16:52 17 Ağustos 2017
Ankara+ 31°C
İstanbul+ 30°C
Canlı Yayın
    Eksen

    'Türkiye tümüyle İran karşıtı cephede yer almaz'

    Eksen
    URL'yi kısaltın
    Ceyda Karan
    0 140532

    Prof. Mehmet Yeğin, ABD yönetimi Suudilerle birlikte İran’ı hedef alacak planlar geliştirse bile Türkiye’nin tümüyle İran karşıtı cephede yer almayacağı görüşünde. Yeğin, “Türkiye hâlihazırda ilişkilerini arttırdığı coğrafyayı da göz önünde tutmaya çalışıyor” dedi.

    Türkiye'deki tartışmalı başkanlık referandumu sonrası Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın üst düzeyde diplomatik temaslarıyla geçen mayıs ayı değerlendiriliyor.

    Erdoğan'ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile başlayan Çin'deki ‘Tek Kuşak, Tek Yol' zirvesinin ardından, Washington'da ABD Başkanı Donald Trump'a konuk olması ve Brüksel'deki NATO zirvesiyle devam eden temasları sonucunda manzara nasıl? Bilkent Üniversitesi'nden Prof. Mehmet Yeğin ile konuştuk.

    ‘DEĞİŞEN KÜRESEL DÜZEN'

    Mayıs ayının diplomatik anlamda çok yoğun geçtiğine dikkat çeken Prof. Yeğin, dünyada değişen dengelere vurgu yaptı ve Türkiye'nin bu değişen dengeler düzenini iyi okuması gerektiğini belirtti. "Mayıs ayını daha çok Türkiye'nin küresel politika içerisinde bir temas, hem bir alternatif arayışı hem de hâlihazırdaki Batı ittifakına yönelik olarak kendi sesini daha güçlü bir şekilde duyurma olarak görüyorum" diyen Yeğin, şu değerlendirmede bulundu:

    "Rusya, Çin ve ABD ile temaslar gerçekleşti. Fakat burada özellikle bizim taleplerimiz, yaklaşımlarımız ile birlikte değişen bir küresel düzen olduğunu çok iyi bir şekilde okumuş olmamız gerekiyor. Bu yeni düzen henüz dengesine ulaşabilmiş değil. Bu çerçevede bu ülkelerin de kendi çıkarlarını korumaya yönelik bir arayış içerisinde olduğunu görüyoruz, başta ABD olmak üzere. Zaten ABD'nin 2000'llerdeki gücünü koruduğunu söyleyemeyiz ve siyasi olarak baktığımız zaman, Doğu Avrupa ve Ortadoğu'dan bir bakıma çekilmişliği söz konusu. Yine burada politik olarak etkisini arttıran ve gelecekte de arttırması beklenen bir Rusya var. Ayrıca yeni yeni buradaki ilişkilerinin altyapısını oluşturmaya çalışan bir Çin'den bahsediyoruz. Henüz sahada etkisini çok fazla göremediğimiz fakat geleceğe yönelik olarak planlama ve projelerini ortaya koymaya çalışan bir Çin var. Bu tablonun son durumu nereye götüreceğine bakmak lazım."

    ‘TÜRKİYE ÖNEMLİ BİR GÜÇ'

    Türkiye için "Herhalukarda bugün olmasa da yarın küresel güçlerin önemsemek dikkate almak zorunda oldukları bir güç" diyen Yeğin, son diplomatik temaslara bakarak yapılan ‘Türkiye'nin artık fazla umursanmaz olduğu' tespitlerine katılmıyor. Bu tespitlerin genellikle belli konular üzerinde, Türkiye'nin ABD ve Rusya ile yaptığı pazarlıklar üzerine yapıldığını anımsatan Yeğin, "ABD ve Rusya ile ilişkileri, Suriye ve PYD parametreleri üzerinde okumaya çalışırsak, o zaman buradan böyle bir sonuç çıkarılabilir ama bunun resmin tamamını görmediği, çok fazla güncele sıkışmış bir yaklaşım olabileceğini düşünüyorum" diye konuştu. Türkiye'nin Ortadoğu'da, Balkanlar ve belki Kafkaslar'da pazarlık payı bulunan bir güç olduğunu belirten Yeğin, şu değerlendirmeyi yaptı:

    "Bugün özellikle Ortadoğu'da ve Batı ile olan ilişkilerimizde bir gerileme var. Özellikle AB'ye yönelik olarak. ABD ve Rusya ile iki taraf arasında bir sorun retoriği var. Öte yandan bölge ile olan ilişkilerimiz belki geçtiğimiz 10 yıl içerisindeki yakınlıkta ve güçte değil. Türkiye'nin Batı ile ilişkilerini zayıflamasının Ortadoğu'ya negatif bir etki oluşturduğu, etkimizi belki sınırlandırdığı ve diğer taraftan Ortadoğu ile ilişkilerimizin de buna benzeri şekilde devam ettiği bir tablo var. Türkiye'nin bölgede hâlihazırda istikrara sahip olabilen ve kendi alanına güven oluşturabilen nadir güçlerden biri olduğunu unutmamak gerekli. Ortadoğu bugünkü hesaplamalar daha farklı sonuçları beraberinde getiriyor olabilir ama uzun ve orta vadede sürekli düşünülen ve kollanan bir ülke olarak kalmaya devam edecek."

    ABD ile belirli konularda çok ciddi sorunlar bulunduğunu ve son ziyarette de bunlara dair bir manevra alanı bulunmadığının görüldüğünü de vurgulayan Yeğin, "Buna rağmen Türkiye ABD tarafından sıcak karşılanan, —özelikle Trump ve Cumhurbaşkanı arasındaki ilişki bağlamında söylüyorum- bir ülke olarak görülüyor. Bütün problemlere rağmen, hala konuşulması ve tartışılması gereken bir ülke olarak görülüyor Türkiye" diye ekledi.

    ‘ORTADA SOMUT BİR ADIM YOK'

    Büyük güçlerin Ortadoğu'ya yönelik vizyonları tartışılırken son olarak gündeme ABD Başkanı Trump'ın Riyad ziyaretinde bir Arap (Sünni) NATO'su kurulmasının yansımışken, Yeğin bunu çok olası bulmuyor. "Öncelikle bir Sünni NATO'su ya da Arap NATO'su kurulup kurulamayacağı tespitini yapmak gerekiyor" diyen Yeğin, bu planlarla ilgili sahada somut bir adım görülmediğini belirtti. Yeğin, "Daha önce bir koalisyon ve İslam ittifakı sözü geçti ve bu bir kavram kargaşasıydı aslında. Çünkü ittifaklar yazılı sözleşmelerle yapılır fakat burada tanımlanan şey daha çok kriz bölgelerine ülkelerin bir araya gelip, müdahale etmesi anlamına geliyor ve bu koalisyon anlamına geliyor. Bu gibi söylemler var fakat bunun bir altyapısı yok" diye konuştu.

    Ülkelerin birlikte hareket edebilmeleri için askeri iletişim dahil her konuda altyapı oluşturulması gerektiğine de dikkat çekerken, buna yönelik bir hareketlenme görmediğini belirten Yeğin, "ABD Soğuk Savaş dönemindeki gibi müttefiklerinin bütün savunmasını topluca omzuna alan bir ülke olmayacak artık. Güvenlik sağlayıcı bir ülke konumundan, güvenliği destekleyici bir ülke konumuna doğru kayıyor ABD. Dolayısıyla gün geçtikçe bu ülkelerin kendileri korumak için kendi mekanizmaları oluşturmaları yönünde adımlar atması gerekir. Bunların bu konuda fikir jimnastikleri olduğunu düşünüyorum çünkü somut bir şey göremiyorum henüz" diye konuştu.

    ‘SÜNNİ BLOKTA OLSA DA Şİİ İRAN İLE BOZUŞMAZ'

    Diğer yandan Prof. Yeğin, ABD'nin Ortadoğu planlarında İran'a karşı cephenin öne çıktığına, pek çok ayrılık görünen Amerikan kurumlarının bu konuda ortaklaştığına dikkat çekti. İran başlığı altında Türkiye'nin yerini ise, "Özellikle 2000'li yılların sonuna doğru Türkiye'nin mezhepsiz bir yaklaşım, daha doğrusu herhangi bir mezhebe dayanmayan yaklaşımından biraz daha Sünni cepheye yaklaştığını görüyorum" diye yorumlayan Yeğin, ancak Türkiye'nin tamamen İran karşıtı cepheye geçme ihtimalini de görmüyor. Yeğin şu değerlendirmeyi yaptı:

    "İran'ın bölgedeki etkisinin çok fazla arttığı ve sınırlandırılması gerektiği yönünde bir birlik var. Bununla ilgili ortaya konan tavır Suudi Arabistan ile yakınlaşma ve Türkiye ve Mısır'ın da dışarıdan destek vermesi. Türkiye'nin politikasına baktığımız zaman, hiçbir zaman İran ile doğrudan karşı karşıya gelmediğini görüyoruz ve gelmemesi de gerekiyor. Bu Türkiye'nin çıkarları gereği böyle olması. Suriye'de İran ve Türkiye çok farklı yaklaşımlara sahip olmalarına rağmen, iletişim ve diplomasinin hiç kesilmediği gördük. Her iki ülkenin de çıkarlarının korunması için bunun sağlanması gerekiyor. Bazı sözler, güçlü cümleler var ama bunlar retoriğin ötesinde gerçekten sahaya yansıyacağını zannetmiyorum. Hâlihazırdaki İran ile ilişkiler bağlamında baktığım zaman, kültür ve yapılagelen pratiklere baktığım zaman bunun retoriğin ötesine geçeceğini düşünmüyorum. Türkiye'nin iletişim kanallarını devam ettireceğini hatta belirli konularda işbirliğini devam ettireceğini düşünüyorum. Ama böyle bir gelişme var ve bu gelişmede de Türkiye hâlihazırda ilişkilerinin arttırdığı coğrafyayı da göz önünde tutmaya çalışıyor."

    ‘AB İLE GERGİNLİK DEVAM EDECEK'

    Türkiye-AB ilişkilerine değinen Yeğin, AB ile ilişkilerde kopma olmayacağını fakat gerginliğin devam edeceği öngörüsünde bulundu:

    "AB ve Türkiye arasındaki sancılı durumun devam etmesi, özellikle söylemlere yansıyan gerginleşmiş bir tablo bekliyorum. Günün sonunda AB ve Türkiye'nin karşılıklı birbirlerine kapıyı kapatmak istemediğine dair sinyaller de var. Başta Almanya olmak üzere, Avrupa Türkiye ile temaslarını ve diyaloğunu devam ettiriyor. Mülteciler bağlamında ve diğer konularda Türkiye ile işbirliğini sürdürmek isteyen bir Avrupa görüyoruz ve Türkiye açısında da bu böyle. Özellikle eleştiriler aldığı İnsan Hakları ve diğer konularda Türkiye'nin Avrupa Komisyonu'ndan kopmamak için adımlar attığını görüyoruz. Fakat gerilme devam ediyor çünkü tamamen aynı noktaya gelme konusunda bir manevra alanı da bulunmuyor açıkçası. Bir kopma olacağını düşünmüyorum, şu anki tablo devam edecektir ama bu ülkelerin kamuoylarına söyledikleri ve Türkiye'nin kendi kamuoyuna söyledikleri açısından da gerginliğin belki biraz daha tırmanacağı bir tablo ile karşı karşıya kalacağımızı düşünüyorum."

    Etiketler:
    NATO, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Donald Trump, Mehmet Yeğin, İran, Çin, Türkiye, ABD, Rusya
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın