19:47 16 Temmuz 2018
Canlı Yayın
    Eksen

    'Gazze ve Filistin davası Erdoğan’ın seçimleri kazanabilmek için son milli piyango biletidir'

    Eksen
    URL'yi kısaltın
    Ceyda Karan
    0 35

    Rafael Sadi, Gazze ve Filistin davasının Erdoğan’ın seçimleri kazanabilmek için ‘son milli piyango bileti’ olduğunu söylerken, gerilimin seçime kadar süreceği öngörüsünde bulundu. Sadi, Türkiye liderliğinin kendi sınırında yaptıklarını gururla anlatıp İsrail’in icraatlarına ‘katliam’ demesinin çifte standart olduğu görüşünde.

    ABD Başkanı Donald Trump'ın Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanımasının ardından büyükelçiliği Tel Aviv'den Kudüs'e taşıması, Gazze'de 2014'ten bu yana en fazla Filistinli'nin canına mal olan saldırıları tetikledi. Bu gelişmeler yaşanırken Türkiye, İsrail'e en sert tepkiyi veren ülke oldu. Karşılıklı büyükelçiler çekilirken, İsrail Türkiye'den tarım ithalatını durdurdu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu ise Twitter üzerinden çok sert bir polemiğe tutuştular. Ancak Ankara'nın üç günlük ulusal yas ilan ederken, muhalefetin İsrail'le siyasi ve ekonomik ilişkilerin kesilmesi önerilerinin iktidar partisi vekillerince önünü kesmesi tartışmalara yol açtı.

    Gazze'de yaşananlar üzerinden Türkiye-İsrail ilişkilerini Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın gençlik döneminde Kasımpaşa semtinden arkadaşı, İsrail asıllı Türkiye vatandaşı olan Oda TV yazarı Rafael Sadi ile konuştuk.

    ‘MESELEYİ BU DÖNGÜYE SOKAN ERDOĞAN VE HÜKÜMETİ'

    Rafael Sadi, Türkiye ile İsrail arasındaki gerginlik döngüsünün son 15 senedir Ak Parti eliyle yapıldığını söylerken, Türkiye'nin kendi sınırındaki yaptıklarını gururla anlatırken İsrail'in yaptığına katliam dediği yorumunu yaptı:

    "İsrail ve Türkiye ‘gerginliği' şaşırtıcı gelmesin. Ama bütün bu durum ilginç bir senaryonun parçaları. Bölüm bölüm seyrediyoruz. Türkiye'nin son 15 senede olmadık bir döngüye sokulduğunu unutmamak gerekiyor. Bunu bu döngüye sokan da Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AKP hükümeti. Bu süreçte Türkiye, İsrail'e düşman edildi. Türkiye'nin belki yüzde 80'ine bakarsak hepsinde ‘İsrail katil, katliam yapıyor' söylemlerini görüyoruz. Halbuki İsrail, sınırlarına taşmak isteyen teröristleri öldürüyor. Aynen Türkiye'nin yaptığı gibi. Türkiye gururla Afrin'de 5000'e yakın Kürt teröristi öldürdüğünü ilan ederken İsrail'in kendi sınırını aşmaya çalışan teröristleri öldürmesi katliam olarak görülüyor. Hatta ölen şehit askerler için milli yas ilan edilmezken Hamas teröristleri için üç günlük yas ilan ediliyor. Bu çok manidar ve trajik bir durum bu."

    ‘BÜTÜN BU PLANLAMA ERDOĞAN'IN TEZGAHI, İSRAİL İÇİN SINIR GEÇİLDİ'

    Sadi, Gazze ve Filistin davasının Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından seçimleri kazanmak için kullanıldığı yorumunu yaparken, İsrail tarafında Türkiye'nin söylemlerine karşı kendilerini frenledikleri sınırın artık geçildiğini söyledi:

    "Savaş ortamında çocukların ne işi var? Savaş ortamına çocukları götürmenin anlamı ne? Çünkü Hamas her birine 100 dolar para verdi. Bütün bu planlama Erdoğan'ın tezgahı. Seçimleri kazanabilmek Gazze ve Filistin davası Erdoğan'ın son milli piyango biletidir. O bileti kullanmak zorundaydı. Bütün bu durumun iki senedir planlaması yapılıyor. Günde kaç kere ‘Kudüs bizimdir' toplantısı yapıldığını ben sayamadım. Yüzlerce organizasyon var. Kudüs, hali hazırda İsrail'in başkenti. İster kabul etsinler ya da etmesinler. Bana gelen mesajlarda ‘Kudüs'ü alacağız sizleri de denize dökeceğiz' gibisinden yüzlerce mesaj var Bu halkı bu duruma getiren kimdir belli. İşin daha da vahim kısmı oy sevdası yüzünden laik ve Atatürkçü olduğunu söyleyen CHP bile aynı sembolleri kullanmaktan çekinmiyor. İsrail, Filistin'i işgal etti yalanını çok serbestçe kullanabiliyorlar. Filistin diye bir devlet olmadı ve halen yok. Umarım olur. İsrail ile komşu barış ve huzur içinde müttefik bir ülke olur. Ama İsrail'in yerine olmaz. İsrail'i yok ederek bunu yapamazlar. Zaten öyle bir güçleri de yok. Varsa gücü olan gelsin denesin. Deneyenler ağzının payını alıp alıyorlar. İran bile beceremedi. Bir gece içerisinde Suriye'deki 30 hedefi yok edildi. Yani İsrail bu işi biliyor, bilmese bile öğreniyor. Ama siyasi sebeplerle insanların düşman edilmesi çabası hoş değil. İsrail 15 senedir kendini frenliyor. Artık frenleyecek durumu kalmadı. Geçti o sınırı. Hoş değil ama yapacak bir şey yok. Öte yandan Erdoğan ve İnce'nin söylemleri karşısında İsrail de daha fazla susarsa kendi kamuoyunda rahatsız edici şeylerle karşılaşır."

    ‘İSRAİL İLE TÜRKİYE ARASINDA ÇOK BÜYÜK PARALAR DÖNÜYOR'

    Türkiye ile İsrail arasındaki ticaret hacminin büyük olduğunu ve bunu durdurmanın kolay olmadığını söyleyen Sadi'ye göre İsrail'in Türkiye'den tarım ürünleri ithalatini kesmesi eksik bir hamle ve bütün bu hamleler gösteriş için yapılıyor:

    "İsrail Tarım Bakanı, Türkiye'den tarım ürünleri ithalatını durduruyoruz dedi. Bence hafif ve eksik bir karar. ‘Delikanlıysa' bütün ticareti kesiyorum desin. Böyle bir durumda İsrail, Türkiye yerine Kore'den veya Japonya'dan ithalat etmek zorunda kalacak. Hadi gelsin çimento ithalatını durdurdum desin. Büyük miktarlarda çimento satılıyor. Başka çimentocu bulunur, burnumuzun bu ucunda Mısır var Güney Kıbrıs var ama kimse bu delikanlılığı gösteremiyor. Herkes gösterişte. Eksin yaptın. Delikanlıysan ben ilişkimi durdurdum de. Tarım ürünleri denilebiliyor sadece. Niye diğerlerini demiyor? İki ülke arasında Mavi Marmara olayı öncesinde karşılıklı dış ticaret iki milyar dolardı. Şu anda 7 milyar dolara koşuyoruz. Kolay değil bunu durdurmak. Ortada çok büyük paralar dönüyor. Çok büyük ilişkiler var. Bu siyasetin ötesinde birtakım ilişkiler var. Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkiler tamamen birlikteliğin yaratacağı menfaatlere bağlıdır. Bu ne demektir? Türkiye ve İsrail beğenir ya da beğenmeyiz ama Ortadoğu'daki yegane demokrasilerdir. Birçok Arap ülkesinden çok daha demokratiktir Türkiye. Bunu harcamamak lazım. İsrail ile Türkiye'nin müşterekliği birlikte olmalarındandır. Orada güçlülerdir. Tek tek eksiktirler."

    ‘HER ŞEY TEZGAH, BİR YERLERDE ANLAŞACAKLAR'

    Gazze'deki gerginliğin Türkiye'deki seçimlere kadar süreceğini ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bunun meyvesini yiyeceğini savunan Sadi'ye göre her şey tiyatro, devletler bir yerlerde anlaşacaklar:

    "Hiçbir şey patlamadı. Her şey tezgah. Her şey tiyatro. Buradan biri karşı çıkacak. Ondan sonra bir yerlerde anlaşacaklar. Hamas ile bile son bir gündür uzlaşma var. Hamas süresiz ateşkes talep etti. Türkçesi ben güçlenene kadar bana ateş etme, ben güçlenince sana ateş ederim demek. İsrail tarafı bunu ciddi bulmadı ama, gizli bir ateşkes durumu var. Yeni bir tarih tespit etti. Bana kalırsa bütün bu hikayeler 24 Haziran'a kadar devam edecek. Erdoğan mümkün olduğunca bunun meyvesini yemeye çalışacak. Makyavelist bir düşünceyle her şey mubah. İşine yararsa yapacak. İsrail'de ben İçişleri Bakanlığı'na tavsiye ettim, konuşmayın, atışmayın diye. Madem ki Erdoğan'ı istemiyorsunuz, atışırsanız, onu daha popüler hale getirsiniz. Kazanmasına yardımcı olursunuz. 24 Haziran'da belki başkası alır. Hoş başkası başa gelirse ilişkiler farklı bir duruma mı gelir o da soru işareti. Erdoğan'a karşı olan adam Erdoğan'ın sonuna kadar yanındayım diyor. İsrail, günah keçisidir. İyi marka, çok popüler, herkes kullanabiliyor. Telif hakkı ödeselerdi bu kadar kullanmazlardı."

    ‘NE İDEOLOJİ NE FİLİSTİN, HEPSİ HİKAYE, PARA KONUŞUYOR'

    İsrail ile Türkiye arasındaki ticaret hacminin kolay heba edilecek bir rakam olmadığını söyleyen Sadi, ‘ne ideoloji ne Filistin; hepsi hikaye, para konuşuyor' sözlerini dile getirdi:

    "İsrail için her şey eski haline döner. Ben küçükken babam İsrail ile ticaret yapıyordu. Mal satacağı adam sonradan vazgeçmişti. Malı almaktan vazgeçen adam babama ‘bir tek duvar dönmez, insanlar her zaman dönebilir' şeklinde yanıt vermişti. Hepsi insan. Sağa döner sola döner. Hiçbir şey olmayacak. İki ülke arasında şu anda 7 milyar dolara tırmanan dış ticaret hacmi var ve söylentilere göre 10 milyar dolara koşacak birkaç sene içerisinde. Bu büyük bir rakam ve o kadar kolay heba edebilecek bir rakam değil. Ne ideoloji ne Filistin, hepsi hikaye. Para konuşuyor. Parayı takip et, neticeye varırsın."

    ‘İSRAİL HALKI ERDOĞAN'I SEVMİYOR'

    Sadi, Türkiye'ye karşı verilen cevapların İsrail kamuoyunu memnun ettiğini söylerken, İsrail halkının Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı sevmediği ancak Türkiye'yi sevdiği yorumunu yaptı:

    "İsrail halkı Erdoğan'ı sevmiyor. Ama Türkleri ve Türkiye'yi çok seviyorlar. Aradaki farkı ayırabiliyorlar. Ama Türkiye'ye karşı gereken cevabın verilmesi de onları memnun ediyor. Nasıl ki Türkiye'de ‘ya bizim cumhurbaşkanımız delikanlı adam' diyenler varsa İsrail'de de Netanyahu için ‘bak nasıl cevap verdi' deniyor. Yani toplum olarak çok farklı değiliz."

    İsrail tankı- İsrail-Gazze sınırı
    © REUTERS / Baz Ratner
    ‘İSRAİL'İN İÇ SİYASİ MESELELERİ TÜRKİYE İLE GERGİNLİKLE ALAKALI DEĞİL'

    Sadi, Netanyahu'nun da Türkiye ile gerilimi iç siyasette kullanıp kullanmadığı sorulduğunda İsrail'in cumhurbaşkanları ve başbakanlarını hapse de koyabilen gerçekten bir hukuk devleti olduğunu ve Türkiye ile yaşanan gerginlikte iç siyasi meselelerin etkili olmadığı yorumunu yaptı:

    "Bir kere burası gerçek anlamda hukuk devleti. Netanyahu yolsuzluğa karıştıysa inan ki sonu hapis. Burada bundan kurtulma ihtimali siyasi laflarla yan çizerek söz konusu olamaz. Düşün ki bu ülke cumhurbaşkanını taciz ve tecavüz suçuyla 5 sene hapsetti. Bu örneğin yaşandığı başka bir ülke yok. Olmert iki sene hapiste yattı. Ne kadar para götürdü onu bilmiyorum ama birkaç tane zarf para aldı diye adamı hapse attılar. Türkiye'de idam edilmiş başbakandan başkası yok. O da ne kadar ciddi bir mahkemeydi tartışılır. Türkiye ile İsrail arasındaki gerginliğin sebepleri arasında Netanyahu'nun buradaki sıkıntılarını sayamazsın. Ne kadar hakiki de olsa, düzmece de olsa bu tür siyasi tepkiler onu yargılanmaktan kurtarmaz. O yüzden bunları siyasi manevra olarak göremeyiz. Çok doğru olmaz. Ama seçim zamanı olsaydı belki bunlar işe yarardı. Ama burada seçimler yok şu anda."

    ‘ARAP ÜLKELERİYLE KERVAN YÜRÜYECEK, KİMSE MERAK ETMESİN'

    Rafael Sadi, son olarak İsrail ile Körfez ülkeleri başta olmak üzere bazı Arap ülkelerinin iyi ilişkilere sahip olduğunu söyleyerek, ‘ büyük bir tehlike yok, kervan yürüyecek' ifadelerini kullandı:

    "İsrail yüz senedir Arap düşmanlığıyla mücadele ediyor. İslam'ın Yahudilik ile çok bağdaşmadığı ve Yahudilere karşı birtakım hislerle dolu olduğunu biliyoruz. İslam dünyasının İsrail'e bakışının değişmediği, kötüye gidip gitmediği tartışılabilir. İsrail şu an çok akıllı bir tavırla, Suudi Arabistan, Körfez Ülkeleri ve hatta Fas ile bile iyi ilişkiler içerisinde. İsrail düşmanlarının sayısını siyasi ilişkilerle indirgemeye çalışıyor. Yani eskisi kadar ‘tehlikeli' değil bu İslam ülkeleriyle işbirliği yapması. Herkes istediğini yapacak. Ama çok büyük bir tehlike görmüyorum ben. Kervan yürüyecek merak etmesin kimse."

    Etiketler:
    Rafael Sadi, Donald Trump, İsrail
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın