07:53 22 Şubat 2018
Ankara+ 14°C
İstanbul+ 8°C
Canlı Yayın
    Eksen

    'Suriye'de istikrar, Türkiye'nin lehine'

    Eksen
    URL'yi kısaltın
    Ceyda Karan
    0 32

    Prof. Mesut Hakkı Caşın, Afrin’e operasyonunun 'terörle mücadele harekâtı' olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyleyerek, Rusya’dan alınan 'yeşil ışığa' dikkat çekti. Caşın, Suriye’de sağlanacak istikrarın Türkiye’nin de lehine olacağını belirtirken, ABD’nin savaşı sürdürmek istediği bir denklemde oyunun galibinin Putin olduğu yorumunu yaptı.

    Türkiye, ABD’den gelen açıklama ve çağrılar eşliğinde Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar ve MİT Başkanı Hakan Fidan’ın Moskova temaslarının ardından Afrin’e yönelik operasyon için düğmeye bastı. ÖSO birliklerinin harekete geçmesinin perde arkasındaki diplomatik ve askeri girişim ve dinamikler ile olası gelişmelerin Suriye denklemini nasıl etkileyeceği ise tartışılıyor. Gelişmeleri İstinye Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Mesut Hakkı Caşın ile konuştuk.

    ‘AFRİN’DE TERÖRLE MÜCADELE SÖZ KONUSUDUR’

    Mesut Hakkı Caşın, uluslararası hukuka göre savaşın iki devlet arasında yapılan bir eylem olduğu tanımını yaparak, Afrin’e yönelik operasyonun ‘terörle mücadele harekâtı’ tanımlanabileceği yorumunu yaptı:

    “Savaş devletler arasında yapılan bir eylem olup uluslararası hukuka göre düzenlenmiştir. Afrin konusunda ise Türkiye'nin terörle mücadelesi söz konusudur. Karşı taraftaki gruplar uluslararası hukukun tanıdığı, 'belligerent parties' dediğimiz 'savaşan taraf' değil, terör gruplarıdır. Dolayısıyla buradaki harekât bir 'terörle mücadele harekâtı' olarak tanımlanabilir.”

    ‘AFRİN BÖLGESİ HATAY’I TEHDİT EDİYOR’

    Caşın, Hatay bölgesinin Türkiye topraklarını tehdit ettiğini söylerken, Türkiye’nin egemen bir devlet olarak müdahale hakkının doğduğunu söyledi. Caşın’a göre ABD hem ikili ilişkiler hem NATO müttefikliğine aykırı adımlar atarken, Türkiye’nin İran ve Rusya ile oluşturduğu Astana sürecini baltalayarak bölgede vekalet savaşının bitmesini istemiyor:

    “Türkiye için tehdidin önceliği var. Afrin bölgesi Hatay'ı tehdit ediyor. Bütün yaz boyunca terör gruplarının buradan Türkiye'ye saldırıları oldu. Nihayet şu an itibariyle baktığımızda PKK gruplarının Türkiye'nin tuttuğu Cerablus hattına saldırılar düzenlediği hatta gelen bilgilere göre bazı hastane ve köyleri bombaladıkları görülüyor. Şimdi bir defa biz egemen bir devletiz. ABD'nin ne söylediği bizim için çok önemli değil. ABD, Atlantik'ten gelecek ve Türkiye'nin sınırındaki sıfır noktasına karışacak. Bu devletler hukukuna aykırı, bu bir. İkinci olarak, ABD'nin açıklamaları hem kendi Dışişleri Bakanlığı hem kendi Pentagon içerisindeki komutanlar açısından tam bir birliğin olmadığını gösteriyor. Yani ne demek bir devletin sınırında ordu kuruyorsunuz, Suriye'nin egemenliğini sağlıyoruz diyerek Cenevre Süreci'nde ve Astana'ya da gözlemci olarak katılıyorsunuz. Bu şunu gösteriyor, ABD vekalet savaşının bölgede bitmesini istemiyor. İkincisi Rusya'nın bölgeye intikal etmesini ve kontrol alanını genişletmesini istemiyor. Rusya ile Türkiye ve İran arasındaki Astana Süreci'ni sabote etmek istiyor. Orta vadede Netanyahu hükümetiyle ortak tehdidi olan İran'ın durdurulması için yerel kuvvetlerdeki, Obama'nın büyük başarıyla etiketlediği, PKK ve PYD'yi bir şekilde uluslararası hukukun reddetmesine rağmen bunları 'özgürlük savaşçıları' olarak tanımlıyor ve yoluna devam ediyor. Bu da ABD ile Türkiye arasındaki ittifakın bacasını gittikçe açmaktadır. Ve nihayet ‘Afrin sorumluluk alanımızda değil, Ankara'nın endişelerini anlıyoruz' dedikten sonra kalkıp bir şekilde Afrin'de adım atmamakla Türkiye'yi tehdit etmelerinin ben ittifaka, NATO ittifakına, Türk-Amerikan ilişkilerine, uluslararası hukuka ve ahde vefaya da uygun olmadığını düşünüyorum.”

    ‘RUSYA SINIRLI HAREKATA YEŞİL IŞIK YAKTI’

    Caşin, Türkiye’nin Suriye sınırından kendisine tehdit algıladığına dikkat çekeken, Şam yönetiminin Türkiye’nin topraklarındaki cihatçı yapılanmaları destekleyerek egemenlik hakları ve toprak bütünlüğünü tehdit ettiği görüşüne karşı çıktı. Caşın, Türkiye’nin Suriye topraklarını vurması açısından İsrail örneğini de verdi: 

    “Birincisi; Türkiye acaba Suriye'nin egemenlik hakkını ihlal ediyor mu sorusuna bakalım. Veya Suriye'nin toprak bütünlüğüne yönelik saldırgan bir tavrı var mı? Yok. Neden yok? Cerablus'a girdik, oraya gelenler kim? Suriye halkı. Peki Türkiye üç buçuk milyon mülteciyi nereden aldı? Uzaydan gelmedi bu insanlar. Suriye halkı. Bunun içerisinde rejim gücünden insanlar da var, Arap da var, Türk de var ve Türkiye ayırt etmeksizin insani bir vazife olarak görerek ekmeğini bu insanlarla paylaşıyor. Gelelim Suriye'nin 'Türk uçaklarını vururuz' tehdidine. Bir defa Suriye eğer gerçekten böyle bir yetkisi varsa İsrail uçaklarını vursun. Çünkü İsrail, haftada bir periyodik olarak Suriye'nin her tarafını vuruyor. Diğer bir husus, eğer Türk uçaklarını vurmaya kalkarsa Türk uçakları Suriye'ye ateş açar. Buradaki asıl rol bana göre Başkan Putin ve Rus Hava Kuvvetlerinin bölgedeki pozisyonudur. Bunun için sayın Genelkurmay Başkanımız Akar ve sayın MİT Müsteşarı, Rus yetkililerle görüştüler. Buradan Rusya'ya ve Putin'in kararına teşekkür etmek lazım. Rus askerlerini buradan geri çektiler. Böylece bu bölgedeki sınırlı harekata, askeri terör operasyona Rusya'nın yeşil ışık yaktığını söyleyebiliriz. Ama bu kısmi bir yeşil ışık çünkü Rusya'nın da kendine göre endişeleri var haklı olarak. Buradan şu noktaya geleceğim. Bir defa eğer Suriye hakikaten, gerçekten 'egemen bir devlet' olarak toprak bütünlüğünü savunuyorsa o zaman YPG'yi savunan ABD'ye gitsin kafa tutsun, onları oradan söküp atsın.’’

    ‘SURİYE’Yİ TEHDİT EDEN TÜRKİYE DEĞİL, ABD’DİR’

    Caşın medyadaki ‘yanlış propagandadan’ yakınırken Suriye’yi tehdit edenin Türkiye olmadığını, Suriye uçaklarını vuranların da ABD olduğunu söyledi:

    “Suriye uçaklarını Türkiye mi vurdu? Amerikan F-15'leri vurdu. Suriye'nin Deyr ez Zor’da tanklarını kim vurdu? ABD uçakları vurdu. Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov 'bir daha gelirseniz, Amerikan uçaklarını vururuz’ dedi ve ABD geri adım attı. Demek ki burada Suriye'yi tehdit eden Türkiye değil, ABD'dir. Öbür taraftan Suriye sözünün eri bir devletse, öyle bir devlet olduğunu sayıyorsa, bu durumda altı milyon vatandaşı nerede Suriye'nin? Çünkü devlet bir şekilde vatandaşını korumak ve kollamakla mükelleftir. İkincisi, harbin başlamasının üzerinden —iç savaşın- yedi sene geçti. Afrin'e neden gelmedi? Koca Kuzey Suriye'yi niye kontrol etmedi, niye buradaki silahları, doçkaları PKK'nın eline verdi? Bu bakımdan uluslararası ilişkilerde samimiyet, ahde vefa ve dostluğun mütekabiliyete bağlılığı temel esastır. Ben burada Türkiye'nin avukatı değilim ama ortadaki saha belli. Bir iç savaş var. Bu iç savaşta iki tane devlet, ABD ile Rusya'nın mücadelesi var. Bunu görmeden meseleye bakmak mercekle taş aramak gibi bir şey. Bu bakımdan çok dikkatli hareket etmemiz gerekiyor. Doğru ve iyi analiz yapmamız gerekiyor. Yani uluslararası hukukun kuralları, savaş hukukunun kuralları bellidir ve A'ya B'ye göre değişmez. Tabii burada çok ciddi bir algı harekâtı var çünkü vekalet savaşının bir kısmı bir şekilde basın ve medya ile toplumlarını ve kamuoyunu bir şekilde etkilemektedir. Burada da istihbarat birimlerinin çok iyi bir şekilde yanlış propaganda ve bilgi ajite ettiklerini bilmekteyiz.”

    ‘İÇ SAVAŞIN SONA ERDİRİLMESİ ELBETTE ŞAM’IN İRADESİYLE OLACAKTIR’

    Afrin operasyonu ile Şam ile yaşanabilecek gelişmelere dair Türkiye’nin Suriye’nin toprak bütünlüğünü savunan bir görüşü olduğu görüşündeki Caşın, ‘Suriye’de istikrar Türkiye’nin lehine’ diye konuştu:

    “Bu operasyonun Şam ile ilişkileri ne düzeyde etkileyeceği konusunda farklı görüşler var. Bazıları bunun çözümsüzlüğü daha da derinleştireceğini söylüyor. Çünkü PKK ve PYD'nin burada sivilleri kalkan olarak kullandığını bilmekteyiz ve Türkiye'yi bir şekilde sivilleri öldürmekle suçlayacaklardır, bu bakımdan bugün itibariyle Afrin'de birtakım protesto, yürüyüşler oldu.  Cerablus'un tam aksine buradaki sivillerin tahliyesine müsaade etmiyor PKK. Bu da bu terör örgütünün ne kadar zalim olduğunu gösteriyor bir. İkincisi baştan söylüyorum, Türkiye Suriye'nin toprak bütünlüğünü dünyada en iyi savunan devletlerden birisidir. Başından itibaren Davutoğlu gönderilerek buradaki reform hareketleri Türkiye tarafından desteklenmişti ama şu var; gelinen nokta son derece kritik bir nokta olup, bu iç savaşın sona erdirilmesi elbette Şam'ın iradesiyle olacaktır. Çünkü Suriye bizim nazarımızda bir devlettir, Türkiye açısından. Bunun olması için de bu iç savaşın bir an önce bitirilmesi gerekiyor. Bunun için Türkiye Astana'da, Soçi'de Rusya ile beraberdir, İran da elini taşın altına koymuştur. Ben Cenevre'de de bulundum. Birleşmiş Milletler ‘in asli görevi bu, barışı koruma kuvvetlerinin olması.  Halbuki görüyoruz ki ABD aslında barışı istemeyen taraf. Dolayısıyla Türkiye, Şam'ın herhangi bir şekilde barışı getirmesine karşı değildir. Öyle olsa neden Soçi'ye gidelim? Şu da var, bu Türkiye'nin de lehine olur. Yani Suriye'de istikrar Türkiye'nin lehine. Burada barış ve istikrar olsun, Suriye tekrar normalleşsin, zenginleşsin, ticaretimiz olsun, insanlar ölmesin, çocuklar öldürülmesin, şeker de yiyebilsinler. Türkiye'nin bakışı budur.”

    ‘TÜRKİYE İDLİB’TEKİ HADİSENİN TAM İÇİNDE’

    Caşın’a göre Türkiye İdlib’te askerleri tehlikeye atmayı göze alarak İdlib’te çatışmanın önlenmesi konusunda çaba harcıyor:

    “Türkiye’nin İdlib’teki El-Kaide unsurlarının temizlenmesine neden itirazı olsun? Zaten Türkiye İdlib'teki hadisenin tam içinde. Yani askerlerini tehlikeye atıyor Türkiye. Burada bizim istediğimiz buradaki çatışmanın önlenmesi ve buradaki Türkmenler, Araplar ve Kürtlerin korunması. Bu bakımdan tarafların birbirlerini suçlamak yerine uluslararası hukukun öngördüğü ve tarafsızlık ve en önemlisi mütekabiliyete dayalı olarak burada birlikte iş birliği yapması gerekiyor. Genelkurmay Başkanı'nın Rusya yetkilileriyle ile yapmış olduğu mutabakat bu. Yani dost kuvvetlerin birbirlerini vurmasını önlemek. Bu bakımdan çok dikkatli olmamız gerektiğini düşünüyorum.”

    ‘ABD, PYD’Yİ DESTEKLEMEYE DEVAM EDİYOR’

    Caşın, ABD ile Türkiye arasında sorunların bölgede PYD’yi desteklemesi yüzünden devam ettiğini de “ABD ile sorun çıkıyor zaten. Çıkıyor ki hali hazırda PYD'yı desteklemeye devam ediyor. 'Benim aslan bekçilerim' diyor. Dünyada DEAŞ'ı silahlandırıp da PYD'nin arasına koyan başka bir devlet var mı? Veya askeri sözcüsü çıkıyor 'bunlar bizim dost kuvvetlerimiz ve polis ordusu' diyor. Böyle bir şey yok dünyada, böyle bir literatür de yok” diyerek dile getirdi.

    ‘OYUNUN GALİBİ PUTİN’

    Mesut Hakkı Caşın son olarak Rusya’nın bölgede ve dünyadaki konumuna değinerek, Rusya Devlet Başkanı Putin’in ‘oyunun’ galibi olduğunu söyledi: “İki hususu belirtmek lazım. Bir tanesi, Rusya bir dünya devleti, bir nükleer güç ve aynı zamanda Türkiye'nin çok önemli bir komşusu. Öbür taraftan her iki tarafın da iradesi buradaki barışın sağlanması. Çünkü eğer Rusya bunu sağlayamazsa kendi içerisinde çatışma başlayacağını görmekte ve Türkiye ile ittifakı aynı zamanda Çin'e karşı da bir blok oluşturacağını Rusya çok iyi görüyor.  Yani Putin burada doğru oynuyor ve bu oyunun galibi Putin diye düşünüyorum.”

    İlgili konular:

    Kadıköy'de polis, Afrin protestosuna izin vermedi
    Esad: Afrin harekatı, Türkiye'nin teröristleri destekleme politikasına dayanıyor
    TSK ve ÖSO, Afrin'de 1 köyü YPG'den aldı
    Etiketler:
    Zeytin Dalı Operasyonu, Mesut Hakkı Caşın, Afrin, Suriye, Türkiye, ABD, Rusya
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın