23:07 12 Aralık 2018
Canlı Yayın
    Eksen

    'Ukrayna krizi ile Rusya köşeye sıkıştırılarak ABD hegemonyası tesis edilmek isteniyor'

    Eksen
    URL'yi kısaltın
    Ceyda Karan
    0 10

    Çağlar Tekin'e göre ABD ve AB Ukrayna krizini derinleştirerek bir Nazi iktidarı tesis etti. Rus nüfusun ağırlıkta olduğu Kırım'ın Rusya Federasyonu'na katılma kararında da bunun etkili olduğunu anlatan Tekin, "Ukrayna krizi ile Rusya köşeye sıkıştırılarak ABD hegemonyası yeniden tesis edilmek isteniyor" dedi.

    ABD yönetimi Ukrayna'da neofaşist ortaklı Paraşenko hükümetine askeri desteğini artırırken, AB'nin kilit ülkeleri eşliğinde düzenlenen G7 zirvesinin sonuç bildirisinde de Moskova'ya sert çağrılar öne çıktı. ‘Normandiya Dörtlüsü' toplantısında da Kiev hükümetinin Donbas bölgesinde askeri hamleleri yoğunlaştırması ve Minsk anlaşmalarını uygulaması için gerekli baskılar tesis edilemedi. Rusya anlaşmaların uygulanması çağrısını tekrarlarken, bölgeye BM Barış Gücü konuşlandırılmasını gündeme taşıdı.

    ABD ve AB hattının Ukrayna ve Kırım politikaları ile Rusya karşısındaki tutumlarını ABC yazarı ve TELE1 yorumcusu Çağlar Tekin ile konuştuk.

    ‘AÇIK AÇIK BİR NAZİ İKTİDARININ AB VE ABD TARAFINDAN KURULDUĞUNU GÖRDÜK'

    Çağlar Tekin, Ukrayna'da Batı ile Rusya arasında denge politikaları güden Viktor Yanukoviç'in iktidardan indirilmesi sürecine atıf yaparken, 2014 sivil darbesinde Bandera yanlısı neo-faşist grupların varlığının Kırım bölgesinin Rusya Federasyonu'na katılmasına etkide bulunduğunu anımsattı:

    "Rusya ve Batı ekseni arasında son dönemde yükselen bir gerilim var. Ukrayna ile olan daha eskiye dayanan bir gerilimin günümüze taşınma hali. Türkiye'de medya Ukrayna krizini satırlara taşımamayı seçti veya krize yer verdiğinde de Batı ajanslarının verdiği ham bilgiler ile yetindi. Açık açık Ukrayna'da bir Nazi iktidarının Avrupa Birliği (AB) ve ABD tarafından kurulduğunu gördük. Eski Ukrayna Devlet Başkanı Viktor Yanukoviç, meydan eylemleriyle beraber iktidardan düşürüldü. Yanukoviç, ortalamacı bir liderdi. Bir yandan AB ile üyelik müzakerelerini yürütürken, diğer yandan Rusya ile görüşmeler yaptı. Meydan eylemleri ile ilgili ciddi tartışmalar yaşandı. Eylemcilerin üzerine ateş açanların AB tarafından görevlendirildiği ortaya çıktı. Burada insanların galeyana getirildiği ve Batı'nın da desteğiyle beraber bir iktidar değişikliğine gidildiği açıkça ortaya çıktı. Ukrayna parlamentosunun kapısına 2. Dünya Savaşı yıllarında Sovyetlerin Nazilere karşı savaştığı dönemde Ukrayna'da Nazilerle birlikte işbirliği yapan en büyük faşist grubun lideri Stepan Bandera'nın posterleri asıldı. Böylece Avrupa'nın göbeğinde bir Nazi iktidarı kurulmuş oldu. Bunun hemen ardından ülkede yaşayan Ukrayna Sosyalist Cumhuriyeti'nin taraftarları ve Rus kökenliler bu süreçten oldukça rahatsız oldular. Böyle bir ayrışma süreci başladı. Bundan kaynaklı olarak Kırım da Rusya'ya katılma kararı aldı."

    ‘ABD MERKEZLİ DÜNYA HEGEMONYASINDA GÜÇ KAYBI YAŞANIYOR'

    İngiltere'nin Rusya'yı, eski Rus ajan Sergey Skripal ile kızının İngiltere'de zehirlenmesinden sorumlu tutmasını Batı'nın en utanç verici yalanlarından biri olduğunu ifade eden Tekin, ABD merkezli dünya hegemonyasında güç kaybı yaşandığını anımsattı:

    "İngiltere'de bir kimyasal saldırı yapıldığı iddia edildi. Son yılların Suriye savaşıyla beraber Batı adına en utanç verici yalanlarından biriydi. İngiltere, daha ortada hiçbir delil yokken Rusya'yı suçladı. Ukrayna krizi de kabaca diğer krizlerle beraber Rusya'ya karşı kullanılan kozlardan yerini alıyor. Burada Batı ekseninin bir bütün olarak yekpare biçimde yer aldığını düşünmek gerçekçi değil. Batı ile Avrupa Birliği içerisinde de bu anlamda bir gerilim mevcut. AB'nin kendi içerisinde de başka gerilimler mevcut. Ama Rusya'ya karşı kimi adımlar atma konusunda ortak karar verebiliyorlar elbette. Buna rağmen Ukrayna krizi, daha yukarıdan bir yerden bakarsak şöyle söyleyebiliriz: Batı'da bir hegemonya iklimi var. ABD merkezli dünya hegemonyasında bir güç kaybı yaşanıyor. Bunu birçok başlıkta görüyoruz. Bunlardan biri Ukrayna. Ukrayna'daki bir renkli devrim denemesi değil, Yanukoviç döneminde bu gerçekleşti. Ukrayna başlığında Rusya'nın bu şekilde köşeye sıkıştırılarak ABD hegemonyasının yeniden tahsisi sağlanmaya çalışılıyor veya ABD'ye zaman kazandırmak gibi bir gaye var."

    ‘TÜRKİYE KIRIM SÖYLEMLERİYLE KENDİNİ KULLANDIRTIYOR'

    Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun "Kırım'ın ilhakını tanımadık, tanımayacağız" açıklamalarını da yorumlayan Çağlar Tekin'e göre, Türkiye'nin gösterdiği tutum Türkiye'yi daha fazla köşeye sıkıştıran bir pozisyona götürüyor:

    "Irak'ta Türkmenlere yönelik bir katliam gördük. Türkiye bu duruma hiç seseni çıkarmadı. Nedeni oradaki Türkmenlerin Şii olması, Türkiye'nin mezhepçi politikalarından kaynaklıydı. Türkiye'de Cumhuriyet tarihi boyunca mezhepçi politikalar meselesi hiç bu kadar egemen hale gelmemişti. Türkiye'nin eksen değiştirdiğine yönelik, Batı ekseninden Rus ya da Avrasya eksenine geçtiğine yönelik tezlerin anlamsızlığını ortaya koyan bir başka periyod bu. Burada Kırım başlığı Batı'nın önem verdiği başlıklardan biri. Bir sürene beri Rusya ve Amerika arasında bir gerilim yaşandığı zaman Türkiye'nin gösterdiği tutum Türkiye'yi daha fazla köşeye sıkıştıran bir pozisyona götürüyor. Ukrayna'da da aynı şey yaşanıyor. Türkiye'nin buraya büyük bir hamle yapmasına pek olanak olduğu söylenemez. Ama nihai bir söylem olarak Türkiye Batı'ya kendini kullandırıyor. Türkiye'ye buradan herhangi bir milli çıkarı yok. Türkiye uzun zamandır kendi ulusal çıkarları üzerinden bir politika üretmiyor."

    Etiketler:
    Ukrayna Sosyalist Cumhuriyeti, Paraşenko, Çağlar Tekin, Viktor Yanukoviç, Kırım, Ukrayna, ABD, Rusya
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın