02:07 22 Eylül 2017
Ankara+ 14°C
İstanbul+ 18°C
Canlı Yayın
    Eksen

    'Erdoğan fotoğraf çektirmek için ABD’ye gidiyor'

    Eksen
    URL'yi kısaltın
    Ceyda Karan
    0 364144

    İlhan Tanır’a göre Erdoğan, Trump ile orta yol bulmaya çalışıyor fakat ABD’nin Suriye’deki politikası Türkiye ile tamamıyla ters. Washington’da bir karmaşanın sürdüğüne ve Trump’ın politikalarının belli olmadığına dikkat çeken Tanır’a göre Türkiye, Sarraf davası ve Gülen’in iadesi konularında istediğini alamayacak ve sadece bir fotoğrafla dönecek.

    ABD Başkanı Donald Trump'ın 16 Mayıs'ta Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'la görüşmesi öncesinde Suriye'deki YPG'ye silah yardımı yapılmasını onaylaması kulisleri hareketlendirdi. İran asıllı işadamı Rıza Sarraf'la ilgili dava ve Fethullah Gülen'in iadesi gibi konuların da önemli başlıkları oluşturması beklenen görüşme öncesinde Washington'a bir Türk heyeti gittiği sırada alınan karar Ankara'da tepki çekti. Ancak Erdoğan geziyi iptal etmesi çağrılarını reddetti. Bunun yerine Erdoğan'ın Trump'a YPG'ye verilen silahların PKK tarafından Türkiye'de kullanıldığına dair liste sunması bekleniyor. Türk heyetinin temaslarını ve ziyaret öncesi durumunu Washington'dan gazeteci İlhan Tanır ile konuştuk.

    ‘TRUMP'I KENDİSİNE YAKIN GÖRDÜ'

    Türk-Amerikan ilişkilerinde fırtınalı bir dönem yaşandığına ve durulmasının Türk tarafına bağlı olduğuna dikkat çeken İlhan Tanır, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, ‘bu işler hallolur, ikna ederiz' gibi bir yaklaşımla meseleyi ele almasına rağmen, ABD'nin yapmak istediklerini hayata geçirdiğini belirtti.

    YPG'nin silahlandırılması kararının Obama döneminde hazırlanıp planlandığını, uygulamanın ise Trump'a kaldığını belirten Tanır, ABD Başkanı Trump'ın onayı Türkiye'den en yetkili üç yöneticinin lobi yapmak için Washington'da bulunduğu sırada imzalamasının anlamlı olduğunu belirtti. Buna karşılık Erdoğan'ın Trump'a baktığında kendisine yakın bir ‘kişilik' gördüğünü vurgulayan Tanır, "Karakterini, konuşmalarını kendisine çok yakın görüyor, basına yaklaşımı ve bazı özgürlükler konularında görüşleri çok yakın ve düşünüp taşınıp, ‘ben bu adamla iyi geçinirim' diye düşündü. Obama döneminde olsa çok büyük fırtınalar koparacak, belki İncirlik'i kapatmaya kadar gidecek bir durumdayken, Trump zamanında gidip, görüşüp orta bir yol bulma şeklinde bir yaklaşım oldu" diye konuştu.

    ‘ABD, RUSYA ÇİZGİSİNE YAKLAŞACAK'

    YPG'ye silah verilmesi sonrası ABD'den yapılan Türkiye'yi rahatlatmaya yönelik açıklamaların Türkiye'ye güvence vermediğini ifade eden Tanır, "Koalisyon sözcüsü Albay Dorian'ın önceki gün söylediği gibi, bu silahlar toplanmayacak. Mühimmatları vermeyeceğiz, dedi ama ağır silahlar, anti tank verilecek. 2013-2014'ten beri sert bir şekilde Türk tarafının karşı geldiği hemen hemen bütün politikalar şu anda ABD tarafından adapte edilmiş oldu. Buna rağmen Türk tarafının fazla ses çıkarmadığını görmüyoruz" vurgusu yaptı.

    ABD'nin pozisyonunun Esad konusunda da Türkiye'ye yakın olmadığını söyleyen Tanır, Washington'ın Moskova'nın politikalarına yaklaşacağını öngördü: "Şu andaki Amerikan politikası Türkiye'nin bölgedeki, Suriye'deki politikası ile tamamıyla ters. Henüz Trump yönetimi Esad konusunda tam olarak pozisyonunu belli etmedi, ilerleyen dönemlerde daha da çok Rusya'nın pozisyonuna yaklaşacak. Bu bakımdan da Türkiye'nin pek yanında gözükmüyor. Her ne kadar Washington'dan öyle gözükmese de, Türkiye'den Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından 3 gün sonra gerçekleşecek görüşme çok kritik olarak görülüyor ve iki liderin ilk defa bir araya gelmesi olacak. Öte yandan bu görüşmenin detayları henüz hiçbir şekilde belli değil."

    ‘TRUMP FİKRİNİ DEĞİŞTİRMEZ'

    Erdoğan'ın ABD gezisi öncesi Trump'a sunulmak üzere, ABD silahlarının Türkiye'ye sokularak kullanıldığına dair kanıtlar ile ilgili dosya hazırladığı haberleri için, "ABD Dışişleri Bakanlığı'nın, Pentagon'un tümüyle artık adapte olmuş Suriyeli kürtlerini silahlandırma ve Rakka'yı alma noktasına gelip, birkaç kanıtla pozisyonunu ve politikasını değiştireceğini zannetmiyorum, bunu gerçekçi de bulmuyorum. Bu kanıtlar 2014 yılından beri söyleniyor" yorumu yapan Tanır, Trump'ın fikrini değiştirmeyeceğini ifade etti.

    ‘RUSYA İLE İLİŞKİLERE ODAKLANMAK BOŞLUK YARATTI'

    Diğer taraftan Washington siyasetinde de son dönemde bir kargaşanın hakim olduğunu anımsatan Tanır, Türkiye'nin Rusya ile olan ilişkileri sorgulansa da fazla irdelenmediğine dikkat çekti. Tanır şu değerlendirmeyi yaptı:

    "Amerika'da sabah akşam ABD kanallarında Trump'ın Rusya ile ilişkileri konuşuluyor. Rus Dışişleri Bakanı Lavrov, Beyaz Saray'da ağırlandı. Bu ziyaret Trump FBI direktörünü kovduktan bir gün sonra meydana geldi. Trump'ın bir Rus politikası olduğu görülmüyor ve her demecinden farklı bir anlam çıkarılabilir. Bu yüzden Trump'ın Rusya ile ilgili mülakatlarından bir şey anlamak mümkün değil. Amerika'nın Rus politikalarının ne olacağının sorulduğu dönemde, Türkiye'nin Rusya ile ilişkisi Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Başkan Putin ile ilişkisi gibi sorular ikinci planda kalıyor. Normal şartlarda bir Amerikan başkentinde, NATO'nun kalelerinden birisinde, kesinlikle Türkiye'nin Rusya ile ilişkileri ve bunun bir alternatif olup olmayacağı derinlemesine konuşulurdu. Türkiye'nin S-400 savunma sistemlerini ciddi ciddi almayı düşündüğü bir ortamda dahi, Washington'dan gelen sesler, yorumlar çok cılız kaldı. Washington'un kendi Rusya politikasını anlatamaması, anlayamaması veya geliştirememesinden dolayı şu an itibari ile Türkiye'nin Rusya politikasını inceleyen, eleştiren bir durum gözükmüyor."

    ‘TÜRKİYE ELİ BOŞ DÖNECEK'

    Tanır, ABD Başkanı'nın düzenini oturtmak için zamana ihtiyacı olduğunu belirtirken, bütün Amerikan kurumları ile kavga etmesine rağmen, herkesin Suriye ve YPG konularında hemfikir olduğuna da dikkat çekti. Tanır, Türkiye'nin bu karmaşadan kendi istediği kararları çıkaramayacağı şu sözlerle ifade etti:

    Fethullah Gülen
    © REUTERS/ Charles Mostoller
    "Başkan Trump çok ciddi bir şekilde Amerikan kurumlarıyla kavga etmeye devam ediyor. Şu anda FBI ile kavga ediyor, daha önceki aylarda CIA ile kavga etmişti. Ondan dolayı bu fırtına kolay kolay dinmeyecek. Fakat Amerika'nın Suriye ve YPG politikaları, aşağı yukarı bütün kurumlarının üzerinde anlaştığı ve uluslararası alanda Rusya'yla veya İran'la sıkıntı olmayan konular olduğu için, ‘Erdoğan'ı bekleyelim ve değişelim' dediklerini zannetmiyorum. Sadece YPG değil, Fetullah Gülen'in iadesi de Erdoğan için büyük bir sıkıntı. Bunun yanında Sarraf'ın tahliyesi konusu var. Bu iki konuda Washington'dan iyi bir haber alınacağını zannetmiyorum. Aksi olursa sürpriz olur çünkü Gülen şu anda doğrudan Flynn'e bağlanmış durumda. Flynn Trump'ın güvenlik başdanışmanıydı ve 27 gün sonra kovuldu. Kovulmasıyla birlikte Flynn'ın Türkiye ile lobi ilişkileri ortaya çıktı ve bu ilişkiler içerisinde en önemli konunun Gülen'i iade edilme veya kaçırılma çabası olduğu ortaya çıktı. Şu anda Flynn'in her saat başı Washington'da tartışıldığı bir dönemde, iadesi değil Gülen'in ismini ağzına almaya çekiniyor Amerikan yönetimi."

    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'ın da Gülen meselesinde ilerleme kaydedemediğine vurgu yapan Tanır, "Sarraf meselesi de çok fazla Amerikan basınına düştü. Bu konuda da herhangi bir gelişmenin olması çok zor" dedi.

    ABD Başkanı göreve başlamasının ardından çok fazla liderle fotoğraf çektirdiğine atıf yapan Tanır, "Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da artık fotoğraf çektirme zamanı geldiğini ve şimdi olmazsa ne zaman sorgulaması yapıldığını düşünüyorum" taspitinde bulundu.

    Etiketler:
    Türkiye-ABD ilişkileri, Recep Tayyip Erdoğan, Rıza Sarraf, Fethullah Gülen
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın