03:38 10 Aralık 2019
Canlı Yayın
    Eksen

    'İncirlik krizi salt Türkiye-Almanya krizi değil, NATO ile stratejik sorun var'

    Eksen
    URL'yi kısaltın
    0 53
    Abone ol

    Elmas Topçu’ya göre İncirlik krizi, eylülde seçim sınavı verecek Merkel’i net tavır almaya zorluyor. Ancak Topçu, Almanya askerlerinin çekilmesini olası görmüyor. Topçu'ya göre toplanan istihbaratın Suriye Kürtlerine saldırılır kaygısıyla verilmemesi ve 15 Temmuz’la ilintili subayların ilticası, Ankara ile NATO arasında ‘stratejik sorun’ kaynağı.

    Türkiye'nin Almanya Federal Meclisi Savunma Komisyonu Üyeleri'nin İncirlik'teki Alman askerlerini ziyaretine izin vermemesi, Almanya ile yeni bir kriz doğurdu. Geçen sene de benzeri küçük çaplı bir kriz çıkmışken, bu kez Almanya Başbakanı Angela Merkel İncirlik'e alternatif üslere gitmekten söz ederek ilk kez ‘Ürdün'ün ismini andı. Gelişmeler bu krizin daha derin olduğu izlenimi yaratırken, Türkiye'nin NATO üyeliğine etkisini de sorgulatıyor. İncirlik krizinin boyutları, Berlin'deki tartışmalar ve Almanya-Türkiye ile Türkiye-NATO ilişkilerine etkilerini uzun yıllar Almanya'da gazetecilik yapan Elmas Topçu ile konuştuk.

    ‘BU DERİN KRİZ NET TAVIR ALMAYA ZORLUYOR'

    Geçen sene Almanya ile yaşanan benzeri İncirlik Krizi'ne atıf yapan Elmas Topçu, Alman Federal Meclisi'nin Türkiye'yi ziyaret etmek isteyen Savunma Komisyonu üyeleri arasında özelikle Türkiye'yi eleştiren Sol Partili üyelerin bulunmasının sorun yaratmış olduğunu belirtip, bunun pazarlıklardan sonra çözümlendiğini anımsattı. Topçu'ya göre yeni kriz ise sadece Ankara ve Berlin arasında değil NATO'yu ilgilendiriyor. "Bu NATO'nun birinci misyonu sayılabilecek IŞİD ile mücadele çerçevesinde işbirliğinde ilerleme sağlayamaması ve keşif uçuşu yapan Alman tornadolarına izin vermemesi olarak algılandı" diyen Topçu, Merkel'in ilk kez alternatif arayışları andığını anımsattı. Merkel'in bugüne kadar Cumhurbaşkanı Erdoğan yönetimine hep siyasi destek sunduğunu ancak 24 Eylül'de Almanya'daki genel seçimler nedeniyle ülkesinde baskı altında olduğunu vurgulayan Topçu, "Merkel Erdoğan'a destek verdiği sürece hem Avrupa içinde hem de Almanya içinde aşırı sağcılar güçleniyor. Almanya üç eyalet seçimi atlattı. 24 Eylül'deki seçimler Merkel'i Türkiye politikası konusunda net bir tavır izlemeye zorluyor" dedi.

    Topçu Türkiye ile Hollanda seçimleri vesilesiyle yaşanan krizin alttan alta devam ettiğini belirtirken, son olarak Avusturya'da Türkiye'yi sert eleştiren dışişleri bakanı Sebastian Kurtz'un Sosyal Demokratların liderliğine soyunmasına da atıf yapıp, "Bu bütün Avrupa'da Türkiye konusunda yeni bir duruş ve gidişat belirlemeyi de beraberinde getirecek" yorumunda bulundu.

    ‘ALMAN ORDUSU PARLAMENTO ORDUSUDUR HÜKÜMETİN DEĞİL'

    Almanya'daki ordunun parlamento kararları doğrultusunda hareket etmek zorunda olduğunu, NATO çerçevesindeki görevlerin kurumsal destekle gerçekleştirdiğini anımsatan Topçu, şu değerlendirmeyi yaptı:

    "Burada Türkiye'nin NATO üyesi Almanya'yı engelleme mantığı tamamen Erdoğan ve AKP'nin totaliter, baskıcı çizgisinin devamı ve Avrupa ve Batı'ya meydan okuması olarak değerlendiriliyor. Sadece Almanya'ya yönelik bir gözdağı değil. Çünkü Almanya kendisinden gayet emin. Bir Alman politikacı ‘bizim İncirlik'e ziyareti yapabilmemiz kadar doğal bir şey olamaz. Çünkü Alman ordusu bir parlamento ordusudur. Parlamentodan geçen misyonlar, partiler bu konuda bilgilendirilir, daha sonra oylama yapılır ve parlamentonun onayıyla misyonlara gider' dedi. Yani burada Merkel'in söylediği, sadece kendilerinin belirlediği bir çizgi değil. Böylece Almanya'daki geniş bir kamuoyu desteği ile kararı alınmış bir misyonu yokuşa sürmek söz konusu şeklinde algılanıyor Almanya'da."

    ‘YATIRIM YAPMIŞ PARA AYIRMIŞ, ÇEKİLMEK ULUSAL ÇIKARLARINA UYMAZ'

    Ancak tartışmalara rağmen Almanya'nın İncirlik'ten askerlerini çekmesine ihtimal vermediğini belirten Topçu'ya göre, iddiaların aksine bu durum Berlin'in ulusal çıkarlarına aykırı. Almanya'nın ‘savaş değil savunma ordusuna' sahip olduğunu ve eğitim yahut lojistikle yetindiğine atıf yapan Topçu, İncirlik'le ilgili geçen seneki krizde gündeme gelenleri de anımsattı: "İncirlik'teki NATO Üssü'nde Alman askerlerinin bulunduğu bölümdeki dinlenme sosyalleşme gibi temel ihtiyaçları karşılayacak yerlerin olmadığı ortaya çıkmıştı. Bunların genişletilmesi için inşaat başlatılması önerilmişti. Fakat meselenin asıl boyutu Almanların görev yaptığı yerde, örneğin Tornadoların kalkış-iniş yapabilmesi için pistlerin genişletilmesi söz konusuydu. Bunlar için de ciddi miktarda para ayrılmıştı ve anlaşma imzalanmıştı. Bu kadar yatırım yaptıktan sonra, bu projeler henüz tamamlanmasa bile, geri çekilme kararı almak istemeyecektir."

    ‘ASKERLERİN ÇEKİLMESİ MERKEL'İ RAHATLATABİLİR'

    Diğer yandan Avrupa'da yükselen ırkçı dalgaya ve sığınmacı krizine karşı Merkel'in elinin sağlam olması gerektiğini vurgulayan Topçu'ya göre askerlerin İncirlik'ten çekilme kararı Merkel'in elini rahatlatabilir:

    "Türkiye'nin tehditleri Almanya'da hem Merkel'in hem de Avrupa'da Almanya'nın konumunu o kadar zayıflattı ki, Balkanlarda veya Doğu Avrupa Ülkeleri'nde aşırı sağcıların güçlenmesi, Polonya'da veya Macaristan'da Orban gibi sağcı liderlerin iktidara gelmesi, kendi sivil toplumunu yok edecek şekilde kararlar alması, medya yasası çıkarmaları söz konusuydu. Türkiye ile yapılan mülteci anlaşması nedeniyle Avrupa'ya göçün engellenmesi ile ilgili önlemler nedeniyle, Ege ve Akdeniz'deki misyonlara kadar bütün Avrupa ülkelerinin desteğine ihtiyacı vardı ve bu durum da Merkel'in elini kolunu bağlıyordu, bu bakımdan askerleri çekmesi Merkel'in elini de kolaylaştıracak."

    Meselenin Ulusal Cephe'nin yenilgiye uğradığı son cumhurbaşkanlığı seçimleri üzerinden Fransa ile de alakası olduğunu anımsatan Topçu, Merkel'in Macron ile birlikte ekonomi ve AB'de reform çabalarına odaklanması gerektiğine dikkat çekti. Merkel'in belirli tavizler vermek durumunda da kalabileceğine atıf yapan Topçu, "Bu durumda Berlin ve Paris Brüksel'de zayıf bir el istemeyecektir. Bu nedenle de Türkiye konusunda bir sertleşme söz konusu olabilecektir. En azından bir netleşme söz konusu olacaktır ve bunun bedeli askerleri Türkiye'den çekmek de olabilir" diye konuştu.

    ‘DARBE İLE İLİNTİLİ SUBAYLAR ÇOK FAZLA BİLGİLİ, YENİ ATANANLAR YETERSİZ'

    Türkiye-Almanya geriliminde Ankara'nın 15 Temmuz darbe girişimi ile bağlantılandırdığı bazı askerlerin Almanya'ya sığınmaları da etkili olurken, Topçu bunun NATO için de sıkıntı olduğunu şu sözlerle ifade etti:

    "NATO'nun da belirli rahatsızlıkları var ve geçtiğimiz aylarda gördük. Bütün dünyada NATO üslerinde görevli personelin 15 Temmuz sonrasında büyük bir kısmının görevden alınması ve yerine atanan yeni personelin hem İngilizcelerinin yetersiz olduğu hem de stratejik alanda birikimlerinin yetersiz olduğu söylendi. Bu sebeple ortak çalışma ve ortak proje geliştirme konusunda NATO'nun şikâyetlerini basına yansıdığı kadarıyla biliyoruz ama problemin daha da büyük olduğu söyleniyor. Zira Almanya'nın ilk adımı atıp, —şimdiye kadar bekletiliyordu- cesurca bir karar verip Almanya'ya iltica eden askerlerin taleplerini olumlu karşılaması geçen hafta oldu. Belçika veya ABD'de çok sayıda Türk kökenli NATO askerinin iltica talebi olduğunu biliyoruz. Türkiye'nin büyük rahatsızlığı var ama diğer taraftan NATO açısından da, onlarca yıldır NATO'nun işbirliği yaptığı, hem de güvenlik açısından stratejik öneme sahip alanlarda işbirliği yaptığı bu askerlerin birden bire Avrupa'da veya dünyada kaçıp saklanması gibi çok ciddi bir sorun gündeme geldi. Bu insanların bilgileri, şimdiye kadar yer aldıkları misyonların önemi düşünüldüğünde bu çok ciddi bir sorun. Türkiye bu askerlerin elbette geri verilmesini istiyor ve amacı başka ancak, NATO'yu düşündüren taraf bu askerler geri verilirse, bağımsız bir yargı ile karşı karşıya kalmayacakları yönünde, vermezlerse de dünyaya dağılmış ve NATO'nun en önemli konularını bilen kalabalık bir asker grubu sorunu."

    Topçu Almanya'da seçimlerden önce Türkiye'ye yönelik ‘diktatörlük' ve ‘hukukun üstünlüğü' tartışmaları yoğunlaşmışken, iadelerin çok zor olduğuna da dikkat çekti.

    ‘TÜRKİYE'YE FİLTRELENEN BİLGİLER'

    Ankara, misyonun topladığı bilgelerin Suriye Kürtleri bahane edilerek kendisiyle tamamen paylaşılmamasından da şikayet ederken, Topçu da İncirlikte toplana bilgilerin filtrelenip Türkiye'ye verildiğini anımsattı. Alman Tornado'larının topladığı bilgilerin Katar'daki üste değerlendirilip ortaklarla paylaşılırken, Türkiye'ye kısmen verildiğini aktaran Topçu, "Suriye'de Kürtlerin bulunduğu bölgelere dair bilgilerin verilmemesi söz konusuydu. Alman hükümeti bu bilgilerin verilmediğini taahhüt ediyor ve bu konuda Türkiye'nin tepki gösterdiğini de biliyoruz. Bu sebeple zaten Türkiye bu İncirlik misyonundan memnun değildi" diye konuştu. Yine Katar'da toplanan bu bilgilerin birinci derecedeki ortaklar ve ikinci derecede çıkar çatışması yaşanacak ortaklar olarak sınıflandırılarak verildiğini de belirten Topçu, Türkiye'nin de ‘ikinci gruba girdiğini' söyledi. Buna gerekçe olarak da "Kürt meselesi kapsamında, Kürtlere yönelik saldırılarda kendi verdikleri bilgiler kullanılabilir kaygısı var" ifadelerini kullandı.

    ‘MERKEL ORTADOĞU TURUNDA KONUYU ELE ALDI'

    Topçu Merkel'in geçen haftaki Ortadoğu turunda meseleyi yeniden ele aldığını belirtirken, alternatif olarak Ürdün'ü de bu çerçevede andığı görüşünde: "Yedi aydır Ortadoğu'ya gidip Katar, Ürdün ve Suudi Arabistan gibi belli bölge ve ülkeleri incelemişlerdi ama Suudi Arabistan başından beri çok gündeme gelmemişti. Çünkü Almanya hükümeti Suudi Arabistan'dan çok memnun değil. Bu nedenle Ürdün konusunda olayın somutlaşması, Ürdün'de geçen hafta yapılan pazarlıkların karşılık verdiği anlamına geliyor."

    Son olarak Türkiye'nin NATO üyeliğinin tartışıldığını düşünmediğini belirten Topçu'ya göre bu konudaki karar büyük ölçüde Washington'a bağlı olabilir. Topçu, bunun da Türkiye-Rusya ilişkileri ve yakınlığı açısından ele alınacağı görüşünde.

    Etiketler:
    Alman Federal Meclisi, IŞİD, NATO, Angela Merkel, İncirlik, Almanya, Türkiye
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın