına gelmeden YPG ile Türkiye arasında büyük bir kıyamet kopar” ifadelerini kullandı.

    'YPG'YE FIRAT'IN DOĞUSUNA ÇEKİLİN YOKSA VURURUZ MESAJI'

    Suriye ordusunun YPG’ye hat açarken, TSK’nin Arema’yı vurmaya başladığını anımsatan Erkmen, gerilimin şimdiden hissedildiğini anımsattı: “Yani Menbiç’in güneybatısından yol açmaya çalışıyorlar. Orada bir yerleşim birimi var ve orayı vuruyorlar şu anda. Bence bu ‘Çekilin Menbiç’ten’ mesajı. TSK aslında ‘Fırat’ın doğusuna çekilin yoksa sizi vuracağız’ mesajı veriyor. Kıyametin büyüğünün Rakka’da değil İdlib’de kopacağını düşünenlerdenim. Şu anda bizim dikkatimiz birkaç aydır orada değil. Ama günün sonunda dönüp dolaşıp geleceğimiz yer orası gibi geliyor bana.”

    'ŞAM İLE YPG'NİN AYNI SAFTA OLDUĞUNU SÖYLEMEK DOĞRU DEĞİL'

    El Bab’da TSK ve ÖSO’nun yolunun kesilmesi ve Suriye ordusu ile Kürtlerin hakim olduğu bölge arasında bağlantı kurulmasını ise Şam ile YPG arasında ara sıra işbirliği bulunsa da aynı safta oldukları anlamına gelmediğini belirten Erkmen, şu değerlendirmede bulundu:

    "Bazıları diyor ki aslında Suriye ordusunun YPG’nin kontrol ettiği bölgeye ulaşması o koridorun daha güneyden ve dolaylı olarak açılmasının bir işaretidir diye. Ben ona çok katılmıyorum. Çünkü Halep’te yaşananlara ve Batı’da yaşananlara bakıldığında, bir de bu işin müzakere masasında geldiği noktaya bakıldığında şu ana kadar Şam’ın kendisi için gerekli gördüğü YPG ile işbirliği yaptığı ama YPG’nin Suriye’deki uzun vadeli planlarına öyle çok da sıcak baktığı söylenemez. Belli noktalarda işbirliği açık. Tel Rifat’da bunu gördük. Ya da Halep’in bazı mahallelerinde bir iki hafta içerisinde rejime yakın bir takım gruplarla YPG’nin arasında bazı çatışmalar filan yaşandı. Bunlar küçük çaplı da olsa oluyor. Tam böyle toptan bakıldığı zaman rejimle YPG bire bir aynı safta demek doğru değil. Ama taktik alanlarda belli bölgelere odaklanmış yerlerde işbirliği yaptıkları açık. Ben zaten Türkiye’nin oraya gitme niyeti olduğunu da pek düşünmüyorum aslında. Çok büyük bir değişiklik oldu mu bu anlamda bakıldığında, hayır. Ama fiziki anlamda bakıldığında oldu.”

    'İLK ÖNCE İZOLE EDİLİP SONRA BOMBARDIMANA TUTULABİLİR'

    Bölgedeki güçler arasında çıkacak tüm itilafların bir kıvılcımla tetiklenebileceğine dikkat çeken Erkmen, öte yandan Rakka’ya bağlı gelişmeleri de bir sürecin parçası olarak okumak gerektiğini söyledi. Erkmen, “Biz Batı hattına bakıyoruz ama, asıl olarak öbür tarafta Deyr Ez Zor ile Rakka arasındaki bağlantı kesilmeye çalışılıyor. Yani önce Rakka’yı önce izole edip, o bölgeyi ciddi olarak ABD’nin ağır hava bombardımanlarıyla yıprattıktan sonra böyle bir şeye kalkışılacağını görebiliriz. Musul ders olmalı bu anlamda bize. Yani Musul operasyonu Irak’ta bir günde başlamadı. Neredeyse 1 yıl boyunca Musul’un etrafındaki alanlar farklı güçler tarafından bazen Irak ordusu tarafından, bazen milis gruplarıyla, Peşmerge’nin ilerlemesiyle Musul kuşatıldıktan sonra bu harekata girişildi. Nereden baksanız üç ay oldu ve bu daha üç ay daha devam edecekmiş gibi gözüküyor. Bir yarış ama bence taraflar henüz teknik-taktik hazırlıklarını tamamlamadıkları gibi, burada uzun vadede ne olacağı konusunda net bir fikir sahibi değiller” diye konuştu.

    'RAKKA'YI ALMAK ZAFER ANLAMINA GELMİYOR'

    “ABD’nin desteğini alıp da Rakka’ya kim giderse, kısa vadede avantajlı çıkabilir bu işten ama uzun vadede çok büyük sıkıntı çeker” görüşünü savunan Erkmen, Rakka’yı almanın tamamen zafer anlamına gelmediğine dikkat çekerek, “Çünkü orada demografik açıdan baktığınızda, yerleşim açısından baktığınızda, bu işin sadece IŞİD ile başlamadığını, orada gerçekten bir süredir kaynayan bir kazan olduğunu, gidenin de orayı kontrol altında tutmak için çok büyük bir kaynak, zaman, siyasi efor harcaması gerektiğini ve bunun da çok kolay kaldırılabileceğini düşünmüyorum. Evet, Rakka’ya ABD ile gidildiğinde belki bunda bir avantaj sağlayabilir ama siz burada meşruiyetinizi sağlayamadıktan sonra o bölgede tutunabilmek çok zor olacaktır. Çıkış planınızın olması gerekiyor. YPG’yi de zorlayan şey bu. Girse ne olacak?” değerlendirmesinde bulundu.

    'EL BAB TÜRKİYE'NİN ELİNDE KALABİLİR'

    Fırat Kalkanı operasyonu çerçevesinde TSK ve birlikte ilerlediği ÖSO’yu zorlayacak geri planda bir durumun olmadığını söyleyen Erkmen, "Yani ne YPG’nin Batı’da Aftin’den zorlama şansı var. Ne Suriye ordusunun önceliği o bölge. El Bab Türkiye’nin elinde kalabilir. Yani merkezi kalabilir.  Zaten şu anki durum böyle. Merkezi ÖSO’nun kontrolünde, diğer yerler Suriye ordusunun kontrolünde” dedi.

    'ŞAM İÇİN EL BAB'DAN DAHA STRATEJİK NOKTALAR VAR'

    Erkmen Şam yönetimi için El Bab’dan daha stratejik bölgelerin öncelikli olacağı tahmininde bulunarak şu tespiti yaptı:

    Suriye ordusu Halep'te
    © Sputnik / Ali Hassan
    "Şöyle düşünelim, eğer elimizde kaynak sınırlıysa, kendimiz için öncelikli alanları belirler ve oraya oynarsınız. Bugün Şam civarı varken, bugün Hama kırsalındaki kritik alanlar varken, Lazkiye’nin kuzeydoğusundaki rejim için stratejik öneme sahip çok daha önemli alanlar varken, böyle bir bölgede çok ağır bir kaynak gerektirecek bir yerde, yoğun bir çatışmaya girmek belki Şam açısından da çok mantıklı olmayabilir. O anlamda baktığınızda, belli bir süre orada bir denge oturabilir. O açıdan stratejik bir sıkışıklık görmüyorum ben. Ama bundan 2-3 sene sonrasına bakacak olursanız o zaman başka bir denklem olabilir. Çünkü İdlib’e bakıyorum. Orada çok başka bir denklem var ve herkesi yoracak. Türkiye’yi de, Rusya’yı da, Şam’ı da tüm aktörleri yoracak başka bir çatışma dinamizmi var İdlib’de. Başladığı zaman herkesin öncelikleri farklılaşabilir. Yani bence burada (El Bab) biraz stabilizasyon sağlanabilir, ama ABD’lilerin neyi kaşıyacağını bilmiyorum. Eğer zorlarlarsa Rakka’yı daha kısa süre içerisinde o zaman bir çorap söküğü gibi bir yerden başlayıp yeni çatırdamalar meydana gelebilir. Onu da kimse tutamayabilir artık.”

    İlgili konular:

    'ABD'den Ankara'ya 'YPG'li Rakka operasyonu' teklifi'
    ABD’li komutan: Rakka ve Musul’un IŞİD’den temizlenmesi 2 yıl alabilir
    Erdoğan: Yeni ABD yönetimi ile anlaşabilirsek sırada Rakka var
    Etiketler:
    YPG, TSK, ÖSO, Serhat Erkmen, Menbiç, El Bab, Tel Abyad, İdlib, Rakka, Musul, Irak, Suriye, Türkiye, ABD, Rusya
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın