22:27 22 Mayıs 2018
Ankara+ 12°C
İstanbul+ 20°C
Canlı Yayın
    Eksen

    'ABD Türkiye'yi müttefik olarak değerlendirmiyor'

    Eksen
    URL'yi kısaltın
    Ceyda Karan
    0 10

    Bora Bayraktar’a göre İdlib konusunda isteksiz davranan Türkiye’nin önceliği olan Afrin bölgesine operasyonun olasılığı yüksek. Washington’da ‘Türkiye ile çalışamayız’ havasının hâkim olduğunu düşünen Bayraktar, ABD’nin son dönemde bölgedeki politikalarının rasyonaliteyle açıklanamayacağını belirtti.

    ABD öncülüğündeki uluslararası koalisyonun Suriye’nin kuzeyinde Irak ve Türkiye sınırlarını korumakla görevli 30 bin kişilik güç kuracağı haberleriyle birlikte Türkiye’nin bir süredir dillendirdiği Afrin’e operasyon yeniden gündemde. Türkiye, Afrin’de YPG mevzilerini vurmaya başlarken, sınıra tank ve ağır birlikler sevk edilmiş durumda. Afrin’e operasyonun nedenlerini, bu bağlamda Suriye’deki siyasi süreci ve Türkiye ile ABD’nin ilişkilerinin seyrini Hatay’da bulunan Kültür Üniversitesi’nden uluslararası ilişkiler akademisyen ve gazeteci Bora Bayraktar ile konuştuk:

    ‘OPERASYONUN VAKTİNİN GİDEREK YAKLAŞIYOR’

    Bora Bayraktar, Hatay’da sınır bölgesinde yaşanan hareketliliklere değinerek, bu askeri hareketliliğe ve siyasilerden yapılan açıklamalardan anlaşılacağı üzere operasyonun vaktinin giderek yaklaştığını söyledi:

    “Hatay'ın içerisinde değil ama sınır bölgesinde bir hareketlilik olduğu söylenebilir. Çok ciddi sayıda asker ve zırhlı aracın buraya sevk edildiğini görüyoruz. Sadece bu da değil, aynı zamanda burada sınırda uzun zamandır konuşlanmış bulunan bazı silahların namlularının da artık İdlib tarafına, Afrin tarafına doğru döndüğünü gözlemliyoruz. Bir operasyon olacağı yönünde bir beklenti var. Yerel halkın da artık bu işin olacağına dair bir izlenimi var. Gidişat da gerek Cumhurbaşkanının açıklamalarına baktığımız zaman gerekse buradaki askeri hareketliliğe ve konjonktüre baktığımız zaman artık bu operasyonun vaktinin giderek yaklaştığını görüyoruz. Özellikle Amerikan tarafının bu 30 bin YPG'linin sınır muhafız birliği gibi kullanacağını açıklaması biraz daha meseleyi sıcak hale getirdi. Yani her an burada bir operasyon olacağını bekleniyor, böyle bir hava var.”

    ‘TÜRKİYE’NİN SURİYE’NİN GELECEĞİ ÜZERİNE PLANLAMALARLA VE GÜVENLİKLE ALAKALI GEREKÇELERİ VAR’

    Bayraktar, Afrin’in Türkiye’ye yakın gruplarca kontrol altına alınırsa Suriye’de siyasi görüşmelerde Türkiye’nin elinin güçlenebileceği ve Afrin’in ulusal güvenlik açısından oluşturduğu tehdit gibi nedenlerin Türkiye’nin Afrin’e yapacağı olası operasyonun alt yapısını oluşturduğunu söyledi:

    “Fırat'ın doğusunda şu anda ABD destekli YPG yapılanması hâkim oldu ve Türkiye'nin buraya pek bir müdahale şansı bulunmuyor. ABD'lilerin yaklaşımına baktığımız zaman onlar da Afrin'i pek umursuyor gibi görülüyorlar. Türkiye açısından baktığımızda bunun bir ulusal güvenlik ve Suriye'nin geleceği üzerine planlamalarla ilgili gerekçeleri olduğu anlaşılıyor. Bunların bir tanesi ve önceliklisi, Afrin'den Türkiye'ye sızmalar olduğudur. Bu risk devam eden bir durum. Afrin örgütün insan kaynağı sağlaması açısından, ayrıca birebir eğitim ve saldırı üssü olarak kullanması açısından kullanılan bir yer. Türkiye burayı iki hatta üç taraftan kuşatmış durumda. Eğer burası bu şekilde bırakılırsa, yarın öbür gün ABD'nin veya Rusya'nın buradaki PYD gücünü tıpkı Fırat'ın doğusunda olduğu gibi meşru bir zemine çekmeye çalışmayacağı anlamına gelmez. Tam tersi büyük olasılıkla buradaki yapı Türkiye'nin aleyhine kullanılabilir düşüncesi hâkim. O yüzden bu mesele daha da büyümeden ve şu anda fırsat varken Türkiye burayı nötralize etmek, buradaki PKK/PYD'ye bakan tarafını kendi lehine çevirmek, buradaki belki nüfuz dengelerini bir şekilde etkileyerek, yarın Türkiye'ye sorun çıkarabilecek bir yapının gelişmesine şimdiden engel olmak istiyor. İkinci olarak Fırat Kalkanı bölgesi ve İdlib arası ve Afrin, eğer Türkiye'ye yakın gruplar tarafından kontrol altına alınırsa bu Suriye muhalefetinin ömrünü uzatabilecek, masada elini güçlendirecek, aynı zamanda Türkiye'yi de siyasi görüşmelerde, müzakerelerde daha etkili bir konuma taşıyabilecek diye değerlendiriliyor. Bence operasyonun gerekçeleri bu. Bir de dediğim gibi buranın oluşturduğu tehdit yani buradan sızmalar üzerinden Türkiye'de geçmişte terör saldırılarının düzenlendiği biliniyor. Bence bu boyutlarıyla şu anda gündemde.”

    ‘WASHİNGTON’DA TÜRKİYE İLE ÇALIŞAMAYIZ HAVASI HAKİM’

    Bayraktar’a göre temel konularda çıkarları çatışan Türkiye ile ABD arasındaki ilişkiler kopuşa gidiyor:

    “Bence ABD'nin buradaki tavrı, politikası son derece net. Basra Körfezinin etki altında tutulması, İran'ın burada kuşatılması, Türkiye'nin sınırlandırılması, Rusya'nın Doğu Akdeniz'e çıkmasının engellenmesi ya da sınırlandırılması gibi hedefleri var. Bunun için tabii ki ABD'nin müttefiklere ihtiyacı var. Türkiye'yi bir müttefik olarak değerlendirdiklerini ben düşünmüyorum. Çok temel konularda Türkiye ile çıkarları çakışıyor. Dolayısıyla bence Washington'da 'Türkiye ile çalışamayız' havası hâkim. Türkiye'de ise 'ABD bizim müttefikimiz olmaktan çıkma yolunda' düşüncesi var. Dolayısıyla iş bir kopuşa doğru ilerliyor. ABD'nin buradaki niyeti Fırat'ın doğusunda bir garnizon oluşturmak, Türkiye'ye, Türkiye'deki üslere ihtiyaç duymadan, diğer bölge ülkeleriyle çok mesai harcamadan, kendi diledikleri adımları atabilecekleri, ayak basabilecekleri, lojistik olarak destekleyebilecekleri bir arayış içindeler. Bunu da Suriye'nin kuzeydoğusunda bulmuş durumdalar. Bunu destekliyorlar. Bence ABD’nin tavrı bu açıdan son derece açık. Afrin konusunda çok etkileri olmadığı gibi, orayla ilgili beklentilerinin bence özellikle Fırat Kalkanından sonra kalmadı. Orası küçük bir cep gibi yani burayı Fırat'ın diğer kısmındaki PYD alanıyla birleştirme düşüncesi şu anda mümkün olmadığından orayı biraz kendi haline bırakacaklar diye düşünüyorum. Ama şu var; Türkiye'nin buraya müdahale etmesi, burayı vurması ABD etkisindeki PYD'yi rahatsız edeceği ve sıkıntıya düşürecekleri için, onların talepleri doğrultusunda Türkiye'nin bu işi yapmaması ya da Türkiye'ye fren yaptırmak için birtakım adımlar atmaya çalışabilirler diye düşünüyorum.”

    ‘ABD’NİN SON DÖNEM POLİTİKALARINI RASYONALİTEYLE AÇIKLAMAK GÜÇLEŞTİ’

    ABD’nin bölgedeki sıkışıklık içinde PYD’nin kontrol ettiği alanı sonsuza kadar tutunabilmesinin mümkün olup olmadığı soruları hakkında “Çok doğru sorular. Bu soruyu ABD'lilerin kendilerine soruyor olması gerekir. Şu anki uygulama, Türkiye'nin bu kadar dışlanması, buradaki ittifak ilişkilerini zorlaması bence uzun vadede ABD'yi sıkıntıya düşürür” diyen Bayraktar ABD’nin son dönemde yürütülmesi zor olan bu politikalarının rasyonaliteyle açıklanamayacağı yorumunu yaptı:

    “Nitekim ABD, 1979 İran Devrimi'nde de İran'ı kaybettikten sonra Merkez Kuvvetler Komutanlığı kurmak zorunda kaldı ve burada etkisini devam ettirebilmek için birçok proje içerisine girdi ve bunların çoğunda başarısız oldu. Eğer Türkiye bu şekilde dışlanıp uzaklaştırılırsa, Türkiye-ABD ilişkileri bu noktaya gelirse ve Türkiye Rusya ile daha yakın bir ilişki içine girerse bu uzun vadede ABD'nin bu işleri devam ettirmesini zorlaştırır. ABD hatalar yapan ve hatalarını aşırı güç kullanarak çözmeye çalışan bir ülke. Burada kuşatılmış bir PYD yapılanmasının sonsuza kadar devam etmesi bence de çok mümkün görülmüyor. Zaten o yüzden ben ABD’nin Kürt Bölgesel Yönetimi'ndeki referandumu üstü kapalı desteklediğini, iki alanın yani Kürt bölgesiyle Irak'taki ve Suriye'dekini birleştirme çabalarının olduğunu hatta bu yüzden Irak-Suriye sınırını tutmak için PYD'yi bu kadar desteklediğini düşünüyorum. Yürütülmesi zor bir politika ama ABD'nin son dönem politikalarını da rasyonaliteyle açıklamak gerçekten güçleşti.

    ‘MASADA KİTLENME OLDUĞUNDAN TARAFLAR SAHAYA YÖNELDİ’

    Bayraktar, bölgedeki Kürt politikasının ciddi açmaz içinde olduğunu, bölgedeki aktörlerle kavgalı bir Kürt yapılanmasının nefes almasının zor olduğunu söyleyip, tarafların masada olan kilitlenmeyi aşmak için cepheye yüklendiğini dile getirdi:

    “Bence de Kürt cephesinin ABD'den farklı bir yönelimde olduğu görünmüyor. Kürt politikası da çok ciddi sıkıntı ve açmaz içerisinde. Hatta Barzani'nin politikalarının iflas ettiği söylenebilir. Kendisini istifaya kadar zorlayan bir referandum sürecine girdi. Kürt Bölgesel Yönetimi'nin durumu bu. Suriye Kürtlerinin de şu anda ABD ile gereğinden fazla bir angajman içerisinde olduğunu, tüm varlıklarını, tüm hesaplarını ABD'nin vereceği desteğe göre yaptıklarını görüyoruz. Bu da çok sürdürülebilir gözükmüyor. Yani burada Rusya, İran, Türkiye ve Araplar ile kavgalı bir Kürt yapılanmasının nefes alması çok zor. Dediğim gibi son derece yürütülmesi zor politikalar. Ama politikalarını devam ettirme yönünde ilerliyorlar, devam ettikçe bundan geri adım atmalarını da zorlaşıyor. Bu şekilde bir tırmanmaya doğru gidiyor iş. Burada biraz herhalde meseleyi siyasetten çok sahada, cephede yaşanan durumlar belirleyecek. Mesela Rusya'ya baktığımızda son 20-25 gün içerisinde 'Türkiyesiz ben İdlib'i çözerim' düşüncesindeki Rusya'nın son günlerdeki kayıplardan sonra biraz daha Türkiye ile aynı çizgide gittiğini görüyoruz. Yani sahadaki performans, başarı ya da başarısızlıklar belirleyici durumda. Şu anda bir kilitlenme var ve masada çözülecek gibi görünmediğinden taraflar cepheye yüklendi.”

    ‘RUSYA, KÜRT KARTINI KAYBETMEK İSTEMİYOR’

    Rusya’nın Kürtleri kendi yanında tutabilmek için zaman zaman onların aleyhinde adımlar attığını belirten Bayraktar, bu politikaların kırılgan yapıda olduğunu, Türkiye’nin de bu kırılganlığı kullandığını söyledi:

    “Rusya, Kürtler konusunda ne tamamen karşısına geçip onları terk edecek bir politika içerisinde ne de bütün istediklerini verecek durumda. Yani Rusya, Kürt kartını kaybetmek istemiyor. Fakat Kürtler, özellikle PYD, ABD ile yakınlaştıkça Rusya'dan uzaklaşıyorlar. Rusya onları kendi yanında tutabilmek için zaman zaman onların aleyhinde adımlar atabiliyor. Şimdi Afrin konusu belki bu şekilde Rusya tarafından değerlendiriliyor olabilir. 'Siz ABD ile bu kadar yakın olursanız biz de Türkiye'nin Afrin konusunda önünü açarız ve sizi o konuda sıkıntıya sokarız' mesajı veriyor bence. Bunun üzerinden yürüyen bir politika var. Ama bunlar çok kırılgan birtakım politikalar iki taraf açısından da. Ben şu anda karar aşamasında olduklarını düşünüyorum. Özellikle Afrin konusunda Rusya şöyle bir tavır içerisinde. 'Burayı ben aslında Türkiye'ye bırakmak istemiyorum ama ABD ile çalışan bir PYD'yi de bu kadar, sonuna kadar desteklemem' düşüncesi olabilir. Türkiye de sanırım bu fırsatı kullanmak istiyor şu anda.”

    ‘AFRİN KONUSUNA MUKABİL RUSYA, İDLİB KONUSUNDA DESTEK İSTEYECEKTİR’

    Bayraktar, Rusya’nın Afrin’e yönelik operasyona dair ‘yeşil ışık yakma’ netliğinde bir tavır göstermediğini fakat Rusya’nın bu konuya mukabil İdlib konusunda destek isteyeceğini belirtti:

    “Bence bugün için mümkün değil. Daha bu netlikte bir tavır görmedik. Ama Türkiye eğer kararlı bir şekilde bu işin üzerine giderse Rusya'nın ben çok fazla direnç göstereceğini sanmıyorum. Az önce söylediğimiz gibi İdlib'e karşı Afrin meselesinde, yani bu netlikte bir pazarlık olabilir mi çok emin değilim ama kuşkusuz bir al-ver süreci yaşanabilir. Burada Türkiye, Afrin konusunda kuşkusuz ihtarını devam ettirecektir, büyük olasılıkla adım atacaktır, Rusya'nın da buna mukabil Türkiye'den İdlib konusunda destek isteyeceğini söylemek zor olmaz.”

    ‘TÜRKİYE İDLİB KONUSUNDA İSTEKSİZ, ÖNCELİK AFRİN’

    Bayraktar’a göre önceliği Afrin olup İdlib konusunda isteksiz olan Türkiye’nin bu konuda Rusya ile arasında sorun olabilir:

    “Türkiye'nin şu anda El-Kaide gibi bir önceliği yok. Öncelik tamamen Afrin'e, PKK-PYD meselesine verilmiş durumda. Bir de tabii ki, bildiğimiz gibi El-Kaide ile orada çatışmaya girmek demek Türkiye açısından yeni bir cephe açılması ve aynı zamanda çok riskli bir alana girilmesi anlamına geliyor. Suriye Ordusu'nun son 10-15 günde yaşadığı kayıplara bakıldığında gerçekten çok şiddetli bir karşılık buldular. Türkiye o noktalara çok girmek istemiyor. İsteksiz davranıyor. Meseleyi Afrin'e odaklamış durumda. Bir de şu anda 100 bine yakın mülteci olduğu belirtiliyor, çok daha fazla rakam söyleyen de var. Yani bir insani durum da var, yeni bir göç dalgası söz konusu olabilir. Türkiye önceliklerini buna vermiş durumda o yüzden Rusya'nın beklentilerini karşılayabileceğini düşünmüyorum. Rusya, Türkiye'nin daha derine, daha güneye inmesini istiyor. Türkiye ise önce Afrin diyor. Ben Türkiye'nin İdlib'in çok içlerine girme konusunda istekli olacağını zannetmiyorum. Bu da iki taraf arasında sorun olabilir.”

    ‘SURİYE İLE TÜRKİYE’NİN BİR DENGE KURMASI GEREKİYOR’

    Bora Bayraktar son olarak Türkiye ile Suriye’yi iş birliğine zorlayan bir çok konu olduğuna vurgu yaparak iki ülkenin bir denge kurması gerektiğini söyledi ve önümüzdeki dönemde bu konuda beklenmedik gelişmelerin olabileceğini sözlerine ekledi:

    “Türkiye ile Suriye arasında El-Kaide meselesinde karşılıklı olarak top sahaya atılıyor gibi görünüyor. Yani şu anda aslında bir ay öncesine kadar bütün mesele Suriye'nin doğusuydu, Irak sınırına ulaşmaktı, Deyr ez-Zor meselesiydi. Orda olay dengelendikten sonra Rusya ve Suriye tamamen İdlib'e odaklandı ve müzakereler öncesinde 'muhalefeti zayıflatalım, İdlib'i kontrol altına alalım, meseleyi çözelim' düşüncesi vardı. Bu yüzden de aralık sonunda operasyonlar başladı. Türkiye biraz kenarda kaldı fakat Suriye'nin gücü yetmedi buna. Rusya'nın da gücü yetmedi bu anlamda. O yüzden tekrar oturup kartları yeniden bir karmak gerekiyor herhalde. Ama tabii ki burada orta vadede belki doğrudan görüşme olmasa da yani Rusya üzerinden belki, Suriye ile Türkiye'nin bir denge kurması gerekiyor. Çünkü çıkarlar ortak şu anda, hedef ortak. Yani Suriye'nin toprak bütünlüğünün korunması, PKK-PYD'nin burada yapılanmasının engellenmesi, terörle mücadele gibi çok konu var Türkiye ile Suriye'yi iş birliğine zorlayan. Türkiye bu işi belki de Soçi'de bu işi çözmeyi düşünüyor. Belki bir geçiş hükümeti kurulursa belki bir yol yordam bulunabilir diye. Önümüzdeki dönemde beklenmedik şeyler olabilir. Ben biraz siyaseti zorladığını düşünüyorum. Yani herkesin tarafını, durumunu, pozisyonunu yeniden değerlendirmesi gereken bir döneme giriyoruz gibi geliyor bana.”

    İlgili konular:

    ABD’nin YPG’ye sağladığı hava savunma füzeleri Türkiye için nasıl bir tehlike taşıyor?
    ‘ABD ve İsrail istihbaratının kontrolündeki terörist unsurlar Türkiye'yi siyasi çözümden uzaklaştırma peşinde'
    ‘Türkiye ve ABD’nin çıkarları Suriye’de çatıştı’
    Etiketler:
    YPG, Afrin, İdlib, Suriye, Türkiye, ABD, Rusya
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın