00:07 20 Ekim 2018
Canlı Yayın
    Eksen

    'Rusya, krizde çözümleyici ülke oldu'

    Eksen
    URL'yi kısaltın
    Ceyda Karan
    0 42

    Gazeteci Musa Özuğurlu'ya göre, Suriye ordusunun Kürt bölgesine koridor açarak Menbiç'in batısına yerleşmesi Rusya'nın kriz çözümleme girişimlerinden bir başkası. Özuğurlu, "Rusya hem Kürtleri ikna edip Suriye ordusunu o koridora soktu, hem ABD ile krizi önledi, hem IŞİD'in Türkiye'ye saldırılarının önüne geçti" dedi.

    Rusya’nın Türkiye ve İran ile birlikte Suriye savaşını bitirmek ve siyasi çözüm için öncülük ettiği Astana süreci devam ederken, sahada Suriye ordusunun kazanımları da sürüyor. Bu kazanımlar, Suriye ordusunun açtığı koridor üzerinden Menbiç’in batısına yerleşerek Demokratik Suriye Güçleri’nin hakimiyetinde olduğu bölgeye uzanması ile pekişti. Ancak bu zemin TSK’nın ÖSO ile birlikte hareket bölgesini daraltırken, siyasi çözüm masası zorlanıyor.

    Peki Suriye sahasındaki dengeler neye dayanıyor, siyasi çözümü nasıl etkileyecek? Şam’da uzun yıllar görev yapmış gazeteci-yazar Musa Özuğurlu ile konuştuk. 

    Suriye ordusunun son kazanımlarının sahada Türkiye’nin ve ÖSO gruplarının önünün kesilmesi anlamına geldiğini ifade eden Özuğurlu “Bunu olumsuz olarak değerlendiremeyiz. Aslında bu, Rusya’nın bu Suriye krizi boyunca zaman zaman yaptığı müdahalelerden bir tanesi. Rusya hem kimyasal meselesinde hem daha sonraki bir takım krizlerde her tarafın herhangi bir şekilde karlı çıkabileceği çözümler sunmaya çalıştı. Krizde çözümleyici ülke oldu. Burada da aynı kavgayı görüyoruz. Bir süre önce durum şu şekildeydi. Suriye ordusu daha Mınbiç’e ilerlememişti. TSK ve desteklediği unsurlar ile YPG’nin ağırlıkta olduğu SDG’nin karşı karşıya gelme durumu vardı, El Bab’ın TSK ve desteklediği unsurlarca alınmasının ardından” dedi.

    'KÜRTLER İLE TÜRKİYE ARASINDA TAMPON BÖLGE'

    Kürtler ile karşı karşıya gelmenin Türkiye açısından da çok ciddi bir sorun oluşturduğunu söyleyen Özuğurlu, ABD ile Türkiye arasındaki anlaşmazlığı düşünecek olursak, ABD ile Türkiye arasında büyük bir sorun oluşturacaktı ki ABD’liler zaten kendilerini göstermek üzere orada bulundular. Türkiye’ye ‘Biz de buradayız’ mesajını verdiler. Tam bu sırada Rusya Kürtler üzerinde bir anlaşma yoluna gitti. Kürtleri ikna yoluna gitti ve Suriye ordusunu o koridora soktu. Böylece Türkiye ile Kürtler arasında bir ‘tampon bölge’ oluşmuş oldu. Türklerle Kürtler’in karşı karşıya gelmesinin önüne geçildi. Hem de ABD ile krizin de önüne geçilmiş oldu. Çünkü fiili olarak orada böyle bir durum söz konusu olabilirdi. Rusya bunu yaparak aynı zaman Suriye’nin de ilerlemesini ve IŞİD’in orada hapsolmasını sağladı. IŞİD’in de bundan sonra Türkiye’ye yönelik saldırılarının da önüne geçmiş oldu” değerlendirmesini yaptı.

    'RAKKA BİR ANLAŞMA OLMADAN ALINAMAZ'

    ABD’nin Rakka operasyonunu tek başına Kürtlerle ve bir kısım Araplarla kotarmasının tek başına mümkün olmadığını söyleyen Özuğurlu, “Musul örneğini göz önüne almamız lazım. Musul’da herkes tarafından sağlanmış bir konsensüs var. Uluslararası koalisyon var, Irak ordusu var, Peşmerge güçleri var ve bütün bunlara rağmen Musul’un alınması aylar sürdü ve çok ince operasyonlar gerektiriyor. Dolayısıyla Rakka’nın bir anlaşma olmadan, yani Rusya, ABD, Suriye ve hatta belki Türkiye ve Kürtlerin bir anlaşması olmadan, alınması mümkün değil. Yani ABD orada tek başına hareket edemeyeceğini biliyor. Şu anda ABD’nin varlığını arttırması doğrudan doğruya Türkiye’ye bir mesaj” diye konuştu.

    'ABD’NİN VARLIĞINI DAHA DA ARTTIRMASI EGEMENLİK HAKLARININ ÇİĞNENMESİDİR'

    ABD’nin Halep’in kurtarılmasıyla birlikte çok alan kaybettiğini ve şu anda ‘Ben varım’ demeye çalıştığını söyleyen Özuğurlu, şu tespiti yaptı:

    “Şu anda Trump yönetimi nasıl bir strateji çizeceğine karar vermiş değil, zaten ABD Genelkurmay Başkanı’nın buraya gelmesi, Rus Genelkurmay Başkanı ile buluşması ve buna yerel bir güç olarak Türkiye’yi de katmış olmaları bunu gösteriyor. Dolayısıyla ABD’nin şu anda oradaki varlığı sadece bir gösteriden ibaret. Bundan sonrasında ABD çok ciddi bir adımı Rusya ve Suriye olmadan atamaz. Sonuç itibariyle başka bir devletin toprağında. Rusya bunu dengeleme çalışıyor. Bir yandan ABD ile görüşmeye çalışıyor. Bunu ABD’nin yararına da düşünmeye çalışıyor. Çünkü akılcı bir çözüm bulmaya çalışıyor orada. Diğer yandan Suriye yönetiminin ABD’nin bu varlığından da fazla zedelenmemesini istiyor. Çünkü ABD’nin bundan sonra varlığını biraz daha arttırması demek, Suriye’nin egemenlik haklarının tamamen çiğnenmesi demek. Yönetimin artık karşısında yeni bir güçle savaşmaya başlaması demektir. Bu Suriye yönetimini çok daha zor durumlara düşürebilir. Yani Rusya iki tarafı da kurtarmaya çalışıyor. Ama kendi politikalarını şu şekilde uygulamaya çalışıyor. ABD, Kürtlerle işbirliği yapmak isterken Türklerin de ABD’ye çok fazla angaje olmamasını istiyor Rusya. Çünkü eğer böyle bir durum söz konusu olursa, Şam’ın büyük tepkisini çekecek Kürtler ve Suriye içerisinde yeni bir cephe açılmış olacak ABD’nin Rakka’da Rusya’sız hareket etmesi askeri, teknik, şartlar açısından da mümkün değil."

    'ABD RAKKA’YI ALSA BİLE BUNU İLAN EDEMEZ'

    ABD’nin Rakka ve Deyr ez Zor’u alsa bile ‘ilan edemeyeceğini’ bunun ‘uluslararası hukuka aykırı’ olduğunu söyleyen Özuğurlu, “Suriye’nin bir yandan bir toprak bütünlüğü var ve bu muhtemelen devam edecek. ABD’nin gerçekten, Rakka’yı ve Deyr ez Zor’un bir bölümünü aldığını düşünelim. Bunu ABD ilan edemez. Uluslararası hukuk açısından ilan edemez. En fazla bir kurtarılmış bölge olarak. Uzun vadede Suriye bunun farkında aslında. Her tarafa uzanamayacağının da farkında. Bir hedef olarak topraklarının hepsini kurtarmak gibi bir söylem kullanıyor. Dolayısıyla bu çok uzun sürecek bir süreç olabilir. Ben sonuçta Suriye’nin bölüneceğini düşünmüyorum. Ama şöyle bir şartla; Kürtlerle herhangi bir şekilde Şam yönetimi masaya oturacak, şu anki kazanımlarını, başka bir isimle de olsa, bunu koruyacak. Kürtler de eğer böyle bir ikna yoluna giderse ve bir ara formül bulunursa Kürtlerle ilgili sorun da halledilmiş olacak. ABD’nin varlığı da bir şekilde devam etmiş olacak vekaleten” değerlendirmesinde bulundu.

    ‘ENİNDE SONUNDA KÜRTLER İLE ŞAM BİR FORMÜL BULACAK’

    Kürtlerle ilgili sert adımların atılması ya da Kürtlerin ABD’ye daha fazla yanaşması durumunda bu durumun değişebileceğini ifade eden Özuğurlu, “Ben eninde sonunda Kürtlerin Şam ile bir ara formül bulacağını, Rusya’yı, ABD’yi ve Şam’ı küstürmeden, düşünüyorum. Bu anlamda da Suriye’nin bölünme senaryosu en azından şu anda geçerli durmuyor. Suriye’nin o bölgelere önem vermemesinin nedeni hem bir taraftan gücünü ekonomik kullanmaya çalışıyor, hem de bir yandan öncelikli bölgeler değil. Suriye’nin şu andaki bekleyişi daha çok Rakka ile ilgili ABD’nin tüm bu gösterine rağmen hemen harekete geçilemeyeceğini çok iyi biliyor Suriye. Mınbiç tarafında henüz somut atamayacağını çok iyi biliyor. Sadece bir bekleme süreci içerisinde şu anda Suriye yönetimi” diye belirtti.

    ‘İDLİB BİR FİNAL OLACAK’

    Öte yandan İdlib’in çok ciddi sorunlar üretebilecek kapasitede olduğuna vurgu yapan Özuğurlu, “Muhtemelen Erdoğan’ın ziyaretinde onunla ilgili konular da gündeme gelecek. Ama İdlib 2012’den beri Şam’da dillendirilen bir şeydi. O da şuydu; bu savaşın finali İdlib’de olacak. Hakikaten de yapılan anlaşmalara bakacak olursak, tüm militanların İdlib’e gönderildiğini görüyoruz. Diğer yandan İdlib bir final olacak gibi görünüyor” analizini yaptı.

    Etiketler:
    DSG, PYD, IŞİD, ÖSO, TSK, Deyr ez Zor, El Bab, Menbiç, Suriye, İdlib, Rakka, ABD, Türkiye, Rusya
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın