22:55 19 Ağustos 2019
Canlı Yayın
    Eksen

    'Rusya, Türkiye'ye, Avrasya Gümrük Birliği'nde imtiyazlı ortaklık biçiyor'

    Eksen
    URL'yi kısaltın
    Ceyda Karan
    0 02

    Hasan Kanbolat’a göre Soçi görüşmesinde normalleşme süreci tescil edildi fakat hala tüm sorunların çözülmedi. Ekonomik ve ticari konulardaki sıkıntılara dikkat çeken Kanbolat, Türkiye’nin AB ile ilişkilerinin bozulması halinde Rusya’nın Ankara’ya Avrasya Gümrük Birliği’nde imtiyazlı ortaklık biçtiğini’ söyledi.

    Rusya öncülüğünde Türkiye ve İran’ın garantörlüğünde Suriye’de ‘çatışmasızlık bölgeleri/hatları’ kurulmasında anlaşılırken, Moskova-Ankara ilişkilerine yansımaları merak konusu. Erdoğan-Putin görüşmesinin yapıldığı Soçi zirvesinin sonuçlarından hareketle Türkiye’nin Rusya ile siyasi ve  ekonomik ilişkileri ve Suriye sahasındaki olası işbirliğinin boyutlarını Ankara Politikalar Merkezi Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Kanbolat ile konuştuk.

    Hasan Kanbolat, Soçi’de gerçekleştirilen Rusya-Türkiye zirvesini ekonomik ve siyasi yönden olumlu olduğu görüşünde. Soçi görüşmesinin ertesi günü Astana mutabakatının sağlanmasını ise Rusya’nın PYD-YPG yapılanmasına yavaş yavaş tavır almaya başlamasına yoran Kanbolat, “ABD bayrakları taşıyan YPG’ye Ruslar yardım ediyor görüntüsünden rahatsız olan bir Moskova medyası bulunuyor ve YPG ile ilgili son bir ay içerisinde olumsuz haberler çıkmaya başladı. Rus analistler, Türkiye ve Rusya Federasyonu arasında Kürtler konusunda bir diyaloğun olmadığı ve bu konuda bir diyaloğun olması gerektiği yönünde yazılar yazmaya başladı” anımsatması yaptı.

    ‘DOMATES KOTASI İÇ PİYASAYI KORUMAK İÇİN’

    Soçi zirvesi sonrası Putin ve Erdoğan tarafından yapılan basın açıklamasında gündeme damgasını vuran ‘domates’ konusuna da değinen Kanbolat, ”2015’teki jet krizi öncesi gibi, yeniden bir stratejik ortaklık isteyen bir Rusya’yı görüyoruz karşımızda ve ekonomik sorunların bu ortaklığın önüne geçmesini istemiyorlar” dedi. Kanbolat şu değerlendirmede bulundu:

    “Ruslar ‘Türkler bizi domates satacak bir pazar ülkesi olarak mı görmeye başladı?’ yorumları yapıyorlar. Çünkü Ruslar yeniden daha ileriye dönük düşünmeye başladılar yeniden. Kasım 2015’deki jet krizinden sonra, Rusya Tarım Bakanlığı, Rusya’daki bazı oligarklara sera kredisi verdi. Bu seralar Türkiye’deki bin ya da iki bin metrekare üzerine kurulmuyor, orada yüz ya da iki yüz bin metrekare üzerine kurulan dev seralardan bahsediyoruz. Bunlara yüzde on beş oranında yüksek bir faiz verildiğini görüyoruz ve Rusya kendi tarımını ayağa kaldırmak istiyor. Fakat Rus seralarında oranın iklim koşullarından dolayı bir kilogram domates yaklaşık 120 rubleye üretiliyor ki burada iki dolara yakın bir maliyet oluşuyor. Oysa Türkiye’de serada domates üretimi yaklaşık kilo başı 30 cent. Bu tarla domatesi söz konusu olunda 10 cente kadar düşebiliyor. Bu koşullar altında Rus domatesinin Türk domatesi ile rekabeti mümkün gözükmüyor. Rusya’da şu anda domatesin kilosu 200 ruble civarında yani üç buçuk dolara satılıyor. Bir kilo kabak ise 800 ruble yani 15 dolar civarında. Yani Rusya iç piyasasını korumak için tüketicisi üzerindeki baskıyı da arttırmış durumda. Bu sebeple Türk domatesi ve yaş meyve sebze Kasım 2015 sonrası İsrail, Belarus, Azerbaycan, Kazakistan, Abhazya, Ukrayna, Moldova, Gürcistan üzerinden Rusya’ya ulaşmaya başladı ve hala da ulaşıyor. Türkiye ile Rusya arasındaki yaş meyve-sebze ihracatının yüzde 60’ını domates sağlıyordu, şimdi bu oran düştü fakat yine de çeşitli yollardan, ara ülkeler üzerinden bu domates ticareti kendi yolunu bulmaya başladı.”

    'RUSYA’NIN İSTEDİĞİ STRATEJİK ORTAKLIK’

    Rusya’nın tarım temelli ekonomik ilişkilerden ziyade, Ankara ile stratejik ortaklığa doğru yönelmek istemesinin ise Ankara’yı memnun ettiğini belirten Kanbolat, iki ülke arasındaki yeni döneme dair şu öngörüde bulundu:

    “Ankara’nın S-400 hava savunma sistemini ısrarla istediğini görüyoruz, bu talebin kabul edileceği sinyalleri veriliyor. Bu sistem çok pahalı bir sistem, yaklaşık her batarya 500 milyon dolar olmasına rağmen, böyle bir memnuniyet de var. Ayrıca Türkiye’nin çok önemsediği ve onu en çok korkutan noktalardan biri Rus turistler konusu idi. Antalya başta olmak üzere, güney illerinde referandumdan hayır oyu çıkmasının da nedeni buydu. Rusya’da turistler konusunda rüzgârın değiştiğini görüyoruz ve Türkiye’nin güvensiz ülke konumunun Rusya tarafından şu an bitirildiğini görüyoruz.”

    ‘HENÜZ TÜRKLERE KARŞI OLUMLU ADIM YOK’

    Ancak Kanbolat’a göre genel olarak ilişkilerde ‘ılımlılaşma’ olsa da, tüm sorunların çözümlenmediğine de belirtti. “Zaten Rusya Federasyonu ile dış ticaret hacmimiz, Kasım 2015 jet krizi öncesinde büyük bir dengesizlik arz ediyordu” diyen Kanbolat, sıkıntılı alanlara şu sözlerle dikkat çekti:

    Erdoğan ve Putin, Soçi'de görüştü
    © AFP 2019 / Alexander Zemlianichenko
    “Örneğin 2016’da ihracatımız yüzde 51 azalarak 1,7 milyar dolara kadar azaldı, ithalatımız da yüzde 25 azalarak, 15 milyar dolara indi. Böyle muazzam bir dengesizliğin olduğunu görüyoruz. Bunun yanında her zaman övündüğümüz Rusya’da iş yapan müteahhitler, iş adamlarımız, mühendislerimiz maalesef çalışma vizelerini uzatamıyor ve hala sorunlar çıkartılıyor. Rusya’ya vizeyle girmek isteyen Türk vatandaşları iç çamaşırlarına kadar fotoğraflanıyor, videoya çekiliyor, altı saat kapılarda bekletilmeye devam ediliyor. Tüm bu sorunları görmek gerekiyor. Maalesef vize konusu hala çözülemiyor. Biz Rus vatandaşlarının Türkiye’ye gelişini kolaylaştırıp, vizesizliği 90 güne çıkartıyoruz ama Rusya’da henüz Türklere yönelik olumlu adımların yansımasını görmedik.”

    ‘RUSYA’NIN UMUDU AB İLE İLİŞKİLERİ BİTMİŞ TÜRKİYE’

    Rusya’nın Türkiye ve AB ilişkilerinin askıya alınması umudu taşıdığını da vurgulayan Kanbolat, “AB ile ilişkilerin tamamen bozulması arzu ediliyor. Böyle bir noktada, Avrasya Gümrük Birliği’ni imtiyazlı ortaklık şeklinde Türkiye’nin alınması gerektiği söylenmeye başlandı. Rus devletinde, Rus entelektüellerinde artık Türkiye’ye karşı siyasi ve ekonomik konularda bir yumuşama görüyoruz ama bu yumuşama ne bürokraside, ne de devlet kademelerinin hiçbirinde maalesef göremiyoruz. Böyle bir çelişkinin olduğunu da belirtmek lazım” tespitlerini yaptı.

    ‘RUS TARAFINDAN TÜRKİYE’YE MEYİL VAR’

    Astana mutabakatının ise Rusya’nın Suriye sahası politikalarındaki değişimi gösterdiğini belirten Kanbolat, Suriye’nin kuzeyine yönelik de Moskova’da değişiklikler bulunduğu yorumunu yaptı:

    “Rusya’da da çeşitli lobiler bulunuyor ve Suriye konusunda özellikle Rus Yahudilerinin ve İsrail’in etkisinde olan bir Rusya Federasyonu’nun Suriye politikasını görüyorduk. Bu konuda da ABD ile Batılı diğer müttefikleri ile paralel bir Rusya’yı Suriye’nin kuzeyinde görüyorduk. Fakat bu durum Rus milliyetçilerinde rahatsızlık yaratmaya başladı. ABD bayrakları taşıyan YPG’ye Rusların yardım ediyor olması, Rusların da YPG ile kol kola olması, ABD ile birlikte Rusların görüntü vermesi Rus milliyetçilerini de rahatsız etmeye başladı. Bu da Rusya’yı Suriye’nin kuzeyinde yeni politikalara sevk etmeye başladı ve Türkiye ile ittifak beklentisi doğurdu. Fakat bu nasıl olacak, nerelerde kendini gösterecek? Bu konuları konuşmak için erken. Şimdiye kadar Rusya tarafında Türkiye’ye bir meyil yoktu ama şu anda bu meylin sinyallerini görüyoruz. Bu durumun devam edip etmeyeceğini anlamak ve görmek için beklemek gerekiyor.”

    İlgili konular:

    'Putin ve Erdoğan, Türk-Rus ilişkilerini bozmaya çalışanlara hak ettiği yanıtı verdi'
    ‘Rusya’dan Türkiye’ye nebati yağ sevkiyatı haziranda başlayabilir’
    Rusya, Türkiye, İran ve İsrail savunma bakanlarından Suriye toplantısı
    Etiketler:
    Ankara Politikalar Merkezi, Hasan Kanbolat, Türkiye, Rusya
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın