21:49 16 Aralık 2017
Ankara+ 3°C
İstanbul+ 16°C
Canlı Yayın
    Eksen

    ‘Kürdistan söyleminin ekonomik temelleri kurulmamış’

    Eksen
    URL'yi kısaltın
    Ceyda Karan
    0 20

    IKBY’deki bağımsızlık referandumunu yakından izleyen Erk Acarer’e göre bölgede Türkiye’de yansıtıldığı gibi büyük olaylar yaşanmadı. IKBY’deki bütün partilerin bir siyasi bütünlük içerisine girme çabasında olduğunu söyleyen Acarer’e göre Türkiye ile IKBY aradaki ekonomik bağlar sebebiyle ilişkileri düzelecek.

    Irak Bölgesel Kürdistan Bölgesi'nde İsrail dışında İran ve Türkiye gibi bölge ülkeleri ve ABD gibi ülkelerden gelen aksi söylemlere rağmen, bağımsızlık referandumu gerçekleştirildi. Referanduma katılım oranı tartışmalı bölgelerden gelen sandık yolsuzluğu ve ihlal iddialarına karşın yüksek çıkarken, "Kürdistan Bölgesi ve Kürdistan Bölgesi dışında kalan Kürt yerleşimlerinin bağımsız bir devlet olmasını istiyor musunuz?" sorusuna halkın yüzde 91.83'ü ‘Evet' cevabını verdi. Irak merkezi yönetimi ile Türkiye sınırda ortak askeri harekât düzenlerken, bölgede bir tedirginlik var. IKBY'deki referandumu Süleymaniye ve Erbil'de izleyen Birgün gazetesi yazarı gazeteci Erk Acarer ile konuştuk.

    ‘REFERANDUM BARIŞ HAVASINDA GEÇTİ'

    Erk Acarer, IKBY'deki bağımsızlık referandumu oylamasının son ana kadar ertelenmesi beklenmesine karşın genel anlamda barış havası içinde gerçekleştirildiğini söyledi. Acarer, Türkiye'den yansıtılan kaos manzaralarının aksine büyük olayların yaşanmadığını aktardı:

    "İnsanların nerede oy kullanacağı, listelerin nereye asıldığı ve nerelerin belirlendiğine dair bilgimiz olmamıştı ama son gün referandum gerçekleştirildi ve dün Diyarbakır Barosu da dâhil oldu referanduma. Katılım yüksekti ve referandum gün Süleymaniye'den Erbil'e yolculuk yaptım ve buralarda bütün dükkânların sabah erken saatlerden itibaren kapalı olduğunu gördük. Bunun bir tedirginlik sebebiyle böyle olduğunu zannettik ama bu insanların dükkânlarını kapatarak oy vermeye gittiğini gördük. Sokaklar beşten itibaren dolmaya başladı ve biz de bu insanların büyük çoğunluğunun oy kullandıktan sonra sokağa çıktığını gördük. Sandık başlarını dolaşamadık ama insanlarla referandum sonrası konuştuk. Farklı kesimlerle de konuştuk. Kitlelerin hepsinde bir barış havası hâkimdi. Hiçbir sıkıntılı durum yaşanmadı ve ortada ortak bir talep var. Barış istediklerini belirtiyorlar fakat şu anda belirsiz bir hava var. Burada hiçbir pişmanlık ya da sıkıntılı bir hava yok ne Süleymaniye'de ne de Erbil'de. Kerkük'te bazı olayların olduğu söylendi ama Türkiye'den yansıtıldığı çok büyük olaylar olmadı."

    ‘REFERANDUM SONRASI ENDİŞELER VAR'

    Referandum öncesi birçok farklı parti temsilcisi ile görüştüğünü ve hemen hemen hepsinde referandum sonrasına dair endişelerin olduğuna vurgu yapan Acarer, asıl sürecin referandum sonrası başladığını ve bundan sonra daha dikkatli adımlar atılması gerektiğini ifade etti:

    "Azınlıkların statülerinin ne olacağı, aradaki kavga-gürültünün devam edip etmeyeceği soruları sorulmaya devam ediyor. Birkaç Türkmen temsilci ile konuşma fırsatı bulduk ve referandumda karşı oy kullanacaklarını söylediler ama Türkiye'den yansıdığı gibi büyük tedirginlik içerisinde değiller ve büyük hadiselerin çıkmasını beklemiyorlar. Aslında herkes bunun uzun bir süreç olacağını biliyor, Barzani'nin son açıklamaları da bunu gösterdi. Demokratik bir süreç bu ve bundan sonra aslında işler başlıyor. Eğer bu referandum yapılmasaydı, Barzani son anda geri çekseydi, büyük güç kaybedecekti. Fakat dünden beri Barzani'nin büyük güç kazandığını gördük. Referandum yapılmasaydı, karışıklıklar çıksaydı Kürt halkı dört bölgedeki kazanımlardan da fedakârlık yapmak zorunda kalacaklarını söylemişlerdi fakat bu olmadı. Aslında Barzani buradan güçlü çıkmasına rağmen, bundan sonra buzda yürümek kadar dikkat edilerek yürünecek bir yol olduğunu görüyoruz. Çok sağlam ve net atılması gereken adımlar var, şimdiye kadar bir kardeşlik havası vardı ve bunun korunması da gerekiyor."

    ‘IKBY'DE SİYASİ BİR BÜTÜNLÜK VAR'

    Goran hareketi ve YNK gibi büyük partilerin referandumun sürecinin başında süreçle ilgili sessiz kaldıklarını belirten Acarer, daha sonraki süreçte bu sessizliğin desteğe dönüştüğünü ve sahada siyasi bir bütünlük olduğunu ifade etti:

    "Referandumdan önce YNK ve Goran Hareketi'nden kimsenin fikir beyan etmediğini yazmıştım fakat sonraki günlerde fikir beyan etmeme karşı olmaya dönüşmüştü. Haklı olarak Barzani'nin kasım ayında yapılacak seçimler için halka bir hediye gibi bir şey verdiğini söylemişlerdi. Halkı tatmin etmeye yönelik birtakım adımlar attığını söylemişlerdi buradaki hareketler ama sonraki günlerde tavır değiştirdiler. Bugünden itibaren bir bütünlük var gibi ama siyasi hareketleri yine de yerinde gözlemlemek gerekiyor. Burada halkın istediği bir şey oldu ama bundan sonraki adımların en yönde atılacağını önümüzdeki günlerde soracağız siyasi partilere. Bundan sonra siyasi partiler arasında da bir siyasi mutabakat sağlanacak mı? Halkın talepleri nelerdir? Siyasi partilerin halkın taleplerine karşı tutumları nasıl olacak? Diğer ülkelerde bağların nasıl sağlanacağı? Bu gibi soruların en başta cevaplarını arıyor dış politikacılar ve gazeteciler."

    ‘KARŞI ÜLKELERİN TEPKİLERİ DİNMEYE BAŞLADI'

    Farklı bölgelerde yaşayan Kürtlerin referandum sayesinde Barzani'ye sempati duymaya başladığının ve IKBY'deki yeni hükümetin önümüzdeki günlerde Türkiye ile diyalog yolları arayacağının altını çizen Acarer, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin önemine vurgu yaptı:

    "IKBY yetkililerinin, ne yazık ki bizim karşımızda olan figürlerin ya da ulusların beklediği adımları atmadıklarına defalarca tanık olduk. Parlamentoyu bir an önce açacakları, Barzani ailesinden hiç kimsenin önümüzdeki dönemlerde aday olmayacağını söylediler ama siyasal figürler açısından tek bir önemli nokta var; burası Ortadoğu. Burada inanılmaz dengeler var ve siyasal figürler açısından da bir tek aktör yok. Siyasi partiler arasında da umutlu, birbirine yakın bir alanın olduğunu gözlemlemek de mümkün. Zaten bütün dünyadaki Kürtlerin, özellikle referandum yapıldıktan sonra Barzani'ye büyük sempati duymaya başladığını gördük ama bunu sürdürülebilir olup olmadığına bakacağız ilerideki günlerde. Yeni hükümetin önümüzdeki dönemde Türkiye ile diyalog çabaları şüphesiz olacaktır çünkü ticari, ekonomik anlamda göbekten bağlılar ve bu tek taraflı bir durum değil. Çok sert açıklamalar ama halka ve siyasete yansıyan şu ki; en ciddiye alınması gereken açıklama İran'dan geldi. Referandum süresince burada İran'ın yol açabileceği bir Haşdi Şabi saldırısından çekindik ve bu ihtimali hala burada değerlendiriyoruz. Türkiye'de siyaset hamasetten yürüyor ve ‘Bir gece ansızın gelebiliriz' diyerek, bir siyaset yapılamaz ve kabul edilemez. Bu adımlar içerideki seçmeni konsolide etmeye yönelik adımlar ve bunun böyle olduğunu ilerleyen zamanlarda görüyoruz. Bir süre sonra gerçekten göbekten bağlı anlaşmalar rayına oturacaktır. Diğer yandan Kürdistan meselesini sembolik olarak değerlendiriyorum. Özellikle dış meseleler bağlamında onlara kafa tutarak bir devlet kurulmasının mümkün olmadığını görüyorum çünkü Kürdistan Bölgesi mallarının yüzde 40'ını Türkiye'den, yüzde 50'ye yakınını İran'dan alıyor. Dolayısıyla ekonomik olarak bir sistem yok burada, kurulmamış. Sadece kültürel bir sistemle ve siyasetle bir devlet olma rüyası bugünden yarına çok nesnel ve gerçekçi görünmüyor. Barzani bunun demokratik bir süreç olduğunu ve devletleşme yönünde bir adım olduğunu belirtti. Ben de bu yönde değerlendiriyorum bu referandumu. Bir süre sonra bu ilişkilerin tümünün normale geleceğini düşünüyorum. İlk iki gün burada büyük infialler oldu. Hava sahaları kapatıldı, tatbikatlar yapıldı ama bunların yavaş yavaş durulduğunu görüyoruz."

    ‘İSRAİL'E DESTEK YANLARINDA DURMALARINDAN KAYNAKLANIYOR'

    Ortadoğu'daki denklemin her zaman sürprize açık olduğunu ve zamana yayarak izlenmesi gerektiğini belirten Acarer'e göre İsrail'e verilen destek, herkes tepki gösterirken, onların destek vermeye devam etmesinden kaynaklanıyor:

    "Kerkük gibi bölgeleri Bağdat ile pazarlık ederek, dış güçlerin tepkilerini indirmek yolunda adımların atılması mümkündür ama bu da bugünden yarına olabilecek bir şey gibi gözükmüyor. Ortadoğu'da denklem üstüne denklem var. Herkes bir tarafıyla pazarlıklar yapıyor ama bunları söyleyebilmek için bir haftaya yakın beklemek gerekiyor. Öte yandan en çok şaşırdığım konulardan bir tanesi de İsrail bayraklarının mitinglerde olmasıydı ve biz de neden İsrail bayraklarını salladıklarını sorduk insanlara. ABD ve İsrail emperyalizmi üzerine bir kurgu yapmak doğrumudur? Emperyalizme kökten karşı çıkmak gerekiyor. Bu coğrafyada hep bunlar geçiştirilir, siyaset gelir. Şunu söylüyorlar; ‘Biz tam olarak bağımsızlık istiyoruz, kendimizi yönetmek istiyoruz ama diğer yandan siyasi söylemler ve duruşlar vardır. Bize bu kadar çok kişi karşı çıkarken, yanımızda duranlar da doğal olarak sempatimizi kazanır bu süre içerisinde' deniliyor. Burada siyaseten böyle bir akıl da yürütülüyor sokaklarda."

    Etiketler:
    IKBY bağımsızlık referandumu, Erk Acarer, İran, İsrail, ABD
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın