16:58 19 Temmuz 2018
Canlı Yayın
    Eksen

    'Seçimin en büyük kaybedeni AKP, MHP ile zımni koalisyon tescillendi'

    Eksen
    URL'yi kısaltın
    Ceyda Karan
    0 0 0

    Aydın Sezer’e göre ‘Erdoğan kazanmış olsa da partisi bu seçimin en büyük kaybedeni’ oldu ve MHP ile zımni koalisyon artık tescillendi. Dış politika ‘bilinmez’ bulunan İnce’ye karşı ABD’nin de Rusya’nın da Erdoğan’ı tercih ettiğini belirten Sezer, AB konusunda da sıcak bir perspektif sergilenmeyeceği görüşünde.

    Türkiye'de haftalardır beklenen ‘Türk tipi' cumhurbaşkanlığı ile parlamento seçimleri düzenlendi. Yüksek Seçim Kurulu rakam açıklamamış olsa da partilere sunulan veriler üzerinden seçimlerin kazananı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan oldu. Meclis için yapılan oylamada ise Erdoğan'ın partisi yüzde 42'de kalırken, çoğunluğu ancak ittifaka gittiği MHP ile birlikte elde edebilir halde.

    Seçimlerin sonuçları, dış dünyada algılanması, meşruiyeti ve verdiği mesajlarıyla siyaset bilimci ve yazar Aydın Sezer ile konuştuk.

    ‘AKP'DEN KOPAN OYLARIN CUMHUR İTTİFAKI İÇİNDE KAYDIĞI FARK EDİLEMEDİ'

    Aydın Sezer'e göre, seçimlerin en büyük kaybedeni Erdoğan'ın partisi. Sezer, sonuçların şaşkınlık yaratmasını AK Parti'den kopan oyların Cumhur İttifakı'nın içinde kaldığının öngörülememesinden kaynaklandığını belirtti:

    "Türkiye'de seçimlere katılım oranı ne kadar yükselirse iktidar partisinin oy oranında da o kadar düşüş olacağına dair genel bir kanı vardı. Dünkü sonuçların şaşkınlıkla karşılanmasının arka planında sadece tek bir parti ile ilgili bir gelişme var. Bu da AKP'den kopan yüzde 6'lık oyun Cumhur İttifakı'nın içinde kalması ve MHP'ye transfer olması. KONDA dahil 12 araştırma şirketinin MHP ile ilgili tahminlerine bakıyorum. OPTİMAR hariç hiçbirisi MHP'nin bugünkü oy oranını artı eksi yüzde 4-5 bandında tahmin edemiyor. OPTİMAR yaklaşık 11 buluyor. Ama OPTİMAR da AKP'nin oyunu yüzde 48'lerde gösteriyor. Yanılgısı oradan kaynaklanıyor. Benim beklentim AKP'den bir miktar oyun kopacağı ve bu oyun belki bir iki puan HDP'ye ama geri kalanının İyi Parti ve sayın Akşener'e yöneleceği şeklindeydi. Zaten 5-6'lık oy oranını Meral Akşener'e ve İyi Parti'ye verirseniz seçim sonuçlarının tamamen değişmiş olacağını göreceksiniz. Hem cumhurbaşkanlığı ikinci tura kalacak olacaktı hem de parlamentoda Cumhur İttifakı ciddi bir şekilde çoğunluğu kaybedecekti.

    ‘AKP-MHP ZIMNİ KOALİSYONU TESCİLLENDİ'

    Sezer, Türkiye'nin zaten uzun bir süredir AKP-MHP koalisyonu tarafından yönetildiğini vurgularken, bu seçimlerle bu zımni koalisyonun tescillendiği görüşünü de dile getirdi:

    "Zaten Türkiye uzun süredir zımni olarak bir AK Parti-MHP koalisyonu tarafından yönetiliyordu. AK Parti'nin meclise getirdiği ya da karar almaya çalıştığı bütün konularda Bahçeli'nin desteği vardı. Sadece af konusunda bir görüş ayrılığı oldu. Bu açılarda bu seçimler bu zımni koalisyonun artık şeffaf bir şekilde seçimlerle tescil edildiği bir boyuta taşındı. MHP'nin ve Cumhur İttifakı'nın oylarını ayrı ayrı değerlendirdiğimizde AKP'nin oyunun yüzde 42.50, Erdoğan'ın oyunun da yüzde 44-46 bandına kadar gerilediğini görüyoruz. Bu seçimlerin en büyük kaybedeni AK Parti oldu. Sınırlı sayıda da olsa hem parlamentoda çoğunluğu kaybetti hem de cumhurbaşkanlığı seçimlerinde MHP'nin desteği olmaksızın birinci turu geçemeyeceğini görmüş oldu. Bu itibarla artık Türkiye'de 16 yıl süren tek parti iktidarı değil, resmen bir koalisyon var."

    ‘BAHÇELİ'NİN TÜRKİYE YÖNETİMİNDE ÖZEL BİR SÖZ SÖYLEME HAKKI VAR'

    Sezer'e göre, MHP lideri Devlet Bahçeli'nin 15 Temmuz'dan bu yana Türkiye yönetiminde özel bir söz söyleme hakkı var. Bu nedenle Aydın Sezer, Erdoğan'ın partisiyle MHP'nin koalisyonunun Bahçeli'nin istediği doğrultuda hareket edeceğine dikkat çekti:

    "Bu koalisyonda edilgen olan parti büyük parti olacak. Devlet Bahçeli'nin önerdiği, istediği ya da yön vermeye çalıştığı şeyleri artık AK Parti'nin ya da Erdoğan'ın kulak ardı etmesi söz konusu değil. Dolayısıyla bu öyle bir koalisyon ki benim kanımca AKP ile MHP arasında bir sorun çıkarsa AKP, meclisteki başka bir partiyle yoluna devam edebilir gibi bir alternatifi olan koalisyon ortamı da kalmıyor artık. Özellikle 15 Temmuz'dan beri Bahçeli'nin Türkiye'nin yönetiminde özel bir söz söyleme hakkına, bir paydaş olduğuna inanıyorum. Bu noktaya geldiğine ya da getirildiğine inanıyorum. Bunu bir komplo teorisine büründürmemek gerekiyor. 2002 seçimlerine giderken de seçimlerin startını Bahçeli vermişti, 24 Haziran seçimlerine giderken de… Ama arada bir yerde Deniz Baykal'ın rahatsızlığı ve acilen Almanya'dan Türkiye'ye getirilmesi, hemen 6 gün sonra erken seçim kararının alınması gibi bir durum söz konusu. Baykal'ın AKP'nin kaybettiği 7 Haziran seçimlerinden sonra da nasıl siyaset sahnesinde rol aldığını, neler yaptığını hatırlatmak amacıyla söylüyorum. Bu koalisyon Bahçeli ve MHP'nin istediği doğrultuda hareket edecek bir koalisyon olacak."

    ‘ABD ZATEN BİRÇOK KONUDA ERDOĞAN YÖNETİMİ İLE ANLAŞMIŞTI, İNCE TALİHSİZ AÇIKLAMALAR YAPTI'

    Sezer'e göre, dış politikada bilinir bir aktör yahut politika ‘bilinmezliklerle dolu' olanına tercih edilir. Sezer, bu açıdan Muharrem İnce'nin dış politikayı ilgilendiren konularda talihsiz açıklamalar yaptığına işaret etti. Sezer, ABD'nin birçok konuda zaten Erdoğan yönetimi ile anlaştığına dikkat çekerken, hem ABD hem Rusya örneklerini şöyle verdi:

    "AKP ve Erdoğan'ın dış politika ile ilgili konumu bugüne kadar çok açık ve bilinen bir pozisyon sergiledi. Ama Muharrem İnce'nin dış politika ile ilgili söylemi çok talihsiz oldu. FETÖ'nün iadesi ile ilgili konuda İncirlik'teki askerleri tatile göndermek gibi talihsiz bir açıklama yaptı. Amerika tarafından ne kadar ciddiye alındı bilemiyorum ama dış politikada bilinen bir aktörü ya da politikayı, bilinmez bir politikaya ya da aktöre tercih edilir. Zaten ABD bu tercihini seçimlerin sonuçlanmasına ötelemedi. Zira bir Menbiç anlaşması, bir F-35 teslimatı, açıkça Zarrab davası üzerinden verilecek ya da gelmesi muhtemel cezanın ertelenmesi gibi konularda zaten Erdoğan ve AKP ile çalışmaya yönelik çalışma arzusunu belirtmiş oldu."

    ‘RUSYA DA ÇOK RAHATLADI'

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin- Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan
    © REUTERS / Ümit Bektas
    Sezer, Erdoğan yönetiminin seçilmesiyle Rusya'nın rahat bir nefes aldığı görüşünü dile getirdi. Moskova'nın kafasında ‘Rusya'nın Türkiye'yi çevrelediği' söylemini de gündeme taşımış İnce ile her şeyin yeniden başlayıp başlamayacağına dair sorular bulunduğunu belirten Sezer, Rusya'nın Türkiye'den taleplerinin çok daha fazla olacağı bir sürece bugün itibarıyla girildiğini kaydetti:

    "Rusya, eğer Muharrem İnce kazanırsa, Suriye politikası ya da büyük çaplı enerji projelerinde acaba her şeye yeniden başlamak zorunda mı kalırız endişesini taşıdı. Zaten Ruslar, Erdoğan yönetimini özellikle Akkuyu'da, Türk Akım'da ve Afrin ve Suriye özelinde 50-60 günlük bir açık çek vermişlerdi. ‘Seçimlerin ertesi günü kaldığımız yerden başlamamız gerekiyor' mesajını vermişlerdi. O nedenle bir tedirginlik oldu. Şu anda Rusya da çok rahatladı. Daha Erdoğan-Putin görüşmesi gerçekleşmeden önce Rus medyası Akkuyu ile birtakım konuları gündeme getirmeye başladı. Henüz teyit edemediğim bir konu var: Rosatom, Akkuyu'daki kendisinde bağlı ASE (Atom Stroy Export) firmasını değiştirmek üzere çalışmalar yapıyor. Burada iktisadi anlamdaki ikili ilişkilerde Rusya'nın şu anda Türkiye'den taleplerinin çok daha fazla olacağı bir sürece bugün itibarıyla girmiş bulunuyoruz."

    ‘AB KONUSUNDA SICAK BİR PERSPEKTİF SERGİLENMEYECEK'

    Sezer, Erdoğan'ın başkanlığı altında AB bakanlığını bile artık işlevsiz hale gelmiş bir Dışişleri Bakanlığı'na bağlanacağına dikkat çekti. Sezer'e göre, Ankara, Avrupa Birliği konusunda artık sıcak bir perspektif sergilenmeyecek:

    "Son 2 aylık süreçte Avrupa Birliği'nin (AB) özelde Almanya'nın Rusya veya Amerika kadar Türk dış politikasında bir yer işgal etmediğini söyleyebiliriz. Ama yine de Erdoğan'ın Avrupa'da temasları geçekleşti. AB konusunda Bahçeli'nin de bir perspektifi var. Amerika veya Rusya ile yakınlaşma ya da uzaklaşma konusunda Bahçeli'nin ne boyutta olduğunu biliyoruz. Ama AB konusunda Amerika veya Rusya kadar sıcak bir perspektif sergileyeceği kanaatinde değilim."

    İlgili konular:

    Yurtdışı oylar dağıtıldı, CHP'nin milletvekili sayısı 1 arttı
    HDP, Meclis'e 26 kadın vekil gönderdi
    CHP'de 41 yıl sonra bir ilki başaran Gürsel Erol: Genel merkezden bir kişi tebrik etmedi
    AK Parti Sözcüsü Ünal, yeni kabine için ipucu verdi
    Erdoğan başkanlığında yeni sistem toplantısı
    Etiketler:
    Başkanlık sistemi, 24 Haziran Cumhurbaşkanlığı seçimleri, İYİ Parti, Saadet Partisi, MHP, HDP, CHP, AK Parti, AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Temel Karamollaoğlu, Meral Akşener, Muharrem İnce, Devlet Bahçeli, Selahattin Demirtaş, AB, Türkiye, ABD, Rusya
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın