12:17 11 Aralık 2017
Ankara+ 12°C
İstanbul+ 11°C
Canlı Yayın
    Eksen

    Yeğin: Maduro'nun muhalefete düşmesi Venezüella solu için daha iyi

    Eksen
    URL'yi kısaltın
    Ceyda Karan
    0 11

    Metin Yeğin’e göre CIA artık Güney Amerika’daki darbe faaliyetlerini gizlemeye ihtiyaç duymuyor. Yeğin, Venezüella solunun iktidardan ayrılmasını ise toplumsal muhalefetin gelişip Latin Amerika’daki devrimci ruhun yeniden toparlanmasını sağlayacağı gerekçesiyle ‘daha hayırlı’ olduğu görüşünde.

    Venezüella'da beş aya yakındır devam eden huzursuzluk Nicolas Maduro yönetiminin Kurucu Anayasa referandumu öncesinde daha da şiddetlendi. Ülkedeki sağ muhalefetin grev ve boykot kararıyla sokak gösterileri şiddetlenirken, Amerikan yönetimi de devrede. CIA direktörü Mike Pompeo Güney Amerika'daki geçmiş kanlı müdahillikleriyle adeta dalga geçer bir üslupla Venezüela'daki yönetimi ‘dönüştürme faaliyetlerini' doğruladı.

    İşbirliği içinde oldukları ülkeler olarak da Kolombiya ve Meksika'ya saydı. 2009'da Honduras'ya başlayan geçen sene Brezilya'daki ‘parlamento darbesine' uzanan bölge çapındaki gelişmeleri ve Venezüela'daki durumu, Güney Amerika uzmanı gazete ve yazar, belgeselci ve seyyah Metin Yeğin ile konuştuk.

    ‘LATİN AMERİKA'DAKİ SIKIŞMIŞLIK HOUNDRAS DARBESİ İLE BAŞLADI'

    Metin Yeğin'e göre ‘Latin solunun epey sıkışıklık yaşadığı bir dönemden' geçilen bu süreç Houndras darbesiyle başladı. Sıranın artık Venezüela'ya geldiğine dikkat çeken Yeğin, Maduro yönetiminin kurucu anayasa girişimi ile krizi aşma çabasını şöyle değerlendirdi:

    "Her şey çok güllük gülistanlık gitti şeklinde görüldüğü zaman, Obama dış politikası ile Houndras darbesi ve bir domino taşı gibi tüm kıtadaki süreci değiştirdi. O sürede Brezilya'nın da ürkek ve tedirgin tutumu arkasından Lugo'ya karşı Paraguay darbesini getirdi. Bunların hepsi farklı ritimli darbe ama arkasından Brezilya şimdi aynı şekilde bu süreci yaşıyor. Venezüella'da zaten Chavez'den sonra çıkarılacak oldukça büyük dersler vardı iki arada kalmaya ilişkin. Venezüella için bu Pazar yapılacak seçim çok kritik bir durum çünkü Venezüella'da kurucu anayasanın yapılıp yapılmamasına ilişkin bir referandum düzenlenecek. Bu referandumu Maduro Hükümeti savunuyor. Hemen hemen bütün sağ kesimi bu referandumu boykot ediyor. Venezüella'da 19 bin 600 seçmen var şu anda ve eğer Pazar günü yedi milyon kadar oy kullanılabilirse —ki bu oy oranı sadece ‘Chavistlere ait olacak-, bu Maduro için bir başarı olur çünkü hükümet seçim yerine bütün sorunlara çözüm olabilecek bir kurucu anayasa öneriyorlar. Bu yüzden de barış için muhalefet ile oturmayı ve bu kurucu anayasa üzerinden yeniden Venezüella Anayasa'sını inşa etmeyi öneriyorlar."

    ‘CIA ARTIK KITADAKİ DARBE FAALİYETLERİNİ GİZLEMİYOR'

    Yeğin' göre Maduro'nun kurucu anayasa girişimi, kâğıt üzerinde çok demokratik ancak son kertede Chavistlerin egemenliğini sağlayacak. Yeğin, CIA'nın kıtadaki darbe girişimlerini artık gizleme ihtiyacı duymadığını belirtti:

    Venezüella'da Maduro karşıtı eylemler sürüyor
    © REUTERS/ Carlos Garcia Rawlins
    "Kurucu Anayasa'nın içeriğine dair özetle söyleyebileceğim şu; ‘mahalle komiteleri' diyebileceğim yapılarla herkesin bu anayasada kendi söz hakkını gerçekleştirebileceği bir süreç. Ülkede sağ bu değişikliklere karşı çıkıyor çünkü Bolivarcı çemberlerle baştan beri örgütlenmeye çalışan bir solda, bu anayasa çalışmasının devletle desteklenen çemberlerin içerisinde bir anayasa çalışmasının gerçekliğini reddediyor. Belirttiğim gibi kâğıt üzerinde çok iyi ama pratikte de İktidar Partisi'nin yani Chavistlerin bir yoğunlukta, egemenlikte olacağı kesin. Bu yüzden ikili bir durum var ama dünyanın da çivisi çıktı. CIA, yıllarca darbelerde parmağım yok dedi fakat aksini herkesin çok açık bir şekilde biliyor. CIA bunu yıllarca sakladı fakat yıllar sonra ne zaman ki belgelerin açıklandığı bir süreç yaşanırken, CIA Başkanı şimdi ‘evet, devirmeye çalışıyoruz' diyor. Dünya'nın çivisi çıktı, her şey daha açık. ABD'de Trump'ın, Türkiye'de Erdoğan'ın, Filipinler'de Duterte gibi farklı bir devlet anlayışı ve devlet başkanları doğdu. ‘Ben yaptım, oldu' anlayışına dayalı, devletin gizli saklı yaptığı, nezaketten yoksun başka türlü bir biçim gelişti. CIA da buna uydu ve açıkça ‘biz Latin Amerika'da, Güney ve Orta Amerika'da zaten bir sürü çok ilginç hikâyemiz var' gibi başka itirafta da bulundu. Bu tavır biraz alay eder gibiydi ve garipti."

    ‘MADURO'NUN MUHALEFETE DÜŞMESİ MÜCADELEYİ GÜÇLENDİRİR'

    Önümüzdeki süreçte Maduro'nun iktidarda kalmasının zor olduğu tespitlerini yapan Yeğin, Maduro'nun muhalefete düşmesi halinde daha faydalı olacağını vurguladı ve böylece örgütlenme faaliyetlerinin daha da hızlanacağını ifade etti:

    "Artık Venezüella'da iktidarın ve Maduro'nun durabilmesi oldukça zor ve Maduro'nun muhalefete düşmesi daha iyi. Örgütlü bir muhalefet normal bir durumdan daha da etkili çünkü son dönemlerde özellikle askeri darbelere karşı Venezüella'da büyük işletmeler askerlerin yönetimine verildi. Bir sürü büyük işletmeyi, kamu işletmelerini askerler yönetiyorlar şu anda. Bunun manası da aynı zamanda başka türlü bir bürokratik yapısal durumun da ortaya çıkmasıdır çünkü Venezüella'da dışarıdan kısa dönemde bakanların bir türlü kavrayamadıkları mesele, esas olarak üretimin örgütlenmesi değil örgütlenememesidir. Hemen hemen petrolün tek gelir olduğu, her şeyin petrol üzerinden döndüğü ve petrol gerlirinin paylaşımı üzerinden dönen bir ülkede, bu tamamen büyük bir sorun oluyor. Bolivarcı devrim ya da Chavistler uzun süredir başka türlü bir üretimi örgütlemeye çalıştılar ama tam olarak bunu başaramadıklarını söylemek lazım. Şu anda inanılmaz bir enflasyon var ve istikrarsızlık söz konusu. İstikrarın anlamı nedir bu da bir tartışma konusu ama böyle bir belirsizlik durumunda muhalefet de olmaz. Güçlü bir muhalefet yaratmak belki de hem Venezüella solu için hem de Latin Amerika solu için daha hayırlı olacak gibi gözüküyor."

    ‘VENEZÜELLA'DAKİ İLERLEYİŞİ ENGELLEYEN İÇİNE DÜŞÜLEN İKİLEMDİR'

    Venezüella hiçbir zaman Batılı devletlerin iddia ettiği gibi televizyonları kapatılmadığını tam aksine her zaman sağcı televizyonların Venezüella'nın esas yayın organlarına hâkim olduğunu ifade eden Yeğin'e göre bunun nedeni Venezüella'da televizyonların oligarşinin elinde olması. Venezüella'da ilerlemenin önündeki en büyük engelin, ilerleyiş ve güce ulaşamama kaygısı arasındaki kaygı ve ikilem olduğuna işaret etti:

    "Biraz daha geriye gidilirse, Maduro dönemi biraz daha kuşkulu ama özellikle Chavez dönemi hatırlanırsa, İngiliz solcu parlamenter Galloway'in Oxford Üniversitesi'nde yaptığı bir konuşma vardı. Konuşmasında ‘Chavez'in seçildiği Venezüella seçimleri, dünyada yapılan en demokratik seçimdir. Bunu ben söylemiyorum, bunu eski ABD Başkanı Carter söyledi' dedi. Böyle bir durumda bile kendisine doğrudan darbe düzenleyen, darbeyi televizyondan ilan eden ve darbeden sonra da ‘ darbeyi biz düzenledik' diye programlar yayınlayan bir televizyon istasyonu kapatılmadı ancak iki yıl sonra lisansı yenilenmedi ve iptal edildi. Bunun üzerine bütün Batı devletleri Venezüella'nın televizyonları kapattığını iddia etti. Venezüella hiçbir zaman televizyonları kapatmadı, her zaman sağcı televizyonlar Venezüella'nın esas yayın organlarına hâkimdiler çünkü burada televizyonların sahipleri oligarşidir. Bu televizyonlar kapatılmadı ve Venezüella bunu niye yapamadı dersek, bunu bir örnekle açıklarsak; üç nesil gerilla komutanı Douglas Bravo, kendisi ile Caracas'ta konuşurken ‘bakma sen onlara. Şuradan aşağıya bak. Bir tane işçi gösterisi yok. Venezüella petrol demektir ama Chavez bütün petrol anlaşmalarının hepsinin altına imza attı ve bir şey değişmedi' diyordu. Bir de öyle bir bakış açısı var. Mesele ne siyah ne den beyaz aslına bakarsanız. Bir yandan tereddütlü bir ilerleyiş öbür yandan da bir türlü değişimi sağlayabilecek bir güce ulaşamama kaygısıyla yürüyen bir süreçte bir ikilem oldu. Güneşli Pazartesiler filminde anlatılan bir fıkra vardır; Sovyetler döneminde iki komünist yolda yürür. Biri ‘Sana kötü bir şey söyleyeceğim yoldaş biliyor musun galiba bu sosyalizm ile ilgili anlatılanların hepsi doğru değil'. Öbürü de diyor ki; ‘ben sana daha kötü bir şey söyleyeyim, bu kapitalizm ile ilgili anlatılanların hepsi doğru'. Venezüella'daki böyle bir ikilemdir. Böyle bir ikilem içerisinde biz halka daha fazla imkân tanıyan, bir ilerleme şansı tanıyan ve özellikle ülkenin gelirlerinden daha fazla pay alan bir tarafta olmak durumundayız. Bu yüzden de dünyadaki ya da Latin Amerika'daki değişimler tersine de dönse, bana göre Venezüella'daki hareket muhalefete düştüğü zaman daha güçlü, daha örgütlü bir şekilde mücadele edecek ve o mücadele onu daha görkemli bürokrasisinden ve kendi bürokrasisi içindeki Bolivarcı burjuvaziden kurtaracaktır."

    ‘LATİN AMERİKA'DA ESECEK YENİ DALGAYI FARC BAŞLATABİLİR'

    Tüm Latin Amerika ülkelerinin kendilerine özgü süreçler yaşadığını fakat genel manada ortada bir orta sınıf çöküşü olduğunu vurgulayan Yeğin'e göre bu durumu aşmak ya da tersine çevirmek için yeni bir dalga gerekiyor:

    Venezüella'da sembolik seçim
    © REUTERS/ Marco Bello
    "Meksika tamamen ayrı bir denklem ama esas olarak Kolombiya'ya bakarsanız daha değişik bir ortam ortaya çıktı. Bunun manası da; kendi içlerinde farklı süreçler yaşadıkları tespitidir. Aslında Latin Amerika'da çöken bir orta sınıfın varlığı söz konusu. Brezilya'da Lula'nın temsil ettiği bir süreçle Chavez'in daha sol ve radikal kanadı arasında gidip geldi o süreç yükselme döneminde. Bu yükselme döneminde Brezilya daha ılımlı bir tarafa yükseldiği zaman, zaten Brezilya'da İşçi Partisi'nin çoklu istifası da dışarıdan güzelmiş gibi gözüküyor ama diğer yandan da sadece küçük, güçlü grupların istediklerini yapabildikleri bir süreç oluyor ve böyle bir süreç çöktü Latin Amerika'da. Yeni bir rüzgâr ancak bunu öbür tarafa sürükler. Bu yeni rüzgârın güçlerinde biri FARC olabilir. Potansiyel olarak bu gücü var Kolombiya'da ama fiili olarak zor olduğunu düşünüyorum. Burada aşağıdan, tabandan gelen bir rüzgâr gerekiyor. İnsanların klasik örgütlenme modellerinden, seçimlerden doğru değil de daha farklı bir durumu algılayan yeni bir örgütlenme biçimi gerekiyor. Bu da Latin Amerika'nın ruhunda zaten var ve sadece bu ruhun başka bir yerden çıkmak üzere şimdilik geri çekildiğini düşünüyorum."

    ‘ MERCOSUR KITA'NIN AB'SİDİR VE KAZANIMDIR'

    Chavez ve sonrasında yaşanan süreçte olumsuzluklar yaşansa da MERCOSUR gibi yapıların kuurlması ve büyüklü küçüklü diğer kazanımların değerli olduğu tespitini yapan Yeğin, şu değerlendirmelerde bulundu:

    "Chavez'in uluslararası gücü, büyük karizmasının kendisiydi. Chavez'in yitirilmesi ile onun yerini ne Morales doldurabilir ne de başkaları. Bolivya'da biraz daha güçlü, tabandan yürüyen bir hareket olduğu için ama o yukarıdan doğru dikleşen solun ya da en azından kendi orta solunun miadı doldu şimdilik. Bu boşa da çıkmadı, halkların kazanımlarıyla ve özellikle MERCOSUR gibi en azından Latin Amerika'nın daha özgürce durumunu geliştirebildiği bir alan ortaya çıktı. AB ile MERCOSUR'u benzetebiliriz. AB'nin arka bahçesinin haylaz çocuğu olmak yine de bir şeyler kazandırdı Kıta'ya."

    Etiketler:
    CIA, Mike Pompeo, Metin Yegin, Nicolas Maduro, Honduras, Latin Amerika, Venezüella, ABD
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın